Bisiklet Yarışlarında Bonifikasyon Teriminin Anlamı Nedir?

14/09/2011  //     //  Yol Bisikleti





 

Bisiklet yarışlarının fanatikleri günden güne artarken bazı yabancı terimler
açıklamalardan uzak kalıp, izleyenler ve okuyanlar için tam bir kaosa
dönüşmekte. Zevkle izlenen yarışlarda ya da haberlerde ve yorumlarda, hatta
tahminlerde yerini alan “bonifikason” terimini de Türkçeleştirmekte fayda
var. Bize ulaşan taleplerde, üyelerimizin özellikle “bonifikasyon”
kelimesinin geçtiği yarışlarda bu terimin bilinmemesinden dolayı yarış
zevkinde kopukluk yaşadıklarını görmeklteyiz. Bizi takip eden üyelerimize
hassasiyetleri için teşekkür ederek Türk bisikletine bir katkı olması
açısından “bonifikasyon” teriminin anlamını sizlerle paylaşmak istedik.

 

“Bonus” kelimesinden türetilen bonifikasyon, “zaman bonusu ödemesi”, “zaman
bonusu ödüllendirimi” ya da en kısa açıklaması ile “ödüllendirim” olarak
dünya literatüründe yerini almış bir kavram.

 

İtalyanca: Abbuono

 

İngilizce: Bonification

 

Fransızca: La
Bonification

 



Genel Anlamı ile Bonifikasyon:

 

 

Sporcuya verilen “Zaman Bonusu Ödülü”dür. Zaman bonusu verilmesinin anlamı,
bonus olarak verilen zamanın, finiş zamanına yansıtılarak, sporcunun etabı
bitiriş zamanından düşülmesidir. Etap içerisinde bulunan sprint primleri
kapılarından puan alan sporculara kazandıkları puanlara ek olarak zaman
bonusu da verilmektedir. Çizgiyi, prim kapısını geçen ilk 3 sporcu (Genel
olarak***) yukarıdan aşağıya sıralaması ile ilk geçen sporcuya en yüksek
puan ve zaman bonusu, 3. geçen sporcuya en düşük puan ve zaman bonusu
verilir. “Genel olarak” denmesinin sebebi ise bazı yarışlarda hiç
bonifikasyon kullanılmaması (Fransa Bisiklet Turu gibi), bazı yarışlarda da
3 sporcudan daha fazla sporcuya bonifikasyon yani zaman bonusu ödülü, bazı
yarışlarda ise sprint kapılarında bonifikasyon verilmemesi gibi
varyasyonlarda yarışlar düzenlenebilmesidir. Bu tamamen yarışı organize eden
komitenin yarış öncesinde kendi inisiyatifiyle verip UCI’a (Uluslararası
Bisiklet Federasyonu) o yarışın kuralları olarak bildirmesi ve onaylatması
ile gerçekleşir.

 

Bonifikasyon aslında hiç de yeni olmayan bir terim ve sadece prim
kapılarında bulunmuyor. Aynı zamanda etabın galibiyetini alan sporcuya da
zaman bonusu ödülü verilerek uygulanıyor. Etabın galibiyetini alan sporcu
finişte önceden belirlenen en yüksek zaman bonusunu alıyor. 2. olan sporcu
daha az, 3. olan sporcu daha da az puan ve zaman bonusu alarak takip ediyor.
Yarış bazında örnek vermek maalesef pek doğru olmaz, çünkü bu örnekler çok
değişken. Örneğin Fransa Bisiklet Turu’nda bonifikasyon kullanılmıyor. Ancak
1930’lu yıllarda etap galibinin bonifikasyonu Fransa Bisiklet Turu’nda 4
dakika idi. Evet 4 (yazıyla dört) dakika! 1934
yılında 90 saniye

idi (2. sporcuya 45 saniye ödül veriliyor, ancak etabın
galibi ile arasındaki mesafeye göre 1. olan sporcu maksimum 2 dakikaya kadar
zaman ödülü alabiliyordu). Dağ kapılarında da bonifikasyon vardı. 1938
yılında 1 dakika

bonifikasyon verilen etap galibi, yine 2. olan sporcuya göre zaman farkına
bağlı olarak maksimum 75 saniyelik zaman bonusu alabiliyordu. Böylece Fransa
Bisiklet Turu tarihinde dahi bonifikasyon kurallarının yarış
organizatörlerince alınacak kararlarla ne kadar değişken olabildiğini
görüyoruz.

 



Bonifikasyon neden verilmeye başlandı?

 

Amaç aslında sprint kapılarında verilen bonifikasyonlar ile sprinterlerin
kendileri için kabus gibi olan dağlık etaplarda genel sıralama iddialarını
koruyabilmelerini sağlamaktı. Bu sebeple bazı yarışlarda sprint kapılarında
bonifikasyon verilirken (Örneğin 2011 Vuelta), bazı yarışlar tamamen
bonifikasyonsuz organize edilerek sporcunun kendi gücü ve dayanıklılığı ile
genel sıralamada iddiasını koruması sağlanmaktadır. Yarış organizatörleri
yarışın daha sürükleyici olması ve sporcuların ilgisini korumak adına
değişik varyasyonlarda bonifikasyon kuralları getirebiliyorlar. Örneğin,
2010 Fransa Bisiklet Turu’nda 5 etap kazanan yıldız sprinter Mark
Cavendish’in bu etap galibiyetlerine rağmen Yeşil Mayo’yu kazanamamış olması
ve düz etapların içerisindeki prim kapılarına çalışıp etap galibiyetine
odaklanmayan sporcuların Yeşil Mayo’yu kazanabilir durumda olmaları büyük
ilgi uyandırmıştı. Bu sebeple 2011 Fransa Bisiklet Turu’nda sprint kapıları
ve puanlama sistemi organizatörlerce değiştirildi. 2010 yılında 3 sprint
kapısı yerine 2011 yılında tek sprint kapısı ve 20 puan ödülü kondu. Finişte
ise 2010 yılında 35 puan yerine artık 45 sprint puanı verilerek etap kazanan
sporcuya Yeşil Mayo vaadi ile düz etaplar hem izleyiciye sürükleyici bir
seyir sundu, hem de gerçek sprinterlerin dayanıklılığını ve gücünü ön plana
çıkararak mücadeleyi arttırdı. Puan sıralamasının bir benzeri yeniden
düzenlenerek dağ etaplarında da yapıldı. Konuyu bonifikasyonun içerisinde
belirtme sebebim ise, yarışlardaki kural değişikliğini yapabilme gücünün
yarış organizatörlerinin elinde olduğunu vurgulamaktır.

 


 



Bonifikasyon eğer bir yarışta uygulanıyor ise, bunun günümüz yarışlarındaki
etkisi nedir?

 


Örneğin 11 Eylül 2011’de sona eren Tour
of Marmara’nın son etabında genel sıralama liderliğini alan Ali Rıza
Tanrıverdi’nin Sarı Mayo’yu kazanma mücadelesi
nde
bonifikasyonun sihirli etkisine bakabiliriz. Son etaba başlarken Sarı
Mayo’yu taşıyan Suriyeli Hasanin Omar’ın 2 dakika ardında olan Ali Rıza
Tanrıverdi, 75 kilometrelik muazzam kaçış temposu ile final etabını 2.
olarak bitirdi. Finiş çizgisinden geçerken 2 dakikalık  zaman farkını 1
dakika 56 saniyeye indirmişti. Ancak aralarında 4 saniyelik zaman farkı
vardı. İkinci olması sebebiyle aldığı 6 saniyelik zaman bonusu ödülü (bonifikasyon)
ile Hasanin Omar’ın 2 saniye önüne geçip genel sıralama liderliğine yükseldi
ve Marmara Turu’nun Sarı Mayosu’nu kazandı. Son gün muazzam temposu ile
büyük oranda kapattığı zaman farkında 6 saniyelik bonifikasyon ile yarışın
seyri değişebildi.

Hasanin
Omar ise 2. etabın galibi
yetini alarak 10 saniye bonifikasyon
almıştı. Saniyelerin bu denli önemli olduğu yarışlarda bonifikasyon yarışın
kaderine yön verebilecek bir güce sahip olabiliyor.


  

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın