Bir Yol Efsanesi: Miguel Indurain

12/05/2009  //     //  Yol Bisikleti

Miguel Indurain:

         Tam adıyla Miguel Ángel Indurain Larraya, 16 Temmuz 1964 Villana, Navarre (İspanya) doğumlu ve artık emekli bir yol yarışçısı. 1991-1995 yılları arasında üst üste kazandığı 5 Fransa Turu zaferiyle bir efsane haline geldi. Bu turu beş kez kazanmayı başarmış dört kişiden biri ve buna ek olarak üst üste beş kez kazanan ilk kişidir. Indurain, sahip olduğu özellikler ve fiziksel yapısı (1,88 mt ve 80 kg) ile ve kazandığı Giro d’Italia yarışlarına ithafen “Miguelón” (İngilizce “Big Mig” – Büyük Mig) lakabıyla anılmıştır. 1985-1989 yıllarında Reynolds, 1990-1996 yıllarında ise Banesto takımında yer almıştır.

 


Yaşamı :

         Indurain (Indurrayn diye okunur), 1985 yılında profesyonel oldu ve aynı yıl ilk kez Fransa Turu’na katıldı. Bu onun 11 yıl sürecek Fransa Turu kariyerinin başlangıcıydı. 1985 ve 1986’da yarış dışı kalmasına rağmen yılmayarak sonraki yıllarda kararlılıkla ve istikrarlı bir şekilde kendini geliştirmeye ve gittikçe daha üst sıralara çıkmaya başladı. 1990 yılında takım kaptanı Pedro Delgado’dan büyük bir destek gördü, zira artık turu kazanabilecek seviyeye gelmişti. Nihayetinde 1991 yılında Fransa Turu’nda zafere ulaşmayı başardı. 1991’den sonra 1995’e kadar da ard arda beş kez Fransa Turu’nu birincilikle bitirerek bu turu üst üste beş kez kazanan ilk sporcu unvanına erişti. Jacques Anquetil de bu turu beş kazanmış, ancak bunu üst üste yapmayı başaramamıştı.

         Indurain Büyük Turlar’ın (İtalya, Fransa, İspanya Turları) en iyi zamana karşı yarışçılarından biriydi. Zamana karşı etaplarda arayı ciddi anlamda açarak rakiplerine fark atar ve tırmanış etaplarında da elde ettiği bu avantajı korurdu. 1992 turunda 65 kilometrelik bir zamana karşı etabını, kendisinden sonra gelen ikinci yarışmacıya üç dakikalık bir fark atarak bitirmiş ve herkesi şaşkına çevirmişti. Beş kez Fransa Turu şampiyonu olmasına rağmen turlardaki zamana karşı olmayan etaplardan sadece iki tanesini kazanmıştır. Bunlar 1989 yılında bir dağ etabı olan Cauterets ve 1990 yılında bir başka dağ etabı olan Pireneler’deki Luz Ardiden’dir. Otoriteler sık sık, dağ etaplarında lider gruba katılıp yeterince sert mücadele etmediği konusunda Indurain’e yüklense de, diğer yarışçılar onun bu davranışını rakiplerine karşı bir centilmenlik olarak kabul etmiş ve gösterdiği bu büyüklükten ötürü ona saygı duymuşlardır.

         Indurain, 1992 ve 1993 yıllarında kazandığı Fransa Turları’na ek olarak Giro d’Italia’yı da (İtalya Turu) kazanmıştır. Büyük Turlar’ın ne kadar yıpratıcı olduğu ve yarışçıların genellikle her yıl sadece bir turu kazanmaya odaklandığı düşünülürse, peş peşe düzenlenen iki turu da arka arkaya iki yıl kazanabilmiş olması oldukça önemli bir başarıdır. 1994 yılında, bisikletçilerin bir saat içinde en fazla mesafeyi yapmaya çalıştıkları Hour Record yarışmasında 53,040 kilometre yaparak, daha önce “Uçan İskoçyalı” olarak bilinen Graeme Obree’nin bu alandaki rekorunu egale etmiştir. Profesyonel bisikletçilerin yarışmasına ilk kez izin verilen 1996 Atlanta Olimpiyatları’nda da bireysel zamana karşı yarışlarında altın madalyanın sahibi olmuştur. Ayrıca Fransa’da düzenlenen ve bir başka uzun soluklu yol yarışı olan Dauphiné Libéré’yi de 1995 ve 1996’da birincilikle bitirmiştir.

 

 

         1996 Fransa Turu’nda yine birinciliği hedefleyen Indurain, yarışın aşırı derecede soğuk ve yağışlı geçen ilk haftasından sonra bronşit olarak acılar içinde yarışmış ve bu nedenle Danimarkalı Bjarne Riis’e üstünlük sağlayamamıştır. Riis, daha sonraları yarışı EPO kullanarak kazandığını itiraf etmiş, ama bu açıklamaya ve tüm doping şüphelerine rağmen yarış organizatörleri tarafından Riis genel klasman birincisi olarak kabul edilmiştir. Indurain, bronşitin getirdiği tüm olumsuzluklara rağmen, evinin bulunduğu yerden geçerek Pamplona’da sona eren son etapta, etap birincisinin 8 dakika ardından etabı 19. olarak bitirmiş ve genel klasmanda turu 11. sırada tamamlamıştır. Indurain bunun için “ben Fransa Turu’nu altıncı kez kazanmak için elimden geleni yaptım, ama onlar beni kazanmak için hiçbir şey yapmadılar” diyor.

         Indurain, Takımı Banesto’nun, bacaklarının artık kurşun gibi olduğu ve nefesinin yetmeyeceği gerekçesiyle Fransa Turu yerine Vuelta a España‘ya (İspanya Turu) katılması için kendisine baskı uygulaması üzerine ertesi yıl İspanya Turu’na katılmaktan vazgeçmiştir. Kısa bir süre sonra da artık yarışlardan emekli olduğunu açıklamıştır.

 

 

         Indurain, beş yıl boyunca ambargo koyduğu Fransa Turu zaferleri boyunca geçmişin büyük tur şampiyonları ile kıyaslanmasına hep karşı çıkmıştı. Bisiklet üzerindeyken rakipleriyle çekişmeye girmez ve soğukkanlılığını kaybetmezdi. Oldukça sakin bir doğası vardı. Öyle ki, çok çekişmeli bir yarışta bile sürdürdüğü bu tavrı nedeniyle kimilerince dünya dışı bir canlı ya da bir robota benzetiliyordu. Aynı zamanda takım arkadaşlarına karşı da oldukça cömertti. Indurain’in hayranları, 1992 yılında büyük etaplardan birinin ardından hemşerisi olan takım arkadaşlarına “Mi baño es tu baño” (benim banyom senin banyondur) dediğine kulak misafiri olmuşlardı. Hemşerilerine ve özellikle de takım kaptanı Pedro Delgado’ya karşı oldukça alçak gönüllü biriydi.

         Emekliliğe ayrıldığında İspanya Olimpiyat Komitesi ve UCI Profesyonel Bisiklet Konseyi’nin üyesi olmuştur. Günümüzde aynı zamanda Miguel Indurain Vakfı’nın da onursal başkanıdır. Bisikletli turistlerin Fransa Turu’nun geçtiği güzergahı takip ederek dolaştıkları bir organizasyon olan L’Etape du Tour’la ve Güney Afrika’nın başkenti Cape Town’da düzenlenen Cape Argus Pick & Pay Cycle Tour organizasyonları ile sık sık ilgilenmektedir.

 

 

Indurain’in Fiziksel Avantajları :

         Kariyerinin zirvesindeyken Indurain’in fiziksel özellikleri normal bir insandan çok daha iyi olmakla kalmayıp kendisiyle aynı kategorideki atletlerle kıyaslandığında bile bariz üstünlüklere sahipti. Kan dolaşım miktarı dakikada 7 litreydi. Bu değer normal bir insanda 3-4 litre iken profesyonel yarışçılarda 5-6 litre civarında seyretmekteydi. Kalp çıkış kapasitesi dakikada 50 litreydi, buna karşılık formda olan bir bisikletçide bu değer 25 litre civarında seyretmekteydi. Ortalama bir yarışçının 6 litre olan akciğer kapasitesine karşılık Indurain’inki 8 litreydi. Bunlara ek olarak normal bir insanda dakikada 60-80 aralığında olan dinlenme nabzı Indurain’de 28’di! Bu sebeple zorlu dağ etaplarında Indurain’in kalbi çok daha az zorlanmaktaydı. Maksimum oksijen taşıma kapasitesini ifade eden “VO2 max” değeri Indurain’de 88 ml/kg/dakika idi. Dayanıklılığı ile ünlü olan Lance Armstrong’da bu değer 82 ml/kg/dakika’ydı. Üç kez Fransa Turu’nu kazanmış olan Greg LeMond’un değeri ise 92,5 ml/kg/dakika’dır, ki bu aynı zamanda bir dünya rekorudur.

 

 

         “Onu görürsünüz, atağa kalkarsınız, yüzünde bir gülümseme vardır. Yanına vardığınızda ona yorulup yorulmadığını soramazsınız, çünkü bunu yaparsanız size kahkahayla gülecektir.” – Claudio Chiappucci

         “Indurain beni hasta ediyor, çünkü o gerçekten çok iyi biri. Kendinizi ne kadar zorlarsanız zorlayın ondan nefret edemez ya da ona kızamazsınız. Çünkü o hakikaten iyi bir herif ve gerçek bir şampiyon.” – Chris Boardman

 


 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın