Türk Ironman Oğuz Omur

23/05/2011  //     //  Triatlon Haberleri

 

Triatlon yapıyor ve Ironman yarışlarına ilgi duyuyorsanız, Oğuz OMUR adını daha önce mutlaka duymuşsunuzdur. Eğer duymadıysanız, hiçbir yerde eşine rastlayamayacağınız bu özel söyleşi yazımızı dikkatle okumanızı öneriyoruz.

Çünkü bu söyleşide hem başarılı bir Demir Adam’ı tanıma imkanı elde edecek, hem de önümüzdeki zamanlarda Ironman yarışlarına ilk defa katılmayı planlayanlar için önemli ipuçlarını bulacaksınız.

Ironman gibi zorlu bir disiplinde ülkemizi yurtdışında başarı ile temsil eden Oğuz OMUR’u yakından tanımak ve tanıtmak için geçtiğimiz günlerde soru-cevap şeklinde yaptığımız söyleşi notlarına şöyle bir göz atalım.

Geçtiğimiz yıl, “Alanya Triatlonu”na hazırlanırken kalfında meydana gelen yırtılma yüzünde 1 ay boyunca antrenman yapamadığı için “24 Ekim Uluslararası Alanya Triatlonu”na katılamayan OMUR, 22 Kasım’da Tempe-Arizona’da koşulan “Arizona Ironman” de 9:46:23’lük derecesi ile 2700 katılımcı arasından Genel Klasmanda 75’inci, 40-44 Yaş Grubunda 5’nci olarak, Kona Hawaii Dünya Şampiyonası’na katılmaya hak kazanmış önemli bir atlet. Oğuz OMUR, geçmişinde su topu, basketbol ve futbol gibi farklı spor alt yapılarını barındıran güçlü bir sporcu olma özelliğini de taşıyor. İlk kez 2006 yılında Ironman 70.3’ü (Yarı Ironman) koştuktan sonra, ertesi yıl da ilk Ironman’ini bitirmiş. Halen aktif spor hayatını sürdüren ve yarışma sezonunda haftalık antrenman saati 25 saati bulan OMUR, geçtiğimiz hafta sonu 14 Mayıs Cumartesi günü koşulan “Bozcaada Yarı Maratonu”nun 10k kategorisine antrenman amaçlı katılmış ve Erkekler Kategorisi ikincisi olmuştu.

ALPAY AKHUN: Bizlere kendinden ve spor geçmişinden kısaca bahseder misin? Spora ne zaman ve nerede başladınız?

OĞUZ OMUR: 44 yaşındayım. Evliyim, 4 buçuk yaşında bir kızım var. Sigorta ve denizcilik ile ilgili firmalarda ortaklıklarım var. Spora 1975 yılında İstanbul Yüzme İhtisas Kulubü’nde yüzme okulunda başladım.

A.A: Bugüne kadar hangi sporları yaptınız?

O.O: 1979 yılında su topuna geçtim ve 2000’e kadar kısa aralar haricinde su topu oynadım. Okul yıllarında basket ve futbol oynardım. 1988-89 senelerinde İngiltere’de amatör kümede futbol oynadım. 2000’de dağ bisikleti ve koşuya merak saldım. 2002’de ilk olimpik triatlonumu koştum. O yıldan beri de triatlona devam ediyorum.

A.A: İlk defa ne zaman Ironman’ e katıldınız, Ironman’e başlama sebebiniz neydi? (Sizi bu spora iten nedir?)

O.O: İlk Ironman’i 2007’de Half Ironman’i de 2006’da koştum. Triatlon ve Ironman’e geçişim ağabeyimin (Korkut Omur) sayesinde oldu. Ben su topu oynarken o da triatlonda yarışıyordu. Ona çok özendim. Daha sonra bana 2001 Hawaii Ironman’in DVD’sini verdi ve ben en az 20 kere seyrettim. Sonrasında ise Ironman’de yarışmaya karar verdim. Beni buna iten şey, kendimi nereye kadar zorlayabileceğimi merak etmemdir. Bir de ağabeyim ve Gökhan Doğruol benden önce İsviçre Ironman‘inde yarıştılar. Ben de onları seyretmeye gitmiştim ve o zaman yarışmaya kesin karar vermiştim.

A.A: İlk Ironman yarışına katıldığınızda nasıl bir hazırlık sürecinden geçtiniz?

O.O: Şansıma o sıralarda Türkiye’ de yaşayan, Yeni Zelanda’nın eski yarış direktörü ve dünya çapında Ironman’i olan Rick Faulding‘in antrenörlüğünde hazırlandım. Hepimiz için büyük şanstı. Kendisi hem benimle aynı sitede oturuyordu, hem de daha önce dünya çapında Ironman dereceleri vardı ve bu sayede ondan çok şeyler öğrendik. Yaklaşık 20 haftalık ve haftada 15-20 saat arası bir antrenman programı uyguladım.

A.A: Ironman olarak bu unvana eriştiğinizde Türk basınının ve kendi çevrenin ilgi düzeyi ve yorumları nasıldı?

O.O: Ben ilk Türk Ironman’i değilim. Benden önce bildiğim kadarıyla Can Malot, Uğur Genç ve Gökhan Doğruol bu yarışı koştular. İsmini atladığım olabilir, kusura bakmasın.

A.A: Ironman’de asıl iddialı olduğunuz bölüm hangisi? Yüzme, bisiklet, koşu?

O.O: Tabi ki yüzme, ama 9-10 saatlik bir yarışta yüzmede 5-10 dakikanın pek önemi olmuyor. Genelde üçü de fena değil.

A.A: Herhangi bir sponsorunuz var mı, varsa size sağladıkları nelerdir?

O.O: Sponsorum yok. Aramıyorum da. Sponsor olmak isteyen olursa ihtiyacı olan arkadaşlara yönlendiririm.

A.A: Yılda kaç yarışmaya katılıyorsunuz veya katıldınız?

O.O: Geçen sene 3 Ironman, 1 Yarı Ironman, 1 Yarı Maraton’a katıldım. Normalde 2 Ironman, 1 Yarı Ironman ve 1-2 Olimpik Triatlon koşuyorum.

A.A: Hangi yarışlara katılacağınızı önceden nasıl ve neye göre belirliyorsunuz?

O.O: Organizasyonun kalitesi, yarışın yapıldığı yer, tarihi ve oradaki mevsime, ayrıca iş yoğunluğuma göre karar veriyorum.

A.A: Yılda kaç zirve dönemi yapıyorsunuz?

O.O: 2 zirve yapıyorum.

A.A: Ağır bir sakatlık geçirdiniz mi?

O.O: Bence beni koşturmayan bisiklete bindirmeyen ve yüzdürmeyen her sakatlık ağırdır. Kalfımda yırtık olmuştu, iki ayağımda da stres kırığı, sol aşil tendon sakatlığı, bisikletten düşmeden mütevellit dirsek kırığı, su topundan kalma omuz ve parmak sakatlıkları, yine bisiklet kazalarından doğan yaralanma ve ezikler olmuştu. Ama sporu tamamen bıraktıracak kadar ağırlıkta değil hiçbiri.

A.A: Ironman yarış öncesi (off season, son 3 ay kala ve son hafta) beslenme planı nedir, neler tavsiye ediyorsunuz?

O.O: Off sezonda her sene 3-5 kg alırım. Özellikle yediğime içtiğime hiç dikkat etmem. Mental olarak rahatlar ve bir süre planlı hiçbir şey yapmam. Sezonda genelde kilo problemim olur. Antrenmanlar, 18-20 saatin üzerine çıktıkça otomatik kilo vermeye başlarım. Bu dönemde tatlı, basit şeker yememeye çalışırım. Eskiden çok fazla karbonhidrat alırdım, ama artık o kadar ihtiyaç duymuyorum. Yarışa doğru unlu gıdalar almamaya gayret ediyorum. Hem vücutta inflamasyon (ısı artışı) azalıyor hem de sindirim sistemimi rahatlatıyor. Ironman koşanlarda çok fazla karbonhidrat yüklemeye gerek görmüyorum. Sonuçta aylarca vücudunuza yağ yakmayı öğretiyorsunuz ve yarışın % 80’inde aerobik sınırlar içinde kalıyorsunuz. Yarış sırasında da düzenli kalori almak durumundasınız. Yarış haftası düzenli sıvı tüketmek ve kalori alımını biraz azaltmak lazım. Çünkü özellikle son hafta idman saati, 10 saatin altında oluyor ve siz haftalardır ağır idman yüzünden normalden fazla yiyorsunuz. Ayrıca yarıştan önceki günlerde daha önce hiç yemediğiniz şeyleri yememeyi öneririm. Malum yarış günü sindirim problemi yaşamak mümkün.

A.A: Bir Ironman antrenman programının genel hatları nasıl tanımlanabilir?

O.O: Bence Ironman idmanının % 90’ı aerobik pace olmalıUzun ve sabit tempo bisiklet ve koşular. Son 7-8 haftada tempo ve intervaller ve son 2 hafta tapering olmalıEn önemlisi ise istikrar. En az 15 haftaya ihtiyaç var. Core ve ağırlık idmanlarına da ihtiyaç var, ama limitli ağırlıklarla.

A.A: En çok önemsediğin veya katılmayı istediğin olmazsa olmaz yarışlar hangileridir?

O.O: Hawaii Ironman’i, Alanya Triatlonu.

A.A: Favori atletleriniz kimler?

O.O: Lance Armstrong, Elvan Abeylegesse

A.A: Mesleğiniz nedir? İş, aile ve antrenman üçgenini nasıl dengeye oturtuyorsunuz? Günde kaç saat antrenman yapıyorsunuz? Kaç saat uyuyorsunuz? Nasıl recover yapıyorsunuz? Buz küveti vb size özel bir dinlenme stratejiniz var mı?

O.O: Sigorta brokerliği, sigorta temsilciliği ve gemi kurtarma alanında faaliyet gösteren firmalarda ortaklığım var. İş yüküm bahar aylarına doğru azalıyor bu dönemde antrenmanlarım artıyor. Yaz sonuna kadar rahat idman yapabiliyorum. Haftada toplam 20-25 saat antrenman oluyor. Hafta içi en uzun idman 3:45 saat bisiklet ve 2 saat koşu oluyor. Hafta sonu toplam 10-12 saat arası toplam idmanlarım oluyor. 6 saat civarı uyurum. Antrenmanlardan sonra bazen buz koyarım bacaklarımaDüzenli amino asit alıyorum recovery için. Sezonda antrenman haricinde evde dinleniyorum. Çok fazla dışarı çıkamıyorum. Ailemi ancak aralarda görebiliyorum.

A.A: Hobileriniz nelerdir?

O.O: Eskiden elektronik aletlere çok meraklıydım. Evde lambalı amplilerim var, ama artık süs diye duruyor. Vaktim kalırsa, kendime sinema yaptım, orada vakit geçiriyorum. Bir de arabalara merakım var.

A.A: Takip ettiğiniz internet siteleri?

O.O: www.cyclingtr.com, www.ironman.com, www.slowtwitch.com, www.markallenonline.com, www.racycles.com, www.mtbtr.com

A.A: 20 Kasım’ da Kıbrıs Türk Triatlon Federasyonu KTTF’nin düzenleyeceği “Kasım Şakası” adlı yarı Ironman yarışına katılmayı düşünüyor musunuz?

O.O: Evet, olabilir.

A.A: Ironman olmayı isteyen, ama tereddütleri olanlara ne tavsiye edersiniz, nereden başlamalılar? Bunların dışında bizim atladığımız ancak sizin için “sorulsaydı iyi olurdu” diyeceğiniz sorunuz ne olurdu? Bu sorumuzu da yanıtlarsanız çok seviniriz

O.O: Benim tavsiyem, Ironman yapmayı düşünen ilk önce oturacak, bir karar verecek. Hangi yarış ne zaman, hedef ne (zaman ya da bitirme)? Bütün bunlara karar verince kayıt olacak ve antrenman programı alacak. Hayatını o günden yarışa kadar elinden geldiğince düzene koyarak antrenmanlarına göre programlayacak. Yani bu iş yarım yamalak olmaz. Uzun ince bir yol bu. Sabır ve sebat etmek bu işin başlıca kuralı. Fedakarlığı yapan herkes koşar. Kimse yapamam diye düşünmesin. Bu bir proje gibidir. İlk adım cüret etmekle başlıyor. Finişi geçince bütün o eziyetlere değiyor.

Mütevazi ve beyefendi tavırları ile tüm sporculara örnek olduğunu düşündüğüm Oğuz OMUR’a Cyclingtr’a zaman ayırıp röportaj verdiği için çok teşekkür ederiz.

Fotoğraflar: Arizona Ironman 2010

Hazırlayan: Alpay AKHUN

 

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın