Kıbrıs’lı Türk Ironman Cem Dağdelen

07/06/2011  //     //  Triatlon Haberleri

  Türk Ironman’ ler yazı dizimizde bu hafta, “Cem Dağdelen” i yakından tanımaya çalışacağız. Tıpkı diğer Ironman’ ler gibi Cem Dağdelen’ de kökenden sporcu. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti  vatandaşı olan Dağdelen  “Beden Eğitimi” öğretmenliği yapıyor. Bugüne kadar iki yarı Ironman ve dört kez de tam Ironman’ a katılmış. Katıldığı en son yarış, geçtiğimiz yıl Ağustos’ ta Almanya’ da koşulan “Ironman Regensburg” u 11 saat 45 dakika 41 ile tamamlamış.Mayıs ayı başında “Ironman Çin” için yoğun bir hazırlık programı içerisindeyken, kendisinin bu yarışa katılacağını öğrendiğimiz Dağdelen’ e yarışma öncesinde ulaşmayı ve gelecekte Ironman’ a katılmayı arzu eden sporseverlere tanıtmayı istemiştik. Mayıs ayı içerisinde Ironman resmi sitesinden yapılan “Ironman Çin iptal edildi” haberi üzerine yoğun ve sıkıntılı günler geçiren başarılı spor adamı Cem Dağdelen’ i sorularımıza verdiği samimi cevapları ile kendi ağzından tanıyalım.  Alpay AKHUN: Cem bey, geçtiğimiz günlerde sitemizde de duyurusunu yaptığımız ”Ironman Çin iptal oldu” haberini öğrenince neler yaşadınız ve sizi nasıl etkiledi. WTC’ nin resmi sitesi olan ironman.com‘ dan aldığımız bilgiye göre, Tianjin Spor Bürosu TSB’nin, Çin Triatlon Sporları Derneği’nden (CTSA) gerekli onayı alamamış olması, Dünya Triatlon Şirketi WTC’ nin yarışı iptal etmesine sebep olmuştu. Sonrasında WTC, yarışa kayıt yaptıranların mağdur olmaması için haklarını bir başka yarışma da kullanacaklarını ilan etmişti. Sizin açınızdan son gelişmeler nelerdir?Cem DAĞDELEN: Yaklaşık 7 ay önce kayıt yaptırdığımız “Ironman Çin” iptal olunca tüm planlarımız alt üst oldu. Bildiğiniz gibi 29 Mayıs 2011’de yapılması planlanmıştı. Katılım ücretinden uçak biletine, otelden transfere kadar bir sürü detay ve yazışmalar yapmak zorunda kaldık. Bu da moral motivasyon ve antrenmanlara yansıdı. Maddi kayıptan vazgeçtik, en azından antrenmanlara yazık olmaması için 10 Temmuz’ da “Ironman İsviçre” ye katılıyoruz. Bu arada çoğul kullanıyorum çünkü bu yıl iki yeni arkadaşı daha ıronman’ e hazırlıyordum fakat, şu anda yaşanan son iptal kararından sonra maalesef 2 kişi kaldık.A.A: Bizlere kendinden ve spor geçmişinden bahseder misin? Spora ne zaman ve nerede başladınız?C.D: Kendimi bildim bileli spor yapıyorum. Minikler kategorisinde masa tenisinden, basketbola, futbol, atletizm ve bisiklet olmak üzere oldukça geniş bir yelpazede başladığım spor, 40′ ına varmama rağmen hala daha benim için vazgeçilmez tutku. Özellikle okullar bazında bu branşların Kıbrıs’ ta erken yaş gruplarında beceri haline getirilmesi büyük şans. Tıpkı Türkiye’ de olduğu gibi burada da futbol dışındaki ihtisas kulüplerinin sayısı yok denecek kadar az olması nedeniyle ilk-orta ve lise yıllarında bu kategorilerde yarışıp önemli sayılacak dereceler elde ettim.A.A: Bugüne kadar hangi sporları yaptınız?C.D: 1998 yılında triatlona başladım. Atletizm ve bisiklet geçmişime rağmen berbat bir yüzücü olsam da triatlon aşısı kısa sürede vücutta bağışıklılık yaptı. Yüzmem kötü olduğu için diğer iki branşta mesafenin arttığı yarışlar bana avantaj sağlıyordu.  A.A: İlk defa  ne zaman Ironman’ e katıldınız, Ironman’ e başlama sebebiniz neydi? (Sizi bu spora iten nedir?)C.D: İngiltere’ de 2 middle distance (yarı ıronman mesafesi) yarışının ardından, IM yapmak için daha fazla beklemenin bir anlamı olmadığını düşünüp 2007 yılında Sherbourne Dorset’ te (eski parkur) “Ironman UK” e katıldım (12 saat 14 dakika). Ardından 2008′ de “Ironman Western Australia” (10 saat 51 dakika), 2009’da “Ironman France” (11 saat 29 dakika), 2010’da “Ironman Regensburg” (11 saat 45 dakika). A.A: İlk Ironman yarışına katıldığında nasıl bir hazırlık sürecinden geçtiniz?C.D: Çılgınlık diz boyun olduğu için ilk kez 10 kilometre koştuğum gün Alanya’da olimpik mesafeyi tamamladım. İlk yarı maraton mesafesini de, ilk yarı ıronman yarışında bitirdim. İlk kez 180 kilometre bisiklet yaptığım gün de Ironman’ de finiş gördüm. İlk Ironman için maraton bölümüne odaklanıp bu yarıştan yaklaşık 4 ay önce Antalya’da Öger maratonuna katıldım. Daha önce bu mesafede deneyimin olmadığı için önemli bir katkı sağladığına inanıyorumA.A: Kıbrıs’ lı bir Türk Ironman olarak bu ünvana eriştiğinizde, basınının ve kendi çevrenizin ilgi düzeyi ve yorumları nasıldı?C.D: Ön plana çıkma gibi bir sevdam hiç olmadı. Keyif aldığım şeyleri sırf kendim için yapmayı severim. Bu nedenle o dönem full time gazetecilik yapsam da yarışmanın sonucunu Türkiye basınına geçme gereği pek hissetmedim. Futbolla yatıp, futbolla kalkan Türkiye ve KKTC’ de henüz triatlonun ne olduğunu bile bilmediğine göre bana pek anlamlı gelmedi hatta siz ısrarlı yazışma yapmasanız hala daha da bir anlam taşımayacaktı. :)  A.A: Ironman’de asıl iddialı olduğun bölüm hangisi? Yüzme, bisiklet, koşu?C.D: Açık söylemek gerekirse standart altı bir yüzücü olsam da üçünü de seviyorum. Nescafe üçü bir arada gibi… Biri eksilse tadı olmuyor… Ama bisiklet bir az öne çıksa da koşarken ne zaman duvara vuracağım ya da bir sonraki turda insanın başına hangi çorap örülecek tedirginliği yarışın esas hazını sağlıyor. Aslında bu da Ironman’ i diğer yarışlardan ayıran en büyük özellik. “Enerjiyi iyi ayarlayıp yarışın geneline yayma… “A.A: Ironman yarış öncesi (off season, son 3 ay kala ve son hafta) beslenme planınız nedir, neler tavsiye ediyorsunuz?C.D: Son iki hafta hariç çok abartılı bir beslenme programım yok. Günlük karbonhidrat ve protein alımına sadece dikkat edip olabildiğince yağlı yiyeceklerden kaçınmaya çalışıyorum.Türk -Akdeniz insanın mutfak kültüründen nasibini almamak ne mümkün…A.A: Herhangi bir sponsorunuz var mı, varsa size sağladıkları nelerdir?C.D: Kulübüm Tüfekçispor imkanları çerçevesinde destek vermeye çalışıyor. Ama masrafların büyük bir bölümünü kendim karşılıyorum. Sonuçta Ironman Dünya Şampiyonu olamadığınıza göre sponsor bulmak kolay değil ancak böyle bir keyfi yaşamanın bedeli zaten para ile ölçülemez  A.A: Yılda kaç yarışmaya katılıyorsunuz veya katıldınız?C.D: Maddi imkanım daha fazla olsa yılda 2 ıronman ve 4-5 half Ironman yapabilirim ancak sadece bir Ironman ve bunun yanında denk gelirse 1-2 half. Olabildiğince olimpik ve sprint yarışlara katılmaya çalışıyorum.A.A: Mesleği nedir? İş, aile ve antrenman üçgenini nasıl dengeye oturtuyorsunuz? Günde kaç saat antrenman yapıyorsunuz? Kaç saat uyuyorsunuz? Nasıl recover yapıyorsunuz? Buz küveti vb size özel bir dinlenme stratejiniz var mı?C.D: Beden Eğitimi öğretmeniyim. Ailem (anne-baba-kardeş) en büyük destekçim eşimde artık alışmaya başladı. Spor da olduğu gibi iyi bir hayat programınız olursa iş-aile ve antrenman dengesi kendiliğinden gelir. Abartı antrenman yapmaktansa kaliteli antrenmanla bu dengeyi kurmaya çalışıyorum. Dönemine bağlı olmak kaydıyla haftalık 10-15 saatlik antrenmanlar fazlasıyla yeterli olabiliyor. Ortalama 8 saat uyuyorum. Yenilenme antrenmanı ilk zamanlar yetse de sauna ve masaj toparlanmaya yardımcı oluyor.A.A: Ağır bir sakatlık geçirdiniz mi?C.D: Sağ dizimde 2.dereceden dejenerasyon var. İki dizde de çapraz bağ problemi. İhmal edip operasyon geçirmediğim için geçen yıl Regenburg’ ta bunun sıkıntısını yaşadım.  A.A: Bir Ironman antrenman programının genel hatları nasıl tanımlanabilir?C.D: Hazırlık döneminin sabırla inşa edilmesi Ironman antrenmanının temelini oluşturur. Özellikle Base 1 ve 2 döneminde olabildiğince uzun  tutup, vücudu aşırı derecede yıpratıcı programlardan kaçınmak gerekir. Antrenman geçmiş yılların deneyim ve alt yapısı üzerine programlanacağı için abartıdan kaçınıp kişiye özel optimum hedefler üzerine kurulmalı.A.A: En çok önemsediği veya katılmayı istediği olmazsa olmaz yarışlar hangileridir?C.D: Her Ironman yarışına katılan sporcunun rüyasını “Kona Hawaii“ süsler. Şimdilik 2 kıtada 4 Ironman bitirdim amacım bunu 5 kıtaya 15’e çıkarmak. En zoru olarak bilinen “Ironman Lanzarote” ise sanırım yakın zamanda programda olacak.A.A: Favori atletleriniz kimler?C.D: Chris McCormack, Chris Lieto, Craig Alexander, Crissie Wellington, Bella Comerford  A.A: Takip ettiğiniz internet siteleri?C.D: ironman.com ve 220 magazineA.A: Hobileriniz nelerdir?C.D: Televizyon ve dergiA.A: Ironman olmayı isteyen ama tereddütleri olanlara ne tavsiye edersiniz, nereden başlamalılar?C.D: Ironman olmayı isteyenlerin kesinlikle mesafeleri kafalarında büyütmelerinin bir anlamı yok. Spor alt yapısı hele hele de triatlonla uğraşan  herhangi bir kişi iyi bir antrenman programı ile Ironman bitirebilir.  A.A: Bunların dışında bizim atladığımız ancak sizin için “sorulsaydı iyi olur diyeceğiniz sorunuz ne olurdu? Bu sorunuzu da yanıtlarsanız çok seviniriz.C.D: Spor bir kültürdür. Bunun yaygınlaşması için herkesin biraz çaba harcayıp Türk sporunu hak ettiği seviyeye çıkarmak için küçücük bir katkı yapması büyük başarıların ilk adımı olabilir. Ülkenin yetersizliklerini bahane edip dert yanmaktansa çözümün ilk parçası olmak için birinci adımı atan olmalıyız. Bu adımı için sizin oluşturduğunuz site çok büyük bir örnek olduğu gibi sporun her türlüsüne gösterdiğiniz ilgi ile önemli bir farkındalık yaratıyorsunuz. Gösterdiğiniz ilgiye teşekkürler.A.A: Asıl biz gösterdiğiniz ilgiye çok teşekkür ederiz. Sizin gibi tecrübeli Ironman’ lerle yaptığımız söyleşiler, ilerde bu türden yarışlara katılmayı düşünen arkadaşlarımız için çok değerli birer kaynak olma özelliğini taşımakta. Cyclingtr ekibi olarak, 10 Temmuzda koşulacak olan “Ironman İsviçre” de gönülden başarılar diliyor ve de Kıbrıs Türk Triatlon Federasyonu’ nun 20 Kasım 2011’ de gerçekleştireceği “Kasım Şakası” adlı yarı Ironman mesafesine eşdeğer yarışta görüşmek dileğiyle diyoruz. Fotoğraflar: Ironman Regensburg 2010  

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın