Bisikletin Başkenti Üzerine Röportaj -3

08/08/2012  //     //  Genel

 

 

Gelelim
diğer bir konuya 16 yaşında her gün okula bisiklet ile gidip geliyor.
Türkiye’de olsa “Park yeri var mı?”, “Park etsek güvenli mi?”, “Kitap
defterleri nasıl taşıyacağız?”, “Arkadaşlarım ne der?” gibi birçok soru gelecek
aklımıza. Bu soruların hepsine yanıt Pelin’in kendi ağzında.

 

“ Her
sabah okuluma kendi bisikletim ile gidiyorum, zaten tüm arkadaşlarım da
bisiklet ile geliyorlar. Hatta çoğu kez yolda karşılaşıyoruz ve birlikte
gidiyoruz. Benim okulum evime 20 dakika uzaklıkta bu sebepten çok rahat gidip
geliyorum. Hem her gün sporumu yapmış oluyorum hem de araba egzozu ile çevreyi
kirletmiyorum. Benim gibi okulu yakın olmayan arkadaşlarım ise ya tren ile
okullarına gidiyor ya da daha erken yola çıkıp yine bisiklet ile gidiyor.
Hollanda da okul servisi kavramı yok, sadece zihinsel engelli öğrencilerin
bisiklet sürmeleri trafiği aksatacağı düşüncesi ile toplu olarak servis benzeri
araçlar kullanılmaktadır. Bunun dışında ya bisiklet ile ulaşım sağlanmakta ya
da tren gibi büyük toplu taşıma araçları kullanılıyor. Ama yine de toplu taşıma
ile gidip gelenler oldukça az.”

 

Peki,
okula vardığınızda bisikletlerinizi koyabileceğiniz park yerleri var mı? Varsa
içiniz rahat edebiliyor mu? Bunları Pelin’e sordum çünkü geçenlerde yazdığım
“neden çocuklar bisiklet ile okula gitmiyor başlıklı yazıma en çok yorum bu
konuda yapılmıştı. Hatta Ankara’dan genç bir arkadaşımız bunu çok istediğini
ancak gerçekleştiremediğini söylemişti, sanırım benim de aklımda kalmış hemen
sorma gereği duydum.

 

“ Okulun arkasında kocaman bir park yeri
var ve oraya tüm okulun bisikletleri sığıyor. Aynı zamanda bisikletlerimizin
güvende olduğunu biliyoruz. Aynı şekilde zaten ülkenin tüm bölgelerinde park
yerleri yeteri kadar var.”

 

 

 

Bizde
öğrenciler okula giderken dev sırt çantaları kullanırlar hatta bazen nasıl bu
çantaları taşıyabiliyorlar diye düşünüyorum. Belki bizler de taşıdık ama şimdi
imkânsız geliyor. Kardeşim küçükken çantası bazen 5 kiloya yakın olurdu, resmen
üzülürdüm tek başına taşımasına. Hem bisiklet hem de kitapları bizimkilerin
taşımasını hayal bil edemedim. Siz okula kitap defter götürüyorsunuzdur,  yükünü nasıl taşıyorsun, zor olmuyor mu?

“ Okula gidip gelirken kitap defterlerimizi
bisikletlerimizde çok rahat taşıyabiliyoruz. Örneğin ben bir yandan da sanat
okuluna gidiyorum bisikletim ile gitarımı sırtımda çok rahat taşıyabiliyorum.
Sanırım yollarımız güvenli olduğu için bizler hiç sorun yaşamıyoruz.”

 

 

Bu
kadar düzgün bisiklet yolları var ve herkes kuralla uyuyor diyorsun, bunu nasıl
sağlıyorlar? Yani aslında sorum şu Türkiye’de bisiklet için zaten ne kural var
ne de düzgün trafik akışı ar, bisikleti zaten geçtim ama araba kullanmak için
ehliyet almak zorundasın yine de o ehliyet alındıktan sonra kimse kurallara
uymaz. Acaba Hollanda’da bisikletinde bir ehliyeti var mı? Bisiklet yollarında
trafiğin düzgün akması için neler yapılıyor?

 

“ Bisiklet sürmek için bir belgeye ya da
ehliyete gerek yok, ama ortaokuldayken hepimiz bisiklet sürmeyi ve trafikte
uyulması gereken kuralları öğreniyoruz. Hem kendi yapmamız gerekenleri hem de
diğer araçların yapması gerekenleri öğreniyoruz. Mesela benim kız kardeşim şu
an ortaokulda ve tüm kuralları öğreniyor. Ortaokuldan mezun olurken bir teste
giriyorsunuz ve bu testten geçenlere ödül olsun diye bir tatile götürüyorlar.
Tüm okulca gidilen eğlenceli bir tatil sanırım bizleri motive ediyor ve
bisiklet kullanmasını çok iyi öğreniyoruz. Bu eğitimin amacı bizlere “ Daha
düzenli, saygılı bir toplum için kurallara uymalıyız. Bisiklet kullanırken
kendinizi ve etrafınızdakileri zor durumda bırakmamak için bu testi
geçmelisiniz” şekilde söylenmişti. Bende buna katılıyorum, herkesin kurallara
uyduğu bir toplumda kavga olmuyor.”


Ne
kadar güzel bir uygulama, hem çocukları küçük yaşta kurallar konusunda
eğitiyorlar hem de gerçekten öğrenip öğrenmediklerini kontrol ediyorlar. Bunun
yanında küçük yaştaki çocukları bisiklet konusunda inanılmaz teşvik ediyorlar,
hem de bunu hükmet kendi yapıyor, sanırım cennet diye tabir ettiğimiz yer tam olarak
Hollanda diye düşünmemek elde değil.

 

                                            

 

Sürekli
okula işe gidiyorsun ama merak ettiğim bir nokta daha var; ailenin tutumu
nedir? Onlarda bisiklet ile bu kadar içli dışlılar mı? Bunlar Hollandalı
dostumuza soru o kadar saçma geldi ki, neden sordum hemen açıkladım. Türkiye’de
bunları yapan kesinlikle var, mesela ben okula vs. giderken bisiklet ile
gidiyorum çoğu kez. Ama (annem bu yazıyı okursa bir itiraf olacak) annemler
bunu istemiyorlar ve bende akılları kalmasın diye söylemiyorum. Yani Türkiye’de
açık açık ailesine söyleyerek bisikleti ulaşım aracı olarak kullananların
yanında bir de benim gibi gizli gizli kullananlar var. Bunu nedenini merak
etti, bende şöyle açıkladı;” Ülkemizde bisiklet yolları olmadığı için ve hatta
araç şoförleri o kadar dikkatsiz ki, çoğu kez can güvenliği olmadan sürüyor
insanlar. Bizim de kanunlarımızda bisiklet ile ilgili maddeler var ama
bisikletliler olarak yalnızca biz uyguluyoruz. Mesela sağ şeritten gidiyoruz, ikaz
için ön ve arka ışık sistemleri kullanıyoruz, geceleri fosforlu yelek giymeye
özen gösteriyoruz ve kask takıyoruz. Ama yine de çok nadir de olsa üzücü
olaylar yaşıyoruz, kaybettiğimiz sayı olarak az da olsa bisikletçi dostlarımız
oldu. Bu sebepte Türkiye’de aslında Türk Halkı ile savaş veriyoruz.” Tüm bunlara
karşılık Pelin ailesini anlatınca içten içe kıskandım diyebilirim.


“ Annem aklınıza gelebilecek her yere
bisiklet ile gidip geliyor, hatta toplam üç tane bisikleti var şu an da; Pazar için
ayrı, şehir için ayrı, spor için ayrı. Arkadaşları ile bir yerlere giderken hep
beraber bisiklet ile gidiyorlar veya Pazar/alışverişe giderken büyük sepeti
olan bisikleti ile gidiyor. Bazen de spor yapmak için özel bisikletini
kullanıyor.

Babam çok daha farklı; maalesef iş yeri çok
uzakta olduğu için tren ile gidip geliyor, bazı günler çok yükü olduğunda kendi
arabası ile gidip geliyor. İşten arda kalan vakitlerinde kendine uygun
bisikletler yapıyor. Bisiklet dükkânlarından aldığı parçaları garaja getiriyor
ve saatlerce parçaları birleştiriyor. Sanırım babamda böyle keyif alıyor.”



 

Hollandalı
dostumuza son sorum şu oldu “ şu anda 16 yaşındasın, ehliyet sanırım 19 yaşında
alınıyor diye biliyorum. 19 yaşında ehliyetini alınca arabamı kullanırsın yoksa
bisiklete devam mı?”

“ Ehliyetimi alsam da araba kullanmam, çünkü
bisiklet her zaman daha hızlı. Örneğin bir kavşaktan geçerken bisikletin
üstünlüğü olduğu için biz beklemiyoruz. Ama arabada olsam bisikletlilere yol
vermek zorunda kalacağım ve gideceğim yere çok daha geç varacağım. Birde
arabalara kapalı yollar var tabi ki; bisiklet oralarda serbest olduğu için çok
daha avantajlı oluyor. Benim 19 yaşını geçmiş arkadaşlarımda var ama kimse
okula araba ile geliyor.”

 

Sanırım bende dahil olmak üzere yazıyı okuyan herkes kıskandı, o yüzden ben daha fazla bir şey eklemek istemiyorum.

O sebepten Hollanda hakkında bu güzel bilgileri paylaşan dostumuza teşekkür ederek, herkese bol pedallı günler…

 

 

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın