Torku ŞekerSpor, Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu Katılım Kriterini Bugün Yerine Getirdi

27/03/2014  //     //  Yol Bisikleti Haberleri

Geçtiğimiz hafta, Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu 50.yıl Prezantasyonu Çırağan Sarayında gerçekleşmişti. Prezantasyonda, 27 Nisan günü açılış etabına start alacak takımların tanıtımı arasında yer alan Torku ŞekerSpor’un bu yıl ki spesifik kriteri sağlayıp, sağlayamayacağı gerek Türkiye ve gerekse dünya bisikletinin en çok merak ettiği konulardan biriydi. Konu katılım kriteri; 50. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’na katılacak takımların “Biyolojik Pasaport” kaydının olması gerekliliğiydi. Bugün 13:30 itibari ile UCI hesabına ödenen denetleme programı ücreti ile Torku ŞekerSpor resmen kriterleri yerine getirmiş bulunuyor. Neden Biyolojik Pasaport değil de denetleme programı uygulandığına da değinmekte fayda var.

 

Türkiye’nin ilk ve tek Continental(Kıta) takımı olan Torku ŞekerSpor’un katılım şansını engelleyen “Biyolojik Pasaport” gerekliliği kriteri üzerine takım hızla, zorlu bir sürecin hazırlığı kararını aldı. Organizasyonun getirdiği katılım kriteri ve kararın alınış aşamasındaki süreçte neler olduğu ise uzun soluklu başarının yapı taşlarını oluşturuyor. İlk olarak, Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu Organizasyonu’nun bu kararı alma sebeplerine değinmek gerekiyor.   Türkiye’nin ilk kıta takımı olmak, aynı zamanda profesyonel bisiklet dünyasına adım atan bir takım olarak izini takip edebileceğin, tecrübeyi uygulayabileceğin bir öncünün olmamasının bedelini ödeyen Torku ŞekerSpor şartlarını da incelemek gerekiyor.

 

TorkuŞekerSpor 2014

 

Torku ŞekerSpor; 1954 yılında Konya’da kurulan şeker kooperatifinin fabrikasını açmasından bir yıl sonra 1955 yılında bisiklet takımını kurarak günümüze taşınması sağlandı. Türkiye’nin en eski takımı, aynı zamanda bu yıl Türkiye Bisiklet Turunda yarışacak takımlar arasında da tarihi en köklü takım olarak startını alacak. Eski olması ise ülkemiz şartları ve bisikletin yeri dikkate alındığında, takımın hala Türkiye’de bisikletin öncüsü olma çabalarında şanssızlıklar yaşamasını de beraberinde getirdi. İyi bir Türk takımı olmak, Türkiye’de Bisiklet sporunun var olduğunu ve var olacağını temel ilke gören anlayışın şanssızlığı, takımın 58. ve 59. yıllarında yaşandı.

 

Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun 2.HC kategorisine yükselmesi ile Türkiye Turu’nda yarışmak için gerekli olan Kıta takımı lisansını almak üzere çalışmaları başlatan takım, o zamanki adıyla; Konya Torku Şeker Spor – Vivelo (KTS) 2011 sezonuna UCI Kıta Takımı lisansı ile başladı. 2011 Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turunu tecrübe için start alan takım, 2012 sezonunda galibiyet hedefi ile güçlü bir sporcu transferi yaparak, Turkuaz mayoyu hedefledi. 2007 Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu galibi, Bulgar İvailo Gabrovski ile anlaşıldı. Takım açısından; arttırılan bütçe, Türkiye’ye Türk takımı zaferi inancı ve bisikleti yeniden sevdirme amacı, Turkuaz sevincin ardından gelen Gabrovski’nin EPO pozitif sonucu ile büyük hayal kırıklığı yaşattı. İyi niyetli hayaller, bu kez hayal olmaktan çıkıp gerçeğe dönüşmüş olsaydı, şuanda Türkiye’de daha fazla yarış ve daha fazla takım olacaktı.

 

2013 Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’na Torku ŞekerSpor olarak start alan takım, Türk sporcular ile 2.HC kategorisinde bir galibiyet hedefledi.2011 Avrupa Gençler Omnium Şampiyonu Ahmet Örken‘in ilk kez katıldığı ve iki etapta Türkiye Güzellikleri Mayosu olan Beyaz mayoyu taşıması, sorunlar yaşansa da Türkiye için umut vaad eden başarılar arasında tarihe geçmiş oldu. Türkiye Turu’nda dopingli çıkmamasına rağmen herkesin bildiği gibi , Mustafa Sayar’ın kazandığı Cezayir Turu sonrasında ikinci örnekte çıkan doping pozitif sonucu, 2013 Turkuaz Mayo zafer sevinci sonrası yaşanan mutluluk, daha derin bir hayal kırıklığına dönüşmüştü.

 

Tecrübedir, sıfır soruna yaklaşmanın ana özeti. Diğer takımların bir sezonda koştuğu yüzlerce yarışın yanında yeni profesyonelliğe atılan adımlarda öğrenilen acı tecrübeler, sadece Torku ŞekerSpor için değil, yaşadığımız dönemin izleri ve tecrübeleri olarak gelecek yıllara örnek olacak izler taşıyor. Kısacası yurtdışında emekleme döneminden yürüme dönemine geçerken düşmüş olan ve düşmemeyi öğrenen ve öğreten tecrübelerdense bizler Torku ŞekerSpor’un profesyonelliğe atılan ilk adımlardaki tecrübelerini henüz yeni yaşadık. Muhakkak ki Torku ŞekerSpor öncesi profesyonelliğe atılan adımları içeren bir tarihimiz olsaydı, tecrübe edilmiş konularda hata payı da az olacaktı. Ancak iki yıl üst üste yaşanan hayal kırıklığı sonrası süreç herkes için, gözler önüne serilenden daha zor olmuştu. Kolay olan, istifa etmek, takımı kapatmak ve Türkiye’de bisiklet sporunun sıfıra inmesine göz yummak olurdu. Yaşanan bunca tecrübe, emek ve birikimin yerine Torku ŞekerSpor için Sayın Recep Konuk’tan -Devam!, ancak daha büyük özen- çağrısı ile yola çıkıldı. Kulüp Başkanı Yavuz Erence’den aldığı destekle tecrübeleri gelecek yılların başarı temelini atmaya yönelten Torku ŞekerSpor, Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turunun 50.yılında yer almak adına konan kriter için hızla kolları sıvadı.

 

Süreç kolay olmadığı gibi, Dünya’da bir ilk olacak olan; Kıta takımının Biyolojik Pasaport alması durumuna herkes odaklandı. İlk kez bir kıta takımı “Biyolojik Pasaport” başvurusunda bulununca UCI’ın karar süreci de uzun sürdü. Dünya genelinde bisiklet camiasına dair herkes gelecek cevabı bekledi.   2014… 1963 yılında ilk startını alan ve 1968 yılından bugüne Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu olarak anılan “TUR”un son iki yılında yaşanan doping sonucu ise TUR’a olan güveni etkiledi. Organizasyona bu sıkıntı ile baskı yapan bisiklet camiası, beğendikleri Türkiye Turu’nun zarar görmesini istemediklerini ancak bu şartlar altında gelmek istemediklerini kibarca ancak sitemkar ifadelerle belirtti. TUR Organizasyonu ise takımların Türkiye Turuna olan ilginin kaybolmaması adına ek koşul getireceklerini belirterek TUR saygınlığını korudu.

 

TUR saygınlığı ve güveni korunmasına korundu ancak bir diğer zorlu süreç, Torku ŞekerSpor ve UCI arasında geçti. Biyolojik Pasaport başvurusu, Kıta takımı olması sebebiyle imkansız  bir süreç olarak görünmesi, Türk takımını pes ettirmedi. Temiz takım imajı için bu yıl İtalya’da isim değiştiren ve sponsoru Farnese Vini’nin sponsorluktan ayrılması sonrası  Yellow Flue-Neri Sottoli adını alan italyan takımından farklı bir yol izlendi. Öncelikle Torku ŞekerSpor adında kararlı olan yönetim, profesyonel bisiklet dünyasının gerekliliğini her şartta yerine getireceğini göstererek “Biyolojik Pasaport” için hatırı sayılır bir bütçe ayırdı. Kıta takımı olması, bu ciddi adım önünde bir engel oluştururken, kulübün ciddiyetini ve konu üzerindeki hassas yaklaşımını gözlemleyen UCI, konuya çok farklı bir çözüm buldu. -Kıta takımının Biyolojik Pasaport alması örnek teşgil edeceğinden ve diğer kıta takımların başvurusu olması halinde şartlarımız yetersiz kalacaktır. Bu sebeple Torku ŞekerSpor’a Pasaport verilmese de Biyolojik Pasaport ile aynı işlemlerin yapılacağı bir denetleme programı uygulanacaktır. Özellikle kan transfüzyonu tetkikleri için rutin kan değerleri alınarak denetleme yapılabilecektir.-

 

Torku ŞekerSpor, çözüm uygulamanın gereği olarak bugünden itibaren; her sporcusundan yarış öncesi, yarış sırasında ve sonrasında olmak üzere, habersiz yapılacak Biyolojik Pasaport uygulamasında yapılmakta olan doping testlerine aynı şekilde girecek.

 

Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu 50.yılı özel şartı olan Biyolojik Pasaport zorunluluğunu bugün tamamlayan Torku ŞekerSpor; en eski takımlardan biri olmasının yanı sıra, Türkiye şartları gereği ilk kıta takımı sıfatını ve profesyonelliğe atılan ilk adımlar yolunda elde ettiği tecrübelerle çıtasını profesyonellik yolunda daha da yükseltmiş bulunuyor.

 

 

Bu yazı sponsorluğunda hazırlanmıştır.
Aylin Koç
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın