“Umut Dünyası”ndaki Süper Antrenörler

17/02/2014  //     //  Yol Bisikleti Haberleri

 

2014 Sezonu, Mersin’ de yapılan açılış yarışları ile start aldı. 4 gün boyunca, gerek yarış süreci içerisinde, gerekse yarış zamanı dışında yaşananlar aslında daha önceki yıllarda yaşanan olumsuzlukların önüne geçebilecek herhangi bir  önlem mekanizmasının oluşmadığı gözler önüne sermiş durumda. Yarışın ardından,  yazarımız Selçuk Aslan’ ın yazılarında ayrıntılı şekilde açıkladığı üzere; büyük teknik aksaklıklar, son derece yetersiz güvenlik önlemleri hafta sonuna damgasını vurmuştu. Yarış yönetiminin zafiyetleri vb. gibi konulara ayrıntılı değinmek istemiyorum. Zira; yıllardır aynı konuyu bu şekilde işlemek, süreci daha iyi bir  noktaya getirmedi. Ayrıca, yarışta ortaya çıkan güvenlik zafiyetlerinin sadece yarış yönetiminin eksikliğinden kaynaklandığını söylemek de  büyük haksızlık olur.

KAP mersin

 

Yazıyı ele alış amaçlarımdan birisi; gencecik çocukları, kilometrelerce uzaklardan yarışa getirebilmek için gerekirse cebinden de para harcayarak bedel ödeyen antrenörlere de bir miktar dikkat çekebilmek. Antrenörlerin büyük bir çoğunluğu geçmişte sporun içerisinde profesyonel anlamda çok iyi noktalara gelmiş, gerek yurt içinde gerekse yurt dışında sporu en üst düzeyde yapmış olan insanlar oluşturuyor.

Teknik olarak ele alındığında, bir il takımı; güçlü bir sponsor desteğine sahip değilse iki farklı kurum bünyesinde faaliyet gösteriyor çoğunlukla;

Birisincisi; yerel yönetimler, yani; Belediyeler.

İkincisi ( ki büyük oranda bu kanal üzerinde yoğunluklu); Gençlik Spor İl Müdürlükleri(GSİM).

Bir çok ilin sahip olduğu Bisiklet Takımları, genellikle; Gençlik Spor İl Müdürlükleri… Bu konuya şöyle bir eğildiğimizde aslında Müdürlüklerin yolluk harcırah vb. giderleri ile ilgili olarak çok fazla bir yükün altına girmediklerini gözlemliyoruz. Şöyle ki; Bir sporcu için takıma yapılan ödeme bedeli tam olarak; 30 TL.

Evet yanlış okumadınız; 30 TL. Bu tutar ile bir antrenör, sporcusuna 3 öğün yemek yedirecek, kalmasını sağlayacak ve diğer sportif ihtiyaçlarını karşılayacak.  Şayet sporcusu yeterince başarılı ise, zaman barajına girer ve federasyon tarafından harcırah ödemesi yapılama hakkına sahip olursa da bu; çok büyük bir kazanç değil çünkü; takım antrenörü zaten yarışa giderken İl Müdürlüğünden aldığı avans hesabını bu şekilde geri ödemek zorunda. Eğer sporcusu kazada düşer, mekanik bir problem yaşar ya da gereken başarıyı gösteremez ise, antrenör kendi kaderini tayin etmek zorunda.

Bireysel olarak yarışlara katılan bir sporcuyu ele aldığımızda, yarışlardan döndükten sonra şayet federasyon barajına giremez ise, lisansının bağlı bulunduğu il müdürlüğüne başvuruda bulunarak yolluk talebinde bulunuyor, ama bununla ilgili yönetmelikte şöyle bir ibare var; “imkanlar dahilinde.” Bireysel bir sporcunun MTB (Dağ Bisikleti) yarışlarında takım anlamında çok fazla bir etkinlenme yaşamayacağını,  ancak kıyasla, yol yarışlarının tamamen bir takım çalışması olduğu için bireysel şansının çok azaldığı sanırım hepimizin takdiri.

Öte yandan Gençlik Spor İl Müdürlüğü bünyelerinde faaliyet gösteren sadece bisiklet değil, bir çok spor branşının antrenörlerinin artık geçici kadroda, 4-B lik olarak Geçici statüde çalıştırıldığını da bilgilerimize ekleyelim. Bir çok antrenör aynı zamanda, bu durumla da mücadele etmek durumunda.

Mersin_KAP_Yarislari_2014-9

 

Merkezi spor yönetiminin  bu anlamda çok kalıcı adımlar atamadığına şahit oluyoruz her etkinlikte. Yarış yönetimlerine eleştirilerde bulunuyoruz, starta sporcular kamyonla birlikte nasıl girer diye; ancak şunu düşünmüyoruz; o kamyonu engelleyecek irade acaba yarış komiseri midir yoksa trafiğin akışından sorumlu olan trafik yönetimi mi?

Sorunlar aslında bir yazıda yazılamayacak kadar çok ancak; yine de iyimserlikle bütün bu gerçeklere meydan okumak gerekir diye düşünüyorum…Umut her zaman vardır… Selçuk Aslan’ın yazısında belirttiği gibi, “Umut Dünyası”… bizimkisi…Yoksa yazının başındaki görüntüler gün geçtikçe azalır..

 

altan
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın