Tam Ironman Koşan İlk Türk Kadın Sporcu Gül Mijgar

04/12/2011  //     //  Triatlon Haberleri

 

Geçtiğimiz aylarda başladığımız “Türk Ironman” ler serimizde, dünya çapında başarılar elde etmiş tanınmış “Türk Ironman” lerimiz olan alfabetik sıraya göre Cem Dağdelen, Gökhan Doğruol, Haluk Şarcı, Metin Aroyo, Oğuz Omur’ dan sonra Türkiye’ nin ilk kadın Ironman olan Bahar Saygılı Ertürk’ ü sizlere tanıtmıştık. Bildiğiniz gibi Bahar, Ironman 70.3 Pays d Aix Fransa’ yı tamamlayarak büyük bir başarı göstermişti. Bahar, 5 saat 37 dakika 53 saniye ile kategorisinde 68 inci; genel sırlamada da 623 üncü olmuştu.

Bahar Saygılı Ertürk Türkiye’ de yaşayan ve Türkiye Triatlon Federasyonu lisanslı “İlk Türk kadın Ironman” olma sıfatına sahip. Diğer yandan son beş yıldır Amerika’ da yaşayan Gül Mijgar  2007 yılından bu yana Birleşik Devletlerde half ironman yarışlarına katılıyor. Geçtiğimiz ay ise “Ironman Florida” ya bitirerek bir ilki gerçekleştirdi.

Gül Mijgar, geçtiğimiz ay Panama Beach’ de koşulan “Ironman Florida” yı 11:16:43’ lük derecesi ile “Kadınlar 40-44 yaş grubunda” 120 katılımcı arasından 12 inci olarak önemli bir başarıya imza attı. Böylelikle Gül Mijgar, yurtdışında yaşayan ve tam ironman bitiren ilk Türk Kadın Ironman sıfatına sahip olan çok özel bir sporcu olmanın yanında ardından gelenlere de önemli bir yol açmış oldu.

“Ironman Florida” ya katılan 2500’e yakın sporcu içinden yarışı tamamlayan 2439 atletin arasında genel klasman 486 ıncısı olan Gül Mijgar, kadınlar yaş gurubu genel klasmanında da 507 kişi arasında 47 inci olarak yarışı %10’luk dilimin altında tamamlayan başarılı bir sporcu.

 

 

3.8km’ lik yüzme etabını 1:23:30 ile geçen Mijgar, 180km’ lik bisiklet etabını saatte 31km ortalama ile bisiklet çevirip 5:48:29 dakikada tamamlayan Mijgar, 42km’ lik tam maratonun pace ortalamasını 5:27 dakika ile koşarak 3:49:35 dakikada koşu etabını tamamlamış.

Dikkatle bakıldığı zaman yapılan sürelerin hiç de azımsanmayacak olduğunu görebilirsiniz. Şimdiye kadar, Gökhan Doğruol (9:34:15-2009 İsviçre), Oğuz Omur (09:36:18-2008 İsviçre), Korkut Omur (09:54:00-2009 İsviçre), Haluk Şarcı, (09:56:41-2003 Kona Dünya Şamp),  Server Tanfer (10:39:00-2011 Regensburg), Metin Aroyo (10:36:00-2009 Florida) ve Cem Dağdelen (11:29:58-2009 Fransa Nice) gibi başarılı ironman’ lerin yapmış olduğu en iyi dereceleri yakından takip eden derecesi takdire şayan.

44 yaşında olan Gül Mijgar yaklaşık 10 yıl önce koşmaya başlamış. Öncesinde hiç triatlon yarışına girmemiş olan Mijgar, ilk kez 2007 yılında “Florida Ironman 70.3”e katılmış. Göstermiş olduğu cesaret ile de hayli şaşırtıcı bir kişiliğe sahip. Aynı zamanda iyi bir koşucu olan sporcu maraton yarışlarına katılmayı da seviyor. Haftalık antrenman süresi ortalama 15 saati bulan Mijgar, aynı orandan beslenme ve uykusuna önem veren bir atlet. İki çocuk annesi olan sporcu, ülkemizde gerçekleşecek olan bir IM yarışına da katılabileceğini belirttiği röportajımızda sorularımıza verdiği kapsamlı cevaplar ile IM yapmak isteyen kadın sporculara ilham vereceğine inanıyorum.

 

 

Alpay AKHUN: Gül,  triatlon ve ironman sevenlerin seni daha yakından tanıması için eğitim, meslek, aile, sosyal hayat vb. genel olarak biraz kendinden bahseder misin?

Gül MİJGAR: 1967 Ankara doğumluyum. ODTÜ Sosyoloji bölümü mezunuyum. Bilkent Universitesi’ nde Siyaset Bilimi bölümünde yüksek lisans yaptım. Bir dönem kendi işimi yaptım ve sonrasında uluslararası firmalarda çalıştım. 18 yaşında Nil adında kız ve  16 yaşında Alp adında oğlum var.  5 senedir çocuklarımla beraber Amerika’ da yaşıyorum.

A.A: Bize biraz spor geçmişinden bahseder misin? Çocuklukta ve geçmişte hangi sporları yaptın, sonrasında ironman’ a geçiş nasıl oldu. İlk yarışını nerede ve ne zaman koştun?

G.M: TED Ankara Koleji mezunuyum. Ortaokul, lise yıllarında okul ve kulüp takımlarında basketbol oynadım. 35 yaşımdan sonra koşmaya başladım. Uzun mesafe koşu yarışlarına katıldım. Arkadaşım Korkut Omur’un teşviki ve desteğiyle triatlona başladım. İlk yarışım 2007 yılında koşmuş olduğum “70.3 Ironman Florida” ydı. Ondan sonrasında birkaç değişik mesafe triatlon yarışı koştum. 2008’de 70.3 Florida IM’ ini tekrar koştum ve sonrasında “70.3 Clearwater World Championship” yarışına katılma şansını elde ettim ve orada da yarıştım.

 

A.A: Bugüne kadar yapmış olduğun sporların ironman çalışmalarına katkısı olduğunu düşünüyor musun?

G.M: Gençliğimden beri yaptığım her türlü spor ve aktivitenin bana mental ve fiziksel olarak katkısı olduğunu düşünüyorum.

 

 

A.A: Geçtiğimiz ay katılmış olduğun “Ironman Florida” ile ilk kez tam ironman bitiren bir Türk kadını olarak bu ünvana eriştiğinde bu başarın ile ilgili olarak Türk basınında beklediğin reaksiyonu görebildin mi? Yurtdışında konuya medyanın ilgisi nasıl? Kıyaslama yapabilir misin?  Basının haricinde yakın çevrenin ilgi düzeyi ve yorumları nasıldı?

G.M: IM yarışını bitiren ilk Türk kadını ünvanını aldığımı önce arkadaşımdan ve şimdi de sizden duyuyorum. Türk basınından herhangi bir ilgi ve reaksiyon beklemedim doğrusu. Daha fazla ilgi gören ve kazancı olan birçok spor dalı var ülkemizde. Yurtdışında da göreceli olarak aynı durumun geçerli olduğunu düşünüyorum. Biz daha ziyade kendi aramızda ‘eğlenen’ ve bu eğlenceye katılmaktan zevk alan, birbirini anlayan küçük ve marjinal bir grubuz. Triatlon ve ironman yarışlarını böyle görüyorum.

Kendi yakın çevremde ise beklemediğim kadar ilgi gösterdiler. Benden çok yarış heyecanı yaşayan arkadaşlarım var. Onların bu desteği beni memnun ediyor. Çocuklarım bu kadar uzun ve yoğun antrenman yapmama şaşırıyorlar. Çocuklarım her ne kadar sporun içinde olsalar da, bunu annelerinin yapıyor olması da onları şaşırtıyor. Zaman zaman beni gülümseten ilginç yorumlar gelebiliyor onlardan…

A.A: İlk kez bir yarı ironman yarışına katılmadan önce nasıl bir hazırlık sürecinden geçtin? Bir antrenörün var mıydı, antrenman programının genel hatları nasıldı? Ironman’ a ilk kez katılacak olanlar için yarışa hazırlık sürecinde ve yarış esnasında dikkat etmeleri gereken şeyler neler olabilir?

G.M:
İlk  Ironman 70.3 yarışı öncesi, bir arkadaşımın IM antrenman programını kendime göre azaltarak takip ettim. Genel olarak haftasonu bisiklet suresi 3 saat civarıydı. Koşu ise 1,5 – 2 saat. Hafta içi de bir hız antrenmanı ve bir orta kuvvette antrenman yaptım. Bu programda esneme ve ağırlık antrenmanları da önemli bir yer tutuyordu ama ben ağırlık antrenmanı yapmaya maalesef yeteri kadar zaman ayıramadım.

 

A.A: Ironman yarışlarında hedefin nedir? Bu yıl katılmış olduğun en son ironman yarışına nasıl hazırlandın ve bu son yarışta istediğin hedefe ulaştın mı?

G.M: IM yarışında hedefim bitirmekti, bitirdim. Bundan sonraki yarışlarda hedefim 3 alanda da bitirme zamanımı geliştirmek. Hazırlığım ise, hafta içi kısa bisiklet ve koşularla, haftasonları ise daha uzun mesafeler yaparak oldu. İki üç tane 6 saatlik bisiklet antrenmanı ve 2-2.5 saat suren koşular yaptım.

Yarıştan bir hafta öncesinden başlamak üzere akşamları normal zamanımdan erken yatarım, yatmaya gayret ederim. Dinlenmiş vücutla yarış koşmanın yararına çok inanırım. Yarıştan önceki hafta sıvı tüketimimi arttırıyorum. Beslenme düzenimde çok fazla değişiklik yapmıyorum. Sadece son günlerde birazcık daha fazla karbonhidrat tüketiyorum.

 

 

A.A: Hangi yarışa katılacağını önceden nasıl ve neye göre belirliyorsun?

G.M: Katılacağım yarışları, aile ve çocuklarımın programlarına göre bir de, yarışın tarih ve yerine göre belirliyorum. Tabii ki yarışların dolu olmaması da önemli. 2012’ de gerçekleşecek  bazı yarışların şimdiden kayıtları kapanmış durumda.

A.A: Önümüzdeki yıl hangi yarışlara katılmayı planlıyorsun?  Eğer Türkiye’ de ironman organizasyonu düzenlenirse katılmayı düşünür müsün?

G:M: Gelecek sene bir IM yarışı veya bir 70.3 IM yarışı olabilir. Hem ailem ve hem de arkadaşlarımla zaman geçirmem açısından senede bir yarışın yeterli olacağını düşünüyorum. Turkiye’ de IM yarışı düzenlenecek olursa tabii ki katılmak isterim.

 

A.A: Triatlon ve ironman’ de asıl iddialı olduğun bölüm hangisi? Yüzme, bisiklet, koşu?

G.M: İddialı olduğum bölüm yok şu anda. Ancak bisiklet ve koşumun yüzmemden daha iyi olduğunu söyleyebilirim.

A.A: Ironman yarış öncesi (off season, son 3 ay kala ve son iki hafta) beslenme planın nasıldı ve senden sonra katılacaklara neler tavsiye ediyorsun?

G.M: Genel olarak sağlıklı besleniyoruz evde. Özellikle beslenme planı uygulamıyorum. Dengeli beslenmeye çalışıyorum. Her türlü baharat ve sebzeleri yemeklerde kullanmaya çalışırım. Kuruyemiş ve taze meyveleri her gün yerim. Yarış öncesi karbonhidratı biraz arttırıyorum. Diğer zamanlarda protein ve  karbonhidrat dengeli besleniyorum. Tabi  sebze ve meyveyi ihmal etmiyorum.

Ben 70.3 IM yarışına daha önce hiç triatlon yarışı deneyimim olmadan katıldım. İlk triatlon yarışım 70.3 IM oldu. Onun için önce kısa mesafeler denenmeli sonra uzun mesafelere geçilmeli diyemeyeceğim, ama tabii ki daha önce koştuğum üç maratonun dayanıklılığımın artmasında payı büyük. IM yapmayı  planlayanların, öncelikle bu ise yeterli antrenman zamanı ayırmaları gerekiyor. Antrenmanlar ciddi mesai isteyen bir süreç. Aile ve yakınlarının desteği çok önemli.

Benim çocuklarım büyüdüğü için antrenman zamanlaması konusunda fazla problem yaşamıyorum artık, ama onlara ve arkadaşlarıma yeteri kadar vakit ayıramadığım için kendimi kötü hissettiğim dönemler de olabiliyor. Herhangi bir yarışa kayıt olmak benim icin taahhütte bulunmak, geri dönüşü olmayan bir sürece girmek gibidir. Sonrasında da programa karar verip istikrarlı bir şekilde yapmanın önemli olduğunu düşünüyorum. Yeterli derecede yapılmayan antrenmanın mental ve fiziksel olarak kişiye yarardan çok zarar vereceğini düşünüyorum.

 

 

A.A: Herhangi bir sponsorun var mı, varsa sana ne tür imkanlar sağlıyor? Sponsor arayışında olanlara ne tavsiye edersin?

G.M: Sponsorum yok.

A.A: İş, aile ve antrenman üçgenini nasıl dengeye oturtuyorsun? Günde kaç saat antrenman yapıyorsun? Kaç saat uyuyorsun? Nasıl recover yapıyorsunuz? Buz küveti, masaj vb. sana özel bir dinlenme stratejin var mı?


G.M:
Antrenman programımı çocuklarımın günlük programına göre ayarlamaya çalışıyorum. Haftada 10-15 saat antrenman yapıyorum. Bunun 20 saate çıktığı zamanlar da oluyor. Pozitif ve yapıcı harika bir bisiklet partnerim var. Antrenman dönemimde her uzun bisiklet antrenmanıma katılır.

Benim için en basit ve önemli ‘recovery’ özellikle uzun antrenmanlardan sonraki ilk yarım saatte beslenmektir.  Ayrıca günde en az 8 saat uyku da benim için çok önemli. Sabahları erken uyanıyorum, akşam erkenden yatmayı çok seviyorum. Yarış öncesi ise bu süreyi arttırmaya çalışıyorum. Ayrıca buz küveti, iyi ve yeteri kadar kuvvetli çalışan jakuzi ve masaj zaman zaman başvurduğum yöntemler.

A.A: Bu yıl veya öncesinde herhangi bir sakatlık geçirdin mi? Sakatlık sürecini nasıl geçiriyorsun?

G.M: Herhangi ciddi bir sakatlığım olmadı. Sporcu için sakatlık önemli ve ciddi bir konu, spor yapmanın olmazsa olmazı bir taraftan da. Bence zaman zaman düzenli kan tahlili yaptırıp  beslenme değerlerine de baktırmak önemli. Yoğun antrenman temposunda vücuda farkında olmadan stres yüklüyoruz, stres altında kalan vücutta işlevini yitiren ya da zayıflayan mekanizmalar olabiliyor ki, bu da uzun dönemde sakatlıklara yol açabilir.


A.A:
Katılmış olduğun son ironman yarışı için ihtiyaç gösteren ortalama bütçe neydi?


G.M:
Panama City Beach IM için katılım ücretini biraz gecen bir miktar harcadım.


A.A:
En çok önemsediği veya katılmayı istediği olmazsa olmaz yarışlar hangileri? İlk defa katılanlar için hangi yarışı tavsiye edersin?

G.M: Olmazsa olmaz yarışım yok. Farklı yarışlara katılmayı seviyorum. Burada kışın düzenlenen herhangi bir yarı maratonu her sene koşarım. Geçen sene katıldığım “Womes’s Half Marathon” şimdiye kadar bu civarda katıldığım en iyi organize edilmiş ve benim için en güzel parkuru olan yarıştı..  Bir de baharda olan “San Anthony’s Oimpik Triatlonu” var, kayıt gününü ve saatini kaçırmazsam onu koşuyorum. Bu sene birkaç tane ‘trail’ koşu yarışına katılmayı düşünüyorum. İlk defa katılanlar için “Panama City Beach IM” ‘ini önerebilirim. Bu sene Amerika’ nin en iyi derecesi çıktı bu yarışta. Hava da iyi olursa çok güzel bir parkur.

 

 

A.A: Favori atletlerin kimler?

 

G.M: Favori atletlerim başta Türk IM’ leri olmak üzere tüm triatletler… Ayrıca yarışlarda gördüğüm 65 yaş üzeri yarışan kadın ve erkek tüm  triatletlere hayranım.

 

A.A: Takip ettiğin favori internet siteleri hangileri?

G.M: Uzun zamandır IM sitesi haricinde internet sitelerine bakmıyorum.

 

A.A: Hobilerin var mı, varsa nelerdir?

G.M: Triatlon en büyük hobim son yıllarda. Onun dışında farklı mutfaklardan yemekler yemeyi ve pişirmeyi severim. Tenis oynamayı ve izlemeyi de severim. Kitap okumak, opera izlemek sevdiklerim diğer ilgi alanlarım.

 

A.A: Ironman olmayı isteyen ama tereddütleri olanlara ne tavsiye edersiniz, nereden başlamalılar?

G.M: Uzun mesafe antrenmanları devamlılık ve sabır istiyor. Azdan başlayıp artarak giden bir süreç, zor değil ama kararlılık ve disiplin gerektiriyor. Bir yarışa kayıt yaptırmakla başlıyor bu taahhüt verme işi ve bundan sonra da antrenmanları sabırla uygulamak gerekiyor. Mesai ayırmayı göze aldığınız sürece devamı geliyor. Yavaş yavaş mental ve fiziksel olarak geliştiğinizi görebiliyorsunuz Artik internet ortamında antrenman bulmak zor değil. Bu konuda yazılmış kitap ve yayınlara da ulaşmak da zor değil. Bu konuda bilgilerini geliştirmek isteyenlere ‘Going Long’ Training for Ironman Distance Triathlons ( Joe Friel, Gordon Byrn ) kitabını önerebilirim. Bence bu konuda yeterli bilgileri içeren bir kitap.

 

A.A: Çok teşekkürler Gül, önümüzdeki yıl katılacağın yeni ironman yarışlarında başarılar diliyoruz…

G.M: Ben teşekkür ederim ilginize.

 

A.A: Gül, röportajımız yayınlandıktan sonra bazı okurlardan aldığım mesajlar oldu ve bu mesajlarda;  “Sizin yarışlara Birleşik Devletler vatandaşı olarak katıldığınızı ve bu yüzden de “İlk Türk Kadın Ironman” olmadığınız yönünde itirazları olurken diğer bir kısmı ise Türk olmanızın yeterli olduğu yönünde düşünceleri var.” Amacımız yapmış olduğumuz çalışmanın doğru ve belgesel bir çalışma olması. Dolayısıyla konuyla ilgili olarak sizin görüş ve düşüncelerinizi alabilir miyiz?

G:M: Öncelikle ABD vatandaşı değilim, onu belirteyim. Son 5 yıldır çocuklarımın eğitim durumları için Amerika’ dayım. Tüm çocukluğum gençliğim ise Ankara’ da geçti. Tüm yorumlara saygım var, herkes istediği gibi yorumlayıp algılayabilir.

 

Tekrar teşekkürler.

 

Hazırlayan: Alpay AKHUN

 

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın