Türk Kadın ironman Gamze Kırcalıoğlu Uribe

24/12/2011  //     //  Triatlon Haberleri

 

 

 

Hatırlayacağınız gibi geçtiğimiz aylarda başladığımız Türk Ironman’ ler serimizi Cem Dağdelen, Gökhan Doğruol, Haluk Şarcı, Metin Aroyo ve Oğuz Omur gibi değerli spor insanlarını tanıttıktan Türk Kadın Ironman’ leri serimize başlamış ve ilk olarak Türkiye’ de yaşayan ve Türkiye Triatlon Federasyonu lisanslı “İlk Türk Kadın Ironman” olma sıfatına sahip olan Bahar Saygılı Ertürk’ ü tanıtmış ve ardından da yurtdışında yaşayan ve ilk kez tam ironman bitiren Gül Mijgar’ı ve başarısını sitemize taşımıştık. Bu yazımızda sizlere yine yurtdışında yaşayan bir başka Türk kadın ironman olan Gamze Kırcalıoğlu Uribe’ yi tanıtacağız.

2003 yılında Amerika’ ya yerleşen Gamze’ nin bu spora merak sarması hayli ilginç olmuş. Önceleri eşi John Uribe’ nın triatlon sevgisini yadırgayan Gamze, eşinin sayesinde triatlona ilgi duymaya başlamış ve 2007 yılında kendini kısa mesafe koşu yarışlarında koşarken bulmuş. Köpekbalığı korkusu yüzünden açık denizde yüzmeye korkan Gamze 2007 yılında katıldığı ilk triatlon yarışı olan “San Dimas Triatlonu” gölde koşulan bir yarış olduğu için bir sorun yaşamamış.

Ardından katıldığı triatlon yarışları açık denizde olduğu için daha yüzme etabının başında köpekbalığı korkusu sebebiyle sorun yaşamış ve yarışı bırakmak zorunda kalmış. Katıldığı bir maratonda yaşadığı sakatlık yaşamış ve yüzücü olan 17 yaşındaki oğlu Sarp’ ın havuzunda yüzmeye başlamış ve ondan sonra gerisi gelmiş. Bugün geldiği noktada ise “Escape From Alcatraz”  adlı triatlon yarışına katılacak kadar korkusunu yenmiş ve kendini geliştirmiş. Bildiğiniz gibi Alcatraz, San Fransisco’ ya yaklaşık 2.5km uzaklıkta bir ada. Bu ada 1963 yılına kadar hapishane olarak kullanılmış. Adanın kıyıya uzaklığı ve beyaz köpekbalıklarının üreme bölgesi olması ve mahkumların bu hapishaneden kaçamayacağı düşüncesi ile 100 yıl kadar kullanılmış Alcatraz. Bugünlerde ise artık adı eski günlere atfen “Escape From Alcatraz” (Alcatraz’ dan Kaçış) adlı çok popüler bir triatlon yarışı olarak anılıyor ve gerçekleştiriliyor.

Sadece triatlon ve ironman yarışlarına katılmıyor Gamze. O da birçok triatlet gibi açık deniz yüzme yarışları ve maratonlara da katılmayı seviyor. 5k, 10k gibi koşu yarışları ile bazı sprint triatlonlarda yaş gruplarında dereceleri olan Gamze birinci olsa bile elde ettiği derecesi ile yetinmeyen ve daha iyisini yapabileceğini düşünen azimli bir sporcu.

 

 

Gamze, geçtiğimiz Nisan ayında 2875 kişinin katılıdığı “Oceanside Rohto Ironman California 70.3’ e katılmış. 6:36:32 lik derecesi ile yaş grubunda 173 kişi arasında 76. ncı olmuş. Zorlu bir bisiklet parkuru sahip olan “Ironman California 70.3″ onun ilk ironman yarışı olmuş. Ama son yarışı olacak gibi görünmüyor. Şimdiden, 2012’deki ironman yarış takvimini belirlemiş bile.

 

Et ve tavuk yemeyen, yarı vejetaryen bir triatlet. Kafasına koyduğunu yapan bir kişiliği yanında sıcakkanlı ve samimi yanlarıyla da dikkat çeken Gamze’ yi biraz da kendi ağzından tanıyalım.

Alpay AKHUN: Gamze, triatlon ve ironman sevenlere seni biraz olsun yukarıda tanıtmaya çalıştık. Biraz da kendi ağzından seni tanıyalım. Bizlere kısaca eğitim, meslek, aile, sosyal yaşamınla ilgili olarak kendinden bahseder misin?

Gamze KIRCALIOĞLU URİBE: Evliyim ve 17 yaşında Sarp isimli yüzücü bir oğlum var. Los Angeles-California’ da yaşıyorum. Kısa bir süre önce ilk yardım uzmanı olarak aldığım eğitimimi bitirdim ama henüz çalışmaya başlamadım. Şu an gönüllü olarak arama, kurtarma ve ilk yardım ekiplerinde görev yapıyorum. Konser ve festivallere gitmeyi ayrıca sanat eserlerinin sergilerine katılmayı severim. Tabii bütün bunları aile, okul ve spor çemberinden fırsat buldukça yaparız.

 

 

A.A: Geçmişte hiç spor yaptın mı? Triatlonla nerede ve ne zaman tanıştın? Seni yönlendiren oldu mu? İlk kez hangi yarışa katıldın? Katılmayı en çok sevdiğin yarış veya yarışlar hangisi? Triatlon dışında başka sportif yarışlara katılıyor musun?

G.K.U: Türkiye’ den ayrılmadan önce 6 yıl kadar Mavişehir’ de büyük bir spor kompleksinde fitness çalıştım ama onun dışında herhangi bir dayanıklılık sporu ile uğraşmadım. Yüzmeyi babam öğretti. Onunla yapmış olduğum açık deniz yüzmeleri ve kendi kendime yaptığım ufak koşular sanırım triatlon alt yapımın ilk temellerini oluşturdu. John’la ilk tanıştığım gün triatlonla tanıştım. Bana her ne kadar açıklamaya çalıştıysa da, hem yüzmenin arkasından bisiklete binmenin onun üzerine de koşmanın bütün bunların aynı gün yapılması çılgınlık gibi geldi. O zamanlar yarış öncesi odanın ortasına serdiği malzemeleri, ceplerine sıkıştırdığı enerji jellerine bakıp güldük Sarp’ la. Bütün ısrarlarına rağmen uzun bir sure yarışmaya katılmayı red ettim. Zaten bitirebileceğimden bile şüpheliydim. Köpekbalığı korkumdan dolayı yüzme kısmı, benim için neredeyse imkânsız gibiydi. İlk yarışım 5k. oldu ve 27 dakikada koştum. Çimenlerin üzerine serildiğimi hatırlıyorum. 2007 yılında katıldığım San Dimas Triatlonu ilk yarışımdır. Yüzme kısmı göldeydi. Bitirdiğimde o güne kadar hiç hissetmediğim bir mutluluk hissi yaşadım. Ama maalesef birçok triatlon okyanusta yapıldığı için uzun bir süre ara verdim. Bir iki okyanus yüzme yarısı denemem aşırı korkumdan dolayı cankurtaranların beni sudan çıkarmalarıyla son buldu. Bu arada koşma yarışlarına ağırlık verdim. LA. maraton sonunda yaşadığım sakatlık nedeniyle Sarp’ın yüzdüğü havuzda, John’ un da üyesi olduğu master yüzme takımına girdim. Koçum Chad, (kendisi bu arada bu senenin Amerika genelinde en iyi master koçu seçilmiştir) sayesinde yüzmem inanılmaz gelişti. Bu gelişme bana bir güven verdi ve kendimi tekrar denemek istedim. 2010 yılında olimpik mesafe koşulan “Malibu Triatlonu” nda yaş grubumda sudan ikinci çıktım. Hemen arkasından hayatta yüzmem dediğim, San Francisco’ nun ünlü Alcatraz hapishanesinden sizi bottan suya attıkları, beyaz köpekbalıklarının ürediği sularda buldum kendimi. Favori triathlonum “Escape From Alcatraz” dir. Triatlon dışında okyanus yüzme yarışları yapıyorum en son iki mil “Hermosa Beach Pier to Manhattan Beach Pier” arasında yüzdüm. Maratonları yapmayı severim en son maratonum Kasım ayında yaptığım “NY Maratonu” dur. Su anda bisiklet yarışları için hazırlık yapıyorum.

A.A: Belli ki eşin John’ unu büyük katkısı olmuş, bize biraz John’u tanıtır mısın?

G.K.U: John 1963 Miami doğumlu, hukuk fakültesini bitirip Los Angeles a göç ediyor. İlk triatlonunu 2005 yılında olimpik mesafe olan “Los Angeles Triatlonu” da koşuyor. Bugüne kadar 76 triatlon, 14 maraton, 1 half ironman ve bir ultra maratonu var. Onun dışında sayısız 5k, 10K duatlon, ve ocean swim (Açık deniz) yarışları yapıyor. İlk triatlonunda nasıl yapıldığını bilmediği için yüzmeden çıkar çıkmaz bütün çantasını toparlayıp, çantayla yarışın bisiklet kısmını yapıyor. İlk duyduğumda çok gülmüştüm. Bu da onun komik bir anısı.

 

A.A: Bir kadın ve Türk olarak ironman bitirmek nasıl bir duygu? İlk ironman’ ini bitirdiğinde göstermiş olduğun başarı Türk medyasında yer aldı mı? Yurtdışında ironman yarışları için medyanın ilgisi ne düzeyde, kıyas yapabilir misin? Basının haricinde yakın çevrenin ilgi düzeyi ve yorumları nasıldı?

G.K.U: Yarışı bitirmek benim için çok önemliydi. Tabiî ki müthiş bir sevinç yaşadım. Bir Türk olarak da adımın bitişte anons edilmesi ve “Turkey” kısmınki duyduğumda gözlerimin dolduğunu hatırlıyorum. Türk medyasının yarıştan haberi olduğunu sanmıyorum. Burada ironman oldukça popüler, yarışlar mutlaka gazetelere haber olur, televizyon kanallarında yer alır. Sadece medyadan değil, halktan da ilgi çok büyüktür. Atlet olarak böyle destek verici bir ortamda yarışmak çok motive edici birşey. Benim Sarp hariç tüm ailem Turkiye’ de. Yarışı pek anladıklarını pek sanmıyorum. Anneannem telefonda bir tek sunu söylüyor: “kızım kendini neden bu kadar yoruyorsun?” Buradaki arkadaşlarım ve Turkiye’ den beni facebook’ la yarışlarımı takip eden ve destekleyen güzel bir çevrem var.

A.A: İlk kez bir ironman yarışına katılmadan önce nasıl bir hazırlık sürecinden geçtin? Bir antrenörün var mıydı, antrenman programının genel hatları nasıldı? Ne tür zorluklarla karşılaştın? Ironman’ a ilk kez katılacak olanlar için yarışa hazırlık sürecinde ve yarış esnasında dikkat etmeleri gereken şeyler neler olabilir?

G.K.U: Yarışa katılmadan önce 18 haftalık bir program uyguladım. Genel hatları sabah 5.30–07 arası yüzme, öğleden sonraları koşu ya da bisiklet şeklindeydi. Hafta içi iki üç saatlik bir idman üzerine cumartesi dinlenme, pazar günleri uzun bisiklet sürüşleri vardı. Kısıtlı zamanımın olması en büyük zorluktu diyebilirim. Bu nedenle bisiklet idmanlarımı istediğim gibi gerçekleştiremedim ve yarışta da beni en çok zorlayan kısım bisiklet oldu. Ayrıca yarış boyunca kendini hissettiren ve o günden bu yana da kurtulamadığım bir sakatlığım oldu. Bu da iyi esnetme yapmamaktan arka bacaktaki hamstring kasımın sürekli kasılması ve kalçamdaki priformis kasının ağrı yapmasıydı. Ironman’ a ilk kez katılacak arkadaşlara idmanlarına ısınmayla başlamalarını ve idman sonrası esnetmeyi unutmamalarını tavsiye ederim. Ayrıca yarıştan önce suya girerek vücutlarını alıştırmaları kolayca hız kazanmalarını sağlar. Ironman in bisiklet kısmi bütün ihtiyacınız olan sıvıları almanın en uygun olduğu bölümdür. Katı yiyecek tavsiye etmem çünkü vücudunuzdaki kanın midenize itmesini istemezsiniz. Bisiklet kısmının son 2-3 km’ sindeki yapacağınız yüksek kadanslı çevirmeler bacaklarınızın koşu kısmına adaptasyonunu kolaylaştırır.

 

 

A.A: Yılda ortalama kaç yarışa katılıyorsun. Bu yıl ki antrenman sezonunu nasıl geçirdin? Yıl içerisinde kaç zirve dönemi gerçekleştiriyorsun?

G.K.U: Yılda iki üç olimpik mesafe triatlon, bir maraton, birkaç tane yarım maraton ve bir half ironman şeklinde yılı kapatıyorum. Bu saydıklarım geçen seneki programımdı. Antrenman sezonum diye bir dönemim yok müsait olduğum her dönem benim için antrenman dönemi demektir. Tabii eğer yarışım varsa ona özel programı uygulamaya çalışırım. Bu da genelde iki zirve dönemi oluyor.

A.A: Ironman yarışlarında hedefin nedir? Bu yıl katılmış olduğu en son ironman yarışına nasıl hazırlandın ve bu son yarışta istediğin hedefe ulaştın mı?

G.K.U: Geçen sene katıldığım ironman yarışında hedefim altı saatin altıydı. Fakat dediğim gibi bisiklet kısmına iyi hazırlık yapmadığım için bunu gerçekleştiremedim. Yüzme kısmında da wetsuit problemleri yaşadım. Sakatlık falan derken sonuç istediğim gibi olmadı. Bu sene hedefim bisiklette çok daha iyi zaman yapmak ve geçen seneki zamanımı düşürmek.

A.A: Hangi yarışa katılacağını önceden nasıl ve neye göre belirliyorsun? En çok önemsediği veya katılmayı istediği olmazsa olmaz yarışlar hangileri? İlk defa katılanlar için hangi yarışı tavsiye edersin?

 

G.K.U: Katılmak istediğim yarışlar hakkında katılan kişilerden bilgi almaya çalışırım, eğer popüler bir yarışsa ve o dönem müsait isem katılırım. Malibu Triatlonu, Los Angeles Triatlonu, Escape From Alcatraz gibi Olimpik mesafelerini cok sevdiğim triatlonları kaçırmak istemem. İlk sefer katılanlara öncelikle Sprint mesafeyle başlamalarını sonra yavaş volumü arttırmalarını tavsiye ederim. Benim yaşadığım bölgede tavsiye edebileceğim yarışlar bunlardır. 

 

 

A.A: Önümüzdeki yıl hangi yarışlara katılmayı planlıyorsun? 2012 yılında hem Türkiye’ de hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde ironman yarış organizasyonu düzenlenmesi söz konusu, katılmayı düşünür müsün?

G.K.U: 2012 yılında Kanada’ da yapılacak olan bir full ironman’ im var. Subaru Kanada ironman ve bundan öncede bu yarışa hazırlık olsun diye ikincisini yapacağım San Diego’ daki Oceanside half ironmanim var. Turkiye’ de yapılacak olan yarışmalardan herhangi birine katılmayı cok isterim ama şu an bunun için yeterli zamanım olur mu bilemiyorum. Eğer bu sene olmazsa bile önümüzdeki senelerde mutlaka bu yarışlar için plan yapacağım.

A.A: Triatlon’ da ve ironman’ de asıl iddialı olduğun bölüm hangisi? Yüzme, bisiklet, koşu? Gerek yarışlara hazırlık aşamasında gerekse yarış esnasında kendine has özel bir stratejin var mı?

 

G.K.U: İddialı olduğum kısım pek yok diyebilirim. Yüzme ve koşum bisiklet bölümümden daha iyi. Yüzmede baslarken en önlerde olmaya çalışırım, hızlı bir başlangıçla kalabalığı arkada bırakmak güzel bir başlangıç yapmamı sağlar. Bunun içinde suda 15 dakika ısınma yaparım. Koşuyu da elimden çeldiğince hızlı bitirmeye çalışırım. Uzun yarışlarda enerjimi sona saklarım.

 

A.A: Ironman yarış öncesi (of season, son 3 ay kala ve son iki hafta) beslenme planın nasıldı ve senden sonra katılacaklara neler tavsiye ediyorsun?

G.K.U: Sağlıklı beslenmek benim için en önemli kurallardan biri. Yemekleri kendim yaptığım için yağ ve tuz oranı düşük, protein ve karbonhidrati yüksek yemekleri seçerim. Sabahları yulaf ezmesi, muz ve çeşitli meyvelerden oluşan bir kahvaltım var. Öğlen salata ya da sandviç, aksam esmer pirinç pilavı ya da makarna yanına balık ya da herhangi bir protein eklediğim yemek yaparım. Et ve tavuk yemiyorum. Yarıştan bir hafta önce karbonhidrat yüklemesi yaparım ama porsiyonlarım değişmez. Aşırı yemek yeme taraftarı değilim. Ne kadar hafifsem yarışta hareket etmem o kadar kolay olur.

 

 

A.A: Katılmış olduğun son ironman yarışının maliyeti ne kadardı?

G.K.U: En son yazıldığım yarış full ironman idi maliyeti $700 bu tabii uçak bileti ve otel hariç. John’ u ikna etmek kolay olmadı.

A.A: Sponsorun var mı, varsa sana ne tür imkanlar sağlıyor? Sponsor arayışında olanlara ne tavsiye edersin?

G.K.U: Sponsorum yok, sanırım yaş grubunuzda ilk sıralarda yer almanız gerekiyor. Bu konuda daha fazla bir bilgim yok.

A.A: İş, aile ve antrenman üçgenini nasıl dengeye oturtuyorsun? Günde kaç saat antrenman yapıyorsun? Kaç saat uyuyorsun? Nasıl recover yapıyorsunuz? Buz küveti, masaj vb. sana özel bir dinlenme tekniğin var mı?

 

G.K.U: Sabah erken başlayarak, ev halkı uyurken yüzmeyi aradan çıkarıyorum öğleden sonrada okulum yoksa oğlumun yüzme idmanı sırasında ikinci idmanımı gerçekleştiriyorum. Günlük iki saatlik antrenman yaparsam mutlu oluyorum ama eğer vakit yoksa bu yarım sahtede düşebiliyor. Hiçbir şey yapamazsam evdeki ağırlıklarımla, mekik çekerek, karin hareketleriyle kısa bir idman yapıyorum. Sekiz saat uyumaya çalışırım. Uzun koşularımdan sonra ve bisikletten sonra küveti buzla doldurup beş dakika içinde kalırım. Eğer yarış sonrası masaj imkanı varsa hemen değerlendiririm. Kuyruk ne kadar uzunda olsa beklerim ve masaj yaptırmak isterim. Yarış sonrası hemen protein almak ve güzel bir uyku çekmek recover’ı hızlandırır.

A.A: Bu yıl veya öncesinde herhangi bir sakatlık geçirdin mi? Sakatlık sürecini nasıl geçiriyorsun?

G.K.U: Uzun bir süredir priformis kasımın siyatik sinirine dayanmasından ve hamstring kasımında zedelenmiş olmasından dolayı sağ bacağımda bir sakatlık geçirdim. Şu an yeni yeni kurtuluyorum diyebilirim. Yaptığım dağ koşusu yarışları, eğimli düz olmayan yarışlar buna sebep oldu. Ayrıca evimizde yokusun tepesinde olduğu için koşularım ve bisikletimi hep dik bir yokuşla mücadele ederek bitirdim. Bütün bunlar sakatlığıma sebep oldu. Şu an daha dikkatli davranıyorum ve mutlaka esnetmemi aksatmıyorum. Sakatlık sürecim hiç iyi olmuyor ben spor yaptıkça rahatlayan bir insanim içki sigara kullanmıyorum, evde saatli bomba gibi dolaşıyorum.

 

 

A.A: Favori atletleri var mı?

G.K.U: Javier Gomez, Chrissie Wellington, Craig Alexander eskilerden Dave Scott, Mark Allen, kosuculardan Kara Goucher, ultramaratonculardan Defan Karnazes, açık deniz yüzücülerinden Lynee Cox.

A.A: Takip ettiğin favori internet siteleri hangileri?

G.K.U: Cyclingtr.com dışında katıldığım yarışların sayfalarını facebook’ tan takip ediyorum.

A.A: Hobilerin var mı varsa nelerdir?

G.K.U: Kitap, magazin, gazete okumayı severim. Su an Deve Scott ile Mark Allen in Kona Ironman yarısını anlatan IRON WAR adli kitabi okuyorum. Lynne Cox in “Swimming to Antartica” kitabini tavsiye ediyorum. Dean Karnazes in” Ultramarathonman” adlı kitabı da koşmayı sevenlerin ilgisini cekecektir. Triatlon dergilerinden Kona’ yi anlatan LAVA, Triathlete, Inside dergilerini her ay takip ederim. Runners magazine, Splash, New York Runner, Competitor sürekli evime gelen magazinler arasında.

A.A: Ironman olmayı isteyen ama tereddütleri olanlara ne tavsiye edersiniz, nereden başlamalılar?

G.K.U: Ironman sadece fiziksel gücünüzü değil beyninizi ve kalbinizi koyacağınız bir yarıştır. Sevgilinize, eşinize yaptığınız bağlılığın benzerini bu yarışa adamanız gerekir. Mesafeler gözünüzde büyümesin, kendinizle geçireceğiniz saatlerin ve yarışın tadını çıkarın, bitişte sizi sabırsızlıkla bekleyen ailenizi dostlarınızı düşünün. En önemlisi ironman olacağınızı düşünün.

 

 

A.A: Antrenman sonrası, protein, amino asit, vitamin vb. herhangi bir nutrient kullanıyor musun?

G.K.U: Antrenman sonrası Muscle Milk in Whey Protein ile yaptığım shake’ imi içerim. Antrenman sırasında Cytomax ve enerji jelleri kullanirim. Bunlar recovery imi hızlandırır.

A.A: Antrenmanlarına destek amaçlı ne türden egzersizler yapıyorsun? Esnetme, kalistenik, ağırlık vb. çalışmalar gibi.

G.K.U: Triatlet’ ler için Yoga DVD im var, haftada bir yapmaya çalışırım. Her antrenman sonrası esnetmemi mutlaka yaparım. Eğer bir yarışa hazırlanmıyorsam ağırlık çalışması yaparım ama bir program uyguluyorsam ağırlık yapmıyorum.

A.A: Bunların dışında bizim atladığımız ancak sizin için “sorulsaydı iyi olur diyeceğiniz sorunuz ne olurdu? Bu sorunuzu da yanıtlarsanız çok seviniriz.

G.K.U: Evet var. “Triatlonlar ve özellikle ironman yarışı yasam tarzınızı, hayata bakışınızı değiştirdi mi?” Sorusunun sorumasını isterdim.

G.K.U: Evet kesinlikle olumlu yönde bir değişiklik oldu bende. Triatlonlara başlamadan önce içki kullanıyordum, sağlıksız bir beslenme alışkanlığım bunun yanında soğuğa duyarlıydım ve sürekli hasta olurdum. Triathlonlarla bütün bunlar silindi gitti. Gece uykularım dâhil bütün vücut sistemim inanılmaz değişti. Herkesin donduğu ortamlarda kısa kollu tişörtlerele dolaşır oldum. Enerjim inanılmaz arttı özellikle ironmandan sonra bunu gözlemledim. Günlük yaptığım en az iki saatlik çalışmalar beni yormaz oldu. Mesafe bariyerlerim kirildi. Marathonlar güle oynaya yapar oldum. Kısa mesafeli yarışlarda hızım arttı. Tabii gardırobum tamamen değişti ve yarış tshirtlerimi gururla giyer oldum. Çanta ve ayakkabılara olan ilgim yerini bisikletler, koşu ayakkabılarına bıraktı. Her şeyden önemlisi içimde varlığından haberim bile olmayan yeni bir Gamzeyi tanıdım.

 

 

G.K.U: Herkese mutlu sağlıklı sporla dolu bir 2012 yılı diliyorum. Alpay’ a da özellikle beni çalışmasına eklediği için teşekkür ediyorum.

A.A: Asıl biz sorularımıza verdiğin samimi ve ayrıntılı cevaplar verdiğin için teşekkür ederiz Gamze. 2012’de başarılar diliyoruz.

Aslında ironman koşan kadın sporcularımız bir elin parmaklarını geçmiyor maalesef. Bugün saymaya kalktığınızda erkek Türk Ironman’ lerin toplam sayısı 50 civarında iken ironman bitiren kadın sporcularımızın toplamı üçü geçmiyor. 2012 yılında ülkemizde ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ de gerçekleştirilmesi planlanan yarı ironman yarışları sonrası bu sayının artmasını diliyoruz…

 

Hazırlayan: Alpay AKHUN

 


Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın