Armstrong Yalan Makinasına Girebilir…

15/10/2012  //     //  Yol Bisikleti Haberleri

 

Lance Armstrong’un yasal danışmanlarından Tim Herman, BBC’ye yaptığı açıklamada eski Tour de France şampiyonunun yalan makinasına girebilme ihtimalinin olduğunu belirtti.

 

USADA (United States Anti Doping Agency) tarafından, içlerinde yasaklı performans arttırıcı maddeleri bulundurma, kullanma ve tedarik etme gibi maddelerin yer aldığı geniş çaplı bir doping operasyonunda yer almakla suçlanan Armstrong’un sayısı 7 olan Tour de France şampiyonlukları bu suçlamalar sonrasında elinden alınmıştı. Bisikletten sonra başarılarını triatlon ve Ironman yarışlarında sürdürmeye devam eden Armstrong, bu dava yüzünden USADA’nın aldığı karar sonucunda bu yarışlara katılmaktan da men edilmişti. Armstrong, uzun süreden beri gündemde olan bu suçlamalara karşı savunma yapmayı ve doping kullanımını hala reddetmeye devam ediyor.

 

 

Ancak 11’i eski takım arkadaşlarından olmak üzere 26 kişinin aleyhinde tanıklık etmesinden sonra Armstrong’un adına temizlenmesi zor bir leke sürülmüş oldu. Bisiklet sporunun yetkili mercii UCI’ın, USADA’nın Armstrong davası hakkındaki 1000 sayfalık raporunu incelemesi ve kararını CAS’a (Court of Arbitration for Sports) bildirmesi için ise 15 günden fazla bir zaman var.

 

BBC’nin Radio 5 canlı yayınında tanıkların yalan makinasına bağlanması gerekip gerekmediği konusunda fikri sorulan Herman, “Kesin ve doğru sonuçlar alınabilecek seviyede bir yalan makinası testinin yapılmasını şahsım adına destekliyorum. İyi ekipmanlarla yapılmış ve yetkili bir teknisyen tarafından gerçekleştirilecek bir yalan makinası testinin sonuçlarına güvenebiliriz.” şeklinde yanıt verdi.

Kendisine Armstrong’un böyle bir test yapılsa kabul edip etmeyeceği sorulduğunda ise, “Bunun cevabını ben de bilmiyorum bu yüzden kabul edip etmeyeceğimiz konusunda kesin bir şey söyleyemem. Kabul etme ihtimalimiz olabilir.” şeklinde cevap verdi. Herman, Armstrong’un bu dava dahilinde böyle bir teste girmeyi kabul edip etmeyeceği konusunda kararsız. Fakat Armstrong’un adına yapıştırılan bu damga kolay kolay temizleneceğe benzemiyor. Hayranlarının yorumları ise “Doping kullanıp kullanmadığıyla ilgilenmiyoruz” şeklinde Armstrong’u destekleyici yönde.

 

 

Avukat BBC’ye verdiği röportajda aynı zamanda Armstrong aleyhinde ifade veren takım arkadaşlarından, kendileri de doping suçlamaları yüzünden 6’şar aylık uzaklaştırma cezası alan 6 kişiyi de eleştirdi.

“Neden tanıklar ortaya çıkmak için şimdiye kadar bekledi? Cevabu şu; Çünkü bu kişilerin çoğuna cazip teklifler yapıldı. Normalde 4’er sene ceza almaları gerekirken sonuç öyle olmadı. Eylül’den itibaren 6 ay uzaklaştırma aldılar, yani bu durumda hiçbir yarışı kaçırmamış oluyorlar.”

 

 

Bir Armstrong haberi daha… Lance Armstrong sayesinde popüler medyaya dahil olabilen, adını duyuran, belki de bu sayede bu kadar büyük çaplarda sponsorların ilgisini çekebilecek seviyelere taşınabilen bisiklet sporu, en büyük ikonunun üzerini kendi elleriyle çizip yanına bir de kırmızı ünlem koyuyor. Nedenini anlamak ise mümkün değil.

 

Yanlış anlaşılmasın, sporda hiçbir şekilde doping kullanımını savunuyor değilim. Sporun güzelliği, özelliği zaten kendini zorlamakta, sınırlarını aşmakta, normal insanların, normal koşullar altında başaramayacaklarını başarabilmek için çalışmak, didinmek, emek vermek, yol katetmekte ve bunu gerçekten yapabilmiş olmanın verdiği hazda değil midir?

 

Fakat bisiklet camiasında herkesin bilip de dile getirmediği bir gerçek var ki, en azından profesyonel takımlarda ve büyük turlarda yarış koşan bisikletçiler konu doping kullanımı olduğunda 2 ana gruba ayrılıyor; Doping kullanıp yakalanmamayı başaranlar ve evdeki hesabı çarşıya uymayanlar. Arada istisnalar yoktur demiyorum fakat mevcut durum ne yazık ki genele vurulduğunda bugün bu halde. En basitinden konu hakkında hiçbir bilginiz olmasa bile Armstrong aleyhinde tanıklık edenlere baksanız bir fikriniz olabilir. Onlar da tanıklık etmek için kalifiye olabilmek adına önce kendi doping kullanımlarını itiraf etmek durumunda kaldılar. Ve eminim ki ben buradan bakıp bu çıkarımı yapabiliyorken UCI’dakilerin, USADA’dakilerin ya da CAS’takilerin uyuyor olması mümkün değil…

 

 

Peki durum böyleyken, bisikletçilerin hedefi doping kullanmamak değil, doping ölçümlerinde “sınırı geçmemek” iken niçin Armstrong, aleyhinde ifade verilmesi için anlaşmalar yapılacak kadar taşın altına atılmak isteniyor? Daha büyük başarılar kazandığı ve dolayısıyla onun doping kullanımı daha büyük bir skandal olduğu için mi? Bu bir medya oyunu mu yoksa gerçekten haklıyla haksız ayırt edilmeye mi çalışılıyor? Ya da Armstrong’a artık yeter, senin devrin geçti, kenara çekil, yeni yeteneklere yer aç mı denilmeye çalışılıyor? Neden bu soruları soruyorum? Çünkü ortada yanlış bir şeyler var. Normalde örtbas edilen konular neden bu sefer bu kadar büyütüldü? Bu kadar önemli bir ikonun karalanmasını gözden çıkarttıkları ne hedefliyorlar, bu olayın sonucunda beklentileri nedir acaba?

 

 

Hamlenin nedeni her ne ise şahsım adına pek de akıllıca bir hamle olduğunu düşünmüyorum. Suçlamalar doğru olabilir, Armstrong bu suçlamaları hak ediyor da olabilir. Fakat sokaktaki insana “bisiklet” dediğinizde size sayabileceği belki de tek isim olan, bisikletin halk arasındaki tek ikonu Lance Armstrong’u belki de yıllardır beceremedikleri dopingle savaşmak için emsal olarak kullanmaları ve sonuç olarak bisiklet sporunu da dolaylı olarak karalamaları hiç mi hiç akıllıca değil. Böyle yaparak dopingle savaşmış olmak yerine insanları ve hatta bisiklet severleri bisiklete küstürüyorlar. Zaferlerinin ardından yıllar sonra zamanında doğru yapamadıklarını düzeltmek adı altında eski defterleri açmaları ve bisikletin Armstrong’unu infaz etme çabalarını gereksiz, yersiz ve şüphe uyandırıcı buluyorum.

 

Bisiklet severleri yakından ilgilendiren bu konuda sizlerin de fikir ve paylaşımlarınızı bekliyoruz.

 

 

 

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın