Yaşam Alanımız Genişliyor, İstanbul’da Yeni Bir Bisiklet Yolunun Yapım Çalışmaları Başladı

16/10/2012  //     //  Genel

 

Birkaç gün evvel İstanbul’da çok güzel bir projenin çalışmalarına başlandığının haberini aldım. Çalışmaları Metropol Kentsel Tasarım tarafından projelendirilen İstanbul Anadolu Yakası Bisiklet Yolları Projesi dahilinde Bağdat Caddesi‘ni de kapsayan ve toplamda 20km uzunluğunda bir bisiklet yolu. Göztepe Parkı ışıklardan, Kızıltoprak yönüne doğru uzanan proje çalışmalarının 3 aya kadar tamamlanması öngörülüyor. Bu sayede bisikletliler kendilerine ayrılan yoldan Kadıköy iskelelerine ve metrobüse, yeni açılacak bisiklet sokaklarından da sahile güvenle erişebilecekler. 

 

Öncelikle İstanbul Büyükşehir Belediyesi‘ne, 2005 yılından beri bu projenin hayata geçirilmesi için çalışan Bisikletliler Derneği’ne ve projenin gerçekleştirilmesinde küçük-büyük emek veren herkese teşekkür ederiz. Her ne kadar İstanbul’da olmasam da, oradaki arkadaşlarımız için çok güzel bir gelişme. 

 

Biliyorsunuz ki – ya da öyle umuyoruz – sitemizde yayınladığımız gelişmeleri sizlere ulaştırırken bu haberler bize gaipten gelmiyor ve konu hakkında araştırmalar yapıyoruz. Bu haberi duyduğumda, ben çok sevinmiştim. Hatta biraz araştırma yaptığımda çalışmalarına başlanan bu yolun standartları, şu an sahip olduğumuz imkanlarla karşılaştırıldığında oldukça da yüksek. Aşağıda proje örneklendirmesi için hazırlanan videoyu izlediğinizde, bunu siz de göreceksiniz.

 

[View:http://www.youtube.com/watch?v=hVVoWg8_EEc:550:0]

 

Konu hakkında detaylı bilgilere ulaşmak için araştırmalara devam ederken, karşılaştığım bir şey benim bu yazının seyrini değiştirmeme neden oldu. Konu hakkında yapılan bazı yorumlar… Özetleyecek olursam bu yorumları yapanlar, bisiklet yolu bittiğinde scooter, pizzacı motorları gibi araçların bu yolu işgal edebileceğinden, bu yolda acaba kaç bisikletlinin öleceğinden şikayetçi olup zaten kenardan köşeden gitmeye alıştıklarını ve bekleyip göreceklerini söylemişler. Pozitif yorumlar da olmakla birlikte bu gibi negatif olanlar dikkatimi çeken nokta oldu. 

 

Bu endişelerin ve bakış açısının bu birkaç kişiyle kalmayacağını düşündüğümden, bu konuda fikrimi belirtmek istedim. 

 

Birkaç bisikletçi bir araya geldiğinde, mutlaka lafı geçen konulardan birisi bisiklet yolları ve imkansızlıklarımız… Forumlarda, sohbetlerde, toplaşmalarda, yazılarımızda, paylaşımlarımızda hep bunun eksikliğinden şikayet etmiyor muyduk? Şimdi böyle bir imkan sağlandı bize. Yani şikayetimiz, belirli bir bölgeyle sınırlı da olsa çözüme ulaştırılıyor. Bizlerin tutumuna ve bunun sürdürülmesine vereceğimiz katkılara bağlı olarak bunun gibi projelerin devamı da gelebilir, Bağdat Caddesi popüler veya lüks olduğu için oraya özgü istisnai bir uygulama olarak da kalabilir. 

 

Endişeleri anlayabiliyorum, başımıza gelenler yüzünden, etrafımızda gördüklerimiz, duyduklarımız, başkalarının başına gelenlere uzaktan da olsa şahit olduğumuz için bir süre sonra hepimiz önce en kötüsünü düşünmeyi öğreniyoruz. Bu güzeldir, “fakat” ekini unutmamak lazım; bu kötüleri düşünürken onlara çözüm üretmek gerekiyor. Yoksa devamlı oturup şikayet eden bireylere dönüşürüz. 

 

 

Konumuza dönersek; bisiklet yolunuza scooterların gireceğinden mi endişelisiniz? Ya da yolun sağ kenarına da bariyer koyulmadığı için birilerinin kaza yaptığında ciddi problemler mi yaşayacağınızı düşünüyorsunuz? Ve buna razı olup, kenara çekilip yalnızca beklemeyi ve sonuçları görmeyi mi tercih ediyorsunuz?

 

Çözüm üretin. Bisiklet yolunuzu koruyun. Araba boyutunda ve daha büyük motorlu taşıtların girememesi için proje ekibi tarafından bir çözüm üretilmiş zaten. Geri kalan motorlu taşıtlar, yayalar, patenliler vs… Bunlardan bisiklet yolunuzu siz koruyacaksınız ve o yol sizin bekçiliğinizle hayata geçecek. 

 

 

Genellikle hep aynı örnek veriliyor fakat demek ki adamlar bir şeyleri doğru yapıyorlar, ya da popüler bir bölge olduğu için çoğumuzun orada bir anısı var. Amsterdam’da bir yaya olarak karşıdan karşıya geçmek için bile olsa bisiklet yoluna adım attığınızda eğer o yolda bir bisikletli varsa, o güler yüzlü insanlar bir an aslan kesiliyor ve hiç beklemediğiniz bir anda hiç beklemediğiniz bir şekilde azarlanıyorsunuz. Karşınızdaki bu kadar kararlı olunca da alışkanlıklarınızı bir kenara bırakıp, boynunuzu büküp bir dahaki geçişinizde daha saygılı olmaya çalışıyorsunuz. Bunu unutacak olursanız her birisi size hatırlatır, yaşadım, gördüm. Yani oradaki bisiklet yollarındaki tüm bisikletliler yolu kullanırken aynı zamanda bekçilik görevlerini de yerine getiriyorlar. 

 

 

Şimdi; bizlere bu yolları yapıyorlar, uzun zamandır istediğimiz bir şey gerçekleşiyor, bundan güzel bir şey olabilir mi? Biz bisikletçiler de bu konuda üzerimize düşeni yapıp alanımıza sahip çıkıp gereken saygının gösterilmesini kendimiz sağlayacağız, kendinizi kenara köşeye layık görüyorsanız orası ayrı… 

 

Herkes bisiklet kullanmak zorunda değil, sevsin de demiyorum, fakat herkes birbirinin tercihlerine saygı duymak zorunda ve eğer biz işimize, buluşmamıza veya gezmemize bisikletle gitmek istiyorsak, hafta sonu çıkıp şöyle güzel bir idman yapmak istiyorsak ve bunu sinir bozuklukları, öfke buhranları olmadan yapmak istiyorsak insanlara kültürümüzü tanıtmak ve kabullendirmek konumundayız. Onlara bisiklet yolunun yalnızca bisikletlilere ait olduğunu, yayalar da dahil herhangi bir şekilde yolumuzu kullanamayacaklarını, çok kıskandılarsa bisikletlerini alıp gelmelerini öğretmeliyiz. Bunu yaparken kimseye bağırıp çağırmak küfür etmeye de gerek yok. Siz bunun gerçekten sizin hakkınız olduğunu kabullenip usulünce koruduktan sonra insanlara söz hakkı bırakmamış olursunuz zaten. Bir zil, pedaldan ayak kesmemek üzere biraz göz korkutma, uyarı için kısa ve yüksek sesli bir “hey!” nidası belki… Bir insan tüm bisikletliler tarafından arka arkaya bu şekilde uyarıldığında mutlaka bir süre sonra saygı duymayı öğrenmese de buna alışacaktır. 

 

Ama bekleyip görmek için arkanıza yaslandığınız anda kaybedersiniz, kaybederiz… Armut pişip ağzımıza düşmüyor ne yazık ki. 

 

 

Bisiklet adına çok güzel bir gelişme… Zor dönemlerden geçerken, diğer problemlerin sıkıntıların sorunların yanında nispeten önemsiz kalsa da ülkemizde kişisel tercihlere saygı gösterildiğini görmek – projenin nedeni, amacı her ne olursa olsun bizler için sonucu bu oluyor – güzel. Hepimize hayırlı olsun.

 

Bisikletliler Derneği’nin çabalarıyla bu projenin bir diğer ayağının yine İstanbul’da Sirkeci-Florya arasında, 20km’lik Edirnekapı-Zeytinburnu-Merter mevkilerinde yapılması planlanıyor. Merter’de daha önce yapılan 5km’lik pilot hattına bağlanacak olan bu yolun yine metrobüs ile birleştirilmesi planlanıyor. Toplu taşıma ve trafik tıkanıklığı için de güzel bir toplu çözüm projesi. 

 

Projenin İzmir’de de uygulanması için gereken çalışmalar Bisikletliler Derneği’nin İzmir temsilcisi Dr. Ahmet Kayar tarafından yürütülmekte. Bu gelişmelerde emeği, katkısı olan herkese tek tek teşekkür ederiz. Bu gibi durumlarda karşılıklı iletişimimizi sağlamlaştırmamız gücümüze güç katacak, işleri daha da hızlandırmamızı sağlayacaktır.

 

 

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın