Türk Ironman Metin Aroyo

02/06/2011  //     //  Triatlon Haberleri

Bildiğiniz gibi, geçtiğimiz günlerde “TürkIronman”leri ile yaptığımız söyleşi yazı dizimizi OğuzOmur’la başlatmıştık. İlk yazımızda dediğimiz gibieğer triatlon ve Ironman yarışlarına ilgi duyuyorsanız, “MetinAroyo” ismini de mutlakaduymuş olmalısınız. 

Metin Aroyo, ülkemizi yurtdışındaki Ironman’lerde başarı ile temsiletmiş olan değerli bir sporcu. Bugüne kadar 4kez tam Ironman yarışlarınakatılmış. En son katıldığı 22Kasım 2010’da koşulan ArizonaIronman’de 45-49yaş grubunda 10:51:05’lik derecesi ile 31. olan Aroyo, bu yıl da 24Temmuz’da Frankfurt’ta gerçekleşecek olan “FrankfurtSparkesse Ironman Avrupa Şampiyonası”nakatılmak için yoğun bir hazırlık dönemi içinde bugünlerde.

Geçmişte, masatenisindenPadidalış eğitmenliğineCamelTrophy’den dağbisikleti, doğa sporları ve macera yarışlarına kadarbirçok farklı spor aktivitelerini gerçekleştirdikten sonra uluslararasımaraton koşmaya başlıyor. Koşu antrenmanlarına destek amaçlı yüzme vebisiklet yaparken yakın arkadaşı olan OğuzOmur ve dünya çapındaki IronmanRick Faulding sayesindeIronman’a başlangıç yapmış ve sonrasında gerisi gelmiş.

 

Bu yıl Temmuz ayındaki Ironman Avrupa Şampiyonası’na yoğun bir şekildeodaklanmış olan Metin Aroyo, son yıllarda 6ayda bir Ironman’a katılmış. Normal şartlarda uzun dayanıklılıkyarışları için özel bir hazırlık programı uygulayan Aroyo, kısa triatlonyarışlarına pek katılmıyor. Geçmişte bir kere “Uluslarası Alanya OlimpikTriatlonu”na katılmış olan Aroyo’ya sonbahardaki AlanyaOlimpik Triatlonu ve Kıbrıs’taki özelYarı Ironman yarışınakatılıp katılmayacağını sorduğumda, Ironman Avrupa Şampiyonası’ndan sonrabir değerlendirme yapacağını belirtti. Şimdilik kesin karar vermemiş olsa daverdiği cevap, böylesine değerli bir sporcuyu yukarıda adı geçen yarışlardabir ihtimal aramızda görme şansımız olabileceğini düşündürdü bana.

Biraz ön bilgilendirmeden sonra şimdi sıra kendisini biraz daha yakından veayrıntılı bir şekilde tanımak için söyleşi notlarımızda. 

 

 

 

Alpay Akhun: Bizlerekendinden ve spor geçmişinden bahseder misiniz? Spora ne zaman, neredebaşladınız?

Metin Aroyo: 1962 İstanbuldoğumluyum. Güzel Sanatlar Akademisi’nden yüksek lisans düzeyinde mezunoldum. Öğrencilik yıllarında çalışma hayatına atıldım. Çok uluslu bazıreklam ajanslarında grafik tasarımı ve sanat yönetmenliği yaptıktan sonra,24 gibi oldukça genç sayılabilecek bir yaşta kendi ajansım olan Piramit’ikurdum. Halen bu işi yürütüyorum. Evliyim ve 4 buçuk yaşında biri kız,diğeri erkek ikizlerim var.

 

A.A: Bugüne kadar hangisporları yaptınız?

M.A: Öğrencilik yıllarımdaciddi bir masa tenisi hayatım var. Bir süre de lisanslı olarak voleyboloynadım. 1995 yılında dünyanın en büyük dalış eğitim organizasyonu PADI’dentüplü dalış ve ilk yardım eğitmenliği aldım. 300’ün üzerinde sertifikalıbalıkadam yetiştirdim. 2000 yılında katıldığım “Camel Trophy” sonrası doğasporları, macera yarışları ve dağ bisikletine ilgim başladı. Bir yandan dakeyif için yaptığım koşular ciddileşmeye başlayınca, uzun zamandır hayalinikurduğum ilk maratonuma 2003’te kayıt oldum ve sonrası da çorap söküğü gibigeldi.

A.A: İlk defa ne zamanIronman’e katıldınız ve Ironman’a başlama sebebiniz nedir? (Sizi bu sporaiten neydi?)

M.A: 2003 ile 2006 yıllarıarasında her yıl bir maraton koştuktan sonra (Atina, New York, Berlin veChicago) işi biraz daha renklendirmek istedim. Maraton antrenmanlarısırasında “cross training” amacıyla, çok kısa da olsa yüzüyor ve bisikletebiniyordum. O sıralarda samimi olmaya başladığım Oğuz’un da destek veısrarlarıyla triatlona kaydım. 2007’de oldukça amatörce hazırlanarak 2 YarıIronman koştum. Ardından, Oğuz’un söyleşisinde de söz ettiği Rick iletanışma ve onun kandırması (Onun deyimiyle, Tanrı vergisi bir dayanıklılığımvarmış!) ile ilk Ironman kayıt süreci geliyor: “Ironman Switzerland”.A.A: İlk Ironman yarışınakatıldığınızda nasıl bir hazırlık sürecinden geçtiniz?M.A: 2008 Temmuz’undakoştuğum ilk Ironman için çalışmaya aynı yılın ilk günü başladım. Yaklaşık25 hafta süren ve gittikçe yükselen bir tempo içeriyordu. İlk kez katılıyorolduğum için de tek hedefim bitirmekti ve bitirdim. Yarış sırasında,özellikle de koşuda lanet edip bir daha yapmayacağına ilişkin yeminler etsende, bu bir yaşam biçimine dönüşüyor ve henüz bir hafta geçmeden sonrakinidüşünmeye başlıyorsun. Bir çeşit “iyi alışkanlık” diyebiliriz.A.A: Türk Ironman olarakbu unvana eriştiğinizde Türk basınının ve kendi çevrenizin ilgi düzeyi veyorumları nasıldı?M.A: Her ne kadar daha çokyaygınlaşmaya ve duyulmaya başlasa da triatlon ve bu sporun en uzunkategorisi Ironman ülkemiz için oldukça marjinal bir spor. Çok az sayıdainsan yapıyor ve aslında pek bilinmiyor. Mesafeler, süreler, hazırlık dönemikonusunda çok yakınlarımızı bile inandırmakta zorlanıyoruz. Üç disiplinin,üç ayrı gün yapıldığını sanan ve buna rağmen çok zor bulan insanlar var. Biryandan çok akıl almaz geliyor, bir yandan da bana bakıp (oldukça ufaktefeğim) yakıştıramıyorlar. “Demir Adam” unvanı, ancak bir Dev’e yakışıyorzihinlerde. Ironman deyince, dişleri ile kamyon çeken o iri kıyım adamlargeliyor insanların gözünün önüne.Ülkemizde bu sporu bu kadar az sayıda atlet yapınca, ister istemezayrıcalıklı bir konum sağlıyor size. Yurt dışında ise hiç böyle değil. Türkspor basını ise konudan bihaber. Biliyorsunuz onlar için varsa yoksa futbol,çünkü bir tek o prim yapıyor Türkiye’de.A.A: Ironman’de asıliddialı olduğunuz bölüm hangisi? Yüzme, bisiklet, koşu?M.A: İddialı olmak gibibir iddiam yok. Yarışları, yaş gruplarında genelde ilk % 10 içindetamamlıyorum. Yani yüzme ve bisikletim, ortalamanın hayli üzerinde. Ancakkoşu kökenli olduğum için sıralamadaki yerim asıl koşu sırasında yükseliyor.Koşuda çok insan geçiyorum.

 

 

A.A: Ironman yarışı öncesi(off season, son 3 ay kala ve son hafta) beslenme planı nedir neler tavsiyeediyorsunuz?

M.A: Çok özel bir tavsiyemyok. Dengeli beslenen, gerekli vitaminlerin hepsini doğal yollarlayiyeceklerden almaya özen gösteren biriyim. Kimyasal desteği ya minimumdakullanıyor ya da hiç kullanmıyorum. Yalnızca uzun antrenmanlar sırasındayediğim bar ve jel’ler var ki, son zamanlarda tavsiye edilen “metabolikverimlilik” öğretisi doğrultusunda, bunların alımını da azaltmaya vevücuduma (pek olmasa da) yağ deposunu kullanmayı öğretmeye çalışıyorum. Buhem yarış sırasında sonsuz bir kaynağın kullanımı, hem de hazımdankaynaklanacak bir sindirim sistemi sorunu yaşamamak demek. Bol su içmek isebir zorunluluk.A.A: Herhangi birsponsorunuz var mı, varsa size sağladıkları nelerdir?M.A: Şaka yollu birkaçönerinin dışında hiç böyle bir teklif almadım zaten istemem de. Bu bana,gereksiz bir sorumluluk yükler. Oysa şimdi yalnızca kendime ve birlikteantrenman yaptığım arkadaşlarıma hesap veriyorum.A.A: Yılda kaç yarışmayakatılıyorsunuz ve bu güne kadar geçmişte kaç yarışa katıldınız?M.A: Yıl içinde farklızorluk ve önem derecelerinde birkaç yarışa katılıyorum. Avrasya’da 15K,Runtalya’da yarı maraton olmazsa olmazlar. Ironman öncesi durumumu görmekamacıyla genelde bir Yarı Ironman mesafesi koşmaya çalışıyorum. Örneğin buyıl Abu Dhabi’de 111 serisi bir triatlon kostum. Yalnızca önceki yıl, 2009Kasım ile 21 Kasım arasındaki 12 ayda ve 6 ay ara ile 3 tam Ironman yaptım.Bu biraz fazla bence. Toplamda 4 adet maraton, 3 adet yarı, 1 adet 111triatlon ve 4 adet de Ironman tamamladım. Kısaları saymıyorum.A.A: Hangi yarışlarakatılacağınızı önceden nasıl ve neye göre belirliyorsunuz?M.A: Duyumlar,okuduklarım, internet, dergiler, tavsiyeler, iş ve aile durumu, enbelirleyici etkenler. Benim arkadaşlarımdan tek farkım, her yarış içinmutlaka farklı bir lokasyon seçmem. Sonuçta bu işi keyif için yapıyoruz.Yarış bahanesiyle yeni yerler, yeni insanlar görüyor, yarış sonrasında daorada birkaç gün tatil yapıp yorgunluk atıyorum.A.A: Yılda kaç zirvedönemi yapıyorsunuz?M.A: Bugüne kadar hep 2oldu.A.A: Mesleğiniz nedir? İş,aile ve antrenman üçgenini nasıl dengeye oturtuyorsunuz? Günde kaç saatantrenman yapıyorsunuz? Kaç saat uyuyorsunuz? Nasıl recover yapıyorsunuz?Buz küveti vb. size özel bir dinlenme stratejiniz var mı?M.A: İşin yaratıcıayağından gelen bir reklamcı ve ülkemizin hatırı sayılır ajanslarındanbirinin sahibiyim. Yıllarca geceli gündüzlü çalıştıktan sonra, oldukçadeneyimli ve becerikli bir ekiple birlikte çalışma şansına eriştim. 50’yeyakın reklam profesyoneli ile hizmet veriyoruz. Bu yetkin topluluksayesinde, eskisine oranla biraz daha geç gelip, biraz daha erkenkaçabiliyorum. Dolayısıyla günde çift idmana zamanım oluyor. Hafta içi3-3.5, hafta sonu 10 saatin üzerinde, toplamda da haftada 22-24 saat birsüre sporda geçiyor. Bu, oldukça ciddi bir zaman. Neredeyse ikinci bir işgibi. Aile ve sosyal yaşamdan çalınan süre ise bu isin en zor yanı. IronmanDVD’lerinde de söylendiği gibi “Aile boyu fedakarlık” bu iş. Düşünün,çocuklarınızın kalkıp yanınıza gelmek istediği hiçbir sabah yatağınızdadeğilsiniz, çünkü gün 6:30’larda başlıyor.Uyku, en az yiyecek kadar önemli yenilenme ve dinlenme için. Bu nedenle, 6-7saat uyumaya çalışıyorum. Bu süre benim için oldukça kritik. Başka biryöntemim de yok. Buz ise yalnızca bir sakatlık durumunda başvurduğum birçözüm.

 

 

A.A: Ağır bir sakatlıkgeçirdiniz mi?

M.A: Yalnızca koştuğumyıllarda kasığımdaki bir sakatlık nedeniyle 3 ay kadar koşamadım. O sayedebisiklet aşkı başladı. Onun dışında, 2009’da oldukça hızlı sürerken yolafırlayan bir kediye çarparak yaşadığım bir bisiklet kazası sonucu tüm omuzbağlarımı kopardım ve meşhur köprücük kemiğim çıktı. Zorlu bir ameliyatsonrasında iyileştim ve katılamadığım yarış sonrasındaki Ironman Florida’daen iyi derecemi yaptım. Antrenmanların yoğunluğuna göre ufak tefek sorunlarçıkıyor, ama spora ara vermemi gerektirecek başka bir sakatlık yaşamadım.A.A: Bir Ironman antrenmanprogramının genel hatları nasıl tanımlanabilir?M.A: Daha önce desöylediğim gibi yaklaşık 20 haftalık bir süreç bu. Yurt dışında yasayan birantrenörle çalışıyor ve bana özel tasarlanmış bir programla hazırlanıyorum.Dayanıklılığın arttırıldığı yaklaşık 10 haftalık bir sürecin ardından, hızayönelik interval’lerle zenginleştirilmiş 6-8 haftalık bir süreç geliyor. Son2-3 hafta ise ‘taper’ adi verilen ve yoğunluk/sertlik aynı kalırken toplamsürelerin azaldığı dönem yarış ile sona eriyor. Bu genel yapı altında, bellitestler sonucunda sizi tanıyan antrenörünüz, her disiplindeki zayıf ve güçlüyönlerinizi belirliyor ve buna yönelik bir program yazıyor. Siz de kayıtsızşartsız uyuyorsunuz.A.A: En çok önemsediğinizveya katılmayı istediğiniz olmazsa olmaz yarışlar hangileridir?M.A: Çok büyük emek, zamanve fedakarlıkla hazırlandığım için yarış ayırmıyorum. Ancak bu işinşampiyonlar ligi sayılabilecek “Hawaii Dünya Şampiyonası” elbette hertriatlet için olduğu gibi benim için de en çekici havuç!A.A: Favori atletlerinizkimler?M.A: Craig Alexander,Chrissie WelingtonA.A: Takip ettiğinizinternet siteleri? M.A:  cyclingtr.com,slowrwitch.com, ironman.com, cyclingnews.com, triathlon.competitor.comA.A: Hobileriniz nelerdir?M.A: Müzik. İyi bir klasikve caz dinleyicisiyim. Sporun her türlüsünü izlemeyi de severim.A.A: Ironman olmayıisteyen, ama tereddütleri olanlara ne tavsiye edersiniz, neredenbaşlamalılar?M.A: Aman uzak dursunlardiyeceğim, ama bunca yanıttan sonra yakışmayacak. Şaka bir yana, bu iş sabırişi. Gerçekten uzun yıllar süren kesintisiz yatırımla bir yerlere geliniyor.Adım adım gitmek, triatlonun üç disiplinine de emek harcamak, öncelikle kısamesafelerde yarış deneyimi edinmek ve en son olarak Ironman’a hazırlanmakgerek. Disiplin, tutarlılık, adanmışlık, fedakarlık gibi özelliklerde kuşkuvarsa iki kez düşünmek, çabuk yılmak gibi bir alışkanlık varsa uzak durmakgerek. Ama bir kez de katılıp, o bitiş takından geçtiniz mi, iste o aninbenzeri ve bedeli yok!A.A: Bunların dışındabizim atladığımız ancak sizin için “sorulsaydı iyi olurdu” diyeceğinizsorunuz ne olurdu? Bu sorunuzu da yanıtlarsanız çok seviniriz.M.A: ”Mutlu musunuz?” diye sorulmasını isterdim.“Evet, hem de Çok!”A.A: Çok teşekkürler.

 

Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim” demiş Atalar.Tıpkı Oğuz Omur gibi Metin Aroyo da beyefendi ve pozitif bir kişiliğe sahip.Kendisi ile görüşürken çok eski ve iyi bir dostunuzla görüşüyormuşsunuzhissine kapılıyorsunuz. Sıcak ve arkadaşça tavırlarından etkilenmemek mümkündeğil. Gördüğüm kadarıyla amatör ruhunu kaybetmemiş profesyonellerin genelkişilik özelliği bu.

Siz sporseverlere son bir müjde vermek gerekirse önümüzdeki zamanlardafırsat oldukça kendisinin tecrübe ve bilgilerinden yararlanma imkanı eldeetme şansımız olacak. Konu başlıkları şimdilik sürpriz, ama emin olundayanıklılık sporları yapanlar için çok faydalı olabilecek konular.Öncelikle, “24Temmuz Frankfurt Ironman Avrupa Şampiyonası” içinkendisine gönülden başarılar diliyor, ardından böylesine kapsamlı birröportaj ile bizleri aydınlattığı için Cyclingtr olarakçok teşekkür ediyoruz.

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın