Bisikletin Efsanelerinden İtalya’nın Gururu: Gino Bartali

23/07/2012  //     //  Yol Bisikleti

Bir savaş kahramanı ve bir yol bisikletçisi şampiyonu olan Gino Bartali 18 Temmuz 1914 yılında İtalya’nın Floransa şehrinin Ponte a Ema bölgesinde dünyaya geldi. Lakabı ”Gino the Pious” ve ”Ironman” olan Bartali dik başlı, çalışkan ve dindar olarak tanınırdı. Yollarda acımasız olan Bartali İkinci Dünya Savaşı öncesinde ülkesine 1936, 1937 ve 1946 yıllarında Giro d’Italia yarışından üç birincilik ve 1938 yılında ise Tour de France birinciliği getirdi. 

Gino Bartali, küçük bir işletmeci olan Torello Bartali’nin dört çocuğundan üçüncüsüdür. Küçük yaşlarda iken cep harçlığını şarap yapan yerlere rafya satarak kazanan Bartali, 13 yaşında bir bisiklet mağazasında çalışmaya başladı. Bu dakikadan sonra bisiklet kariyeri yavaş yavaş şekillenmeye başlayan efsanevi bisikletçi daha 13 yaşındayken gelecek vaat eden bir amatör bisikletçi oldu ve 1935 yılında yani 21 yaşındayken bisiklet serüvenine profesyonel olarak başladı. Bartali, zorlu ve uzun yarışlar için daima günlerce hazırlık ve antrenman yapmasına rağmen gece geç saatlere kadar ayakta olan, kırmızı şaraba ve diğer içkilere düşkünlüğü ile ve ayrıca sigara kullanmayı da seven biri olarak biliniyordu. Doping yaparken çok dikkatli olan Bartali, Fausto Coppi’nin uyuşturucu kullanmasından oldukça olumsuz etkilenmiştir. Çevresindeki arkadaşları da günde 20’den fazla expresso içtiğini söylerdi.

 

 

İki Tour de France birinciliği, üç Giro d’Italia zaferi, dört kez İtalya şampiyonu, dört kez Milan-San Remo galibiyeti ve bunların yanında daha bir çok zaferlere imza atan Bartali bisiklet kariyeri boyunca Coppi ile rekabet içerisindeydi. Bartali’nin bisiklet serüveni modern İtalyan tarihinin özellikle kasvetli bir dönemine yayılmıştır. Bununla birlikte Gino Bartali sadece bisiklet üzerinde ülkesine başarılar getirmemiş ayrıca özel ve kamusal yollarla da siyaset ve tarih üzerinde etkileri olmuştur.

1936 yılında daha 22’sine basmadan, Giro ve Giro di Lombardia’yı kazanan italyan bisikletçinin abisi Giulio’nun 14 Haziran’da yarışta geçirdiği bir kaza sonucu hayata gözlerini yumması Bartali’nin o yılki sezonuna gölge düşürdü. Bartali yaşadığı bu üzücü olaydan sonra bisiklet kariyerine daha tam başlayamadan bitirme kararı almak üzereydi ancak toparlanmayı başardı ve 1937 yılında bisiklet hayatına büyük bir hızla dönerek yine Giro zaferini elde etti. 

 

 

Bir yıl sonra Tour de France’a katılan İtalyan bisikletçi, yarışta kötü bir başlangıçla başladı. Yarışın üçüncü etabında 8 dakikalık bir süre ve Vosges’teki Ballon d’Alsace dağında da 10 dakikadan fazla bir süre kaybetti. Bu süre kaybından sonra canlanan Bartali, 1 dakika 14 saniye hızlanarak liderliğe doğru ilerledi ve o gece Grenoble’da liderliği kaptı. Ama bu Tour de France’ta yaptığı son tur oldu çünkü Bartali ve takım arkadaşları Jules Rossi ve Francesco Camusso, Colau nehrindeki tahta köprüden geçerken Rossi bisikleti kaydırdı. Rossi’nin kaymasıyla birlikte Bartali korkuluklara doğru pedal çevirmek zorunda kaldı ve ardından nehire düştü. Kazayı gören bisiklet tutkunları, ” Bartali’nin nehire yuvarlandığını gördüm. Taşlarla dolu dar ve engebeli bir yoldan geçiyorlardı. Rossi önde ilerlerken virajı kötü aldı ve frene var gücüyle basmasına rağmen köprünün korkuluklarına takıldı. Rossi’nin hemen arkasında ilerleyen Bartali, bu durum karşısında ne kadar kontrolü ele almaya çalışsa da başarılı olamadı ve dengesini kaybederek köprüden aşağı 3 metrelik derinliğe sahip nehire düştü. Camusso, Bartali’ye çıkması için yardım etti.  Bartali’nin her yerinde kesikler ve çizikler vardı ve ayrıca göğsüne darbe aldığı için solunum güçlüğü çekiyordu.” sözlerini dile getirdiler. Yarışı yardımlarla da olsa tamamlayan Bartali, yarışı 10 dakika geride bitirmesine rağmen o yıl liderliğini korudu.

 

 

 

Bartali ve arkadaşları 1938’deki Fransa turuna tüm kuşkulara ve tereddütlere rağmen çok güçlü bir İtalya takımı olarak döndüler. Takımda Bartali’nin yanı sıra yetenekli tırmanıcı ve 1937 de Fransa turunda ikinci olan Mario Vicini ve Bartali’nin eski takım arkadaşı Jules Rossi de yer aldı. Yarışta Fransızlar zayıftı, Bartali ve takım arkadaşlarıyla rekabete giren tek takım Belçikalılardı. Beklenildiği gibi, yarışta Bartali Pau-Luchon etabını kazandıktan ve Ausbisque, Tourmalet, Peyresourde ve Aspin’de mükemmel tırmanışlar sergiledikten sonra da 8 etap boyunca liderliğini koruyan Belçikalı tırmanıcı Felicien Vervaecke ile başa baş ilerledi. Bartali de Ausbique, Tourmalet ve Peyresourde daki tırmanışlarda birinci gelmiştir. Yarışta atakta bulunmak için Bartali Alplere kadar bekledi ve Alplere geldiklerinde 1937 turunun efsane olacak hamlesini yaptı. Briancon’da final çizgisine ulaştığında Bartali’nin derecesi 5 saat 18 dakika idi. Vervaecke ise performansının düşmesiyle 17 dakika geride kalarak yarışı 10’uncu bitirdi. 

O seneki taraftarların coşkusu çok farklıydı. İnanılmaz bir ilgi ve heyecan vardı. Bartali etap boyunca inişlerde ve çıkışlarda bir çok risk alarak hızını zorladı ve bu atağı tırmanışlarından çok iniş ve çıkışlarda daha başarılı olmasını sağladı. Bartali, ” Vadiye daldığımda tek düşündüğüm otel odama döndüğümde önceden istettiğim bir bardak soğuk sütü içmekti. Hayallerime ulaşırken aklımdan geçen sadece buydu.” sözlerini dile getirdi.

 

 

Yaklaşan İkinci Dünya Savaşı nedeniyle 1939 yılında İtalya Tour de France’a takım yollayamadı. O yıl klasik yarışlara katılan Bartali, Milan – San remo, Giro di Lombardia ve Züri-Metzgete yarışlarını kazandı. Savaştan önce 1936 ve 1937 yıllarında Giro d’İtalia’dan iki kez birincilik getirmişti. Eğer Bartali İkinci Dünya Savaşı zamanına denk gelmemiş olsaydı daha bir çok başarılara imza atmış olacaktı ve Tour de France başarılarına daha nicelerini ekleyecekti. Böyle olmasına rağmen, savaştan sonra 1946 yılında da ülkesini bir kez daha onurlandırdı. Bartali’nin en ünlü zaferi ise 1948 yılında Tour de France’daki başarısı oldu.

 

Bartali’nin savaş zamanında yaptıkları bisiklet hayatındaki başarılarından daha erdemli ve övgüye değerdi: Binlerce hayat kurtardı. Ayrıca Naziler tarafından eziyet edilen Yahudilere yardım etmesiyle büyük saygınlık kazandı. Aralık 2010’da ise savaşın olduğu dönemlerde Yahudi bir aileyi himayesi altına alıp gizleyerek onlara yardım ettiği ortaya çıktı. Bartali 1948 yılında savaşta bir çok arkadaşını kaybetmiş olarak Tour de France yarışına geri döndü. Bunun yanında bisiklet hayatına ara verdiğinde yarışlara çoktan başlamış olan arkadaşları da vardı. İlk gecesini tanımadığı iki düzine bisikletçiyi ezberlemekle geçirdi ve bu Bartali’nin o seneki yarışlara endişeli başlamasına sebep oldu. Turun başladığı gün büyük bir yağmur fırtınası olduğu için tüm bisikletçilerin yağmurluk giymesi, yarış esnasında birbirlerini tanımakta oldukça zorluk çekmelerine sebep oldu. Bartali şansını kullandı ve yarışta Briek Schotte’yi fark ederek Trouville’de birlikte bitiş çizgisine doğru yol aldılar. Bartali o etapta sarı mayonun sahibi oldu.

16 ve 17 Temmuz’daki etaplarda 6 saat 18 dakika ve 5 saat 53 dakikalık dereceyle birinci oldu. 1938 yılından sonra Bartali’nin ailesine, ülkesine ve başına gelen onca şeyin ardından, yarıştayken aklından neler geçtiği hayal bile edilemezdi. Her ne düşündüyse de 27 kph hızla 10 saat 9 dakikalık süre elde ederek yeni bir zafere imza attı. Bartali 40 yaşına geldiğinde geçirdiği araba kazasından sonra bisiklet hayatını sonlandırdı. Bunun ardından yüklü bir miktarda para kaybetti. Bypass ameliyatı geçiren Bartali, 5 Mayıs 2000 tarihinde geçirdiği kalp krizi nedeniyle arkasında karısı Adriana’yı, iki oğlunu ve bir kızını bırakarak hayata gözlerini yumdu. Bartali’nin ölümünün ardından Başbakan Giuliano Amato efsanevi bisikletçinin ailesine taziyelerini yolladı. Avrupa komisyon başkanı Romano Prodi ise, Bartali’nin en asil sportmen sembolü olduğunu söyledi. Bartali’nin ölümü üzerine İtalyan Milli Olimpiyat Komitesi ülkede 2 gün yas ilan etti. 

 

 

 

1954 yılında emekli olmasaydı daha nice maceralarına tanık olacaktık. Bartali’nin anti-faşizmi savunurken, arkadaşlarına yardım ederken, hayat doluluğu, kişiliği, yardımseverliği yani tüm siyasi serüvenlerinde kendi içindeki motivasyonu onun en büyük silahı olmuştur. Hayattaki azmi ve başarılarıyla bir çok bisikletçiye örnek olmuş ve daha nicelerine örnek olacak olan Gino Bartali’nin her zaman söyleyeceği bir şey vardı.

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın