Bizlere İlham Veren Spor Dostları IV (Yüksel Deniz Yüksel)

07/11/2014  //     //  triatlon

Hatırlayacağınız gibi geçen bölümde Melih Işıkçı’ yı ve onun triatlon macerasını anlatırken, Işıkçı’ nın Türkiye Triatlon Federasyonu’ na sağlamış olduğu katkılardan bahsetmiştik. “Bizlere İlham Veren Spor Dostları” adlı yazı dizimizin bu bölümünde Işıkçı’ nın 2014 yılında kurmuş olduğu paratriatlon takımı Doruk Spor ile devam edeceğiz.

Işıkçı, sadece Türk Triatlonu’ nun gelişimi için çalışıp elini taşın altına koyan “Birkaç İyi Adam” dan birisi olmadığını, bu yıl başlattığı paratriatlon takımı çalışmaları ile önemli bir misyon üstlenmiş olduğunu da bizlere gösterdi. Bu yüzden hem kendisinin, hem de ampute atletleri Yüksel Deniz Yüksel, Ekrem Taşkın ve Orkun Dökmen’ in bizlere ilham veren spor dostları arasında önemli bir yer tuttuğuna inanıyorum.

Fiziksel engelleri olmasına karşın güçlü kişilik ve iradeleri ile triatlon yolculuğuna çıkmış olan ve hepimizi derinden etkileyeceğini inandığım sporyüreklerden olan önce Yüksel Deniz Yüksel’ in ardından da gelecek bölümde Ekrem Taşkın’ nın kendi kaleminden bu süreçte yaşadıklarını sizlerle paylaşacağız.

Doruk Spor’ un 2014 sezonundaki ilk yarışı olan Kütahya Triatlonu’ na Yüksel Deniz Yüksel, Ekrem Taşkın ve Orkun Dökmen’ den oluşan üç kişilik takım ile başladı. Orkun Dökmen, eşinin hamile olması ve o dönemde evini ihmal etmek istememesi nedeniyle sezonun geri kalanında yarışlara katılamadı. Takım, sezonun geri kalan kısmını, Yüksel ve Taşkın’ la tamamladı.Bu süreçte Dökmen, Eylül ayında bir kız çocuğu sahibi oldu ve kendisinin gelecek yıl triatlon yarışlarına geri dönmesi kuvvetle muhtemel.

Doruk Spor (2)

Yüksel Deniz Yüksel, bir iş kazasında kolunu kaybetmiş.  Kendisi aslında tam bir sporyürek. Triatlon başlayana kadar aslında kendisi de bunun farkında değilmiş. Yüksel Deniz Yüksel’ in ve Ekrem Taşkın’ ın yaşadıklarını dikkatle okumak ve üstüne düşünmek gerektiğine inanıyorum. Modern zamanlarda birçok insanın yaptığı gibi çeşitli mazeretler uydurarak spor yapmadan yaşamayı tercih etmemişler. Ekrem ve Yüksel, her şeye rağmen morallerini bozmayıp kendilerini triatlon gibi zorlu bir branşa adamışlar. Ekipman ve finansman gibi oldukça önemli eksikliklerine karşın yılmamış antrenmanlara devam etmişler. Hisse senetlerine değil “Hissi Sebeplere” yatırım yapmışlar. Karşılığında kazandıkları maneviyat ve mutluluğun para ile satın alınması ise mümkün değil…

Doruk Spor atletlerinin ilham veren yazılarını okumaya başlamadan önce Türk Triatlonu ve Paratriatlon geçmişi hakkında kısa bir bilgilendirme yaparak başlamak istiyorum.

Triatlonun ülkemizdeki geçmişi, 80′ li yılların ortasında Boğaziçi Üniversitesi bünyesindeki amatör yarışlarla başlamış. Ardından 1991 yılında Alanya’ da başlayan uluslararası yarış organizasyonları, Türk Triatlon’ nuna yeni bir boyut kazandırmış.  Türk Triatlon serüveni, 1995-2001 yılları arasında Bisiklet ve Motorsporları Federsasyonu bünyesinde gerçekleşen triatlon yarışları ile yoluna devam etmiş. Türkiye Triatlon Federasyonu’ nun 2001 yılında kurulması ile yarışlar tek bir çatı altında toplanıyor ve bugünkü halini alıyor.

Aradan geçen zamanda Türk Triatlonu hayli yol aldı ve 2011 yılında Türk Triatlon dünyasında bir ilk yaşandı. İlk lisanslı paratriatlet olan Kemal Özdemir’ in Temmuz ayında İstanbul’ da koşulan I. İstanbul Triatlonu’ na katılması ile Türkiye Triatlon Federasyonu bir ilke imza atmış oldu. Ardında gelen süreçte Kemal Özdemir triatlon yarışlarına katılmayı sürdürürken, 2012’ de Eliat-İsrail’ de koşulan Avrupa Şampiyonası yarışına giderek ilk Milli Paratratlet sıfatını kazandı.

2011 yılı Ekim ayında Kuşadası’ nda gerçekleştirilen Türkiye Triatlon Şampiyonası yarışlarında Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu Başkanı Gürdal Gümüş’ ün öncülüğünde 11 engelli paralimpik sporcu, Turkuaz Paralimpik Takımı adıyla ilk kez takım halinde start aldı. Geçmişten günümüze Kemal Özdemir’ in yarışlara bireysel katılımı sürerken Turkuaz Paralimpik Triatlon Takımı’nın takım halinde yarışlara katılımı bir daha gerçekleşmedi.

Bu yıl ise Doruk Spor adı altında takım halinde yeni bir oluşum gerçekleştiren Melih Işıkçı, geçmiştekilerden farklı olarak kurmuş olduğu paralimpik takım ile bu sezon üç triatlon, bir de aquatlon yarışına katıldılar. Doruk Spor, ülkemizde ampute atletlerden oluşan tek takım olarak toplumsal farkındalık yaratmak ve herkese örnek olup ilham vermek adına çok önemli bir oluşum. Melih Işıkçı da bu konuda oldukça önemli bir misyon üstlenmiş durumda. Işıkçı, geçtiğimiz zamanlarda Doruk Spor projesini Avrupa Kalkınma Ajansı’ na taşıyarak finansal kaynak arayışına girmiş olmasına karşın arzu etmiş olduğu olumlu yanıtı alamamış olması ise oldukça üzücü. 2014 yılında, tüm sezonu kendi imkanları ile geçiren Melih Işıkçı ve Doruk Spor ampute atletleri, gelecek zamanlarda projesini büyütmek ve daha çok engelliye ulaşmak için finansal kaynağa ihtiyaç duymakta…

Artık Melih Işıkçı’ nın ve ampute atletlerinin kaleminden Doruk Spor serüvenini geçebiliriz.

Doruk Spor

Melih Işıkçı ve Doruk Spor

2012 yılında kara kuvvetlerinden emekli oldum. Zaten çalışma sürecinde 2005 yılından beri triatlonla ilgileniyor 2010 yılından beri de Türkiye Triatlon Federasyonun Organizasyonlarını icra ediyordum. 2012 yılında emekli olduktan bir süre daha federasyonda görev aldıktan sonra 2013 Haziranında Federasyondan ayrıldım.

Bu süreçten sonra idman tempoma geri dönerek kendimi antrene etmeye ve müsabakalara katılmaya başladım. Bir süredir düşündüğüm ve Türkiye de hiç kimsenin el atmadığı paratriatlon uzun zamandır aklımdaydı. 2013 Ekim ayında Balıkesir de kulüp kurup bu konuda faaliyete geçtim. Balıkesir genelinde bir araştırma yaptım ve Sakatlar Derneğine, Bedensel Engelliler Derneğine ve Gaziler Derneğine sunumlar yaptım.

Doruk Spor (12)

Bu süreç benim dört ayımı aldı. Üç arkadaşım bu konuya sıcak baktı. İki arkadaşım gazi 12 arkadaşım da kol amputeliydi. Gazi olmaları benim için ayrıca özel oldu. Mart 2014 başında ilk kez havuzda test yaptım. Test sonunda bütün arkadaşlarım çırpınma-yüzme şeklinde en fazla sekiz, on metre mesafe kat ettiler. Ama o an tamamdır. Oldu bu iş dedim.
Sebebi ise su korkuları yoktu. Bu bana yeter dedim ve başladık. Her gün bir saat olacak şekilde çalıştık. Çok kavga ettik, çok zorlandılar, çok vazgeçmek istediler. Ama sonunda başardılar. Kendi kendi kendilerine antrenman yapmayı öğrendiler. Ama her şeyin ötesinde sporcu olmayı öğrendiler.

Bu eğitim sürecinde hiçbir yerden sponsor desteği almadım. İstemedim, çünkü bu projenin hedefine ulaşıp ulaşamayacağını öngöremiyordum. İlk olarak Kütahya Triatlonu’ na katıldık. Sonra İznik ve Eğirdir. Müsabakalarda paralimpik branş açtıkları için de Türkiye Triatlon Federasyon başkanımıza ayrıca teşekkür ediyorum.

B bu işe başladığımız zaman Ekrem döndü bana dedi ki… “Hocam gazi olduğumdan beri ilk kez koşuyorum!” Başka bir gün Yüksel “Yağcı Bedir şenliklerinde bisiklet yarışı varmış. “Hocam gidelim mi” dedi. Gittik… Sekiz km lik parkur yapmışlar. 20 kişi katıldı. Yarışın başına kargaşa oldu ve Yüksel düştü. Kalktı ve devam etti. Yarış sonunda birinci oldu. Babası boynuma sarıldı. Bazen bazıları ödül peşinde koşuyor ya. Benim ödülümde bu…
Şimdilerde artık işleri biraz daha büyüttük. Hedef koyduk. Dolayısıyla Sponsor arayışlarım var. Türkiye de daha çok paratriatlete el uzatmak istiyorum. Şu anda Balıkesir de üç engelli ile de görüşmelerim devam etmekte. Hatta başarabilirsem Paralimpik Olimpiyatlarına ilk kez dahil edilen ve Rio da koşulacak olan müsabakaya katılmak için çalışmalara başladık. Bakalım yolumuz nereye varacak.

Doruk Spor (6)

Yüksel Deniz YÜKSEL

Balıkesir Sındırgı Karakaya köyündenim. 25 yaşındayım. Balıkesir Bedensel Engelliler Derneği’ ne bir sporcu albay gelmiş ve başkanla görüşmüşler. Başkan da benim ismimi vermiş kendisine… Beni derneğe çağırdılar.

Triatlon sporu ile uğraştığını ve bu dalda paralimpik sporcu sayısının sadece bir kişi olduğunu söyledi. Bana bu sporu yapmak isteyip istemediğimi sordu. Ben de bu spor branşının oldukça zor olduğunu ve nasıl yapabileceğimi bilmediğimi söyledim kendisine.

Kendisi bana her türlü yardımı yapacağını ve en azından denememi söyledi. Mart başında ilk çalışmalarımıza başladık. İlk havuza girdiğimde ancak 5 metre yüzebiliyordum. Şimdilerde her antrenmanda rahatlıkla 2000 metre yüzebiliyorum.

Doruk Spor (11)

İlk katıldığı yarış Kütahya Triatlonu oldu. Yarış sonunda madalya almamız ve diğer yarışmacıların bizlere karşı olumlu tutumlar gibi şeylerden çok etkilendim. Bu durum beni müthiş motive etti ve daha çok çalışmaya başladım. Daha sonra İznik Triatlonu, Balıkesir Aquatlonu ve Eğirdir Triatlonu’ nda yarışlarına da katıldık.  Triatlon yarışlarının haricinde Balıkesir’ de düzenlenen İsmail Akçay 10.000 metre yol koşusuna da katıldım.  O yarışta 10km’ yi 50 dakika gibi iyi bir sürede bitirdim. Hepsinde de hem madalya hem de çevremdeki tüm arkadaşlarımızdan övgüler aldım.

Triatlona başlamamla  birlikte hayatım bir anda değiştiğini fark ettim. Sındırgı Belediye Başkanı Ekrem YAVAŞ bu vesile ile beni herkese tanıtmaya başladı. Bir de bisiklet aldı. Bu arada Balıkesir Belediyesi’ nde de işe girdim.

İlk senemiz olmasına rağmen bunu başardığım için çok mutluyum. Melih Hoca, sezonu bitirdiğimizi söylemesine karşın bizler daha büyük bir azimle çalışmaya başladık. Bu yıl ilk kez katıldığımız yarışlardaki hedefimiz yarışı sağ salimen bitirmekti. Önümüzdeki seneye katılacağımız yarışlardaki hedefimiz daha iyi dereceler yapmak olacak.

İyi ki hoca beni yanına çağırmış, iyi ki ben de triatlon yapıyorum. Buradan bütün engellilere sesleniyorum. İsteyin… Başarırsınız…

Doruk Spor (10)

Gelecek bölüm Ekrem Taşkın

Fotoğraflar: Doruk Spor ve Barış BARLAS

Hazırlayan: Alpay AKHUN

alpayakhun
Yazar Hakkında :

Cylingtr Triatlon Editörü

Bir Yorum Yazın