Dondurucu Cehennem 2 – Milan SanRemo’nun ‘The Frozen Hell’ Tekerrürü

18/03/2013  //     //  Genel

 

Bahar Klasiklerinin tarih değişikliği intikamı dün oldukça çetin şartlarda, unutulmayacak mücadeleler ile geçti. Her yıl, Cumartesi günü yapılan Milan-SanRemo’nun Pazar gününe alınmasına en çok karşı tepki gösteren Fabian Cancellara, yarış sonrası röportajına ilk olarak yarışın takvimsel değişimini belirterek başlaması bu sebeple pek şaşırtıcı olmadı. Yarış sonrası röportajlarda ağız birliği olan tek yorum “Çılgın Yarış” nitelendirmesi oldu. Cumartesi gününü güneşli geçiren Milano, Pazar günü kötü sürprizini yaptı. Cancellara, “Startı alırken, dünkü gibi güneşliydi. Ancak, Sanremo finişine kadar parkurda yaşananlar, otobüse binmek için yarışın durması, Le Manie’nin parkurdan çıkması… Çılgın bir gündü. Yarışın yoğun kar yağışı ve tehlikeli görülen Turchino geçidinin otobüsle geçilen kısmı ve 2 saat sonra Arenzona’dan yeniden start alması, bugünün çılgınlıklarını yeterince yaşadım, daha fazlasını istemiyordum. Yarışa devam etmeliydim, başka seçeneğim yoktu. Sabah takım toplantısında takım lideri olarak ne olursa olsun bitirmem gerektiğini konuşmuştuk. Bugün herkes iyi iş yaptı. Ben, takımım ve yarışı bitirenler. Evet Ciolek birinci oldu, Sagan ikinci ben üçüncü olarak podyuma çıktık. Ama bunun anlamı herkes artık eve gidebilecekti. Tüm gün için çılgın kondüsyondaydık, yarışın sonunda benim için ne önemliydi? Sağlık önemliydi. Benim hayatımda geçerli ilk kural sağlığımdır. Sonuç olarak derecemden memnunum. Üçüncülük Milan-SanRemo’yu kazanmak gibi”dedi.

 

Günün galibi 26 yaşındaki Alman Gerald Ciolek, yarışı benzer sözcüklerle yorumladı. Fazlası… “Yarışa başladıktan sonra korkunç kondüsyondaydık, Turchino geçidi öncesi çok kötüydüm. Otobüse bindiğimizde ilk 10 kilometre ağlamaklıydım, çünkü ellerimi hissetmiyordum. Ama gün benim ve takımım için müthiş bir başarıyla sona erdi.” dedi. 2005 yılında takımından destek almadan Erik Zabel’i geçerek Almanya ulusal yol yarışı şampiyonu olan Ciolek’e yaşadığı süreç soruldu. Ciolek, “Kariyerine iyi başlangıç yapanlardan beklenen, hep daha fazla başarının geleceğini beklemek oluyor. Aslında geçen yıl da iyi yarışmıştım.” dedi. Ciolek, saklı kalmış, susturulmuş ve çok da şans verilmemiş yeteneğini tarihi Milan-Sanremo’yu, en zorlu şartlarında, güçlü isimlere karşı kazanarak yeniden ispatladı. Henüz 26 yaşında olan Gerald Ciolek için geç olmayan bir kariyer atağını dün izlemiş olduk. Dahası Erik Zabel, Ciolek’in herkes tarafından sürpriz karşılanan zaferinin kendisi tarafından pek de sürpriz olmadığını söyledi. İki kez önemli yarışta Zabel’i geçen Ciolek’i yakın tanıyan eski rakibi, Katusha’nın sportif direktörü olarak sporun içinde kalmaya devam eden Zabel, “O genç ve çok çok güçlü bir sprinter, Belçika dereceleri performansını gösteriyordu. Ve Ciolek, kazanmak için nerede ne yapacağını bilen planlayan bir sporcu. Kazanmak için Poccio’da atağın gerektiğini biliyordu. Sagan ve Cancellara gibi isimleri geçmek için doğru zamanlama ve konumu da biliyordu. Hiç şaşırmadım.” dedi.

 

MTN-Qhubutheka takım kadrosunda zaferi kazanan Ciolek, Güney Afrika’nın Pro Continental lisanslı  takımına ilk büyük başarıyı kazandırmış oldu. Yarışa devam edip bitirenlerin görüşleri, 25 yıldan sonra ilk kez yaşanan dondurucu cehennem arşivine eklendi. Evet geçtiğimiz Pazar günü izlediğimiz tarihi yarış, şartları ve zorluğuna eş bir değerle tarihe geçerek 25 yıl aradan sonra, yeni dondurucu cehennem olarak kayıtlara eklenecektir. 25 yıl önce “The Frozen Hell” olarak bisiklet tarihe geçen yarış; 1988 Giro d’italia 14.etabında yaşandı. Chiesa Val Malenco – Bormio arasında yaşananlar, Passo di Gavia’nın 95.kilometrede geçilen zirvesi, 108.kilometrede Amerikalı Andrew Hampsten’in atağına cevap veren 24 yaşındaki Hollandalı Eric Breukink’in unutulmaz etap galibiyeti. Bisiklet üzerinde geçilen 120 kilometrelik Giro 14.etabının galibi genç Hollandalı Breukink’in destansı zaferi, etabı 7 saniye geriden tamamlayan Hampsten’in genel sıralama liderliğini alıp 1988 Giro galibiyetine uzanan o unutulmaz gün, “The Frozen Hell” olarak tarihe geçmişti.

 

[View:http://www.youtube.com/watch?v=P4PhVBrK7Xw:550:0]

 

17 Mart 2013 Pazar günü(Dün) yaşananlar, tarihin bir yansıması olarak yine İtalya topraklarında, bu kez Milan-SanRemo’nun 104.startında yaşandı. Soğuğun yadsınamaz etkisi, giydikçe az gelen kıyafetler, gazeteleri donmuş elleri ile vücuduna sarmaya çalışan isimler ve en önemlisi zorlu parkurların, duvar etkisine sahip dik eğimlerin yapamadığı yüzlerdeki ağlamaklı ifade yarış boyunca hakimdi. Yaşanan kazalar, kaybolan ümitler, dayanamayan vücutlar, tarihe geçeceği aşikar bir yarışı terk etmenin vicdan muhasebesi…

 

Kaçıranlar için yarış videosu: 

[View:http://www.youtube.com/watch?v=YaRev2i7DPQ:550:0]

 

 

Pazar günü, Milan-SamRemo start listesinde adı olmayıp ekran karşısında yarışı izleyen sporcuların kuşkusuz nefeslerini tutarak izlediği yarış, muhakkak Frozen Hell serisinin parçası olarak yıllar sonra anılacak yarışta yer alamamış olmanın üzüntüsüyle iç geçirten sahnelerle doluydu. Bir yandan bu dondurucu cehennemi yaşamadığı için sevinen, ancak öte yandan böylesi bir tecrübeyi ve bu destanın bir parçası olma arzusu. Zabel’in Ciolek performansını yorumlaması ve pazar günü coşan twitlerin kısa raporu bu yönde. Orada olmadığım için mutluyum, ama orada olmak vardı… Bisiklet sporcusu için başka bir hissiyat da beklenemez. Sagan’ın tecrübe ettiği bu yarış, turminatör’den yine olağan üstü performans ve yarışı ikinci tamamlama başarısı kuşkusuz galibiyet kadar değerli. Cancellara için de durum pek farklı değil. Takımının kendine uygun olmayan oluşumuna sesini bir kez çıkarmayan ve hep finiş mücadelelerini tek başına verirken izlediğimiz Cancellara, Sagan’a yarıştan bir gün önce yolladığı mesajla adeta düelloya davet etmişti. Sagan, Cancellara odaklı panik yaşarken Ciolek’ten gelen muhteşem sprint güne noktayı yine büyük derslerle dolu olarak koydu. Sagan’ın finişteki meşhur yıkılmış bakışı ve Sagan yorumlarını muhakkak okuyun.

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın