Yol Bisikleti Türkiye Şampiyonası İzlenimleri

27/06/2012  //     //  Yol Bisikleti

 

 

 

Yol bisikletinin ulusal düzeydeki en büyük yarışı olan Türkiye Şampiyonası, geçtiğimiz hafta Nevşehir’de düzenlenirken, biz de sizleri bekletmeden yarışa dair gelişmeleri size bildirmiştik.

Yarışla ilgili iki haber yayınlamıştık  (BrisaSpor   Konya Torku Şeker Spor) ,bu yazımızda ise yarışlara dair daha fazla detay bulabileceksiniz.

 

Semra Yetiş

 

21-24 Haziran tarihleri arasında düzenlenen yarışların teknik toplantısı 20 Haziran Çarşamba günü Gençlik Spor İl Müdürlüğü’nde gerçekleşti. Kalabalık katılım, daha teknik toplantıdan kendini belli ediyordu. 1200 metre rakıma sahip Nevşehir, yılın bu en sıcak günlerinde yarışlar için ideal ortam sunuyordu. İlk 2 gün, zamana karşı yarışları düzenlendi. Yılda sadece bir defa zamana karşı yarışı düzenlendiği için birçok sporcunun bu kategorideki acemiliği göze çarptı.

 

 

Özellikle yıldız ve genç sporcularda, zamana karşı etabının çıkış rampasına çıktıklarında çoğunun heyecandan titrediği, rampada hareketsiz beklerken vites değiştirmeleri yüzünden rampadan indikleri anda vites sorunları yaşadıkları, rampadan inerken zorluk yaşadıkları ve hatta denge acemiliği yüzünden düştüklerine şahit olduk.

 

Hakem start verirken

 

 

Büyük ve master sporcularda elbette tecrübe hemen kendini farkettiriyordu. Bu sefer de henüz Sırbistan’daki yarıştan gelmiş olan Milli Takım kadrosunun zamana karşı etabındaki yorgunluğu gözlemlendi. Bu da sporcular arasındaki zaman farkının daha azalmasına sebep oldu.

 

Ahmet Örken

 

 

Zamana karşı etabının 2 üzücü olayının ilki Brisasporlu bayan yarışçılardan birinin 14.40 km’lik parkuru neredeyse tamamlarken finish noktasına sadece 100 metre kala bariyerleri görmeyip bariyerlerden ilkine çarpması sonucu hastaneye kaldırılması oldu. Vücudunda kırıklar olduğu öğrenilen sporcuya şifa diliyoruz. Diğer üzücü olay ise gençlerin yarışın esnasında iki farklı takım sporcusu arasındaki küfürleşme ve bu olayın finish alanında antrenörleri tarafından telafi edilmek yerine daha da büyütülerek geri dönülmeyecek hale getirilmeye çalışılması oldu.

 

Her yarış startı öncesi hakemlerin defalarca uyarmasına rağmen küçük yaştaki sporcular arasında az da olsa küfürleşme ve atışmalar yaşandı. Öteki yandan büyük ve master sporcular tam bir örnek

teşkil etmekteydi. Özellikle master erkeklerin hem zamana karşı, hem de yol etabındaki olgunluğu ve zariflikleri göz doldurdu.

 

 

Yol yarışlarının ilki büyük erkekler kategorisiyle başladı. 110 km’lik etapta Denizli Cavidil Spor Kulübü’nden Emre Erikli, yarışın ilk 500 metresinde yarış dışı kaldı. Altıncı kilometreye yaklaşıldığında pelotonun önünde giden bir Brisa spocusu düşme tehlikesi yaşasa da korkulan olmadı. Çoğunlukla Konya Torku Şeker Spor ve Brisaspor’un başını çektiği pelotonun ardından kaçışlarda da yine bu 2 başarılı takımın sporcuları görüldü.

 

10.km’de Konya Torku ve Brisadan oluşan 3’lü, ana gruptan ayrılırken, 13.km’ye gelindiğinde kaçış grubu 8 kişiye ulaştı. 15.km’de 8 kişilik hızlı gruba Selçuk Türkçetin de eklendi fakat kilometreler 15.5’u gösterdiğinde ana grup, kaçan grubu yakalamıştı. 17km’yi 20 dakikada geçen bisikletçilerden Behçet Usta ve Ali Rıza Tanrıverdi tekrar kaçmaya çalıştılar ve bunda bir süre başarılı da oldular.

 

Ali Rıza Tanrıverdi ve Behçet Usta ana grubun önündeyken

 

22.km’de ikili ile ana grup arası 30 saniye iken 26.km’deki rampada kaçanlar, ana gruba yakalandılar. Sporcular ellerinden geleni yapıyordu, 27.km’de rampa hala tırmanılırken Torku ve Brisalılar yine bir atakla ana gruptan koparak lider grubu oluşturdular. 11 kişiden oluşan bu lider grup 40 km’yi 1 saat 2 dakikada geçerken 46.km’de ana grupla aralarındaki far 1.5 dakikaya çıkmıştı.

 

Artık yüksek irtifa kendini daha bir hissettirirken 47.km’de bu fark 1 dakika 10 saniyeye geriledi. 55.km’den dönüş yapan ilk sporcunun süresi 1:21:50 oldu.

 

 

66.km’de lider 11’li hala liderliğini korurken Konya Torku Şeker Spor’dan Miraç Kal ani bir atakla 84.km’deki inişte kaçışa geçti.  İlerleyen km’lerde lider grup içindeki münferit ataklarla bu grup da dağılsa da Miraç Kal, kaçış yaptığı km’den itibaren finish’e kadar açık ara önde ilerleyerek 1. oldu.

 

Miraç Kal kaçışta

 

 

Gençler kategorisinde bölge polisinin trafiğin akışını sürdürmek istemesi sonucu parkur tek şeritli yoldan gidilip keskin bir dönüşle bu şeridin yanındaki dönüş şeridinden döndürülünce yol üzerindeki

kullanılabilir alan daralmış oldu. Hatta yarışın jürisi, dönüş noktasında ilk geçen lider sporcunun numarasını ve dönüş zamanını kaydedip aracına bindiğinde zaten dönmüş olan 7 sporcu daha olduğunu gördüler. Bu 7’li aslında erken dönüş yapmış ve diskalifiye edilmesi gereken sporculardı. Elbette hakemliğin gerektirdiği şekilde bu sporcuların sırt numaralarının okuyup kaydederek haksız rekabeti önlemeye çalışan jüri heyetinin aracı, bu sporcuları riske atmamak adına şeridi ortalamak zorunda kaldığından, karşı şeritten gelmekte olan henüz dönmemiş sporcular, jüri aracının kendilerine yaklaştığını farkedip heyecana kapılarak ani fren sıktılar. 5 kişiden oluşan genç sporcu grubundan birinin sıktığı ani fren sonucu 3 sporcu yere düştü. Jüri heyeti hemen aracını durdurup sporculara yardım etmeye çalışmakta iken, jüri aracının hemen arkasında, düşen sporcuların takım araçlarından inen antrenörleri, yarışın jüriliğini yapan hakem aracına kask fırlatıp yumrukladılar. Yetmedi, hakemlere hakaret ettiler, yine yetmedi hakem aracının şoförünü darp ettiler.

İlkçağdan kalma bu görüntüler yaşanırken, hakemler sadece yerdeki sporcuları ve yarışın sürdürülebilmesini düşünmekteydi. Saldırı daha da büyümeden yarışa devam edildi. Düşen sporcular ambulansa alındı. Bir sonraki kategorilerde de benzer bir durum yaşanmaması ve her bir sporcunun sağlığı ve keyifli bir yarış çıkarabilmesi için hemen parkur üzerinde gerekli değişiklikleri yapan yarış direktörü ve hakem kurulu bir başka inanılmaz olayla şok oldu; Yere düşen genç sporcuların antrenörlerinden biri, trafik polislerine jüri aracının sporculara çarpıp, ezip kaçtıkları iftirasında bulunmuştu.

 

Bu kadar büyük bir iftira şüphesiz mide bulandırıcıydı ve adalet kısmen yerini bularak jüri aracının sporculara çarpmadığı gerçeği ortaya çıktı ve aracın şoförü saatlerce ifade vermekten kurtuldu. Sporcuları ve bisiklet sporunu korumak adına yaşanan olumsuzluklara sebep olan takımların adını vermiyoruz.

Dileriz bu tarz çirkin olaylar tekrar yaşanmaz ve yarışlarda sadece spor, dostluk, kardeşlik kazanır.

 

Bu olumsuz olaylar dışında her yönüyle başarılı ve verimli geçen Türkiye Şampiyonası, bütün katılımcılarına yeni tecrübeler ekleyerek sona erdi. İçerikle ilgili olarak hatırlatmayı görev bildiğim Atatürk’ün bir sözüyle haberimi bitirmek istiyorum;

“Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim”

 

Not : Fotoğrafların birçoğu büyük boyutludur. Büyük boyutlu hallerine ulaşmak için fotoğrafların üzerine tıklamanız yeterlidir.

 

Hazırlayan : Fatih Buzgan

 

 

Bu yazı sponsorluğunda hazırlanmıştır.
Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın