Salcano Arnavutköy Dağ Bisikleti Yarışı Polonyalı Marek Konwa’nın

08/05/2012  //     //  Genel

 

 

 

C1 kategoride  yer alan Salcano  Arnavutköy Dağ Bisikleti yarışına Olimpiyat puanı mücadelesi için 17 yabancı sporcu ve toplamda 116 sporcunun katılımıyla sıcak bir Pazar gününde piknikçilerin mangal kokuları eşliğinde gerçekleşti.

 

 

Sabah ve öğleden sonra iki ayrı zamanda yapılan yarışlardan saat 10 startında nispeten serin olmasına rağmen, saatler ilerledikçe hava giderek nemlendi ve saat 13:00’te yapılan Elitler yarışında 30 dereceyi buldu nemin de etkisiyle sporcuların hissettiği sıcaklıklar bunaltıcı noktalar ulaştı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yarışma parkuru 4km olarak belirlenmiş ulusal kategorilerin startı Arnavutköy şehir meydanında verildi.  Asfalt yoldan start alan sporcular parkura ulaşırken öğlen saa 13:00 da yapılan  yarışıdaki sporcular rampaya karşı parkur başlangıcında start aldılar.

 

 

Biraz parkurdan bahsedecek olursak, parkurun ilk başlangıcının rampa ve zeminin ise kaygan olması ayrıca 300 metre sonra darlaşan yol nedeniyle  sporcuların birbirlerini sollama imkanının az olması yüzünden startta çok hızlı çıkmak ve ön sıralarda yer almak oldukça önemliydi.

Arkada kalan sporcular  hem yoğun toz dumanı içerisinde kalıyor hem de darlaşan yolda yığılan trafik nedeniyle bisikleti ele alıp koşmak zorunda kalıyordu. Dar patikalardan, yamaç inişlerinden başlayan parkur bir süre sonra kaygan milli toprağı ile Göreme yarış parkurunu andıran kayalık  “v” şeklinde inişleri ve çıkışları olan segmenlere ulaşıyor. Zorlu virajları, orta seviyede tırmanışları, zevkli bisikletle uçarak inmeye müsait inişleri ile Karadeniz bölgemizi anımsatan yemyeşil çimenler çiçekler ile bezenmiş ova geçişleri ile ve ayrıca bir adet dik sayılabilecek kısa bir çıkıştan sonra finişe ulaşılan sporcuların sevdiği bir parkur oldu.

 

 

 

 

Pazar günü olması nedeniyle piknikçilerin yoğun mangal dumanları eşliğinde halkın meraklı bakışları ve çocukların ellerinde şişeler “Sulayalım mı? Abi” “what is your name” gibi soruları eşliğinde zorlu tırmanışta seyircilerin sporcuları motive eden bol desteğiyle gerçekleşen güzel bir yarış oldu.

 

 

 

 

Kişisel olarak parkur değerlendirmem ise oldukça eğlenceli olan bu parkurda startta 3. sırada yer aldım. Yabancı sporcular yine ön sıralardaydı fakat startta her  zaman öne geçebiliyorum ve hızlı çıkış yapabiliyorum bunun avantajını burada da yaşadım. İlk tur ön grupla aramda az bir farkla yarışı sürdürdüm. Diğer turlarda yavaş yavaş gerileyerek ortalarda 5.tura kadar devam ettim.5.turda ilk olarak arka lastiğim inmeye başladı ve bir süre sonra durdu hamur kıvamında yumuşak esneyen lastikle feedzone geldim ve tekeri şişirdim ve yarışa devam ettim. Sonraki turda ön lastiğim patladı 1km son gücümle feedzone lastiğim inmeden yetiştim. Patlak önleyici sıvı ile tamir etmeye çalıştık ama delik büyüktü feedzone’de yedek jantım olmadığı için ödünç jant istedim ama kimse vermedi(yarış içinde böyle şeyler hep oluyor), o sinirle ve  hırsla patlak lasitğimle bir tur daha attım, bu sefer de ön frenim tamamen boşaldı ve frensiz patlak lastikle o turu da bu şekilde tamamladım. Son turumda jantımı değişti fakat freni tamir edemedik o halde dik inişleri kamikaze gibi frensiz indim, ağaçlara çarpa çarpa durdum, virajlarda ise bisikleti yan yatırarak zar zor durdum diyebilirim. Bu sorunlar nedeniyle de bir çok sporcu beni geçti. Çok daha iyi sonuç alabilecekken 17.olarak yarışı her şeye rağmen bırakmadan tamamlayabildim.

Antrenman eksikliğimi tamamladım ancak bisiklet konusunda halen sıkıntı yaşıyorum umarım yakın zamanda çözer eski günlerime dönerim diye umud ediyorum. Bir de size anlatmak istediğim nokta ise yarışma pankartlarında kendimi görünce şaşırmış olmam, organizatörler geçen yıl ki Arnavutköy fotografımı pankartlarda kullanmışlar, değişik bir duyguyu yaşamış oldum,asılnda bu benim için hoş bir süpriz oldu.

 

 

10:00’da verilen startta Ulusal Kategori olan U-17, Juniors, Master, Yıldız Bayan kategorileri yarıştı.

Junior Erkekler’de toplam 10 sporcunun yarıştığı kategoride 6 tur yarışan Agit Salman ve Ömer Faruk Kansız ilk turlarda birbirlerine yakın çekişme içerisinde gidiyorlardı sonraki turlarda Agit ile Ömer’in arasındaki fark açılmaya başladı.Tur sayısı arttıkça farkta arttı ve Agit 1.olurken Ömer 2. ve Korcan Gürakın 3. sırayı aldı.

 

 

Master Erkekler  +30 Kategorisi bu kategörinin güçlü ismi Muammer Yıldız’ın galibiyeti ile sonuçlandı. Yarışın başından itibaren rakipleri ile mesafesini korumayı başaran Muammer haklı galibiyetini yarış sonunda aldı, ardından ise  CC Roma Ukrayna takımından Denys Dovbii takım arkadaşı Irina’dan aldığı emanet bisiklet ile 2.oldu. Denys Ukrayna’da amatör olarak antrenman yaptığını bu yarışa girip 2.olduğu için çok mutlu olduğunu dile getirdi.Ve gelecek yıl daha iyi sonuçlar alabileceğini söyledi. Bu senenin yeni masteri Mahmut Karabiber ise üçüncü sırayı aldı.

Master +40 Erkekler Kategorisinde yarış öncesi Kemal Merkit’in yarışmaya kaydının yapılmaması tüm camiayı üzen bir gelişme oldu. Kendiside bu duruma oldukça üzülen Kemal Merkit yarışa giremeden evine döndü. Ülkemizin değerli isimlerinden olan Kemal Merkit’in insiyatif kullanılarak yarışa alınması olumlu olurdu ve az sayıda olan ve ulusal kategori olan master sporcuların bisiklet camiasına küstürülmemesi gerekir diye düşünüyorum.

Gelelim bu kategorinin sonuçlarına Bora Tirki 6 tur atarak birinciliği alırken Erol Özbey İkinci ve Sadık Dedeoğlu üçüncü sırayı aldılar.

U-17 kategorisinde ise 18 sporcu arasından Mustafa Koklu 5 tur atarak 1. Yunusemre Yılmaz 2. ve Soner Eken 3.sırayı aldılar.

Yıldız Bayanlarda 5 bayan sporcu yarıştı. Kürsü tulum çıkaran Alanya Aldosk Takımı sporcularınındı Mesude Şenol 1.Büşra Önder 2 .Arzu Yaras 3.sırayı aldılar.

 

Günün beklenen yarışlarından Elite Erkekler saat 13:00 uluslararası kategorilerde ilk olarak start aldı.  22 sporcunun içinde 8 yabancı tecrübeli isim yer alıyordu. UCI puanlamasına göre sıralanan sporcular, toz bulutu halinde parkurda ilerlediler. Hem güç hem puan olarak önde yer alan sporcular avantaj sağladılar.

Polonya’dan ülkemizde gelerek puan avına çıkan sporcu Marek Konwa yarışmanın başından sonuna kadar yarışı domine etti, kurmalı bir oyuncak misali her yarışta olduğu gibi bu yarışta da birinciliği kimseye bırakmadı.

Portekiz Milli Takımı Ulusal Şampiyon bir diğer güçlü isim ve artık Türkiye’de sıkça gördüğümüz David Joao Serrali Rosa ise önündeki güçlü rakibi ile yarış boyunca kapıştı onu  geçmek için çok mücadele etti ancak 1 dakika farkla ikinci sırayı aldı. David’in takım arkadaşı Tiago Ferrieira Jorge Oliveira David’in arkasından üçüncü sırayı yer alarak kürsüde iki Portekiz sporcusu olarak yer aldılar . Sporcular C1 kategori Uluslararası puanları alarak hanelerine yazdırdılar. Sporcularımızdan ise en iyi dereceyi  Birisa Spordan Bilal Akgül ile 5.sırayı alırken  yine Birisa Spordan Abdülkadir Kelleci 6.sırayı ve Salcano Factory Team’den ise Hamza Kansız 7. sırayda yer aldı.

U-23’lerde ise 14 sporcunun start aldığı kategoride Yunanistan’dan Dimitrios Antoniadis yarış öncesi yaşadığı mekanik sorunda arka tekerindeki freewhell’in tek tırnağının kırılmasına rağmen bu arızasıyla birlikte 8 tur yarışarak 1.sırayı aldı. Ardından BrisaSporun güçlü ismi İsak Ünal birinci ile arasında 8 dakika gibi büyük bir farkla ikinci sırayı aldı. Üçüncü olan Aleksa Maric ise İsak ile 20 saniye gibi oldukça az bir zaman farkıyla üçüncü sırayı aldı.

 

Elite Bayanlarda 10 sporcunun start aldığı kategoride Danimarka adına yarışan Rikke Kornvig 7 tur atarak birinci sırayı alırken takım arkadaşı Helle Bachmann ikinci, Ukrayna’dan Iryna Popova üçüncü sırayı aldı. Türkler’de Semra Yetiş 4., Esra Kürkçü 5., Eda Konuk 6. sırayı aldılar.

 

 

 

 

 

 

 

 

Biraz format dışına çıkarak sizleri az da olsa gülümsetelim, size yaşadığımız anlarımızdan ve izlenimlerimden bahsedeyim;

 

 

Şehirler arası geldiğimiz için önceden planladığımız gibi kamp yerinde gelerek  yarış alanına  kamp malzemelerimizi götürdük ve çadırlarımızı bir güzel kurduk, otel bölgelerinin uzak olduğu ve konaklama imkanlarının sağlanmadığı için zorluk çekmemek adına doğayla baş başa bu güzelim çadırda konakladık.

Yarışma startı bölgesinde yer alan kampımıza yabancı sporculardan Ukrayna CC Roma takımı Irina ve Denys’i misafir ettik.  Otel bulamamaları ve kampın cazip gelmesi onlara etkili olmuş olacak ki yanımızdan hiç ayrılmadılar, biz de kendilerine Türk misafirperverliği göstererek bir çadır ve gerekli kamp malzemelerini sağladık, onlar da bizimle birlikte konakladılar.

İl dışından gelen bir çok sporcu yine konaklamada sıkıntı yaşadı ve çadırın mantıklı olduğunu o anda daha da iyi anladık. Bursa kafilesi de aynı şekilde bizim gibi çadırlardada konakladı. Akşam püfür püfür esen serin bir havada güzel bir uykunun ardından sabah Vuvuzella seslerinin eşliğinde titreyerek uyandık. Sabah kahvaltımızı yaptıktan sonra hazırlıklara başladık. Ukraynalı sporcular ne yediler diye soracak olursanız (belki de sormazsınız ama ben anlatacağım ya yine de “soracak olursanız” diye yazayım) sabah akşam yeşil sebze meyve yediler, hatta Ukrayna’da hazırladıkları göce ve buğday karışımını yediler. Bizden saklamaya çalıştıkları değişik bir enerji içeceğini çaktırmadan devamlı tükettiler (bu arada bunu da söylemeliyim).

 

 

Türkler’e göre yarış tecrübeleri oldukça az ancak yarışlardaki başarıları yüksek bu arkadaşlarımızın, nedenlerinden biri de bence beslenmeleri, ayrıca aldıkları destekleyici ilaçlarını da unutmamak lazım (henüz keşfedemedik). Bu arada fakat çok da  hırslı ve azimliler bunu da not etmek şart. Tek bisiklet ile iki sporcu master ve elite kategoride yarışa girdiler, hiç bir şey onları durduramıyor. İlk önce Master kategoride yarışacak olan Denys benim bisikletimi denemek amaçlı şöyle aldı ve parkurda bir tur attı daha sonra bir geldi ki  selesini indirmiş pedallarını değiştirmiş, “ben bununla yarışa giricem” dedi. Biz şaşırıp kaldık izin almadan yarışa bisikletimi hazırlamış yurdumun misafiri. Alem adam bu yabancılar evet misafirperveriz ama o kadar da değil. Tabi ben izin vermeyince kendi kendine kızarak (bilemiyorum artık)  pedallarını Irina’nın bisikletine taktı ve yarışa hazırladı. Bu duruma biz oldukça şaşırdık. Çadırımıza misafir ettik, aşımızı paylaştık ama bisikletlerimiz de elden gidiyordu.

Yarışa giren Denys antrenmansız ve tecrübesiz olmasına rağmen iyi yarıştı ve 2. sırayı aldı. Irina sabah akşam uyudu ve güç depoladı yedi, içti, yattı diyebiliriz. Sıcakta bile çadırdan çıkmadı. Yarışta da oldukça iyi bir performans sergiledi ve 3.sırayı aldı.

 

 

Kendimize bakıyorum onlardan bir eksiğimiz yok ancak uyku ve beslenmede düzeni sağlayamıyoruz. Ayrıca destekleme gıdası, ilaç kullanmıyoruz. Biraz da bunun etkisiyle onlardan geride kalıyoruz diye düşünüyorum.

Kamp alanında ise gece sineklerle başımız dertteydi pratik Türk zekasıyla bunun da çaresini Bursa kafilesi ateş yakıp duman oluşturarak sinekleri kovmakta ararken Eskişehir kafilesi ise çareyi sinek ilacı ve losyonda aradı, tabiki sinek ilacı dumana göre etkili oldu.

 

 

Yarışmaya Bilecik bölgesinden ilk kez yarışacak 3 sporcu getirdik. Yarışmadan bir gün önce 1 master sporcumuz Cem Coşkun antrenmanda elinin üzerine düşerek sakatlandı ve 7 dikiş atıldı sonuçta yarışı izleyici olarak takip etmek zorunda kaldı. Diğer sporcumuz Yunus Çoban ise ilk yarışı olmasına rağmen yarışı tamamlamayı başardı ve 24.sırayı aldı. Elite bayan kategorisinde ise hiç  tecrübesi olmayan Demet Çalışkan’ın lisansınında kayıtlara yetişmemesi nedeniyle o da start alamadı. Bir daha ki sefere inşallah.

Çadırların toplanması aşamasında Ukraynalı sporcular çadırlarını toplamadan “byeee” diyerek gitmek istedi, ancak biz buna da izin vermedik “Çadırı toplayın, sonra gidebilirsiniz! ” dedik ve misafirperverliğimizi bir kez daha gösterdik.  Biraz bu konularda düşüncesizler gibiler sanki, bir teşekkürü bile çok görüyorlar, bu da bizim kültürümüzün aslında ne kadar güzel yönleri olduğunu ön plana çıkarıyor, Hiç bir Türk bunları yapar mı, hiç yardım etmeden “byeee” der gider mi? en azından “Çadırı topladık, ahan da şurada, teşekkür ederiz. Allah razı olsun! ” der, şöyle bir kucaklaşıp helallik aldıktan sonra belki de hafif gözü yaşlı bir şekilde 1.5 metreden el sallayarak vedalaşır ve ayrılırdık.

Yarışmaların ardından İstanbul trafiğinin stresi ve yarış yorgunluğu ile İstanbul dışına kendimizi atınca rahatladık. Eskişehir’e yaklaştıkça hava serinledi ve yağış başladı yarışmada sıcaktan bunalmıştık serin ve yağışlı hava bize ilaç gibi gelmişti. Arnavutköy yarış maceramız işte bu şekilde sonuçlandı, hatıralara ve kayıtlarımıza geçti.  Kalın sağlıcakla…

 

 

ELITE ERKEKLER UCI SONUÇLARI

ELITE BAYANLAR UCI SONUÇLARI

U-23 ERKEKLER UCI SONUÇLARI

 

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın