Bir Yaşama Bağlanma Efsanesi… Alex Zanardi

24/12/2012  //     //  Yol Bisikleti

 

90’ların sonlarına doğru  F1 hastalığına tutulup, yarışları karlı Yunan kanallarından izlemeye çalışan benim gibi fanatiklerin gayet iyi hatırlayacakları ve aslında hiç unutamadıkları bir isim. Alex Zanardi.

 

O yıllarda, Jordan, Willams gibi takımlarda epeyce yarış koşuyordu. F1 kariyeri çok parlak olmamakla birlikte ülkesinde ve camiada gayet sevilen bir isimdi Zanardi…(Bazı sporcular öyledir, yıldız performansa sahip olmasa bile hareketleri, sürüş tarzı vb, geniş izleyici kesimleri nin Zanardi ye olan ilgisini artırıyordu.

Ancak esas olarak, bizim buradaki çıkış noktamız, Zanardi nin F1  ya da champ car kariyeri değil, 2001 yılında geçirdiği korkunç kazadan sonraki yaşamı.

 

 

Pit stop alanından çıktıktan hemen sonra yaşadığı korkunç kazada, iki bacağını birden kaybetmesi, yarışçının tek koltuklu serilerdeki kariyerinin de sonu oldu..Piste çıktığı anda Alex Tagliani saatte 310 km/ h hızla aracına yandan çarptı, bu anda aracı ortadan ikiye bölünen Zanardi iki bacağını birden kaybetti. Medikal ekibin, yarışçını yanına ulaştığı anda, vücudundaki kanın 3/4 ünü kaybetmişti bile. Bir dakikadan fazla duran kabine yedi kere elektroşok uygulandı. Doktorlara göre vücudunda kalan sadece bir litre kan onu yaşama bağladı. Yaşadığı kazada erken müdahalenin yapılmamış olması, muhtemelen sporcunun da yaşamının sonu demekti. Daha sonra protez bacaklarla WTCC  serilerinden bir BMW kullansa da hiçbir şey eskisi gibi olmadı.

 

 

Zanardi açısından, ikinci yaşantısının paralimpik serilerde, el bisikleti sporuna başladığını söylesek sanırım yanlış olmaz. Bu anlamda, Fangio, Moss, Stewart, Hill, Schumacher, evet herbiri F1 efsanesi oldular ama hiç biri Zanardi’nin ulaştığı noktaya ulaşamadı. Sporcu, 2007 yılında el bisikleti (Para-cycling) kategorisinde yarışmaya başladı. Bu alanda ilk ciddi başarısını, yine aynı yıl  sadece dört haftalık bir antrenmanla New York Şehir maraton yarışını dördüncü bitirerek gösterdi.   2011 yılında ise aynı yarışı kazandı. 2009 yılındaki Venice Maratonu, 2010 yılındaki Roma Şehir maratonunu, ve en nihayetinde de 2012 Londra Olimpiyat Oyunları’nda da altın madalyayı alarak, neredeyse yaşamın sona erdiği noktada bir daha yaşama nasıl bağlı kalınır dersi verdi bizlere.

 


 

Zanardi nin 1998 doğumlu bir oğlu var.

Yaşadıklarını anlattığı, My Story( 2004) ve My Sweetest Victory (2004) isimli iki adet kitabı bulunuyor.

 

 

Elleriyle zaferlere ilerliyor şimdi, el-bisikletinde. “Eğer uçabilen insanlar olsaydı, Usain Bolt o zaman yetersiz hissedebilirdi. Sahip olduklarımla en iyiyi yapmaya çalışmak en büyük meydan okuma, en büyük rekabet.” diyebilecek kadar yaşama bağlı, elleriyle kalplerimize daha çok tırmanıyor şimdi Zanardi.

Go Zanardi!

 

[View:http://www.youtube.com/watch?feature=player_detailpage&v=HwVCPTpvG5c:550:0]

 


 

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın