2013 Milan-SanRemo’da Nefes Kesecek Rekabet Çanları

14/03/2013  //     //  Yol Bisikleti Haberleri

 

Klasik başlıklar, klasikleşmiş senaryoları, eskilerin doping sansasyonları gibi bayatlamış görünüyor. Milan – SanRemo da bu klasikleşmiş negatif etkilere heyecanını katmaya öncelikle tarih değişikliği ile başladı. Cumartesi günleri yapılan klasiğin, Il Lombardia ile birlikte Pazar gününe kaydırılması, klişeleri sevenler tarafından büyük tepkiler aldı. Sporcular bu bir günlük kaydırmayı büyüte dursun, halkın ilgisini gerek televizyonlardan ve gerekse yarışın rotası üzerindeki destek yoğunluğunu çekme projesi başarıya ulaşacak görünüyor. Elbette yarışın zengin tarihi ve bir günlük değişiklik değil, bu ilgiyi sağlayacak olan. Coppi, Bartali gibi isimlerin er meydanı Milan-SanRemo’nun zorlu parkurunda bu yıl yarışacak isimler de oldukça güçlü isimler.

 

Bu sezon, doping’in içler acısı gelişmelerine kulak tıkamaya çalışarak spordan zevk almaya odaklandık. Ama yarışlar dahi, bisikletin 2013 sezon başını duraklama dönemi gibi geçiştiren hava şartlarının esiri olduk. Sezon sonu antrenmanları, sezon başı antrenmanları derken iyi başlangıç hedeflemeye odaklanan sporcular, ardı arkasına hava şartlarına yenik düşen yarışların iptali nedeniyle daha neler yapabildiklerini gösteremediler. Sonuç olarak sezon hala daha başlamamış gibi bir uyuşukluğa sahip. Oysa hazırlıkları ile kendini göstermeyi hedefleyen isimler, galibiyete karınları acıkmış, bacakları podyuma hüner gösterme derdinde adeta Milan SanRemo için geri sayıyor.

 

Pazar günü, 298 kilometrelik mesafedeki mücadele için tüm takımlar net kadro bir yana geçici kadrolarını dahi açıklamadı. Kadrosunu açıklayan takımlar ise elbette ki gösteri zamanını bekleyen yıldız isimleri ile göz kamaştırıyor. Bu isimlerle hangi kadro başa çıkabilir soruları ile boğuşan diğer takımlar ise henüz isim belirleme aşamasında. Bir çok bisiklet otoritesi klasik yorumları ve gel geç duyuru mantalitesinde birkaç favosi gösterirken asıl beklentiler ve eski jenerasyon tahminlerin rafa kalkacağı bir çok bilinmeyenli yarış senaryosu beklenmeli. 2012 Milan-SanRemo galibi Simon Gerrans, bu sezonki performansı ile geçen yılın gölgesinde kaldı. Oreca-greenEdge’li Gerrans, ünvanını korumak üzere favori olamayacağını belirtti. Gerrans’ın takım arkadaşı Matthew Goss 2011 galibi olarak bu yıl Orica-GreenEdge’in asıl adamı olacaktır. Goss 2012 sezonu ikincilik kürsüsü kaderini Tirreno-Adriatico’nun ikinci etap galibiyeti formuyla değiştireceğini gösteriyor.

 

 

Öte yandan Moreno Moser ve Peter Sagan’ı aynı takım kadrosunda bir kez daha değerlendirmek isteyen Cannondale, Pazar günü için hayli iddialı. BMC takımından Philippe Gilbert ise artık klasikler sezonundan doğa şartlarına yenik düşmeyip geride kala kalan birkaç klasikte boy göstermek istiyor. Dünya şampiyonluk mayosu ile SanRemo finişine gözlerini diken Gilbert’in galibiyeti Sagan ve Moser ikilisinden alması hayli zor olacak. Omega Pharma QuickStep takımı Tom Boonen ve Mark Cavendish ile etkin gücünü kanıtlamak isteyecek. Tirreno Adriatico’da Sagan’a geçilen Mark Cavendish’in hırsını yeniden izleyebiliriz. Sagan, Cavendish için büyük risk taşıyor. Boonen ise bu soğuk rekabet arasında, geçen yıl ki sağlığına henüz tam dönüş yapamadığından beklentileri karşılamayabilir. Sadece Cavendish’i belirtmek bu aşamada yanlış olur. Aralık ayında bir röportajında Milan-SanRemo galibiyetini istediğini belirten Andre Greipel’in de Tirreno Adriatico 3.etabında Cavendish ile birlikte aynı kaderi yaşayarak Sagan’a geçildiğini unutmayalım. Cevap niteliğindeki röportaj Aralık ayı sonunda Peter Sagan’dan gelmişti. Sagan Milan-SanRemo’ya kilitlendi. Sprint rövanşındaki finiş sahnesi ve bu savaş için son 30 kilometre kritik dönüm noktası Cipressa – SanRemo bölümü taktikleri ile nefesleri tutturacak bir Pazar günü mücadelesi olacak.

 

 

Fabian Cancellara’nın ilk 10’a girebilmesini, bisikletteki dönüm noktasının gerçekten var olup olmadığının göstergesi olarak nitelendiriyorum. Elbette Cancellara, sempatik yüzü ve unutulmaz sprint atakları ile uzun soluklu sprint günün galibiyet yüzü, ancak RadioShack takımı olarak yalnız kalmaya alıştığı dönemden beri diğer takımların kurumsal disiplinine karşı çaresiz kalıyor. İşte bu yüzden dönüm noktası veya değil bunu göreceğiz. Klasikleşmiş bir yorumda Cancellara ve Boonen’i büyük favori olarak gösterip geçebilecek iken, bu yıl farklı atmosferde geçen yarış takviminde sürprizlere açık olunması gerektiği kanaatindeyim. Astana takım kadrosunda sessiz sedasız iddiasını koruyan Vincenzo Nibali’yi unutmamalı. Nibali, “Bir gün bu yarışı kazanacağım.” demişti. Pazar günü Andrea Guardini ile Nibali, sağlam bir Astana takım kadrosu ile start alacak. Sonuç olarak nihayet pelotondaki kıvılcımları, rekabeti buram buram hissettirecek bir mücadeleye, Pazar gününe geri sayımdayız.

 

[View:http://www.youtube.com/watch?v=3tXP7D-nvqA:550:0]

 

Dip Not: Cancellara’yı sevmiyor değilim. Şimdi bu kadar yazının altına sadece muhalefet yazıları göreceğimizi bildiğimden bunu dip not olarak düşmekte fayda olduğunu düşünüyorum. Dönüm noktasındaki kıstasın Cancellara olma sebebi; İsviçre saatinin, kurumsal çalışan güçlü takımlar ve güçlü rakiplerini taşıyan trenler karşısında ilk 10’a girememesi halinde çıkarılacak notlar, yeni jenerasyon taktiklere yaklaşım yönünü belirlemektir. Cancellara’nın SanRemo finişine odaklanmış olacağı yadsınamaz bir gerçek. Geçen yıl ki ikinciliğini galibiyete dönüştürmek isteyeceği de oldukça aşikar. RadioShack Leopard bu yıl genel sıralama liderliği için fazla alternatife sahip değil dolayısıyla tek günlük yarışlar, UCI puanı toplamaları açısından hayli önemli. Pazar günü için ise, çizilebilecek bir çok senaryo var. Yarışın son 30 kilometresinin kilit bölüm olduğunu belirtmiştim. Kilit bölümde işlenecek senaryoya göre şekillenebilecek podyum seromonisi var. Ve podyum için ise, çok fazla aday…

 

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın