Triatlon Dersi

27/07/2013  //     //  Triatlon Haberleri

 

 

Hiç Triatlon Dersi” olur mu demeyin. Elbette olur gelişmiş bazı Avrupa ülkelerinde ilköğretim çağında çocuklara kadar inmiş olan “Triatlon Dersi” ülkemizde de Marmara Besyo’ da akademisyen Bahar Saygılı Ertürk tarafından veriliyor. Elbette ülkemiz adına oldukça güzel bir gelişme ama biz bugün teknik olarak “Triatlon Dersi” “Nedir, nasıl verilir ve içeriğinde neler anlatılır?” ı konuşmayacağız. Bu konuyu teknik açıdan bir başka gün inceleyeceğiz. Bugünkü konumuz ise içimizden birinin adeta “Triatlon Dersi” niteliğinde yazmış olduğu çok özel bir yazıyı sizlerle paylaşmak istiyoruz.

 

Öncelikle yazının yazılma sebebini ve kimin yazdığını açıklayarak başlayalım. Bildiğiniz gibi geçtiğimiz gün İstanbul Triatlonu yaş grupları yarışları iptal edildi. Triatlon Avrupa Kupası 2013 çerçevesinde koşulacak olan yaş grupları kategorisi yarışları, İstanbul valiliğinin, “Trafiğinin uzun süreler boyunca kapatılamamasını!” gerekçe göstermesi ve izin vermemesi sebebiyle yaş grupları yarışları iptal edildiği duyurusu, İstanbul İl Tmesilcisi Utkuer Yaşar tarafında duyuruldu. Elbette bu iptal kararı hepimizi üzdü. Geçtiğimiz ay Erdek Triatlonu’ nun, Erdek Belediyesi’ nin sudan sebeplerle iptal etme kararı üstüne tuz biber oldu. Bu yeni iptal kararının da tıpkı Erdek Triatlonu’ nda olduğu gibi sosyal medyada birçok triatlon sever tarafından üzüntü ile karşılandığını gördük. Yalnız bu tepkilerden biri diğerlerinden oldukça farklıydı. Yerel yönetim, mülki amir ve yetkililere yazılan bu eleştirel yazı içimizden biri olan Mehmet Burak Ünal tarafından yazıldı.

 

Ünal, yazısında düşüncelerini samimi bir dille gündeme getirmiş. Bunu üzerine kendisi ile iletişme geçip kısa bir görüşme yaptık ve konuya olan yaklaşımını sorduk. Elbette konuyu sadece Mehmet Burak Ünal’ ile görüşmedik. Konuya dair gelişmeleri ve tam içeriğini, sizlere doğru bir şekilde aktarabilmek için İstanbul İl Temsilcisi Utkuer Yaşar ve Triatlon Federasyonu Başkanı Hamdi Güneş’ e de sorduk. Şimdi sırasıyla sizlere aktırmadan önce Mehmet Burak Ünal kim diye kısaca bilgi verelim. Ünal, son yıllarda triatlon ve IM 70.3 yarışlarına giren başarılı bir sporcu. Mehmet Burak Ünal, 2011 yılında Kıbrıs’ ta koşulan Kasım Şakası’ nda, 5:59:26’ lık zaman ile finiş görmüştü. Ardından 2012 Mart ayında Abu Dhabi’ de 4:11:08’ lik zaman ile yarışı tamamlayan Ünal, IM 70.3 Rappersvile’ de 5:32:22’ lik zaman yaptı. Geçtiğimiz yıl katıldığı bir diğer önemli yarış ise Virgin Londra Triatlonu. Ünal bu yarışta da 2:30:22’ lik zaman yapmış olan bir triatlet.

 

 

Mehmet Burak Ünal

 

Sayın Türkiye Triatlon Federasyonu yetkilileri,

 

İstanbul Triatlonu yaş grubu yarışlarının iptalini ve konu hakkında yetkililerin yazdıklarını son derece üzülerek okudum. Konu hakkında benim yazdıklarımı da sizin okumanızı bekliyorum; bu bir rica ya da tavsiye değil, biraz sonra izah edeceğim üzere bir gerekliliktir. Elbette akıllarda “sen de kimsin?” ekseninde sorular belirebilir; işte tam da bu yüzden görüşlerini dikkate almanız gereken, ben ve benim gibi insanlardır. 

 

2012 Ironman şampiyonu Leanda Cave, yaş grupları olmasa, üreticilerin ekipman satacak kimse bulamayacağını, dolayısıyla profesyonel atletlere sponsor olamayacaklarını; yaş grupları olmadan triatlon sporunun varolamayacağını dile getirerek hadiseyi çok güzel özetlemiştir. Memleketimize baktığımızda ise, “yaş grupları iptal oldu ama lütfen elitleri izlemeye gelin” şeklinde “farklı” bir yaklaşımla karşılaşıyoruz. Hangisinde kusur olduğu konusunun uzun uzun tartışılmasına gerek olduğunu düşünmüyorum. Futbol ve belli başlı birkaç spor dalı dışında Türkiye’de spora verilen önem herkesin malumudur. Triatlon da maalesef önem sıralamasında üstlerde yer almamaktadır. Bütçeler kısıtlı, bu işle profesyonel anlamda uğraşan sporcularımızın, antrenörlerimizin gelir beklentileri maalesef yüksek değildir. Uluslararası çapta başarılı olma potansiyeline sahip gençlerimiz maddi nedenlerden ya da “gelecek” göremediklerinden ötürü sporu bırakmak zorunda kalmaktadır. Hal böyleyken, yaş gruplarına bakış açısı daha da önem kazanıyor. Türkiye’de bu sporu hobi olarak yapanlar dışında ilgilenen olmadığı dikkate alınır, triatlonun popüler sporlar listesinde en tepelerde olduğu ülkelerdeki lisanslı sporcu sayılarına bakılırsa (bkz.yaş grupları), hem sporun, hem de ayrılan bütçelerin gelişmesinin yaş grubu sporcuların sayısının artmasından geçtiği kolaylıkla görülebilir. 

 

İstanbul, tarihi ve doğal güzellikleriyle yeryüzünde triatlon yarışı düzenlenebilecek en güzel şehirlerden biridir. Dünyanın en önemli kısa mesafe triatlonlarından olan Hamburg, Chicago ve katılımcı sayısı anlamında dünyanın en büyüğü olan Londra (2012 yılında katıldım) triatlonları, İstanbul gibi büyük ve kalabalık şehirlerde düzenlenmektedir. Londra triatlonunda yollar iki gün boyunca, sabahtan akşamüstüne kadar kapatılmaktadır. Bu bağlamda, eğer bir lisenin okul aile birliği, kermes yerine triatlon düzenleme kararı alır, ancak yerel idareyi yolları kapatmaya ikna edemezse, bu mazeret olur. Eğer bir ülke federasyonu, aynı nedenden yarış düzenleyemezse, bunun başarısızlıktan başka bir adı yoktur. Başarısızlık sonuçtur; öncesinde efor sarfedilmediği, eldeki imkanların kullanılmadığı anlamına gelmez. Kişi, zaman, yer ya da yöntemde veya birkaçında ya da hepsinde hata/eksiklik var demektir. Türkiye, buraya çöp dökülemez, bu yol kapatılamaz benzeri kuralların kati şekilde uygulandığı bir ülke değildir. Bilakis, istenildiğinde ve gerekli görüldüğünde benzeri kuralların “esnetilerek” ortadan kaldırıldığı bir ülkedir. Dünyada yaşı onun üzerinde hiçbir müzikseverin ciddiye almadığı bir şarkıcının pasaportuna ülkeye giriş damgasını sokakta basmak (Justin Bieber), gene soyadı dışında hiçbir özelliği olmayan, bütün dünyada alay konusu olmuş ve hiçbir resmi sıfatı olmayan birine (Paris Hilton) polis motorlarının eskortluk yapması ya da bir basketbol sahasının yüzme müsabakaları için onca külfete girilerek havuza çevrilmesi, bizim memleketimize has tuhaflıklardır. Aynı zamanda bizde imkanların sınırlı değil, sınırsız olduğunun güzel örnekleridir. Önemli olan doğru kişilere doğru şekilde yaklaşmanızdır. Eğer yolların kapatılması için gittiğiniz yetkililerden gelen “Triatlon da ne ola” sorusuna, yüzme, bisiklet ve koşu branşlarından oluşan bir spor olduğu cevabını verir, hedefinizin dünyaca meşhur olsa da, triatlonla hobi olarak ilgilenenler (bkz.yaş grupları) dışında kimsenin zahmet edip izlemeye gitmeyeceği elit atletleri yarıştırmak olduğunu söylerseniz farklı cevap alırsınız; hedefinizin Londra triatlonu gibi 15.000 kişinin yarıştığı, yurtdışından binlerce yarışmacı ve yakınının çevredeki tüm otelleri doldurduğu, cebindeki dövizleri saçtığı, ülkenizin tanıtımına ciddi katkıda bulunacak bir organizasyon yapmak olduğunu söylerseniz farklı yanıt alırsınız.

 

İki tip idareci vardır. Gerekli kalifikasyon, bilgi ve birikimine sahip olanlar ya da bunlara sahip olmamakla birlikte kuvvetli bağlantıları olan ve kuvvetli bağlantılar kurabilenler. İki tipin özelliklerine de haiz olanlar ise her zaman, her yerde en iyi yöneticiler olurlar. Türkiye Triatlon Federasyonu yetkilileri, açıkyüreklilikle federasyonları bünyesinde neyin eksik olduğunu kendilerine sormalı ve bu eksiklikler doğrultusunda gerekli değişiklikleri yapmalıdırlar. Aksi halde triatlon için yollar ileride de kapanmayacak/açılmayacaktır.

 

Hadi bizi geçtik, ben en çok da gencecik çocuklara üzülüyorum, imkanları, başarılı olsa da karnını doyuramayacak. Çok param olsa (ileride olur umarım ) sporcu yetiştirmeye harcamak istiyorum. 

 

 

 

Utkuer Yaşar 

 

Triatlon Avrupa Kupası İstanbul 2013 çerçevesinde yaşanan süreç ve olumsuz gelişmeler herkes gibi beni de fazlasıyla üzdü. Ortada hazır bir Avrupa Kupası organizasyonu var ve trafik de kapanıyorken, tüm triatlon severlerin bu coşkuya ortak olmasını arzulamıştık. Geçen senelerden farklı olarak “Gençler” klasmanında da uluslararası bir müsabakanın projeye eklenmiş olması işin boyutunu değiştirerek, fazladan iş yükü-sorumluluk da getiriyordu. Buna rağmen elit milli takım seviyesi haricindeki tüm triatletleri de içerisinde barındıran büyük bir yarışma ile İstanbul’ da adeta gövde gösterisi yapmak için kolları sıvamıştık. Yaklaşık 3 ay önceden İstanbul’ da spor ile ilgili idari kadrolar ile görüşülmüş ve sözlü destekler alınmıştı. Bu sene ayrıca bir organizasyon firması da projenin lojistik kısmını üstlenerek yükümüzü hafifletecek ve triatlonun daha profesyonel bir yapıya kavuşmasına destek verecekti. Ayrıca TMOK tarafından tescil ve tavsiye edilmiş olimpik parkura çekilen yarışma, 2020 oyunları için de bir prova niteliğindedir ve 2020 adaylık seçmeleri öncesi İstanbul’ da yapılacak son uluslararası etkinliktir. Bunun için İngiltere’ den özel bir ajans uluslararası değerlendirme için tanıtım filmi çekmeye dahi gelecektir. Bu gözle bakılarak oluşturulan proje önce 2 gün olarak planlandı ve duyuruldu. Geçen hafta başı yapılan son resmi ziyaretlerde İstanbul da son bir aydır süre gelen gelişmeler ve daha önceki yol kapatmalar nedeni ile halktan gelen tepkiler göz önüne alındığında; 2 günlük bir yarışma programının sıkıntı çıkarabileceği ve valilikten geri dönebileceği fikri hasıl oldu. Bu sebeple ilk acil eylem planı olarak ulusal çaptaki gençler yarışmasını iptal ederek ve müsabakaları da sabah çok erken saatte başlatarak tek gün olarak yeniden planladık ve ITU’ ya gönderdik. Yapılan video konferans ile de sıkıntımızı paylaşarak kendilerini ikna ettik ve tek günlük programa onay aldık. Yeni program ile ilgili kurumlara ve özellikle de trafik işlerinden sorumlu amirliğe iki kez giderek onların görüş ve onaylarını da aldık. Zira öyle hassas bir çalışma yapmıştık ki; ilk planlamada ön görülen ve yetkililerin “hiç sıkıntı olmaz halledilir bunlar” dedikleri yol tadilatları ve kavşak kapamaları dahi bertaraf ederek ve pazar günü trafiği aslında hiç meşgul etmeyecek sadece 3km. kadar bir yol kapatması talebi ile olur almaya gittik. Valilik makamında yine de sürenin uzunca olmasının biraz sıkıntı yaratacağını fakat mümkün de olabileceği sözüyle dosyamızı teslim ettik. Buna rağmen ertesi gün istediğimizin yarısı kadar bir süre için yol kapatma izni gelmesi bizi çok şaşırttı ve ilk anda kısa bir panik de yaşadık. Halbuki en yoğun olabilecek saatler için izin vermişlerdi. Öncesi ve sonrası zaten ölü olarak nitelendirilebilecek yolların en boş olabileceği saatlerdi. Bu durumda son acil eylem planı olarak ulusal yarışmaların iptal edilmesini telefonda oyladık ve kararlaştırmak zorunda kaldık. Buna rağmen uluslararası yarışmaların da araları kısılarak olması gereken minimum sürelerin de altına indirilerek yeni program ITU’ ye metazori onaylatılmıştır. Ülkemizde triatlonu tanıtma ve yaygınlaştırma perspektifi ile gelişen projenin, il yöneticilerinin bana göre mesnetsiz ya da aşırı vesveseli tutumları ile budanması tam bir fiyaskodur.  Aslında son ana kadar olumlu bir sonuç çıkacağı umudunu taşıyorduk. Zira önceden verilmiş sözler ve cesaretlendirici söylemler vardı. Geçen iki seneye nazaran daha kapsamlı ve eğlenceli bir organizasyon olacağı beklentisi ile tüm ekip hazırlıklar ile uğraşıyorduk fakat sonuç istediğimiz gibi olamadı ne yazık ki. Başkan ile son yaptığımız görüşmede çok üzgün, hatta bezgin olduğunu sezinledim. “Bu durumu nasıl açıklarız” diye hayıflanıyordu. Hazırlıklarını yapan arkadaşların planlamalarını yeni gelişmelere göre yapmaları için durumun acilen açıklanması gerektiğini ve mümkün olan en yakın bir sürede arkadaşların bu mağduriyetini giderebilmek için ulusal olimpik mesafede bir yarışın ve katılımcıların çoğunluğunun İstanbul’da olması nedeniyle burada yapılması için çalışmalara başlamamızın önemini arz ettim. Hamdi Bey, elinden gelen tüm desteği vereceğini ve özellikle yaş grupları için bu yarışmanın mutlaka yapılması gerektiğini vurgulayarak uygun bir zaman ve yer arayışına hemen başlamamızı rica etmiştir. 

Şimdi bize düşen; gerçekçi davranmak ve yeni bir yarışma için hep birlikte kolları sıvamaktır. Vakti olan arkadaşları branşımıza destek olmak ve triatlonun bu ülkede var olduğunu göstermek için 4 Ağustos tarihinde yarışma alanına çağırıyorum. Bununla birlikte yapılması düşünülen yeni yarışma için parkur ve zamanlama önerilerinizi de bekliyoruz. Önümüzdeki süreçlerde bunun gibi daha birçok zorluklarla karşılaşacağız. Ben bu camianın en eskilerinden ve birçok farklı branşta gerek sporcu gerekse organizatör olarak görev almış biri olarak söyleyebilirim ki; gerçekten 23 yıl öncesine göre daha ileri bir noktadayız. Bu deneyim ve hızlı iletişim olanağı ile gelişme hızımız katlanarak büyüyecektir. Özellikle genç arkadaşların bir şeylerin daha doğru ve hızlı yapılması yolundaki serzenişlerine sonuna kadar hak veriyorum. Ama yine de eleştirilerde biraz daha empati kurmaya ve zaten vaktinden ve naktinden harcayarak gönüllü olarak koşuşturan kişileri yüreklendirmeye ihtiyacımız var.  Klasik bir söylem ama gerçekten de şu aşamada bizim bizden başka dostumuz yok. Önemli olan birlik olmak, olumlu düşünmek ve planlı ilerlemektir. 

 

Sevgi ve saygılarımla…

 

Utkuer YAŞAR

 

TTF İstanbul İl Temsilcisi ve Eğitim Kurulu Üyesi

 

 

 

Hamdi Güneş

 

Bildiğiniz gibi İstnabul’ da trafik büyük sorun. Biz federasyon olarak Triatlon Avrupa Kupası 2013 için valilikten iki ayrı gün için izin istemiştik. Sabah 6’ dan akşam 18’e kadar yarışlar koşulacak akşam ise 19:30 da ödül törenini gerçekleştirilecektik. Valilik tarafından tek günde, 12 saat bile mümkün değil dendi. Zeytinburnu bölgesinde trafik sorunun yanında dolgu çalışması da olması bizim valilik onayı almamıza engel teşkil etti. Son anda ortaya çıkan bu gelişmelerin uluslararası yarışları da riske sokmasını istemedik. Valilikten ancak 10 ila 16’ arasında izin alabildik. Alpar Nagi ile yeniden görüştük ve taahhüt gönderdik. Önümüzdeki günlerde federasyon faaliyet takvimine uygun olmak üzere İstanbul’ da olimpik veya sprint bir yarış düzenlemeyi planlıyoruz. 

 

Yorumlu-yorum

 

Geçmişte, federasyonun faaliyet takviminde iki elin parmaklarını bulmayan sayıda yarış organizasyonları olur ve bunlardan bir kısmı çeşitli nedenlerle iptal edilirdi. Son yıllarda faaliyet takviminde yer alan yurtiçi ve yurtdışı yarışlarının sayısı 16’ yı bulmakta. Geçtiğimiz yıl Karasu Triatlonu, yerel yönetimim konuya isteksiz yaklaşımı sebebiyle iptal oldu. İptal olan bir diğer yarış ise Sinop Ayancık Triatlonu oldu ki bu yarış doğal afet sebebiyle kıyı şeridinin yok olması yüzünden iptal edildi. Bu yılki ilk iptal Temmuz ayında koşulacak olan Erdek Triatlonu’ nun yine yerel yönetimin isteksizliği yüzünden gerçekleşti. İkinci iptal de İstanbul Triatlonu yaş kategorilerinde olunca tüm triatlon severler hayal kırıklığına uğrattı. Bugün gelinen noktada durum her ne kadar hoş görünmese de son gelişmelerin ışığında federasyonun tüm çabalarına karşın, sorunun futbol dışındaki amatör branşlara üvey evlat muamelesi yapan yerel yönetim ve mülki amirliklerde olduğu düşündürmekte. Dileğimiz en kısa zamanda yerel yönetimlerin triatlona kucak açmaları…

 

Hazırlayan: Alpay AKHUN

 

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın