Ultra Yol Bisikletçisi Tolga Gürgün

02/03/2011  //     //  Yol Bisikleti Haberleri

 

Cyclingtr olarak siz bisikletseverlere yepyeni haberler sunmaya devam ediyoruz. Bu yazımızda, 2007 yılında dağ bisikletiyle bisiklet yarışçısı Kerim Babacan ile beraber eşli sürüş yaparak 1 günde 375km kateden,
2009 yılında ise bu rekorunu tek başına ve yine bir dağ bisikletiyle bu sefer18.5 saatlik sürüşle aynı günde 450km katederek eski rekorunu egale eden, 2010 yılında bu sefer yol bisikletiyle yine eşli sürüş kategorisinde Samsun – Trabzon / Of arası bir günde 400km yapanUltrabisikletçi Tolga Gürgün ile yaptığımız röportajımızı sizlerle paylaşacağız.

Önce, bu kategoriyi yeni duyanlarınız için kategorinin tanımını yapmakta fayda var;

Ultramaraton, bisikletçilikte günde 160km ve üzeri mesafelerin katedildiği dayanıklılığa dayanan bir disiplindir. Koşuda ise 42.2km’lik koşulara Maraton, bunun üzerindeki mesafelere (50k-50mil-100k-100mil gibi) Ultramaraton adı verilir. Normalin üzerinde fiziki kapasite ve büyük bir mental güç gerektirir.

 

 

Kendisi aynı zamanda samimi dostum da olan bu özel sporcunun bisikletçiliğe dair yaptıkları dikkat çekici boyutlarda ve yeni bisikletçilere veya Ultramaraton kategorisiyle ilgilenenlere ışık tutabilecek nitelikte.

Ultramaratoncuların (Özellikle ülkemizdekilerin) ne kadar azınlıkta olduklarını tamamını kendi başına çekmek zorunda kaldığı fotoğraflarından anlayabilirsiniz.Sizleri daha fazla bekletmeden röportajımıza geçiyoruz;

Cyclingtr : Öncelikle Ultrabisikletçi Tolga Gürgün’ü tanıyalım.Bize kendinden kısaca bahseder misin? 

38 yaşındayım. Evliyim ve Mete Çevik adında 3 yaşında bir erkek evladım var. Şu an Flexible Ambalaj sektöründe Kimya Mühendisi olarak çalışmaktayım.




Cyclingtr : Kaç yıldır sporun içindesin? Bisikletçiliğe ne zaman ve nasıl başladın? 

Çocukluk yıllarından başlayan herhangi bir spor geçmişim yok diyebiliriz . Ama her zaman bisikletim oldu ve içimdeki çocukla ilk bisiklete binerken duyduğum heyecan hala devam ediyor. 
Maalesef 1989 – 2004 arası 15 yıl tütün tiryakiliği ve 2 yıl yoğun alkol tüketimim oldu. 
2004 yılında hayatımın kadınıyla karşılaşıp yuva kurunca ( Eşim Zerrin Gürgün ) yavaş yavaş kötü alışkanlıkların yerini düzenli bisiklet sürüşleri ve dengeli beslenme almış oldu.   

Cyclingtr : Ultramaraton sürüşlerine ne zaman ve nasıl başladın? 

90’lı yılların başlarında ilk Ultramaraton deneyimim eşofmanla , kasksız , ekipmansız olarak 63 cm cromoly kadrolu bisikletle ve sadece 1 paket kaymaklı bisküvi ve yol boyunca benzin istasyonlarında içtiğim sularla      İzmir – Aydın / Kuyucak arasında, yine tek başıma 13 saatlik toplam süreyle 183 km katederek olmuştu :) Üniversite yıllarında İzmir Göztepe’den Bornova Ege Üniversitesi kampüsüne yani okula bisikletle gider gelirdim hep. Buna benzer İzmir bölgesinde Manisa, Çeşme, Foça taraflarına sürüşler yapıyordum. 

Cyclingtr : Şimdiye kadarki ultramaraton sürüşlerinde tecrübe edindiğin duygular, hoşuna gidenler
olumlu ve olumsuz tecrübelerini paylaşır mısın?
 

Ülkemizde bisiklete binebilmek zaten cesaret göstergesidir. Gerçi İstanbul’da E-5 te araba kullanmak bana daha tehlikeli geliyor o ayrı. Her bisiklet kullanan arkadaşım gibi sürüşlerimde bazı vatandaşlar tarafından tacize uğramak, gördüğüm en büyük olumsuzluktur. Anadoluda ise yolda kaldığınızda hiç bir menfaat gözetmeksizin yapılan maddi manevi yardımlar beni çok duygulandırıyor. 

 



Cyclingtr : Sence herkes ultrabisikletçi olabilir mi? Hangi karakter ve fiziki özellikteki insanlar
ultracı olabilir?
 

Herkes fedarasyonun düzenlediği bisiklet yarışlarına katılabilir, herkes bisikletinin arkasında heybe ve çadırla 1500 km karadeniz turuna çıkabilir, herkes günde 100-150 km pedal çevirip 45 gün boyunca Türkiye turu yapabilir . Ama herkesin sabah bisikletle yola çıkıp ertesi günü sabaha kadar herhangi bir araç desteği olmadan, ülkemizin güvensiz yollarında 350 km nin üzerinde sele üstünde kalabilmesi zordur. Ya da bir elin parmakları kadar insan bunu yapabilir. Ülkemizde Hülya Avşar’ın çorabı kaçsa medya haber yapıyor. Bir çok gazeteciye ultramaraton bisiklet sürüşlerim hakkında mail attım. Sadece birinden, bir dahaki rekor denemeniz yaklaştığında ropörtaj yapalım şeklinde cevap geldi. Hanımefendi benle ropörtaj yapacak diye ben bir kez daha İstanbul – İzmir yapıcam bir günde yani :) Bu kategoride mental güç ve genetik dayanıklılık çok önemli.

Cyclingtr : Antrenman ve sürüşlerini nerede, ne zaman, ne sıklıkla ve kimlerle yapıyorsun?
Profesyonel bir antrenör desteği alıyor musun?
 

Antrenmanlarımı işe bisikletle gidip gelerek arkadaşım Kerim Babacan ile yapmaya çalışıyorum. Günde “sadece” 50 km. Antrenör desteği almıyorum. 

 



Cyclingtr : Bu kategori ile ilgilenenlere verebileceğin tavsiye ve tüyolar neler olurdu? 

Aslında ülkemizin yol güvenilirliği açısından pek tavsiye edilebilecek bir kategori değil. Ama sabah çıkış – gün batımında dönüş sürüşleri, dayanıklık adına kazanç sağlıyor zaten. Uzun bisiklet sürüşlerinde 20 dakikada en az 1 dakika ayakta kullanıp sele bölgesindeki kan dolaşımını sağlamalarını öneririm. Özellikle sıcak ve nemli günlerdeki uzun performanslı sürüşlerde, vücuttaki elektrolit dengesi çok önemli. 

 

 

Cyclingtr : Türkiye’de ultrabisikletçi olarak kaç kişi var? (Ben de bir Ultracı olarak
kaç kişiyiz de diyebilirim) ve diğerlerinin katettikleri mesafeler nasıl?
 

(Sen bu işlerin azmettiricisi ve öncüsüsün Fatih’ cim :) ) Kerim Babacan, Aytekin Erzan, benim dayanıklılıklarına güvenip bildiklerim. Zaten hadi sabah çıkalım 24 saat bisiklete binelim diye arayışta olduğumda sen ve bu iki arkadaştan başka kimseden olumlu cevap alamıyorum.


Cyclingtr : Türkiye’de yaşayan bir Ultrabisikletçi olarak yaşadığın zorluklar var mı? Varsa neler? 

Ülkemizde bisiklete binenlerin önünde saygıyla eğiliyorum. Biryandan da gerekmedikçe otomobiliyle atmosfere karbon salınımı yapanlara ise üzülüyorum. Bisiklete binmeye çalışan herkese söylenen komik fakat içinde imrenme dolu cümleler bana da sarfediliyor. Bazen rahatsız edici boyutta olabilen komik olarak nitelendirdiğim sorulara cevap vermek bana zor geliyor. 

 

Cyclingtr : Önümüzdeki yıllar için hedeflerin nelerdir? 

Önemli bir sağlık problemim olmadığı sürece aklımda her yıl 24 saatte 350 km üzeri yol yapmak var. Esas hedefim İstanbul / Şile – İzmir / Çeşme 575 km 24 saatte ! Ve bu rekoru UMCA ( Ultra Marathon Cycling Association ) ya onaylatmak. Bir de bu seyahatin belli bölümlerini kayıt altına alıp arşivleyebilirsem mutlu olacağım. (Ne dersin olurmu sence?)
Sponsor desteğinin olmasıyla elbette bu hedefin gerçekleşme olasılığı daha da yüksek olacaktır…

Cyclingtr : Bence olur. Sponsor desteğiyle ve yeterli hazırlıkla neden olmasın.

Hazırlayan: Fatih Buzgan

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın