Türkiye Triatlon Federasyonu 2012 Bütçesi Belli Oldu

10/03/2012  //     //  Triatlon Haberleri

Gençlik ve Spor Bakanlığı’ nın Şubat ayının son haftasında resmi sitesinden duyurduğu “2012 Yılı Bütçeleri Belli Oldu” haberinde, bu yıl için toplamda 56  federasyon için ayrılmış olan bütçe rakamları açıklandı.

Verilen bilgiye göre, 2012 yılı Türkiye Triatlon Federasyonu bütçesi, 1milyon 300 bin TL olarak gerçekleşecek. Gençlik ve Spor Bakanlığı’ nın Türkiye Triatlon Federasyonu‘ na bundan önceki son iki yılda ayırmış olduğu bütçe rakamlarını hatırlayacak olursak; 2010 yılı bütçesinden 300 bin, 2011 yılında ise 950 bin TL pay ayırmış olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla, TTF’ nun bu yılki bütçesi geçtiğimiz yıllara göre elde edilen en büyük parasal değere ulaşmış durumda.

İlk bakışta bu rakam artışı göze hoş gelse de, aldığı paya göre listede bulunan diğer 56 federasyon arasında Kick Boks federasyonu ile aynı paya sahip olan TTF, 37 inci sırada yer aldığı görülüyor.

 

Grafiğin üstüne tıklayarak daha büyük halini inceleyebilrsiniz.

 

Bütçedeki aslan payını, 18 milyon TL ile Basketbol Federasyonu alırken, ardından 16 milyon TL ile Atletizm Federasyonu ikinci sırada, 15 milyon 100 bin TL ile Voleybol Federasyonu üçüncü sırada yer alıyor. Dördüncü sırada 15 milyon TL ile Tenis Federasyonu ve beşinci sırada 13 Milyon ile Güreş Federasyonu bulunuyor. Yalnız burada bir düzeltme yapmakta yarar var. Bakanlığın resmi sitesindeki haberde; “Toplamda bütçede en yüksek rakam 18 milyon TL ile Basketbol Federasyonu’na verilecek. Basketbolun ardından Voleybol Federasyonu 15 milyon 100 bin TL ve Tenis Federasyonu da 15 milyon TL’yi 2012 yılında harcama imkanı bulacak.” Şeklinde bir açıklama var ki, bu açıklamada bütçeden en çok pay alan ikinci federasyon olarak Atletizm Federasyonu olması gerekirken, bu bilgi atlanmış ya da verilen listede Atletizm’ e ayrılan bütçe rakamlarında bir hata var.

Bütçede en düşük paya sahip son beş federasyon ise olimpik olmayan spor branşlarına ait. En alt sırada 100 bin TL ile Briç Federasyonu, 150 bin ile Dans, 245 bin ile Dağcılık, 300 bin Sualtı, 350 bin Vücut Geliştirme Federasyonu yer alıyor.

Bütçe dağılım listesine şöyle bir göz atıldığında ilk dikkat çeken konu, triatlon sporunu meydana getiren üç farklı spor branşına ait federasyonlarının, Triatlon Federasyonu bütçesinin oldukça üstünde olan bütçe rakamlarına sahip olduğu fark ediliyor.

 

Grafiğin üstüne tıklayarak daha büyük halini inceleyebilrsiniz.

 

Atletizm Federasyonu 16 milyon TL, Yüzme 10 milyon TL ve Bisiklet Federasyonu 10 milyon TL bütçeye sahip. Üç federasyonun toplam bütçesi 36 milyon TL’ sını bulurken, Triatlon Federasyonu’ nun almış olduğu 1 milyon 300 bin TL’ sı, üç ayrı federasyonun toplamda almış olduğu payın yüzde 3.61’ i kadar bir pay teşkil ederken bu dengesizliği matematiksel olarak görmezden gelinmesi mümkün değil.

Diğer yandan listede, triatlonun oldukça üstünde bütçelere sahip federasyonların bütçeden almış olduğu rakamlar hayli dikkat çekici. Birkaç örnek vermek gerekirse: “İzcilik-9.5 milyon, Stranç-9 milyon, Judo-8 milyon, Tekwando-8 milyon, Hentbol-7.5 milyon, Golf-6 milyon TL.

 

Yorumlu-yorum

Bildiğiniz gibi, “triatlon, Avrupa’ da futboldan sonra en çok lisanslı sporcuya sahip olan bir spor branşı.” Üstelik, 2000 yılından bu yana olimpik spor olarak kabul edilen triatlona, son 20 yılda dünya çapında çok büyük bir ilgi var. Lance Armstrong gibi, dayanıklılık sporlarında profesyonel yaşamına nokta koyan sporcuların triatlon ve ironman yarışlarında spor hayatlarını sürdürmeleri ise bu spora olan ilginin artmasındaki bir diğer unsur. Son yıllarda sporseverlerin triatlona katılımının nicelik olarak artmasının yanında, icra edilen bu branşın gerek zorluğu gerekse sadece tek bir disiplin üstünden gerekçeleşen spor branşlarından çok daha fazla maddi kaynağa ihtiyaç duyulması sebebiyle yurtdışında “Kral Sporu” olarak da anılmakta.

Triatlon ve ironman yarışları, dünyada oldukça popüler elit bir spor dalı olmasıyla birlikte, ülkemizde de son yıllarda gitgide sevilen bir branş halini almış durumda. Her geçen yıl yurtdışındaki yarışlara katılan Türk sporcu sayısındaki artış, bunun çok açık bir ispatı. Geçtiğimiz haftasonu Abu Dhabi’ de koşulan Uluslararası Abu Dhabi Triatlonu’ na tamamen kendi imkanları ile katılan 24 Türk sporcusu bu duruma en iyi örnek olarak söylenebilir.

Uluslararası yarışlar ile olimpiyatlarda başarı elde etmek için öncelikle dünya çapındaki standartları yakalamak şart. Bu standartları yakalamak için hem teknik hem de finansal açıdan yeterli seviyeye gelmek gerekiyor. Geçtiğimiz günlerde yayınlanan “Taşucu Yarışma Talimatı” ndan duyurulan yeni uygulama teknik açıdan yurtdışındaki standartları yakalamak adına gerçekleştirilecek önemli bir adım. Kısaca hatırlamak gerekirse: “Bundan sonra sporcular tıpkı yurtdışında olduğu gibi “Elitler ve Yaş Grupları” şeklindeki düzenlemeye uygun olarak yarışlara girecekler.” Bu yeni uygulama sayesinde sporcu performans ve kalitesinin artması bekleniyor.

 

Teknik düzenlemelerin yanında bir diğer önemli konu finansal gelişim. Triatlon Federasyonu’ na ayrılan bütçenin geçtiğimiz yıla göre yaklaşık %35’ lik bir oranda artmış olması sevindirici bir gelişme olmasına rağmen, bugün yarışlarda kullanılması istenilen çipli zaman ölçüm sistemi ve kullanım haklarını satın almak için gereken rakam 350- 400bin TL’ sını bulmakta. Bu sistemi kullanmak için ihtiyaç gösteren personel, lojistik destek, yazılım ve bakım masrafları gibi sarf kalemleri ise ana gidere ilave kalemleri oluşturmakta. Dolayısıyla 2012 için tahsis edilen bütçenin sadece üçte birinin çipli ölçüm sistemine ayrıldıktan sonra geriye kalan kısmı ile 2012’ deki gerçekleştirilmesi planlanan içinde bir de orta mesafe triatlon yarışı olan faaliyet takvimi, sporcu, personel, malzeme, kamp vb sarf giderlerinin hepsi bu bütçeden gerçekleştirilmeye çalışılacak.

Elbette burada söylemek istediğimizi; “Tüm kaynaklar triatlona aksın veya diğer federasyonlar triatlondan daha küçük bütçelere sahip olsun!”şeklide okuma yapmamakta fayda var. Söylemek istediğimiz çok açık. Triatlon, tıpkı diğer olimpik branşların federasyonları gibi bütçeden hak ettiği payı alsın. Kısaca “kazan kazan” yani herkes kazansın.

Diğer yandan son olarak değinmek istediğin çok önemli bir konu daha var. Yürürlükte bulunan Türkiye Cumhuriyeti Anayasa sı’ nın, 9. bölümde Gençlik ve spor başlığı altında bulunan B fıkrasındaki “Sporun geliştirilmesi” ve ona bağlı 59 uncu madde de: “Devlet, her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirleri alır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder. Devlet başarılı sporcuyu korur.” diye hükmeder.

Aslında anayasada “sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder.” hükmünün gayet net olarak belirtilmiş olmasına rağmen günümüzde birçok sporcu yapmak istedikleri spor branşları için gereken tesisler ya bulamamakta ya da bu tesislere girmeleri mümkün olamamakta. Bugün eğer milli değilseniz ve sıradan amatör bir sporcu olarak devlete ait herhangi bir kapalı yüzme havuzunda antrenman yapmak için girmeye kalkarsanız, kapısından bile içeri geremediğinizi göreceksiniz. Bu ve buna benzer durumlar sadece triatlon branşına ayrılan bütçenin yetersiz olmadığını devlet politikası olarak spora ayrılan bütçe ve uygulamalarının yetersiz olduğunun bir diğer göstergesidir. Gelecekte bu uygulamaların sporcuların lehine gelişmesini umuyoruz.

“Türkiye Cumhuriyeti Anayasası”

“B. Sporun geliştirilmesi

Madde 59 . – Devlet, her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirleri alır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder.

Devlet başarılı sporcuyu korur. ”

 

Not: Grafikler hazırlanırken, listenin tamamı yerine en alt, en üst ve ortalama rakamlara sahip olan federasyonlar baz alınmıştır.

Hazırlayan: Alpay AKHUN

 

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın