Armstrong’un Cevaplamak Zorunda Olduğu Önemli Sorular

07/01/2013  //     //  Yol Bisikleti Haberleri

 

 

Armstrong’un doping dosyasıyla ilgili ayrıntıları neden kabul edebileceği ve yapabileceği telafilerle ilgili sırlara değineceğiz;

 

 

Öyle görünüyor ki; Marion Jones’un dopingin aşamalarıyla ilgili bir Amerikan mahkemesinde ızdırap ve gözyaşları içindeki itirafını da geride bırakaak bir itiraf gerçekleşecek. Ve Lance Armstrong, seri şekilde yaptığı hilelerini kabul edecek.

Çok basit bir şekilde, hiçbir sporcu onun kadar veya daha fazla afişe edilmiş olmayacaktır.

 

 

New York Times’a göre, muhtemelen düşüşünden önce Fransa Turu’nda en başarılı yarışçı haline gelmesine yardımcı olan steroidler, testesteronlar, kan güçlendirici şırıngalar, kan torbalarının kesin detaylarıyla, Amerikalı yarışçı tam bir itirafta bulunmanın değerini anlayacak.

 

Ancak, Armstrong’un neden kendisine yöneltilen kurşunlardan kaçmak yerine aniden durmayı seçtiği birçok insanın aklına gelen ilk soru. Bu oldukça kafa karıştırıcı.

 

 

İddiaya göre, Armstrong triatlon ve koşu branşlarıyla rekabetçi sportif yaşamına geri dönüş arzusu içinde. Bunu gerçekleştirmek için hayat boyu men cezasını kaldırtmaya ihtiyacı bulunuyor. Belki de sadece 4 yıl yetkililerle işbirliği yaparak, bu yasağı azaltılabilir olarak görüyor.

 

Fakat itirafın dezavantajları elbette avantajlarından çok daha ağır basıyor. Örneğin, dopinginin sistematik inkarı üzerine dayanan ve bir sigorta şirketi ile bir gazete, karşısında açtığı iki milyon dolarlık mahkeme davalarını kaybedebileceği anlamına geliyor. Bu meblağ, yarış sonuçlarının her halükarda otomatik olarak sorgulanacağı, yarışlara geri dönebilmek için ise çok yüksek bir bedel gibi görünüyor.

 

Bunların hepsi, Armstrong’un spordan hayat boyu men edilmesiyle karşılaştığında itiraz süresinde temyize gitmemesini veya Amerikan Anti Doping Ajansı USADA’nın Armstrong’un ilaç kullandığına dair suçlamalarıyla yüzleşmemesi, açıklama yapmaması hatırladığında  daha da garip hale geliyor. Her zamanki gibi… Basit bir şekilde onları yoksaydı.

 

Armstrong’un dönüşüyle ilgili bir başka teori daha var. Bu yıl, asla doping yapmadığına dair yemin üzerine yemin ederek verdiği geçmiş beyanları için sınırlandırmaların 7 yıllık sorumluluk süresi sona erecek. Süre dolduğunda ona yalancı şahitliği için dava açılamayacak. Fakat bu onu yine de diğer iki davadan kurtaramıyor.

 

Aynı zamanda saygınlığına daha fazla zarar vermemesi için kendi kurduğu kanser yardımı yapan Livestrong hayır kurumuna bir çizgi çekmek zorunda kaldığı teorisi de bulunuyor. Ki bu gerçeğe en yakın teori denilebilir.

 

Eğer bir itirafın nedenleri bilinmiyorsa, içeriği net olmalıdır. 1 numaralı öncelik, sporun zirvesinde olduğu süreçte, bisiklet sporunun yönetim birimi olan UCI tarafından herhangi bir suç ortaklığının olup olmadığının soruşturulmasıdır. En çok adının çıkıp dillere düştüğü 2001 Tour de Suisse’de EPO testinde pozitif çıkmasının üzeri örtülmesiyle ilgili suçlamaları araştırmak üzere bağımsız bir üçüncü kişi, çoktan UCI tarafından belirlenmiş. UCI zaten bu tür suçlamaları inkar ediyor ve  bundan daha fazlasını yapamadıklarını söylüyor. Armstrong, ya teyid edecek ya da inkar edecek.

 

Armstrong’un genişletilmiş doping uygulamalarının ne kadar uzun kollara ayrıldığı sorunu ve projenin beyninden kaç kişinin hayatta kalıp, kaçının öldüğü de sıradışı bir sorudur. Armstrong’un 12 eski takım arkadaşı, aleyhine tanıklık etmiş ve bunlardan 8’i şu anda emekli olan isimlerdi. Halen yarışan dördü yalan beyan vermekten açığa alındı. Fakat, hala başka kimlerin Armstrong’un doping zincirine dahil olmuş olabileceği tamamiyle netleşmiş değil.

 

 

En büyük soru işareti ise eski antrenörü Michele Ferrari’nin etrafında dönüyor. İtalya’nın en meşhur spor hekimi sürekli olarak Armstrong’un dopingini inkar ediyor. Armstrong pişmanlık duysa, parmağını antrenman programları için 1 milyon $’dan fazla para ödediği aşikar olan bir adama çevirir miydi?

 

Bir başka anahtar sorun ise, herhangi bir itirafın Armstrong’un doping yaptığını sorgulayan herkese nasıl davrandığı konusunda duyduğu pişmanlığı ifade eden niyetinin kapsamı olurdu. Fransa Turu şampiyonu Greg Lemond’a bisiklete dair işlerini berbat ettiği için bedelini öder mi? Eski masörü Emma O’Reilly’den kendisini or..pu olarak çağırdığı için özür diler miydi? Armstrong, kendisi hakkında şüpheleri olduğuna dair konuşma cüretinde bulunan herkese karşı saldırısına dair uzun ve kirli bir listeye sahip. Affetmek onun için paspas olmak anlamına gelmiyor.

 

Bir itirafın maddi cezalandırmayla sonuçlanmayacak olmasını kabullenmek bazıları için zor olurdu. Bisikletçilikte şimdiye kadar en çok kazanan ve Forbes’un şimdiye kadarki en zengin 50 atlet listesinde bisikletçi olarak sadece kendisinin yer alması, Armstrong’un tur zaferlerinden kazanıp, takım arkadaşları arasında bölünen para ödülleri. Fakat bu, onu zirve yıllarını yaşarken 2010’da sponsorluktan 20 milyon $ elde etmesini durdurmadı. Kariyeriyle, spora verdiği zararla, Armstrong karlarını geri vermesi gerektiğini düşünmüyor mu?

 

Gerçi birçok yönden, Armstrong’un ne söylemek zorunda olduğundan ziyade, söylemeye hazırlandığı önemsiz gerçekler aslında önemlidir. Armstrong’un itirafı, bisikletçiliğin ilerlemesi için gereken temiz arayı sağlayabilir. Yaşarken, yaşadığı sürece taşıyacağı yük asıl bu sorulara vermesi gereken cevaplardır. Bisiklet sporundan sağladığı rantın paha biçilemez karşılığı, temiz sayfanın açılabilmesi için verilmesi gereken detaylı cevaplarda yatıyor.

 

Hazırlayan : Fatih Buzgan

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın