Bizlere İlham Veren Spor Dostları

09/10/2014  //     //  triatlon

Bildiğiniz gibi Cyclingtr’ da bugüne kadar ironman ve triatlona gönül vermiş birçok ismi sayfalarımıza taşıdık. Bize ilham veren bu isimlerin aralarında kimler yoktu ki? İlk Ironman Haluk Sarcı, ülkemiz adına en çok sayıda ironman yarışlarına ve Kona’ ya katılmış olan Oğuz Omur, en ileri yaşta halen ironman yarışan Gökhan Doğruol, en hızlı Türk Ironman Barlas Kazancı, ilk Türk kadın Ironwoman Gül Mijgar, vegan Ironmwomen Gamze Kırcalioğlu, , Ülkemizdeki ilk Ironwomen aynı zamanda iki kez de Ironman 70.3 Dünya Şampiyonasına katılan Bahar Saygılı, yanı sıra oldukça tecrübeli ve hızlı isimlerden olan Metin Aroyo, Çalar Çiftçi, İbrahim Çağlar Taş, KKTC’ den Cem Dağdelen, eski milli kürek takımı kaptanı Ali Rıza Bilal ve Almanya’ dan Akın Dalgıc gibi daha bir çok isim… ( 2012’ de derlemiş olduğum Türk Ironman’ lerin En, ilk ve en çokları en iyi zamanları yazısına buradan ve ikinci bölümüne de buradan ulaşabilirsiniz.)

 

Çok sayıda ironman ve triatlon yarışına katılmış ve başarılı olmuş sporcuları tanıtan yazıların bizlere ilham verdiği ve motive ettiği açık. Diğer yandan bu yıl triatlon camiasında bana ilham veren bazı farklı isimler de oldu. Bizlere ilham veren bu spor dostlarını sizler için yakın plana aldım ve bu üç bölümlük yazı dizimizde hepimize örnek olması gereken insanları sizlere daha yakından tanıtmak istedim…

Batuhan Ünal

Yazı dizimizin ilk bölümüne hepimize ilham kaynağı olabilecek genç triatletlerimizden Batuhan Ünal’ a başlıyoruz.

Batuhan Ünal, Firuzan Ünal ve Olcayto Ünal’ ın biricik oğulları. Anne Firuzan Ünal ve baba Olcayto Ünal her ikisi de amatör sporcu. Her ikisi de koşuyor ve çeşitli mesafelerde koşu yarışlarına katılıyorlar. Zaten Batuhan’ a da birinci dereceden ilham veren insan annesi. Yaşadığı tatsız kaza sonrası koşmaya annesinin sayesinde başlamış…

1601364_10152166686797360_376688470_n

Batuhan Ünal müthiş azimli bir spor yürek. Henüz, 21 yaşında, İstanbul Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri ve Anadolu Üniversitesi İşletme bölümünde öğrenci. Profesyonel bir spor geçmişi yok. Onun deyişiyle spor onun için “Bir yaz okulu” şeklinde süregelmiş. Henüz çok küçükken Enka’ da yüzerek sporla tanışmış. Ardından 2001 ve 2002’ de İTÜ’ de basketbol oynamış. Daha sonra İYİK’ de su topu oynamış ama bir yandan da “basketbol hep hayatımın içindeydi.” diyor kendi tabiri ile. Sonra Nisan 2007’ de bileğini kırmış ve kaval kemiğini çatlatmış. O günü anlatırken, “20 Nisan tarihini hiç unutmuyorum, hayatımın en kötü günlerinden biriydi altı hafta alçıda kaldı.” diyor. Lise son sınıfta yaşadığı bu kötü olay onu tamamen spordan uzaklaştırmış ve oldukça fazla kilo almış. Bu olaydan sonra oturup talihine küsmemiş Batuhan. Koşan anne ve babası ona ilham vermiş. “Annemin koşuyor olması beni spora teşvik etti. “ diyor… İşte buradan sonrasını Batuhan Ünal’ ın kendi ağzından dinleyelim…

Batuhan Ünal (6)

Batuhan Ünal: “Liseden mezun olduğumda 120 kiloydum. Fakat Nisan ayında yaşadığım talihsiz kaza yüzünden çok kilo aldım ve bir şeyler yapmam gerekiyordu. Bu dönemde annemin koşuyor olması beni harekete geçmek için fazlası ile motive etti. Annemin kendini sürekli geliştirmesiyle yavaş yavaş ben de spor camiasını tanımaya ve tanışmaya başlamıştım. Lise bitti üniversiteyi kazandım rahatladım diye düşünüyordum. Ama aldığım kilolardan kurtulmak gerekiyordu. Derken tüm yaz annemin koşularına eşlik ederken buldum kendimi. Yazın sonunda 108 kiloya kadar indim. Okul başlayıp kış gelince spor yine arka planda kaldı. Fakat bu sefer yeni bir macera farklı bir spor dalı Amerikan futboluyla tanıştım. Üniversiteler arası ligde bir sezon İstanbul üniversitesi forması giydim.

Batuhan Ünal (4)

İstanbul Üniversitesi tarihinin ilk Amerikan futbol takımıydı. Oynadığım pozisyon itibariyle kilomun ön planda olduğu bir konumdaydım. Oldukça sert bir spor olduğu için devam etmedim bıraktım. Koşmaya devam dedim. Annem şu an sporcusu olduğumuz Maraton İstanbul Spor Kulübü’ de yani kısa adıyla Marathonist’ de koşuyordu. Kulübü ve kulüptekileri tanıdıkça triatlonla daha da yakından ilgilenmeye başladım. Yüzme ve bisiklet zaten benim hobilerimin arasında yer alıyordu. Koşuda oldukça yeni olduğum için gelişimim yavaş yavaş oluyordu. “Her şeye rağmen yapabilirim.” dedim.

10690340_10152334748551980_5377056783317665960_n

Kulüp başkanımız Emre Tacir abim hem destek hem de çok yardımcı oldu bana. Geçtiğimiz yıl İstanbul Triatlonu’ na katılmamı sağladı. Yarışa üç hafta kala malzemelerimi aldım. Yol bisikleti, kilitli pedal gibi malzemeleri toparlarken yarışa iki hafta kala ancak haftasonları antrenman yapma şansım oldu. Üstelik o güne kadar hiç 20 kilometre bisiklet sürüp üstüne 5 kilometre koşmamışken bir anda kendimi yarışta buldum. Katıldığım bu ilk yarışımda, Erkman Erakkuş sabırla bana eşlik etti. Bu arada Erkmen Erakkuş’ un bir önceki hafta ironman yarışını tamamlamıştı olduğuna da değinmeden geçmemek lazım. Yarış bittiğinde çok mutluydum. Bitiş çizgisinde anneme sarıldım harikaydı o an sanki bütün yorgunluğu aldı üstümden çok rahatlamıştım. Artık bir triatlettim ve daha çok çalışmam gerektiğini biliyordum.

Batuhan Ünal (10)

ilk 1o km yarışımı Ataşehir’ de 1.29 koştum. Ardından aynı mesafeleri Çayırova yarışında, 1.23; Kocaeli yarışında 1.11 koştum. Derken kendimi Avrasya’ da 15k koşarken buldum. Annemin yıllardır katılmış olduğu ve evimizin önünden geçen Avrasya Maratonu’ na ben de katılarak kıtalararası atlet ünvanını almayı başardım. Artık spor ve sağlık konusunda daha bilinçli daha umutlu ve de mutluydum. Hedeflerimi sürekli büyütüyordum. Bu süreçte Göksen Çınar’ la tanıştım. Kendisi hocam, abim ve takım arkadaşı olarak bana hep destek verdi.

Batuhan Ünal (2)

Beş yıldır üst üste annemi seyretmeye gittiğim ve o yıl Runtalya Maratonu’ na ilk kez katıldım. Böylece ilk yarı maratonumu da koşmuş oldum. Bir hedefe daha ulaşmıştım. Sonraki hedefim ise olimpik triatlon ve tabii ki half ironmandi. Bu yıl Antalya ile Taşucu’ na katılamadım sezonun son yarışı olan Eğirdir Triatlonu’ na katılmak istiyordum. Hazırlık sürecinde 99 kiloya kadar düşmeyi başardım ve halen de vermeye devam ediyorum. Bana göre hedef oldukça büyüktü ama başardım. İşte bir görev daha bitti… Bundan sonra olimpikler, yarı maratonlar hep daha iyi bir derece için koşulacak. Son olarak annemin çok sevdiğim bir sözünü sizlerle paylaşmak istiyorum. “İş önce kafada bitiyor, istersen yaparsın…”

Batuhan Ünal (11)

 

Hazırlayan: Alpay AKHUN

alpayakhun
Yazar Hakkında :

Cylingtr Triatlon Editörü & Triatlon Federasyonu Basın Kurulu Başkanı

Bir Yorum Yazın