2011 Sezonunda Gözler SKY Takımı Üzerinde

22/12/2010  //     //  Yol Bisikleti

 

 

Profesyonel bisiklet dünyasında yer almak, yerini korumak ve hedeflerini daha ileriye taşımak birçok ülkenin hayali oldu. İspanya’nın her spor dalında yapmış olduğu atak ve İspanyol sporcularının bildiğimiz son yıllardaki başarıları elbette ki göz ardı edilemez. Fransa’nın bu gelişimlerde yeterli atağı yapamaması sonucu kaybettiği Profesyonel yarış lisansları buna karşın Amerika Birleşik devletlerinin yapmış olduğu atağın haberini daha önce yapmıştık (haberi için tıklayınız). Bu gelişmelerle gündeme gelen diğer bir ülke de İngiltere olmuştu.

 

 

29 Şubat 2009’da yapılan basın açıklaması  ile muhteşem bir atak İngiltere’den geldi. Yeni bir takım kuruluyordu. Team SKY adıyla gelecek olan bu takımın birkaç misyonu olduğu aynı basın toplantısında açıklandı. Neydi bu hedefler?

 

 

*5 Yıl içerisinde Tour de France’ı kazanmak.

* Her yaştan ve her kesimden katılımı sağlamak

* Halkı teşvik edip alt kadrolardan yeni sporcular yetiştirmek

 

 

Team SKY’ın dev sponsor gücü BSkyB şirketler grubunun hayal gibi bir bütçe ile sadece İngiltere’de değil tüm dünyada imrenilecek, özendirecek 30 milyon Paund’luk bir bütçe ayırdı. Takım 2013 yılına dek SKY adını taşımayı da garantiledi. Böylesine büyük bir bütçe bisiklet sporu için örnek olacak ve ilerilere taşıyacak bir bütçe olsa da diğer ülkeler ve diğer takımlar bu korkunç bütçe karşısında imrenmenin ötesinde korkuyla takip ettiler. SKY nasıl bir takımdı. Bu bütçe karşısında nasıl sporcularla hangi imkanlarla yarışacaklardı soruları ve tedirginliği 2010 sezonunda ilk sezonlarına başlayan SKY takım üyelerini izlemekle geçti. SKY takımı ise büyük tur yarışlarının tecrübesinden uzaktı. 2010 yılını büyük yarışlara katılıp misyonları olan 3 hedefe ulaşmak için tecrübe edinmeleye başladılar. İlk yarışları Tour down under 2010’da Yeni Zellanda’lı Sky sporcusu Greg Henderson ile 3.lüğü aldılar. Genel olarak 2010 yılı yarışlarında takım salon yarışlarından sonra uzun tur yarışlarındaki teknik ve taktiksel farklılıkları tecrübe ederek geçirdi denilebilir. 2011 sezonu içerisinde SKY takımının bu açıkları kısmen kapatmış olarak izleyeceğiz.

 

 

Takımın hayal bütçesinin yanı sıra sporcularına sağladığı diğer imkanlar da tüm dünyaya yeni kapılar açacak nitelikte imrendirici. Muazzam tesislerde kamp ve kamp imkanları, yüksek donanımlı ekimanlar, yenilikçi teknolojik antrenmanlar, sürekli görev başında takım psikiyatristi, takımlarını İngiltere ve dünya basınına tanıtan basın grubu ki bu tanıtım ile İngiltere halkının büyük ilgisini çekmeyi başardılar. Tanınmak… Halk tarafından sevilmek, benimsenmek, örnek alınmak… Hem takımın hem de her ülke gibi İngiliz halkının da ihtiyaç duyduğu gurur duyma ihtiyacının karşılanması. Hatırlarsanız ülkemizde basketbol sporunun ilgi görmemesi izleyici kitlesine sahip olamadığı yollarda bir sponsor ile gündeme gelen Basketbol milli takımımız, milli takımımıza bestelenen tezahurrat niteliğinde bir şarkı bestelenmesi, televizyonlarda basketbol takımımızın tanıtılması, yogurt,süt reklam filmlerinde oynamaları sonrası hem sporcularımıza psikolojik destek verilmiş akabinde başarıyı ereberinde getirmişti, hem de halkın ilgisini basketbola çekip böylesi bir destek karşılığında gelen başarılarla halkın gurur duyma ihtiyacı karşılanmıştı. Hepimiz bunları okurken hangi sponsor firmanın bunu sağladığını, hangi şarkının bestelendiğini hatırlıyoruz değil mi? Demekki bu hedef ve firmanın reklam sponsorluğu başarıya ulaşmış. Şuan SKY takımın yaşadığı ve yaşattığı da benze bir politika hem sporcusunun desteklenmesi, onure edilmesi, tanıtılması, sevdirilmesi benimsetilmesi hem de halkın ihtiyaç duyduğu olumlu kahramanların yaratılması.

 

 

Alttaki resimde Manchester’da ve Londra’da gerçekleştirilen SKYride turu. Her yaştan bisikletli halkın katıldığı skyride büyük ilgi gördü ve katılımın takımın başarısıyla, benimsenmesiyle, örnek alınmasıyla orantılı artması hedefleniyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Team Sky sponsorlarından Pinarello’da 2013 sezonu için sponsorluk anlaşması imzalamıştı. 2010 sezonunda Sky takımı Pinarello Dogma 60.1 modeli ile yarıştı.

 

 

 

 

 

 

 

Bu iki resim Tour de France proloğu öncesi teknik servisin zamana karşı birikletleri hazırladığı günden kareler.

 

 

 

 

 

 

Bisikletler ve hazırlık sadece renklerden ve Pinarello’nun asimetrik şaheseri kadrosu ile sınırlı değil. Her bisikletçi kadrosunda, selesinde, gidonunda ilham kaynağı yada moral sağlayıcı ek desen veya objeler taşıdığını biliyoruz. Kadrolarda sporculara özel imzalar, mesajlar ve sporcunun yarış anında kendini özel hissedeceği küçük ama etkili detaylar. Team SKY da bu detayları atlamayacak profesyonellikte yaklaşıyor. Örneğin Bradley Wiggins için özel olduğunu hissetmesi için ona özel neler yapılmış, neler düşünülmüş?

 

 

 

 

 

 

 

 

Kadro detayı ve selesinin yanı sıra bir de muhteşem karbon ayakkabıları vardı ki herkesin ilgisini çekmeyi de başarmıştı. Maalesef Fransa turunun 2.etabında düşmesi sebebi ile ayakkabı tanıtımı kısa sürdü ve başka ayakkabı kullanmak zorunda kaldı. Yine de 2010 Fransa bisiklet turu içerisinde yoğun ilgi çekmeyi başarmıştı. Eminim takip edenler hatırlayacaktır.

 

 

 

 

 

 

Takım olarak Fransa bisiklet turu içerisinde gerçekten takdire şayan takım disiplini oluşturdu. Bu yılki Fransa turu zorlu etaplarında dar yollar sebebiyle sporculara takım arabalarından içecekler zamanında ulaştırılamadı teknik servisler zamanında yetişemedi. Hatta RadioShack teknik servisinin Lance Armstrong’a ulaşamaması sebebiyle Lance 1 dakikanın üzerinde zaman kaybı yaşamıştı. Şans mı diyelim yoksa etapların yol durumunun önceden düşünülüp etap içerisinde zamanlamanın önceden düşünmüş profesyonelliği ile mi diyelim? Team SKY sporcuları böylesi sorunları hiç yaşamadı. Herşey zamanında ve eksiksiz düşünülmüştü.

 

 

 

 

 

 

 

 

Nasıl bir takımdır Sky? İngiliz takım yıldızı gibi yüksek bütçesi ile birden profesyonel bisiklet dünyasında beliren yüksek bütçesi ve imkanları ile büyüleyen, herşeyin detaylıca düşünüldüğü başarıya odaklı, sporcusunu tanıtan destekleyen ve imaknların sunumu konusunda çekinmeyen, hedeflerinin yanında İngiliz halkının desteğini be katılımını kazanan daha ilk yılında büyük tur tecrübesi edinmeden büyük turlarda, zorlu etaplarda boy gösteren SKY’ı merak etmemek elde değil. İlk yılında elde ettikleri başarının az olduğu kesinlikle söylenemez. Fransa turunun zorlu dağlık etaplarında ne kadar zorlansalar da tecrübe edinme hedeflerinden ödün vermeden kasları yana yana turu tamamlayan sprinterleri ve takım disiplininin hayranlık uyandıran dayanışması.

 

 

2011 sezonu için Saxo Bank’tan transfer edilen yeni yarış Sky takımı koçu Bobby Julich‘in gelişi ile bu sezon tahmin edilenden daha yüksek başarıların geleceğini tahmin ediyoruz. Bu yıl 2011 sezonu için HTC-Columbia takımından transfer edilen Michael Rogers’ın takıma tespit edilen eksiklikleri olan uzun turlar için özellikle dağlık tırmanışlar için açıklarını kısmen kapattıklarını düşünüyoruz. Bu yıl uzun turlarda daha güçlü ve uzun etaplarda dirençli Sky takımı izleyeceğiz. Takım başarı hedeflerinin yanı sıra İngiltere’nin bisiklet sporundan uzaklaşmayıp alt kadro geliştirme hedeflerine ve halka yaygınlaştırma çabalarını da hayranlıkla izliyoruz.

 

 

 

 

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın