Lance Armstrong 2.Röportajında Hasta ve Gözyaşları İçindeydi

19/01/2013  //     //  Antrenman, Sağlık, Beslenme, Doping, Yol Bisikleti

 

 

Lance Armstrong, Oprah Winfrey’le yaptığı itiraf dolu tv röportajının ikinci bölümünde hasta ve narsist olduğunu itiraf ederek ağladı fakat itirafında, bisiklet dünyasının zirvesine ulaşırken yaptığı hileleri sınırlandırarak eski zamanlarına dair konuları detaylarıyla anlatmaktan kaçındı.



Doping skandalının ailesi üzerindeki etkisiyle, izleyicilerin onun maskeli yüzünün düşmesini arzuladığı şekilde Armstrong’un gözleri yaşlarla
doldu.
Ama onun 2009-2010’daki yeniden spora dönüşünde doping yapıp yapmadığına dair rüşvet ve örtbas iddiaları soruları havada kaldı.



Oprah Winfrey Network’te (OWN) Cuma gecesi yayınlanan birsaatlik
ikinci röportajda, bir gece önceki yayınlanan dramatik itirafı tamamlanmış oldu.

 

41 yaşındaki Armstrong, steroid ve EPO gibi performans arttırıcı ilaç kullanımı konusunda
inkarına yıllarca inanan milyonlarca sevenine olan pişmanlığını
tekrarladı.
“Sizi aldattığım için bana olan kızgınlığınız anlıyorum. Beni daima desteklediniz ve sizlere yalan söyledim. Üzgünüm. Telafi etmek için ne yapmam gerekiyorsa yapacağım.

 

Armstrong’un inatla sindirme taktikleri ve tehditlerine rağmen hikayeyi takip eden Sunday
Times muhabiri David Walsh’a bir özür borçlu olup olmadığı sorulduğunda ise, tereddütsüz hemen cevapladı: “David’den özür diliyorum.”

 

Texas’lı sporcunun pişmanlığı gerçekti, hatasını saptırmaya çalışmıyordu. “Yakalanan herkes hayal kırıklığına uğrar. Pişmanlık duyuyor muyum? Kesinlikle. Bu pişmanlığım artacak mı? Kesinlikle. Benim için bunlar ilk adımlar. Bunun bedelini ödüyorum ama bunu hakettim.”

 

Onun hile yaptığına dair yazılı bir Usada raporun ardından, geçtiğimiz Kasım ayında kendi kurduğu kanser vakfı Livestrong ile bağları
koparma kararını nitelendirdi.

“Olay kontrolden çıkıyordu, bu benim en kötü kabusum haline geldi. O vakıf benim altıncı çocuğum gibidir … ve bu kararı vermek ve kenara adım atmak büyük bir adım oldu, 
Bu organizasyon için en iyi şey buydu ama benim canımı cehennem gibi acıttı. “

 

 

2005 yılında yapılan bir ifadesi sırasında Armstrong’un cüretkar bir şekilde doping yaptığını inkar ettiği bir klip gösterdi ve o bunu görünce irkildi.
“Bu bir hastalık. Ben orada görünen adamı (kendisi) sevmiyorum. Yenilmez olduğunu hisseden bir adam o … O
adam hala orada, ben size ve kamuoyuna yalan söylemeyeceğim ve terapi görüyorum, artık o adamdan eser yok. “

 

O videoda görünen narsizme değinerek eğer evlatlarından biri aynı şekilde davransaydı, kendisine felç ineceğini söyledi.

 

Armstrong, tekrar yarışmak istediğini belirterek, eğer bisikletçilikte yarışmasına izin verilmeyecekse Chicago maratonu veya Austin 10K koşu yarışları gibi yarışlarda yeniden yarışmak istediğini söyledi. Winfrey Armstrong’un yine yarışmasına izin verilmesi dileğine inanamadı. “Bu şu anda en iyi cevap olmayabilir … ama ben bunu hak ediyorum.” dedi.

Ceza açısından hakettiğini alıp almadığı sorulduğunda
şöyle cevap verdi: “Ben ceza almayı hakediyorum, fakat bütün spor müsabakalarından tamamiyle men edilmesine işaret ederek ölüm cezasını hak ettiğimdense emin
değilim.” dedi.

 

Armstrong, evinde uzanırken Fransa Turu’nun sarı mayosu içindeki çerçeveli fotoğrafına bakarken korkutucu olduğunu bilse de bu itirafı yapmak için zamanın geldiğini söyledi.

 

Terapi gördüğünü hatırlatarak bunun büyük ve ağır bir olay olduğunu, hayatının berbat halde olduğunu, uzun bir süreç olacağını ve tek hamlede herşeyin değişemeyeceğini belirtti.

 

Eşi Kristin’e tamamiyle temiz bir şekilde yarışacağına dair söz vermesinin ardından 2009’da geri dönüş yaptığını, “Ona bir söz verdim ve bu sözü tuttum” dedi. O yıl Fransa Turu’nu kazanmayı umduğunu çünkü geliştirilmiş doping testlerinin sporu iyileştirdiğini ve oyun alanının seviyesini artırdığını belirtti. O yıl yarışta 3. geldi.

 

13 yaşındaki oğlu Luke’un diğer çocukların kendisine sataşmalarına karşı onu nasıl savunduğunu anlattığı zaman Armstrong’un sert tavrı yumuşadı.
Ona o zaman söylemek zorunda olduğumu biliyordum ama yapamadım ve o da hiçbir zaman babam dürüst demedi. Sadece bana inandı.”

Oğluna ve 11 yaşındaki ikiz kızlarına itiraf etti. “Dinleyin, babanızın kariyeri hakkında birçok soru var… Bunun doğru olduğunu düşünmeyi istiyorsunuz. Onlar birşey diyemediler fakat babalarını beklediler. Onlar sadece bunu kabullendiler.”

 

Beyazlaşmış yüzü ve titrek sesiyle, Winfrey’e şunları söyledi: “Luke, artık beni savunmak yok dedim.” Oğlunun bu iyi yanıtladığını söyledi.
“O sadece seni seviyorum, sen benim babamsın dedi, bu onu
değiştirmeyecek. Tanrıya şükürler olsun ki o eski eşim Kris’ten daha çok bana benziyor.”
Onun düşüşü annesini mahvetmişti.

 

Armstrong, tv’deki itirafının USADA’nın kendisi için koyduğu men cezasını kaldıracağını bencilce umduğunu söyledi fakat bu konudaki asıl amacının iki bebeği de dahil olmak üzere kendi çocukları için olduğunu belirtti. “Bu skandal hakkında hiçbir fikirleri yok fakat bunu öğrenecekler. Bu konuşma ömürboyu hayatlarında olacak. Sarı mayoyla yapılmış o ahmakça tweet paylaşımı ömürboyu gündemde olacak.”

 

Ender bir soruşturma baskınında, Winfrey, Armstrong’a Usada’ya karşılığını ödemek içinbağışta bulunmaya çalıştığına dair iddia hakkında soru sordu. “Hayır. Bu doğru değil” şeklinde cevapladı.

Sponsorları kaybetmek mali açıdan yıkıcı oldu dedi.
“Ben geleceğe dair bütün gelirimi kaybettim. O gün 75 Milyon dolarlık bir gündü ve muhtemelen asla geri gelmeyecek.”

 

Ona, bu yıkım sayesinde daha iyi bir insan olup olmadığını sordu. “Hiç şüphesiz.. Hayatımın geri kalanının en büyük mücadelesi bir daha hata yapmamak olacak.” Winfrey, röportajı “Gerçek seni özgür kılar” sözüyle sona erdirdi, Armstrong ise “Evet” diyerek teyid etti.

 

Hazırlayan : Fatih Buzgan

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın