Türkiye’de Triatlon’un Geldiği Konumu Triatlon Federasyonu Başkanı Hamdi Güneş’e Sorduk

07/05/2014  //     //  triatlon

Geçtiğimiz hafta sonu Antalya’da  yapılan ITU Avrupa Kupası Triatlon Kupasında başarılı bir sınav veren Türkiye Triatlon Federasyonu şimdi  Alanya’da 27 – 28 Eylül 2014 tarihleride yapılacak olan Dünya Kupasına  kadar  Türkiye’de ki  yarışlara ,  milli takım kamp programlarına yoğunlaşmışken, sizler için Türkiye Triatlon federasyonu Başkanı Hamdi güneş ile görüştük.   Triatlon sporunun ülkemizdeki zorlukları, gelinmek istenen noktayı ve triatlonun gelişimi için yapılan çalışmalar hakkındaki sorularımızı Triatlon Federasyon Başkan’ı  Hamdi Güneş’e sorduk.

 

Hamdi-Güneş2

 

M.Ç. -Triatlon halk arasında pek yaygın olmayan ve bilinmeyen bir spor olduğu için bize triatlonu anlatabilir misiniz?

H.G. -Triatlon yarışmalarının tarihçesi 1978 yılında başlıyor.
İlk Triatlon yarışı 18 şubat 1978 de Hawaii adalarında Waikiki plajında yapılmıştır.
Cesur deniz komandosu John COKLİNS Waikiki yüzme yarışları, Hawaii adası çevresinde yapılan bisiklet yarışı ile Honolu maratonunu birleştirmek fikri ile ortaya çıkıyor. Ve bu rüyası destek bulunca daha sonra yeni bir spor dalı olarak kabul ediliyor. İlk Triatlon yarışmasına 15 kişi katılıyor ve 12 kişi yarışı bitirebiliyor. Kazanan 11.46.58 derecesi ile Gordon HALLER ilk triatloncu oluyor.

Triatlonun Türkiye’deki Tarihçesi ve Gelişiminden bahsedersek;  Ülkemizdeki ilk resmi triathlon denemesi,olimpik standartlarda (1,5 km yüzme, 40 km bisiklet ve 10 km koşu) ve resmi hakemlerin nezaretinde, 1988 senesinde, Eskisehir’de, NİHAT AYDIN tarafından 2 saat 59 dakika 43 saniye ile başarıyla tamamlanmıştır. Bununla birlikte kendisi de Türkiye’nin ilk triatleti olarak resmi kayıtlara geçmiştir.
Daha sonra Alanya’da sporun turizme katkısını yurt dışında gören bir kısım sporseverin çabaları ile ilk olarak 17 Ekim 1991 tarihinde Uluslararası boyutta bir organizasyon düzenlemiş bu organizasyon yerli ve yabancılar tarafından olumlu eleştiriler almasının akabinde geleneksel olarak düzenlenmesine karar verilmiştir.
Alanya’daki olumlu gelişmenin devlet desteğinde sürmesini sağlamak ve yapılan organizasyonun sadece Alanya Triatlon’u ile sınırlı kalmaması için Triatlon sporu 1994 yılı sonunda Bisiklet Federasyonu’na bağlanmış ve 2001 yılına kadar faaliyetlerini Bisiklet Federasyonu bünyesinde sürdürmüştür.

Türkiye  Triatlon  Federasyonu’un Kurulması; Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Merkez Danışma kurulunun almış olduğu karar ile dönemin Spor Bakanı  Fikret ÜNLÜ’ nün ve Gençlik Spor Genel Müdürü Kemal MUTLU’nun destekleri ile 19 Aralık 2001 tarihinde “Türkiye Triatlon Federasyonu“ Bisiklet Federasyonu’ndan ayrılarak kuruldu.
Federasyonu kurma görevi; gerek Federasyon kuruluşlarındaki engin tecrübesi, gerek Ulusal ve Uluslararasıspor camiasındaki itibarı ile başarılı ve temiz bir spor geçmişi olan  Halil KILIÇOĞLU’na verilmiştir.
Federasyon Başkanlık görevini daha sonra 2004 seçimlerinde  Korhan KILIÇOĞLU devralmış ve Triatlon Türkiye’de söz sahibi olmuştur. Yurt içinde bir çok bölge de triatlonun yanı sıra duatlon branşı da canlandırılmıştır.
2006 Genel Kurulunda Halil KILIÇOĞLU tekrar Başkanlık görevini devralmış ve 2007 yılında “Turkiye Triatlon Federasyonu” Altın yılını yaşamıştır. ITU Federasyon’umuzu başarı ile yaptığı 4 Uluslar arası müsabaka ile yılın Altın Federasyonu olarak ilan etmiş ve böylece Federasyon’umuz Dünya Triatlon tarihine geçmiştir.
26 Şubat 2009’da yapılan Genel Kurulda ise Federasyon’un kuruluşundan beri camianın içinde olan ve sevilen isimlerinden Antalya’dan  Hamdi GÜNEŞ yeni dönemde başkanlık görevini devralmıştır.
Artık yeni hedefler ve ufuklarla “Türkiye Triatlonu” adım adım Dünya’da büyük başarılara ve Olimpiyat hedefine doğru ilerlemektedir.

 

M.Ç. -Dünya ile kıyaslama yaptığımızda Türkiye’de triatlon sporunun yeri nedir?

H.G. -Amerika ve Avrupa ülkelerinde triatlon futboldan sonra lisanslı sporcu sayısı olarak ilk üç sıralarda yer almaktadır. Tarihçede görüleceği gibi ülkemizde de 1991 yılından itibaren başlatılmıştır. 2000 Sidney olimpiyat oyunları ilk defa binicilik dışında bir branş olan triatlon ile başlatılmıştır.
Ülkemizde son yıllarda yaptığımız çalışmalar sonucunda hızlı bir ilerleme kaydedilmektedir. Ama hedeflenen yere gelebilmemiz için daha önümüzde çok yol bulunmaktadır. Bu çalışmalarımız sonunda şu anda Federasyonumuz ITU ve ETU tarafından gelişmekte olan federasyonlar kategorisine alınmış bulunmaktadır.

 

Hamdi-güneş

 

M.Ç. -Türkiye’de triatlon sporunun zorlukları ve sporcuların karşılaştıkları sorunlar nelerdir?

H.G –Triatlon üç branşdan olustuğu için ve erken yaşta yüzme ile başlamak gerektiğinden okul ve sporun bir arada yürümesi öğrenciler için zordur. Günlük antrenmanlar, dersler ,dershaneler ve yolda geçen zamandan sonra ağır gelmektedir.

H.G. -Yüzme dersleri ve antrenmanları için her bölgede havuz imkanı yoktur. Ayrıca havuz kullanım ücreteleri yüksek ve ailelerin bu yükün altına girmemesine sebebiyet vermektedir. Bisiklet, trisuit ve ayakkabı gibi kullanım malzemeleri de yuksek fiyatlıdır.

M.Ç. -Birkaç yıl öncesinde oldukça önemli bir alt yapı çalışmasına imza attınız. Milli takımlar koordinatörlüğüne kariyeri dünyaca ispatlanmış bir antrenör olan Andrea Gabba getirildi. Yabancı bir antrenörün tercih edilmesinin sebebi nedir? Geçmişten gelen altyapı sıkıntısının bir sonucu mudur?

Yabancı antrenör getirmek çok istediğimiz bir şey değildi. Uzun yıllardır yerli antrenörlerimiz ile çalıştık. Gördük ki çok fazla bir ilerleme kaydedemiyoruz. Yaptığımız araştırma ve görüşmeler sonucunda bizim gelişmekte olan ülkeler bu tür antrenör desteği alarak kendilerini geliştirmişler. Biz de yeniden keşif yapma yerine bu sistemi tercih ettik ve kariyeri olan bir antrenör ile anlaşma yaptık. Antrenörümüz ile calışmaya başladıktan sonra tempomuz biraz daha yükseldi. Başarı grafiğimiz hızla ilerlemeye basladı.

 

M.Ç. -Gabba’nın gelişiyle Türkiye’de triatlonda neler değişti? Başka ne gibi altyapı çalışmalarınız var?

H.G. -Çalısma ve antrenman planlarımız ile sporcularımızın vizyonlarında çok büyük değişiklik ve gelişmeler kaydedilmiştir. Bu yıl Alper Tolga KOSOY alt yapıdan sorumlu antrenör olarak kadromuza alınmıştır. Alper Bey su anda İzmir, Balıkesir, Çanakkale, Antalya başta olma üzere diğer illerimizde de olmak üzere altyapı çalışmalarına başlamıştır. Yetenekli yıldız ve genç sporcularımızı tespit ederek triatlona kazandırma çalışmasıdır. Bu çalışmamızın gelecek yıllarda sağlam temellerimizi oluşturmasını amaçlıyoruz.

 

M.Ç. -Bildiğimiz üzere Türkiye’yi Olimpiyat Oyunlarında temsil etmesi amacıyla yabancı bir sporcu milli takıma katıldı. Pek çok spor dalında farklı sebeplerden benzeri şeyler oluyor. Triatlon için yabancı sporcuyla çalışılmasının sebebi nedir?

Antenör ve sporcu tercihimizde yabancı önceliğimiz değildir. Birçok branşda olduğu gibi başarılı olacağına inandığımız bir sporcunun çekici güç olması ve bizim sporcularımızı üst noktalara taşıması için bu tercih yapılmıştır. Sömestre tatilinde yapılan Milli takım kampında sporcularımız ile çok iyi bir uyum ve takım çalışması yapmışlardır. Bu sporcunun gelmesi kendi sporcularımıza bakış açımızı değiştirmeyecektir. Onlara yine en iyi desteği vermeye devam edeceğiz. Şimdi gerçek yarış başlamıştır ve Olimpiyat yolunda kim daha iyi çalışırsa o gitmeye hak kazanacaktır.

 

Jonas-schomburg-5

 

M.Ç.-Türk sporcularımızın ve Türkiye’nin uluslararası başarı düzeyi nedir?

H.G. -Sporcularımızın başarı düzeyleri son üç yıldır yükselme trendindedir .Bu yükseliş Balkanlar ve Avrupa kupaları düzeyindedir. 2013 yılında ilk defa katıldığımız Dünya Şampiyonası’nda yarışmayı tamamlayan genç kategori sporcularımız orta sıralarda tamamlamışlardır. Önceki yıllarda yarışmayı bitirmekte zorlanmakta iken simdi derece hedeflerimiz vardır.

 

M.Ç. -Her geçen yıl artan organizasyon kalitesiyle Alanya’da düzenlenen uluslar arası yarışları ilerleyen zamanlarda Türkiye’nin farklı bölgelerinde görebilecek miyiz? Ayrıca Alanya’nın hangi sebeplerden tercih ediliyor?

H.G. -Alanya’nın tercihi kendisinden ve yörenin ilgisinden kaynaklanmaktadır. Üst üste bu yıl 24. defa yarışma yapılacak başka bir şehrimiz su anda bulunmamaktadır. Alanya triatlonu resmi ve uluslararası nitelikte yapan ilk şehrimizdir .Bu özelliklerinden dolayı sürekliliğini devam ettirmektedir.
Yarışma takvimimizde görüleceği üzere yarışmaları bir çok bölgemize dağıtıyoruz Yarışma kalitesi de her yıl artarak devam etmektedir. Özellikle bu yıl bunu daha çok farkedeceksiniz. Burada yerel yönetimlerin ve kurumların sahip çıkması çok önemlidir. Bunların yanında gönüllü çalışanlar ve temsilcilerin görev alması da çok önemlidir. Federasyon memurları dışında başkan ve tüm kurullarda görevli kişiler ücretsiz ve gönüllü olarak çalışmaktadırlar. Bazı il temsilcilerimiz bir iki yarıştan sonra “bu iş ağır geldi.” diyerek görevlerinden ayrılmışlardr. Dolayısı ile bir organizasyon başlayıp bitinceye kadar ve hazırlık dönemi de olmak üzere çok ince planlar yapılması gerekiyor.

 

M.Ç. -Geçtiğimiz aylarda SporToto ile bir sponsorluk anlaşması imzalandı. Bu gibi kurumlardan triatlona olan destek ne durumda? Özellikle sporcularımız sponsor bulabiliyor mu?

H.G. -Bütçemiz Spor Genel Müdürlüğü ve Spor Toto tarafından verilmektedir. Bütçemiz çok yeterli ve istenilen düzeyde değil. Ama yerel yönetimler ve kamu kurumları ile özel firmaların katkılarını da alarak yıllık programlarımızı tamamlamaktayız.
Sporcularımız az da olsa sponsor desteği buluyorlar fakat yeterli düzeyde değil. Destek olanları başlangıç olarak kabul ediyoruz ve devamının gelmesini bekliyoruz.

 

M.Ç. -Triatlonun gelişimi için devletin ne gibi yatırımları var?

H.G. – Gelişim için en önemli yatırım yüzme havuzlarıdır. Hem diğer branşlar hem de triatlon için havuzlar büyük önem taşımaktadır. Çünkü triatlonun temeli yüzme ile başlamaktadır. Atletizmi bir çok yerde çalışmak mümkün ama atletizm pistleride tabii ki gereklidir.

 

M.Ç. -Sizce Türkiye olarak triatlonda dünya çapında başarılara imza atmamız için ne gibi çalışmalar yapılmalıdır?

H.G. -İyi bir teknik ekiple çıktığımız bu yolda mevcut sporcularımız ile yoğun bir tempoda çalışmamız gerekiyor. Kendimizi geliştirmek için dünya ile iletişimde olmamız gerekiyor. Her türlü eğitim ve seminerlere katılmamız,kamplara dahil olmamız,gerekli test ve analizleri yaptırmamız gerekmektedir.
Sporcularımızın günlük antrenmanlarını dünya standartlarına çıkarmaları gerekiyor. “Bugün yapmasak da bir sey olmaz.” dememeleri ve kendilerine bir hedef belirlemeleri ve bu doğrultu da profesyonelce çalışmalarını sürdürmeleri gerekiyor.

Murat Çiftci
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın