Türk Ironman Akın Dalgıc

25/01/2012  //     //  Triatlon Haberleri

Uzun zamandır sürdürdüğümüz “Türk Ironman” ler serimizin bu seferki konuğu Akın Dalgıc. Dalgıc, yurtdışında yaşayan Türk Ironman’ lerden. 1967 Eskişehir doğumlu olan Dalgıc ilk ve ortaokulu Türkiye’ de okumuş ve sonrasında Almanya’ da yaşayan ailesinin yanına mesleki eğitimini tamamlamak için gitmiş. Sporla tanışması yoğun geçen iş hayatından yorulması sonucu olmuş. İlk iş olarak sigarayı bırakmış ve ardından bulunduğu kasabada bir spor kulübüne üye olmuş. Üye olduğu bu kulüpte Alman arkadaşları ile beraber triatlon bölümünü kurmuş. Çok sayıda yarı maraton, tam maraton, sprint ve olimpik triatlonlar ile 2 yarı ironman, 5 tam ironman ve bir de 50km ultra maraton koşmuş.

İlk yarışını 2004’de Amberg Triatlonu’ nda sprint mesafe olarak koşan Dalgıc’ın ilk ironman yarışı ise 2006 ‘da 11 saat 26 dakikada koştuğu “Quelle Challenge Roth” olmuş. Geçtiğimiz yıl Ağustos ayında “Ironman Regensburg” u 10:56:45 ile tamamlamış başarılı bir sporcu.

Oldukça sıcakkanlı ve dost canlısı olan Akın Dalgıc. Kendisi ile yaptığımız görüşmelerde; ”Türkiye’ den sporcu arkadaşlarla tanışmak, karşılıklı tecrübelerinden faydalanmak, kamp yapmak ve en önemlisi Türkiye’ de triatlon koşmak istiyorum.” diyor ve ekliyor. “isteyen olursa Almanya’ da ironman koşacak arkadaşlara yardımcı bile olabilirim.” diyor.
Alpay AKHUN: Akın, biz seni yukarıda tanıtmaya çalıştık fakat biraz da seni kendi ağzından tanıyalım. Kısaca spor geçmişinden bahseder misin? Gençliğinde ciddi anlamda herhangi bir sporla uğraştın mı?

Akın DALGIC: 34 yaşında koşu ile spora başladım. Daha öncesinde sporla hiç ama hiç ilgilenmemiştim. Yüzme, bisiklet ve koşmaya ilgim vardı ama öncesinde hiç yapmamıştım.

A.A: Ironman ve triatlona’ a başlangıcın nasıl oldu? İlk yarışını hangisiydi ve neler hissettin?

A.D: Ironman koşan tecrübeli bir arkadaşımın sayesinde başlangıç yaptım. Daha önce adını bile duymadığım triatlon ve ironman onun sayesinde ilgimi çekmeye başladı. Daha sonra yüzme, bisiklet ve koşu derken ilk triatlonumu 2004’de Amberg’ de koştum. İnanılmaz derecede mutlu oldum. Amacım, basamakları yavaş yavaş çıkıp ironman olmaktı.

A.A: İlk kez katıldığın yarı ironman ve tam ironman yarışlarına nasıl hazırlandın? Antrenörün var mıydı, antrenman programının genel hatları nasıldı?

A.D: İlk kez katıldığım yarı ironman için herhangi bir antrenman planım yoktu. Kendimi nasıl hissediyorsam öyle antrenman yapıyordum. O günlerde benim için mühim olan tek şey yarışa katılmak ve sorunsuz bir şekilde bitirmekti.

Tam ironman’ a katılmaya karar verdiğimde ise iyi koşmak istiyordum. Profesyonel bir çalıştırıcıdan danışmanlık ve antrenman planı aldım. Dayanıklılık, teknik, kuvvet, stability gibi temel unsurlar için “Leistungsdiagnostik” yaptırıp verilen pulsara göre antrenman yaptım. Bu sayede perfomansım arttı ve kendimi daha iyi hissetmeye başladım. İlk kez katıldığım “Quelle Challenge Roth” Ironman’ i çok iyi bir şekilde koştum. Bu benim için çok iyi bir tecrübe oldu.

Yalnız şunu da belirtmek isterim ki; sonrasında özel antreman planı hazırlatmayı bıraktım. Çünkü özel plan sizi yalnız antrenman yapmaya sürüklüyor. Daja çok kulüpteki arkadaşlarla beraber antrenman yapmayı tercih ediyorum.

A.A: Ironman olmayı isteyen ama tereddütleri olanlara ne tavsiye edersiniz, nereden ve nasıl başlamalılar? Bu yarışlara hazırlık sürecinde ve yarış esnasında dikkat etmeleri gereken şeyler neler olabilir?

A.D: Öncellikle bu spor dalını sevmeniz gerekiyor. Ayrıca sağlıklı ve çok azimli olmalısınız.  Koşu, bisiklet veya yüzme gibi herhangi bir branşla başlayabilirsiniz. Düzenli antrenman yapmalı ve beslenmenize çok dikkat etmelisiniz. Yarış esnasında en başından itibaren kontrollü olmalısınız. Seyircinin etkisi altında kalmamalısınız. Elbette düzenli yiyecek ve icçecek tüketimi de çok önemli. Bir de “Fair Play”’ i asla unutmamalısınız.

 

 

A.A: Okuyucularımızdan sıklıkla yurtdışında yaşayan Türk’ lerin ironman yarışlarına kayıt yaptırırken uyruğunu, Türk yazdırıp yazdırmadığını soruyorlar. Sen ironman yarışların katıldığın ilk günden bu yana kayıt yaptırırken uyruğunu Türk olarak yazdırıyor musun?

A.D: İlk koştuğum yarış olan “Challenge’i Türk uyruğu ile koştum. O yıl Challenge’ i koşan tek Türk bendim. Makarna partisinde ve madalya töreninde her ülkenin bayrağının olmasının
yanında tabi ki Türk Bayrağımız da vardı. Bundan dolayı çok keyif aldım ve gururlandım. Bundan sonra gelecekte koşacağım her yarışta Türkiye’yi temsil etmek istiyorum. Ve artık yeni kulübüm de Cycling.tr ‘ dır.

A.A: Gerek Alman basınında gerekse Türk basınında senin ironman olmanla ilgili herhangi bir haber çıktı mı? Genel olarak yurtdışında triatlon ve ironman yarışlarına medyanın ilgisi ne seviyede?

A.D: Yurtdışında maraton, triatlon ve ironman yarışları oldukça popüler. Bu yarışlar televizyonlarda naklen verilir ve basında yer alır. Buralarda haberleşmek çok önemlidir. Birçok yerel gazetede her yarışımdan sonra haber ve fotoğraflarım çıktı. Herkes beni “Çılgın Triatlet” ve “Altdorf’ lu Iron Akın” olarak tanır. Türk basınında triatlon pek tanınmıyor. Bu kadar uzun mesafeleri duyanlar da inanmıyorlar zaten…

A.A: 2012 ve 2013 yılında hangi yarışlara katılmayı düşünüyorsun?  Türkiye Triatlon Federasyonun 2012 faaliyet takvimine göre 29 Ekim 2012’ de Antalya’ da yarı ironman yarışı koşulması planlanıyor. 2010 yılında Runtalya için Türkiye’ ye geldiğini biliyoruz. Dolayısıyla Antalya’ da ki bu yıl ilk koşulacak olan yarı ironman yarışına katılmayı düşünür müsün?

A.D: Bu yıl için katılmayı planladığım yarışlar arasında antrenman maratonu olarak kabul ettiğim “Termal Kaplıca Maratonu” Hamburg (Badfüssing Marathon) veya “Prag Maratonu, “Kallmünz Triatlonu”, “Rothsee Triatlonu”var (Bu yarışta aynı zamanda “Kulüp Ustası” sıfatı için mücadele edir ve şu anda ustalık kupası bende)  Ayrıca “Quelle Challenge” üçlü takımda (Staffel) Maratonda üç saatin altında koşmayı hedefliyorum. 250 km’lik “Arberrad Bisiklet Maratonu”, “Neumarkt Stadtlauf”  yarı maratonu ve de 29 Ekim’ de Antalya’ da koşulacak olan yarı mesafe Triatlon yarışına katılmak istiyorum. Aslında arkadaşlarla bu yıl Avrasya Maratonu’ na katılmak istiyoruz ama daha neler yapacağımız belli değil, bakalım!

A.A: Bu yıl katılmış olduğun “Ironman Regensburg 2011”da en iyi dereceni yaptın. Bu yarışa nasıl hazırlandın ve bu yarışta istediğin hedefe ulaştın mı? Ironman yarışlarındaki nihayi hedefin nedir?

A.D: Her hafta düzenli antrenmanlarımı yaptım. Pazartesileri dinlenme, Salı yüzme ve bisiklet, Çarşamba bisiklet ve koşu, Perşembe koşu, Cuma yüzme ve bisiklet, Cumartesi bisiklet ve koşu, Pazar uzun mesafe dayanıklılık koşusu veya bisiklet. Ben her yarışımı bir macera olarak görürüm. Sağlıklı bir şekilde koşmak, o atmosferi ve macerayı yaşamak. Her triatletin rüyası “Ironman Hawaii” yi koşmaktır. Çok zor bir hedef ve rüyadır…

A.A: Ironman Regensburg’ a hazırlanırken veya öncesinde herhangi bir sakatlık geçirdin mi? Böyle bir durumda sakatlığını nasıl tedavi ediyorsun? Bu süreçte antrenmanlar ara mı veriyorsun yoksa şiddetini azaltarak devam mı ediyorsun?

A.D: Evet,  Regensburg’ a hazırlık dönemine başlamadan önce sağ fıtık ameliyatı geçirdim. İki haftalık aradan sonra yavaş yavaş antrenmanlara başladım. Daha öncesinde de sol dizimin ön bağı (Kreuzband) kopmuştu.

 

 

A.A: Bu yıl Regensburg’ a katılmak için ne kadar masraf yaptın?

A.D: Bana Regensburg cok yakın 45 dakika mesafede. Sadece katılım ücreti 430€

A.A: Herhangi bir sponsorun var mı, varsa sana ne tür imkanlar sağlıyor? Sponsor arayışında olanlara ne tavsiye edersin?

A.D: Sponsorum yok. Kulüpten forma dışında bir imkanımız olmuyor. Eğer “TopTen 20” e giremiyorsanız sponsor bulmanız imkansız.

A.A: Hangi yarışa katılacağını önceden nasıl ve neye göre belirliyorsun?

A.D: Daha çok hiç koşmadığım ve görmediğim yerlerde olan yarışlara arkadaşlarımla beraber katılmayı seviyorum.

A.A: En çok önemsediği veya katılmayı istediği olmazsa olmaz yarışlar hangileri? İlk defa katılanlar için hangi yarışı tavsiye edersin?

A.D: “Challenge Roth”u tavsiye ederim. Dünyanın en güzel, en tanınmış ve en eski ironman’ i Roth şimdi Challenge serisinde yer alıyor. Parkurları çok iyidir. Yarışa seyircinin ilgisi de büyük. Pure adrenalin…

A.A: Ironman yarışlarına hazırlanırken nasıl bir süreç yaşarsın? Günlük ortalama antrenman ve uyku süren ne kadar?  Haftalık, sezonluk ve zirve dönemi antrenman programının genel olarak bahseder misin?

A.D: Hazırlık süreci 30 haftadır. Günlük antrenman süresi ortalama 2 saat. Uykuma çok dikkat edemiyorum çünkü çalıştığım iş üç vardiye. 30 hafta boyunca toplam 60 km yüzme, 3000 km bisiklet ve 1000 km koşu yapıyorum. Zirve döneminde ise birkaç olimpik triatlon, maraton ve 10km hız koşuları yapıyorum.

 

 

A.A: Yoğun antrenmanlar sonrası recovery (onarım) sürecini
hızlandırmak için neler yaparsın? Buz küveti, masaj vb. sana özel bir
dinlenme stratejin var mı?

A.D: “Fitness Center Sauna”ya gidiyorum. Buradan eşime teşekkür etmek istiyorum. Haftada en az üç defa masaj yapıyor.

 

A.A: Ironman yarış öncesi (off season, son 3 ay kala ve son iki hafta) beslenme planını nelerden oluşuyor? Amino asit, vitamin vb. ergojenikler kullanıyor musun?  İlk kez katılanlara nasıl beslenmelerini tavsiye edersin?

A.D: Öncelikle sağlıklı beslenme çalışıyorum. Ne yazık ki bu bayağı zor oluyor. Genellikle sabahları müsli, öğlenleri mutlaka salata tüketiyorum. Ağır antrenman ve hazırlık yarışları sonrası protein alıyorum.

A.A:  Triatlon ve ironman yarışlarında en iddialı olduğun bölüm hangisi?

A.D:
Koşudan geldiğim için koşu.

A.A: İş, aile ve antrenman üçgenini nasıl dengeye oturtuyorsun? Eş ve çocukların spor yapıyor mu? Ailenin yaptığın sporla ilgili olarak bakış açısı nasıldır?

A.D: Mesaiden hemen sonra sporumu yapmaya çalışıyorum. Ailecek fitness salonuna gidiyoruz. İnsanlar buna çılgınlık diyor. Ailemde herkes destekliyor ancak ironman yapan biri olarak sosyal gezilere fazla vaktim olmuyor. İş, aile ve spor dışındaki şeylere pek fazla vaktim olmuyor.


A.A:
Favori atletlerin kimler?

A.D: Faris Al Sultan, Mc Cormack, Criss Wellington

 

 

A.A: Takip ettiğin favori internet siteleri hangileri?

A.D: Cycligntr, BTV. DTV. Triathlon.de / Marathon.de ve  yarışlarını koşacağım web siteleri

A.A: Hobilerin var mı, ironman yapan birisi olarak zaman bulabiliyor musun?

A.D: Hobim Maraton ve triatlon.

A.A: Yurtdışında yarışmak isteyen arkadaşlarımıza herhangi bir tavsiye veya yardımın olabilir mi?

A.D: Buralarda yarışmak isteyen arkadaşlar varsa onlara gerek yarış, gerekse konaklama ve benzeri konularda yanında olmaya ve desteklemeye çalışırım. Her zaman Türk sporcularının yanında olup destek vermek ve başarılarına ortak olmaktan onur duyarım. En büyük isteyim yarışlarda genç Türk sporcularını “TopTen” listesinde görmek.

 

 

A.A: Bunların dışında bizim atladığımız ancak sizin için “sorulsaydı iyi olur diyeceğiniz sorunuz ne olurdu?

A.D: Yurtdışında ironman ve triatlona olan ilgi nasıl? diye sorulmasını isterdim.
Cevabı ise; Yurtdışında yarışlara çok büyük bir ilgi var. Çünkü bu yarışlar ekonomiyi canlandırıyor. Kulüpler ve kişisel yarış organizatörleri büyük paralar kazanıyorlar. Firmalar, çalışanlarına teşvik ve destekte bulunuyorlar. Benim çalıştığım işyerinde her yıl bir Triatlon yarışı koşuluyor. Herkes istediği bir branşı seçerek bayrak yarışı şeklinde ya da tek başına yarışı tamamlıyor. Yarış sonrası herkesin eğlendiği bu organizasyonları firmalar üstleniyor.

A.A: Verdiğin röportaj ve değerli bilgiler için çok teşekkürler Akın. Önümüzdeki yıl katılacağın yeni ironman yarışlarında başarılar diliyor ve Türkiye’ deki yarışlarda görmeyi umut ediyoruz.

A.D: Ben ilginize çok teşekkür ederim. Sizleri tanımaktan çok memnun oldum. Sizleri buralarda görmek isterim.

Hazırlayan: Alpay AKHUN

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın