Triatlona Yeni Bir Bakış Açısı: F1 Triathlon

29/01/2013  //     //  Triatlon Yarışları

 

 

F1 Triathlon, adından da anlaşılacağı üzere hıza dayalı bir triathlon çeşidi. F1 Triathlon’ un ana hedefi ise, triatlon yarışlarını daha seyredilebilir ve daha fazla geçişe olanak sağlama olarak belirtilebilir. 

 

Normal bir triatlon yarışında, ister sprint (750 m yüzme, 20 km bisiklet, 5  km koşu) mesafede, ister olimpik (1500m yüzme, 40 km bisiklet, 10 km koşu) mesafede, half ironman ya da ironman yarışlarında sıralama hep aynıdır. Önce yüzme etabını tamamlarsınız, ardından bisiklet etabına geçiş yapar son olarak da koşu etabıyla yarışı tamamlarsınız. Katıldığınız yarışın içeriğine göre yalnızca mesafeler değişir. Ayrıca her bir ayak mesafe uzadıkça, aynı şekilde saatlerce izlenilmesine sebep olur. Hatta bu problemin çözülmesi, seyir zevkini arttırabilmek için ITU, son zammanlardaki yarışlardaki tüm etaplarda daha fazla tur atılmasını sağlayacak parkurlar hazırlamaya başlamıştı. 

 

F1 Triathlon’ da ise bu durum tamamen değişiyor. F1 Triathlon arka arkaya iki tane süper – sprint mesafedeki yarışın koşulması ilkesi ile hazırlanmış bir triatlon türü. Böylece hem triatletler daha kısa mesafedeki yarışta daha sert ve hızlı yarış çıkarmaktalar hem de seyirciler her bir ayağı üst üste 2 defa izlemiş oluyorlar. Süper – sprint mesafedeki triatlonu tamamlayan sporcular hemen ardından tekrar yüzme etabına başlayarak, ikinci bir süper – sprint triatlona başlıyorlar. Tabiki dinlenmeden.

 

Yarışın mesafeleri ise şöyle; 300 m yüzen sporcular ardından 4 mil (yaklaşık 7 km) bisiklet sürdükten sonra, 1.5 mil (yaklaşık 2.5 km) koşuyu bitirdikten hemen sonra tekrar yüzme etabına geçerek aynı mesafeleri tekrarladıktan sonra bitiş çizgisinden geçiyorlar. 

 

 

Yarış aslında 90′ lı yıllardan beri Avustralya ve A.B.D’ de yapılmakta. Özellikle 90′ ların ortalarında popülerliğini arttırdı. Öyleki, Greg Welch, Greg Bennet ve hatta Chris McCormack gibi isimler F1 Triathlon’ a merak saldılar. Bu da yarışın Tv ekranlarında yayınlanması anlamına geliyordu. Bu sayede yarış oldukça popülerleşti. Yarışın en önemli özelliklerinden biri oldukça sert geçmesi. Ülkemizde yapılan takım triatlonu yarışından da görüldüğü üzere elit triatlerlerin süper – sprint mesafede yarışması mücadeleyi arttırdığından daha hızlı ve sert geçmesine sebep oluyor. Takım triatlonuna katılan sporcuların yarış sonrası görüldüğünden daha zor olduğunu söylediklerini biliyoruz. Dolayısyla F1 Triathlon’ da bu sertlikte ve art arda 2 yarıştan oluşması yarışa farklı bir hava katıyor. 

 

2012 San Diego F1 Triathlon Özeti

[View:http://www.youtube.com/watch?v=i2fpTODfJdE:550:0]

 

Yarışın dezavantajlı yönü ise dayanıklılık sporu olan triatlonun, bu özelliğinden uzaklaştırması. Özellikle Ironman gibi insan sınırlarını zorlayan yarışların aksine F1 Triarhlon görsel zevk ve mücadeleyi arttırsa da gerçek triatlon ruhuna biraz aykırı duruyor. Ancak yine de ülkemizde bu tarz bir yarışın düzenlenmesi, hem insanlarımızın triatlona olan ilgisini arttırabilir hem de sporcularımız arasında farklı boyutta bir rekabeti başlatabilir. 

 

F1 triathlon hakkında daha fazla bilgiyi www.f1tri.com adresinden bulabilirsiniz. 

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın