Bahar Geldi, Haydi Sokaklara…

12/04/2013  //     //  Genel

 

Baharın sıcaklığını aktarabileceğim bir yazı yazmak istedim,
fark ettim ki; aslında ben ve benim gibi kışın bisiklete binemeyenlerin yanında
tüm kış soğuğa aldırmadan binen birçok bisikletçi var. Peki, ama ben içimdeki
heyecanı boş vermeli miyim? Bu durumda bisikletine ihanet etmeyen
arkadaşlarımdan özür diliyor ve yazımı yazıyorum. Sizler üstünüze alınmayın, sadece benim gibi tatlı su bisikletçilerinin heyecanını paylaşmak istedim…

Havalar gitgide ısınıyor, o ısındıkça bizim içimiz kıpır
kıpır oluyor.  Soğuk geçen kışın ardından
baharın nazlı gelişi iyice bizleri sabırsızlandırdı. Bisiklet yerine farklı
ulaşım araçlarını kullananlar yolda kışı umursamadan bisikletine binen dostları
gördükçe cama yapıştığı günleri geride bıraktık. Mevsim açıldı, pedallar dönmeye
başlar…

Bisikletler saklandığı yerlerden çıkarılır, üzerinde
birikmiş kış uykusunun tozu temizlenir. O an daha derin temizlik yapılamaz,yapılamaz; çünkü bir an evvel pedallamak gerek. Hali hazırda 4 ay beklenmiş, üstüne bir saniye
beklenilmeden yollara düşülür. En yakın benzinlikte lastiklere hava basılır ve yollara düşülür. Yüzlerde inanılmaz bir tebessüm… Hatta bazılarımız
mutluluktan çığlık atabilir, zillere boş yere basılır, zik zak çizerek ilerleyebilir… Bunlar ilginç sevinç gösterileri tüm kış
birbirlerini özleyen bisiklet ve yolu kavuşturmanın mutluluğunu ilan etmek
için.

İlk heyecan dalgası geçtikten sonra bisiklette yapılacak değişiklikler listelenir
ve bir telaş başlar;

“Yeni bir zil almalıyım. Acaba ışık mı alsam?”

“Lastiklerimi değiştirim, şöyle kolay patlamayacak bir şeyler olursa vakit kaybetmem bisikletimi sürerken…”

“Birkaç parçamı yükseltmeliyim… Acaba 10′ lu sisteme geçsem mi?”

Ve bütçeler ayarlanır,bisikletler
süslenmeye başlanır. Birinde karar kılmak için günlerce düşünürsün, gidip gelip vitrinden onu incelersin. Sonunda bir karar verirsin, bir çöp parçası alsan bile paha biçilmezdir. Bisikletine bir parça daha eklemiş olursun, heyecanlanırsın onu kullanmak için. Umarım bu yazıyı biz bize okuruz, çünkü bisiklete binmeyen ya da bu heyecanı yaşayamamış biri bu garip ama inanılmaz heyecanı anlamayabilir ve dahası garipseyebilir. Aslında bu mutluluğu açıklamak için bir örnek geliyor aklıma; hani çocukluğumuzda bayram arifesinde bayramlık alınırdı ya, sevinçten ölecek gibi olurduk, başucumuza koyup öyle uyurduk… İşte bu duygu tam olarak anılarımızda kalan bu sevimli mutluluğa eştir.

Yollar soğuk, selamsız sabahsız araç yığınından kurtulup
neşeli bisikletçilerine yavaş yavaş kavuşuyor. Kırmızı ışıkta araçlarla bekleyen  bisikletler,
sıkışmış trafikte hiç oyalanmadan vızır vızır giden bisikletçiler, piknik
alanlarında çocuklarıyla bisiklet keyfi yapan aileler, güzel bir turdan sonra
kendini çimlere atmış sevgililer, atlayanlar, hoplayanlar, yarışanlar… Bisikletçiler neşelerine, şehir de bisikletçilerine kavuştuğu için mutludur.

Bisiklet grupları toplanır, dostlar birbirlerini bulur. Hayaller kurulur, uzun yol, kamp ve tur planları yapılır. Sürekli bir yerlere davet eden bisikletçi dostlar sayesinde hafta sonları telefonlar hiç susmaz. Uzun kışın ardından artık hiç boş vaktin kalmaz. En ufak boşlukta bisikletle eğlence vardır. Bisiklete binmeyen arkadaşlarından kopmak istemeyenler ise ikna çalışmalarına başlarlar. Kendi bisikletlerini dostlara denettirirler, belli başlı kuralları, teknikleri öğretirler, sırf aynı heyecanı ve mutluluğu paylaşmak için… Gün ve gün trafiğe çıkan bisikletçi sayısı artar. Birbirini teşvik eden sevgililer ise baharın geldiğinin en tatlı habercisidir. Sevgili ile birlikte pedallamak isteyenler, bin bir ısrar ile sevgiliye bisiklet kiralar, kısa kısa turlar ile alıştırmaya çabalar. Daha güzeli, şahane bir organizasyonla, sevgiliye bisiklet hediye ederek güzel bir sürprizler yapılır. Bu jestlerle birbirinden güzel turlarda eşlik eden sevgili, bisiklete yeni başlayan dostlar bisikletin verdiği mutluluk zehrini vücuduna alır ve bırakamaz….

İşte ben baharı bu yüzden çok seviyorum.  Haydi sokaklara, kırlara…

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın