Kara Pazartesi Notları

12/05/2011  //     //  Yol Bisikleti Haberleri




 

*Pazartesi ne zaman hayırlı bir gün oldu ki, son pazartesi öyle olsun.

 

*Eski şampiyon Johan Museeuw o fotoğrafı gördüğünde milyonlarca bisiklet
severin aklından geçen, ama dillendirmek istemediği şeyi düşünmüştü zaten:
“Görüntü Casartelli’nin  yerdeki haline o kadar benziyordu ki, durumun çok
ciddi olduğunu anladım…”

 


 

*Fabio Casartelli, henüz 25 yaşındayken 1995 Fransa Turu’nda Col de Portet
d’Aspet’de geçirdiği bir kaza sonucunda hayatını kaybetmişti.

 

*Wouter Weylandt yine aynı yaşlarda, yine bir yokuş inişinde, yine benzer
bir görüntüyle yerde yatıyordu. Canlı yayın kamerasının bir ara ‘kaza eseri’
verdiği o görüntüde kafasından kan akıyordu.

 

_____Televizyonu kapattım. Ne olacağını tahmin
etmek (ne yazık ki) güç değildi. Museeuw’un gördüğü kare aynı Casartelli’nin
göründüğü kareydi.

 


 


_____
Bir tek farkla: Fabio’nun kafasında
kask yoktu. (O günden beri tartışılır: Acaba kask kullanımı zorunlu olsaydı,
Fabio hayatta kalır mıydı? Bu sorunun cevabını sadece Tanrı bilir.)

 


_____
Ama görünen o ki, kask bu kez
Weylandt’a yardım etmedi.

 

*Yol bisikletlerinin lastikleri yaklaşık 2 cm’lik bir genişliğe sahiptir.
Ama yerle temas eden kısım 1 cm kadardır. Tam bir bıçak sırtı anlayacağınız.
1 cm’nin üstünde üç haneli hızlara ulaşmak başlı başına bir risk. Ne var ki
bu spor böyle yapılıyor ve belli bir eşikten sonra kask olsa da fayda
etmiyor. 

 

*Casartelli’nin kaybından üç gün sonra, Motorola’dan takım arkadaşı Lance
Armstrong ona ithaf ettiği bir zafer kazandı.

 

*Fabio’nun kaza yapan bisikleti ise İtalya’daki ünlü bisiklet müzesi Madonna
del Ghisallo Chapel’de duruyor. Adından da anlayacağınız gibi burası bir
kilise, daha doğrusu şapel. Google’dan bulabilirsiniz (Hadi bir de tüyo:
Yakında yayına başlayacak Türkçe bir bisiklet programında müzenin
çekimlerini göreceksiniz).

 

*Casartelli’nin kaza yaptığı sene bisiklet yayınları Türkçe anlatılmıyordu.
O korkunç anı dinlemek zorunda kaldığımız isim  David Duffield idi. Ve ben o
anı canlı izledim.

 

*Weylandt’ın korkunç anını yaşamak ve aktarmak zorunda kalan isim ise Caner
Eler oldu. Caner’in stüdyoda yaşadığı şok o kadar belliydi ki, “Tanrı
kimsenin başına vermesin” demekten başka bir şey gelmiyor aklıma.

 

*Ertesi gün koşulan etap, bir saygı etabı oldu. Takımlar, devrimcilerin
şehri  Livorno’daki finişe sırayla girdiler. Weylandt’ın çiçeği burnunda
takımı Leopard Trek en öndeydi. Aralarına Türkiye Turu’nda da yarışan Tyler
Farrar’ı almışlardı.

 

*Aynı gün yarışa veda eden bu ekip için, Cyclingnews’in başlığı durumun en
sade özetiydi: Brothers in Arms

 




  

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın