Bisiklet Bir Oyuncak Değildir… Çocuğunuza Bisiklet mi Alacaksınız? Mutlaka Okuyun…

20/10/2009  //     //  Videolar

 

“Anne/Baba ben bisiklet istiyorum!” der birgün çocuğumuz. Çocuğumuz varsa bu istek kaçınılmazdır. Hele bir de okullar tatil olup yaz günlerinin çocuğumuza kaldığı zamanların her çocuğun hayallerini süsleyen bisikletiyle başbaşa kaldığı zamanlardır. Bu istek bize ulaştığında tatlı bir mutluluk hissederiz. Zamanın su gibi akıp gittiği hayatımızda daha dün gibidir bebeğimizi kucağımıza aldığımız gün. Çok evhamlı oluruz aman üşümesin, ah ateşi çıktı derken bir yandan dünya ile tanıştırır hayatı öğretiriz. Yemek yemeyi, pipetle birşeyler içmeyi, ilk sözcükleri, konuşmayı, tuvalet eğitimi derken karşımızda dikilip şimdi bizden bisiklet istemektedir. Nasıl bu tatlı mutluluğu hissetmeyiz ki?

 

Kimi aileler meraklı, araştırmacı oturup internette araştırma yapar en doğrusunu en iyisini öğrenmeye çalışır. Ne yapmalıdır, nasıl bisiklet alınmalıdır?, nereden alınmalıdır?, sadece bisiklet almak yeterlimidir? İnternette yapılan araştırmalarda herşeyi içeren bir kaynak bulmak zordur hatta birkaç yıl öncesine dek bu konuda hiçbir kaynak yoktu. Şuanda bu bilgilere ulaşmak mümkün. Ticari firmalar bisikletin özellikleri yada nelere dikkat edilmesi gerektiğini yazarlar ve bilgi bisikletin satıldığı zamana kadar net bir şekilde yazılmıştır. Ama yarım bırakılmış bilgiler ile bizde herşeyi yarım olduğunu bilmeden tam yaptığımızı sanırız.

 

 

Öncelikle şunu belirtmek isterim ki süpermarketlerde yada oyuncakçılarda satılan tüm bisikletler güvenilir değildir. Peki nelere dikkat etmeliyiz? nereden almalıyız? İşte bu sorunun cevabı belki de çocuğunuz yolda giderken plastikten yapılmış olan telerlek milinin kırılıp yada kırılmaması arasındaki çizgidir. Bisikleti aileler alıyor yani nasıl bir bisiklet aldığınızı tam olarak bilerek almalısınız. Sizler için çocuğunuza almanızın doğru olduğu bisiklet standartları hakkında kaynak oluşturdum. Nerelerde bulabileceğimiz konusunu da sırayla paylaşacağım.

 

 

EN 14765 : Çocuklar için bisikletler – Güvenlik kuralları ve deney metotları olarak Avrupa ve Türkiye standartlarında, çocuklar için bisikletlerin, bisikletin kendisi ve alt tertibatlarının tasarım, montaj ve deneyler bakımından güvenlik ve performans kuralları ile deney metotlarını kapsar.

ISO 8098 : Çocuklar için bisikletler – Güvenlik kuralları ve deney metotları

 

Bu standartlar bisikletin, malzemelerinin ve çocuk güvenliği göz önüne alınarak montaj sonrası testlerin yapılması anlamına geliyor. Ve üreticiler bu standartlara uymak zorunda. Bu kodları araştırırken birçok ülkede standart dışı olması sebebi ile satış yasağı getirilen bisikletler gördüm. Bisler de görebilirsiniz. Avrupa standartları Enstitüsünde hepsi listelenmiş Buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Bakıldığında bu bisikletlerin hepimize aşina geleceğine eminim. Ne yazıkki uyarılmadığımız için ve bilmediğimiz için bu bisikletlerin potansiyel alıcıları bizleriz. Kullanıcıları ise çocuklarımız.

 

 

Belirtmiş olduğum Avrupa ve ülke standartlarımız dışında ülkemizde heryerde ulaşılabilen ve bu standartları taşımayan bisikletlere bir örnek resim paylaşacağım. Bu resimdeki bisiklet maalesef tarafımca oğluma almış olduğum bir bisiklettir. Bir süre internette araştırma yapmış fakat bugünkü bilgime, tecrübeme sahip olmadığım o yıllarda internette yeterli bilgiye ulaşamamış, ne fark eder ki bisiklet işte diyerek beyaz eşya dükkanından almış olduğum bir bisiklettir.

 

 

 

Kırmızı ile işaretlediğim maşa boynunda ciddi bir çatlak var. Bu çatlağı farkettiğim gün bu bisiklette ne denli hata yaptığımı anladım. Şu an bisikleti atamıyorum bile bir çocuk alıp kullanabilir diye. Bu bisikletin standartlara uymayan bisiklet güvenlik testlerinden geçmediği o kadar da acı bir gerçek. Oğlum şans eseri kötü bir olay yaşamadı. Fakat yaşayabilirdi.

 

 

Bisiklet Boyu:  Minik bebeğimizi büyütmenin verdiği gururla bir bisiklet dükkanına giderek asla bir oyuncak olmayan hayatın bir parçası bir ulaşım aracı olan bisikletimizi alma aşamasında alacağımız bisikleti uzun yılları kullanmasını değil öncelikle uzun yıllar yaşayabilmesi adına çocuğumuzun boyuna uygun boyda bisiklet seçmeye özen göstermeliyiz.

 

 

 

 

 

 

 

Çocukların bisikletlerinin büyüklükleri, bisikletin yüksekliğine göre değil, tekerleklerinin ölçüsüne göre ayarlanır.Örneğin; 12 (3-4 Yaş), 16 (4-5 Yaş), 20 (6-9 Yaş) ve 24 (9 yaş üstü) inç tekerli çocuk bisikletleri mevcut ve çoğunlukla bisiklet alırken çocuğun yaşına göre bisiklet alınır.Oysa bu yanlıştır.Doğru olan; çocuğunuzun seleye rahat oturup ayağının zemine temas ettiği yüksekliktedir.Ayaklarını pedala koydugunda dizlerinin gidona değmemesi önemlidir.Seleye oturduklarında kol boyları kolayca gidonu tutabilecek ölçülerde olmalıdır.

 

 

 

 

 

Kaskın Önemi:

 

Uygun bisikleti seçtikten sonra kuralınızı orada koyarak. “Bisiklete binmek istiyorsan kask takmalısın. KASK YOKSA BİSİKLETTE YOK” anlaşmanızı hemen orada gerçekleştirin ve bu konuda göstereceğiniz esneknik 11 yaşına dek denge yetisini tam sağlayamamış çocuğunuz için ciddi riskleri de kabullenmiş olacağınızı unutmayınız. Bisiklet bir oyuncak değildir. Trafikte kullanılabilen bir ulaşım aracıdır.

 

 

[View:http://cyclingtr.com/cfs-file.ashx/__key/CommunityServer.Blogs.Components.WeblogFiles/ailevecocuk/brain_2800_1_2900_.flv:550:0]

 

 

Kask alırken yine üretim ve test standartları aklımızda olmalı. Kask alırken alacağınız kaskın içerisinde EN1078 Avrupa standartları ve ülkemiz standartları veya CPSC Amerika standartları onaylı olduğuna dair bilgi olmasına özen gösteriniz. Ucuz  ve güvenliğimizi garanti eden standartların olmadığı kasklara yönelmeyin. Çocuklarımızın başına alacakları darbe ölümcül olabilir. Bu riski azaltmak ise sizin ve disiplininizin elinde. KASK YOKSA BİSİKLETTE YOK. Bunlar ayrılmaz bir bütünün 2 parçasıdır. Bunu çocuğunuzla detaylıca konuşup her defasında vurgulamanız gerekiyor. Hava sıcak başı terledi. Anne-Baba bana sıcak geldi kasksız bineceğim dense bile kuralınız aşılmamalı. Çocuğumuzun hayatı konusunda izin verme yetkisine sahip değiliz. Habersiz çıkartılan kasklarda ise önemini anlayıp kabul edene yadar bisiklete binmeme yaptırımı uygulanabilir. Çok sert olmamak kaydı ile yaptırım süresince sürekli hatırlatmalarda bulunup önemi anlatılmalı.

 

 

Kask disiplinin en zor kısmı ülkemizde neredeyse hiçbir çocuğun kask takmadan bisiklete biniyor olması. Bu durumda ben oğluma görev vererek kaskın önemini arkadaşlarına anlatması gerektiğini onları seviyorsa ve hayatta kalmalarını istiyorsa kaskın önemini vurgulaması gerektiği görevini verdim. Verilen bu görev ile arkadaşları onu dinlemeseler bile çocuk durumun önemini bir öğretici vasfıyla daha net kavrıyor.

Diğer bir seçenek ise “Evet sen çok güzel bisiklet kullanıyorsun sana güveniyorum. Fakat bak… dünyanın en ünlü bisiklet yarışçıları büyük abiler, ablalar hep kask takıyor” diyerek sitemizde mevcut bisiklet severlerin resimlerini gösterebilirsiniz. Ardından “Gerçek iyi bisikletçiler kask takarlar” diyerek onun eğer gerçekten iyi bir bisikletçi sıfatını alabilmesi için kask kullanması gerektiği ile pekiştirebilirsiniz. Aile olarak veya ebeveynler olarak sizlerde bisiklete biniyorsanız en büyük örneğin kelimelerden ziyade sizlerin olacağınıza emin olun. Sizi örnek alacaktır.

 

 

Bisiklet dükkanından bisiklet ve kaskı aldınız. Başka nelere ihtiyacı olabilir… Çocuğunuzun görülmeye ihtiyacı var.

 

 

Bisiklet dükkanlarında satılmakta olan çok uygun fiyatlarda reflektörler mevcut.  Jant tellerine bisikletin arkasına takıp bisikleti süsleyebilir ve görülebilirliği arttırabilirsiniz. Bisikletin önüne bir far takabilirsiniz. Ve yine bisiklet dükkanlarında satılmakta olan takıp çıkartılabilen reflektör bantlar mevcut. Ülkemizdeki bisiklet yollarının azlığı, yoğun trafik, ve henüz küçük olan çocuğumuz neden görülebilirliğiniz arttırmayalım ki? Ben oğlumda ilave olarak reflektörlü yelek de kullanıyorum. Bir anlık sürücü hatalarını yaşama lüksümüz yok.

 

 

 

 

 

Bisiklet dükkanından ayrılmadan önce bisiklette güvenlik kontrolü için bilgi alınız. Frenler çocuğunuzun rahatlıkla sıkabileceği gevşeklikte olmalıdır. Yeni bisikletler çocuğunuza göre ayarlanana kadar çocuğunuza frenleri sıkamayacak kadar sert gelecektir. Tekrar bisikletçi arayıp ayar yaptırmanı gerekebilir. Bu sebeple Bisikleti alırken orada frenleri çocuğunuza göre ayarlatmanızı öneririm. Çocuğunuz bisikletin güvenliği kontrolünü yapamayacağı için sizin kontrolünüzde olması gerekiyor.

-Zincir kontrolü gerekliyse temizlenip yağlanması, zincir zamanla bollaşabiliyor.

-Lastik havası ayarları. Lastikler üzerinde yazar tam yazdığı ölçüde hava basın, fazla basmanız bisikleti fazla zıplatacağından güvenlik sorunu yaratacaktır.

-Bisikletin zilini kontrol edin. Çalışıp çalışmadığını muhakkak hergün çocuğunuz binmeden önce kontrol edin

-Frenler, Her bisiklete binme öncesi kontrolü aksatılmaması gereken bir aksam. Frenlerin çalışıp çalışmadığı, sıkılığı muhakkak kontrol edilmelidir. Gidon ile fren kolu arasında 2 parmak mesafe olmalıdır.

 

 

Şimdi artık alacakları alıp öncelikle trafiğe kapalı alanlarda pratik yapma aşamasına geçebilirsiniz.  Parklar, trafiğe kapalı meydanlar, hatta yakınlarda bulunan futbol sahası ideal mekanlardır. Çocuğunuza bisiklet öğretmek için yöntemlere bu yazımızdan ulaşabilirsiniz. Eğer bisiklette çocuğun güvenliği hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz buradan ulaşabilirsiniz.

 

 

 

Unutmayın!!! Ülkemizde çocukların bisikletle trafiğe çıkış yaşı 11′ dir. 11 yaşında çocuklar denge sistemini büyük ölçüde tamamlamaktadır.

 

Çocuklarımıza doğdukları andan itibaren dünyayı ve hayatı öğretiyoruz. Artık hayatta kalmayı da öğretmeniz gerekiyor. Dünya’ da birçok ülkede okullarda ders olarak gösterilen bisiklet ve trafikte güvenlik henüz ülkemizde Milli Eğitim Programında yer almamaktadır. Trafikte de kullanılabilen bisikletin eğitimi şuan için sadece ailelerin ilgileri ve verecekleri eğitim ile sınırlı. Taşıt kullanımı için eğitim alıp ehliyet sınavına taabi tutulan yetişkinler ile aynı yolları paylaşan ama ailesi dışında hiçbir yerden eğitim alamayan çocuklar her yıl yaz aylarında kaybedilen gencecik hayatlarla ülkemiz için kanayan bir yaradır. Lütfen bu bilgileri dostlarınızla, okul yönetimi ile, çocuğunuzun aileleri ile paylaşın. Artık ülkemiz genelinde kanayan bu yarayı durduralım okullara ders olarak programa alınmasını sağlayalım. Kitle ve ihtiyaç olursa arz olacaktır.

 

 

 

 

 

 

 

Aylin Koç
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın