Ali Rıza Tanrıverdi ile 2011 Sezonu ve Dünya Şampiyonası Hakkında Söyleşi

15/11/2011  //     //  Yol Bisikleti Haberleri

 

2011 Copenhagen Dünya Şampiyonasında ülkemizi temsil eden Ali Rıza Tanrıverdi ile 2011 sezonunun sona ermesi ardından başlayan 2 haftalık tatillerinde kısa bir söyleşi yaptık. Yıllardır Dünya Şampiyonası konusunda bireysel yaşanan tecrübe ve mental tepkilerin değerlendirmesi bireysel düzeyde kalmıştı. 2011 sezonu sonunda Avrupa Sıralamasında 161.sırada olan Ali Rıza Tanrıverdi, henüz büyükler kategorisinde 2.yılında yarışmasına rağmen dünyanın en güçü pedalları arasında ön sıralardaki yerini korumuştu. Atılan 16 turun sondan 3.turunda 22.sırada olan genç sporcumuzun 120.sırada tamamladığı Dünya Şampiyonasıyla ilgili yaşananları önümüzdeki yıllarda katılacak sporcularımıza örnek olacak detayları ile aktardı.

 

Aylin KOÇ/CTR: 2011 Sezonu için kendini nasıl değerlendiriyorsun?

 

Ali Rıza Tanrıverdi: 2011 sezonu gerek kendim için, gerek takımım Kocaeli BrisaSpor için çok başarılı ve yoğun geçtiğini söyleyebiliri. Takım olarak bu seneki hedefimiz, ülkemizdeki 2.2 serilerinden başarıyla çıkmak, hem kulübümüz hem de ülkemiz için puan kazanmaktı. Takımımızdan 1 veya 2 kişinin Olimpiyatlara katılmasını istediğimiz için bu yarışlar bizim için çok ciddi ve hızlı geçti. Sonuç olarak güzel yarışlar çıkardığımızı ve BrisaSpor’un “yabancı sporcusuz” da neler yapabileceğini ortaya koyduk.

 

2011 senesinde yani bu sene performansım başkaydı. Geçen sene geçirdiğim kazadan dolayı, bir o kadar daha hırslanarak performansımın arttığını hissettim. Sezon ortalarında yurt dışındada olsun Türkiye’de olsun bir sprinter olarak dereceler gene yaptım. Kapadokya turu, İnebolu Afyon turunda vede şu ana kadar büyün turlarda başarılıydım. Bu başarım kendi takım arkadaşlarımın antrenörüm Mert Mutlu,menajerim Nadir Yavuz,kulüp idarecimiz Alper Tunga ve başkanım Nilgün Özkan sayesinde oldu. İnebolu Afyon turunda performansım yükseklerdeydi ve genel klasmani 2. bitirdim. Ardından Marmara turunda kendimi çok daha iyi hissediyordum. Önceki tura göre son derece iyiydim vede Marmara  turunun son etabı, 1 dakika 59 saniyelik zaman farkını kapatarak turu kazanmayı başardım.

 

Elbetteki bu başarımızda sadece ben değil, tüm takım arkadaşlarımın emeği çok büyük. Benim için çalıştılar ve destek verdiler. Onların bu emeğine karşılık başarmamak gibi bir durum söz konusu olamazdı. Takım arkadaşlarıma sezon için ve destekleri için buradan teşekkür etmek isterim. Hepimizin başarısıdır.

 

 

Aylin KOÇ/CTR: Copenhagen’daki Dünya Şampiyonasına katıldın. Dünya’nın ekran karşısında olduğu yarışta, Türk bisiklet severlerin gözleri Türk sporculardaydı. Son 3.tura girildiğinde 22.sıradaydın. Son 2 tur ne oldu?

 

Ali Rıza Tanrıverdi: Muazzam bir tempo vardı. Son 3 tur kala önlerde konumumu almıştım. Dünya Şampiyonasında dünyanın en iyi isimleri ile yarışmak ve 22.sırada konumlanmak güzeldi. Ancak son 2 tur kala yarış içerisinde sakatlık yaşadım. Sebebi ise o tempoda önlerde yer alma, konum koruma savaşında, yabancı bir sporcu kendine yer açabilmek için, bana göre kasıtlı bir hareket yaptı ve sakatlanmama sebep oldu. Sol ayak bileğime jantı ile vurması, şişmeye başlayan bileğime ve acısına direnmeye çalışarak yine de yarışı bitirmeye odaklandım. Sonuçta 120.olarak tamamlamama sebep oldu. Ama yine de bırakmadım. Ben bir yarışı kolay kolay bırakmam. Bu benim açımdan bir şanssızlıktı. Maalesef dünya şampiyonası gibi önemli bir tek gün yarışında etik olmayan sporcu davranışları olabiliyor. Gün boyu kendimi korumayı başarmış, güzel konumlanmıştım halbuki. Ancak bu kadar etik dışı bir hamleyi beklemiyordum. Sakatlık sonrası pedala sağlam basmamını engelledi. Bu durum hiç hoşuma gitmemişti. Son tur acıya dayanmak üzere kendimle mücadele ettim adeta. Hızı kesmek zorunda kaldım. Ve sadece yarışı bitirmeyi hedefledim. 120.olarak tamamladım.

 

 

Aylin KOÇ/CTR: Dünya Şampiyonlarının havası-atmosferi bambaşka. Ve bunun etkisi sporcuların performansı üzerinde çok yüksek. Büyük bir tecrübe. 2009 yılında Moskova’daki Dünya Şampiyonasına katılmıştın. Bu yıl Copenhagen’daki katılımınla 2.kez Dünya Şampiyonasında ilkine oranla tecrübe farkı hissettin mi? Neydi kendinde farklı gördüğün?

 

Ali Rıza Tanrıverdi: Evet Dünya Şampiyonasının atmosferi hakikaten bambaşka. Her ülkeden en iyi sporcular orada start alıyor. Tek günlük bir performans sınavı. 2009 yılında Rusya-Moskova’da gençler Dünya Şampiyonasında koşmuştum. Moskova’daki Dünya Şampiyonası ile, Copenhagen’da koştuğum U23 kategorisini karşılaştırmam mümkün değil. Çünkü U23 Dünya Şampiyonası bambaşka bir yarış. Dünya Şampiyonasının yarattığı o gergin atmosferde ben de çok heyecanlıydım ve bir o kadar da güzel bir yarıştı benim için.

 

Tabii ki tecrübe farkı var. Sonuçta Moskova’daki yarışta gençler kategorisindeydim. Şimdi Elit yarışları koşuyorum. Moskova’da ilk dünya şampiyonasına katılmış olduğum için çok fazla heyecanlıydım. Acaba ne yapmalıyım diye çok düşündüm. Ancak ordaki tecrübem Copenhagen’da çok işe yaradı tabii ki. Sadece Dünya Şampiyonası değil Avrupa Şampiyonası ve Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da EYOF’da koştum. Böylelikle önemli yarışların hepsinde ilk adım tecrübelerini edindim. İkinci katılımda bu tecrübenin etkisi ile mental gücü ayarlamak daha kolay oluyor. Heyecan asıl nerede başlıyor diye merak edenler için şunu belirteyim ki Dünya Şampiyonası atmosferinde heyecanlanmamak mümkün değil. Tek günlük yarışta performansınızın dünyanın en güçlü pedallarına karşı verilen bir sınav. Heyecan takımlar start çizgisine çağrılana kadar devam ediyor. Start çizgisine gelindiğinde heyecan had safhada oluyor. Ve start sonrası heyecan sona eriyor. Herkes bildiği işi yapıyor. Bu yarışta tecrübe çok önemli çünkü televizyonda görülmeyen detaylar var. Ravitayman bölgesindeki kazalardan uzak kalmak, virajlarda kazaya karışmamak tamamıyla sahip olduğunu tecrübeye bağlı.

 

 

 

Aylin KOÇ/CTR:  İlk kez Dünya Şampiyonasına katılacak sporcular için mental hazırlık tüyosu verebilirmisin? Oradaki atmosferden en az etkilenmek ve heyecanı kontrol altına almaları için önerilerin nelerdir?

 

Ali Rıza Tanrıverdi: İlk kez Dünya Şampiyonasına katılacaklar için heyecanlanmamaları mümkün değil. Bu yaşanması gereken bir tecrübe. Öncesinde mental olarak heyecana karşı hazırlıklı olarak gitmeleri tabii ki çok etkili. Ancak Dünya Şampiyonası atmosferi yine de etkiliyor. Az veya çok etkilemesi bu atmosferi defalarca canlandırıp kendilerini heyecana karşı mental olarak hazırlamalarını öneririm. Oradaki tezahürratların ypoğunluğu dahi heyecan yaratmaya yetiyor. İlk katılımı tecrübe olarak değerlendirmeleri gerekiyor. Bu herkes için böyle.

 

 

Aylin KOÇ/CTR: İlk kez Yol Yarışı Dünya Şampiyonasına katılacaklar için yarış tüyoların nelerdir?

 

Ali Rıza Tanrıverdi: Heyecanın start sonrası sona ereceğini bilerek, heyecanlarını mümkün olduğunca kontrol altında tutmalarını sağlayacak mental hazırlık öneririm. Ve elbette ki, yol yarışının uzun kilometrelerine enerjilerini yarışa ve profiline orantılı olarak dağıtmalarını öneririm. Start sonrası oluşacak kaçış grubunun olması ağırlıkla muhtemel. Bazı yıllarda kaçışsız olmuştur. Ancak genellikle kaçış grubu oluşur. Kaçış grubunun ana gruba çok zaman farkı yaratmasını önlemek amacıyla ana grup temposu olabildiğince hızlı oluyor. Özellikle ilk 3-4 tur kaçışı baskılamak adına yüksek tempoda geçiyor. Kaçış oluşunca da zaman farkının açılmaması için yüksek tempoda devam ediyor. Enerjiyi bu tempoyu bilerek kullanmanın, yarış öncesi hazırlığın bu yüksek tempo baz alınarak yapılması önemli.

 

Ana grubun açıklarında(Kenarlarda) durmak risklidir. Olabildiğince ana grubun önlerinde ve ortada ilerlemek daha güvenli oluyor. Böylelikle virajda oluşacak tehlikelerden uzak kalmak mümkün. Ravitayman bölgesinde de durum aynı. Ravitayman bölgesi daha dar bir alan ve suanyörler bu alanda yanlış servis yapabiliyor. Yüksek tempoda bu aşamada kaza olasılığı hep var. Bu bölgeden geçerken yine önlerde geçmek mantıklı oluyor.

 

Yarışın son 2 turunda, tempo olabildiğince yükseliyor. Ana grup artık ip gibi uzamaya tek sıra ilerlenmeye geçiliyor. Bu aşamada önünüzdeki ile aranızda biraz mesafe bıraktınız mı, hemen o araya biri girer ve siz arkalara düşersiniz. Son 2 turun temposunda önlerde yer kapma savaşında tempoya uymak çok önemli. Olabildiğince önlerde olmakta fayda var. Ve önünüzdeki sporcunuzun draftından çıkmamak, kopmamak, boşluk bırakmamak önemli.

 

 

Aylin KOÇ/CTR: 2012 sezonu için ne düşünüyorsun? Bir hedefin var mı?

 

Ali Rıza Tanrıverdi: 2012 için planımda olan Türkiye’deki 2.2 yarışlar serisinde başarılı olmak. Türkiye Şampiyonası da hedeflerim arasında. 2012 Dünya Şampiyonasında; birikim ve tecrübelerimi yeniden zorlamak istiyorum. Kulübüm BrisaSpor ve Türkiye Bisiklet Federasyonumuzun benim için belirleyeceği yarış planında yepyeni bir sezonda, daha yüksek performans sergilemek elbetteki, şimdilik en büyük hedeflerim arasında.

 

 

20 yaşındaki sporcumuz Ali Rıza Tanrıverdi’nin Dünya Şampiyonası tecrübeleri ve 2011 sezon sonu değerlendirmelerine yer verdiğimiz, sporcumuzun görüşlerini, tecrübelerini ve buna bağlı olarak verdiği tüyoları için teşekkür ederiz. Her yıl Dünya Şampiyonasında belirsizliğe adım atan sporcularımız için, sporcuların Dünya Şampiyonası tecrübelerini sonraki isimlere örnek olarak detaylandırmaları, bilinçli mental hazırlık aşamasının Türk Bisikletine başarı şansı vereceğini düşünüyorum. İlk kez Dünya Şampiyonasına katılacak sporcuları, nelerin beklediğini, yarış atmosferinin yarattığı heyecan düşmanına karşı tek günlük performansı etkileyecek mental hazırlık için bu değerli tüyoları paylaştığı için teşekkür ederim. 2011 Sezonunun sona ermesi ile sezon yorgunluğunu atmak üzere yaklaşık 2 hafta süren tatilleri sonrası 20 Kasım’da  Brisa Spor yeni sezona hazırlık kampı için yine İzmit-Kocaeli BrisaSpor tesislerinde toplanacaklar.

 

 

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın