2011 Türkiye Triatlon Şampiyonu Zülfü Karabulut ile Röportaj

13/04/2012  //     //  Triatlon Haberleri

 

 

Triatlon ile ilgilenenlerin yakından tanıdığı bir isim Zülfü Karabulut. Geçtiğimiz yıl hem Türkiye Triatlon Şampiyonu hem de Kıbrıs’ ta ilk kez katıldığı “Kasım Şakası” orta mesafe triatlon yarışını (yarı ironman meafesine eşdeğer) kazanmış olan başarılı milli sporcumuz. Sizler bu röportaj yazısını okurken kendisi, vatani görevini yapmak üzere acemi birliğinin bulunduğu Samsun’ a doğru yola çıkmış olacak. Usta askerliğinin ise Kara Kuvvetleri Komutanlığı’ nın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’  nde bulunan birliğinde yapacak. Şimdiden kendisine iyi teskereler diliyoruz.

Röportajımıza başlamadan önce kısaca kendisini tanıyalım.

1984 Elazığ doğumlu olan Zülfü Karabulut, ilk orta ve lise eğitimini Elazığ da tamamlamış. Lise yıllarında atletizmle branşı ile spor hayatına başlayan Karabulut, yurtiçindeki birçok atletizm yarışına katılmış. 2000′ de Fırat Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksek Okulu (T.B.M.Y.O) Makine Teknikerliğini kazanmış ve 2003 yılında bu bölümden mezun olmuş. 2004 yılında Gazi Üniversitesi B.E.S.Y.O. Spor Yöneticiliği Bölümünü kazanmış ve 2009 yılında da bu bölümü bitirmiş. 1998-2005 yılları arası atletizm ile ilgilenen Karabulut, 2005’ ten itibaren arkadaşı Bülent Taşdemir’ in tavsiyesi ile bisiklet sporu ile ilgilenmeye başlamış.

 

 

Yol bisikleti ile başladığı bisiklet sporunda birçok ulusal ve uluslararası yol yarışlarına katılmaya başlayan Karabulut, 2006’dan itibaren dağ bisikletinde de ulusal ve uluslararası birçok yarışa katılmış ve onlarca başarı elde etmiş.

2008 yılında triatlona başlayan Karabulut’ u, Gençler Türkiye Şampiyonu olan Onur Aydemir triatlona kazandırmış. Atletizm ve bisiklet altyapısı sayesinde o yıl yeni branşında da hızla ilerleme kaydetmiş. 2008 yılında ilk kez katıldığı yarışlarda elde ettiği puanlar ve de sezon sonunda koşulan Kuşadası Türkiye Triatlon Şampiyonası’ nda birinci olmasıyla beraber 2008 Türkiye Triatlon Şampiyonu olmuş. Ayrıca 2008 yılında Balkan Şampiyonası ilk kez katılan sporcu, 20 inci sırada yer almış. 2009 yılında çeşitli yarışlarda elde ettiği üç birincilik iki üçüncülük ile 2009 Türkiye Triatlon Şampiyonası üçüncüsü olmuş. 2010 yılında elde ettiği dereceler ile Türkiye Şampiyonası ikincisi olan Karabulut, 2011 yılında ise tekrar Türkiye Şampiyonası birincisi olmuş.  Ayrıca Avrupa kupalarında milli takım adına onlarca yarışmaya katılmış olan başarılı bir sporcu Zülfü Karabulut.

 

 

Alpay AKHUN: Zülfü, yukarıda seni biraz olsun tanımayanlar için tanıtmaya çalıştık. Senin eklemek istediğin bir şeyler var mı?

Zülfü KARABULUT: Bisiklet sporuna eski milli bisikletçi ve Antrenör Ahmet Hidayet Akyürek ile başladım. O zamanlar herkesin iyi tanıdığı yol ve dağ bisikleti şampiyonu Esra Kürkçü ve Semra Yetiş arkadaşlarımla beraber yaklaşık 2 yıl antrenman yapma fırsatımız oldu. Ahmet hocanın yardımları, bilgi ve deneyimleriyle çok kısa zamanda çok iyi yerlere geldik. Buradan bizleri yetiştiren, bizlere karşılıksız emek sarf eden çok değerli Ahmet Hidayet Akyürek hocama teşekkürlerimi bir borç sayıyorum.

A.A: Güçlü bir koşu ve bisiklet alt yapın var. 2008’ den sonra triatlonu tercih etme sebebin ne?

Z.K: Triatlon sporunun nasıl bir spor olduğunu, hangi branşlardan oluştuğunu üniversite birinci sınıfta öğrendim. İlgimi çeken bu sporu ve yapan arkadaşları araştırdım. Benimle aynı okulda okuyan Onur Aydemir arkadaşım triatlon sporunu yapıyordu. Kendisiyle tanıştım ve kısa zamanda Onur’un sayesinde triatlona başladım. Triatlona başlamam tamamen Onur’un yardımlarıyla olmuştur. Kendisine bu vesile ile teşekkürlerimi iletmek isterim.

A.A: Bugüne kadar yapmış olduğun sporların triatlon çalışmalarına katkısı olduğunu düşünüyor musun?

Z.K:
Evet, hangi sporu yaparsanız yapın, bir diğer spora az da olsa katkısı olduğunu düşünüyorum.

A.A: Peki triatlonda zayıf olduğunu düşündüğün bir branşın var mı? Varsa, geçmişten günümüze geliştirmek için neler yaptın? İstediğin gelişmeyi kaydedebildin mi?

Z.K: Evet, yüzme branşım çok zayıf. Geliştirmek için günlük yüzme antrenmanları çift idman olarak yapıyorum. Çift antrenman yüzme branşını geliştirmemi sağlıyor. Fakat halen istediğim gelişmeyi elde edemediğimi düşünüyorum. Sebep olarak da teknik konuda bana yardımcı olacak antrenörün olmamasıdır.

 

 

A.A: Triatlonda başarısını ispat etmiş bir sporcusun. Gelecek için planların neler? Triatlon için kendine koymuş olduğun bir hedef var mı? Örnek olarak; 2016 olimpiyatları için ne düşünüyorsun?

Z.K:
Evet, Türkiye de spor yapmanın zorluklarını hepimiz iyi biliyoruz. Bu güne kadar çok şey hayal ediyordum ve birçok planım vardı. Fakat bunları Türkiye şartlarında yapmanın şu an benim için çok zor olduğunu anladım. Öncelikle 2012 için iyi bir yüzme derecesiyle gidebileceğimi hayal ediyordum ama bu konuda geç kaldık maalesef. Çok istememe ve her şeyi göze almama rağmen gereken desteğin verilmediğini düşünüyorum. Bahsini ettiğimiz şey olimpiyat. Türkiye ya da Balkan şampiyonası değil, olimpiyatlara gitmek o kadar kolay bir iş değil. Bu yüzden 2016’ yı düşünemiyorum bile.

A.A: Geçtiğimiz yıl ilk kez katılmış olduğun “Kasım Şakası” yarı ironman yarışında gayet rahat bir birincilik elde ettin. Dalgalı bir deniz, oldukça fazla yokuşlu bir bisiklet parkuru ve ardından yine yokuşlu ve kros koşu parkuru olan bu yarışta, 4:47:19 gibi iyi sürede ve adeta gülerek koştun. Önümüzdeki zamanlarda yine yarım ya da tam ironman koşmayı düşünüyor musun? Örnek olarak; Kona’ da 10 saatin altında koşan başarılı sporcumuz Oğuz Omur’ un rekor zamanını geçmek ya da en genç Türk Ironman olmak gibi hedeflerin var mı?

Z.K:
Evet, Önümüzdeki yıllarda ironman koşmayı düşünüyorum. Oğuz abiyi bu konuda tebrik ediyorum, çok başarılı bir sporcu. Hedefim Oğuz abinin derecesini geçmekten çok ironmanı bitirebilmek. Biliyorsunuz ironman uzun mesafelerden oluşuyor yanlış bir hesap tüm yarışınızı alt üst edebilir. “Kasım Şakası” yarışı benim için büyük bir tecrübe oldu. Ama mesafe olarak iki katı olan ironman koşmak hele hele 10 saatin altında koşmak kolay olduğunu sanmıyorum. Ama bu yaşta bir ironman bitirmeyi çok isterim.

 

 

A.A: Ülkemizde icra edilen birçok amatör branşta olduğu gibi sporcuların finansal destek ve kaynak bulması oldukça güçtür. Senin herhangi bir sponsorun var mı, resmi kurum ve kuruluşlardan yeterli maddi desteği alabiliyor musun? Kısacası bu zorlu ve masraflı branşı yapmaya çalışırken yeterli maddi ve manevi desteği alabiliyor musun?

Z.K:
Asıl sorunumuzda burada başlıyor. Bu konuda oldukça sıkıntı yaşıyorum. Sponsorum yok ve hiçbir kurum ve kuruluştan maddi destek almıyorum. 2012 olimpiyatlarına aday olduğum için sadece milli olimpiyat komitesinin başarılı sporculara verdiği harçlıktan yararlanıyorum. Kulübümün de bu konuda bana yardımı var. Fakat bunlar sadece geçinebilmemi sağlıyor. Bunlar dışında özel okullarda bisiklet dersi vererek geçimi mi sağlıyorum. Dediğiniz gibi Triatlon pahalı bir spor ve çok masraflı. Bisiklet konusunda bile sponsor bulamıyorum. Maddi ve manevi olsun çok sıkıntı çekiyorum. Bu da ilerki dönemler için beni oldukça kaygılandırıyor.


A.A:
Bugünlerde vatani görevini yapacak ve kısa bir süre sonra hayata atılacaksın. Gelecekte yapmış olduğun spor sayesinde geçimi sürdürebilecek misin? Ya da bir başka şekilde sorarsak gelecekte hayatını nasıl idame ettirmeyi planlıyorsun ve ailenin bu duruma bakışı nasıl?

Z.K: Hayır. Askerlikten sonra Triatlon Antrenörü olmayı düşünüyorum ama maalesef Antrenör olmakta kolay değil. İş konusunda bu güne kadar çok teklif aldım ama spor yaptığım için hepsini geri çevirdim. Bu konuda çok pişmanım bu güne kadar sigortam bile yatmadı. Bunlar hep sporu sevmemden ve inatla bir karşılık almadan yapmamdan kaynaklandı. Şimdi kalkıp kime ne diyebilirim ki. 15 yıldır spor yapıyorum ve spora hizmet ediyorum. Bu sistemde bunun karşılığı koskoca bir hiç. Ailem başarılı olmamdan dolayı memnun, fakat yaşım ilerledi ve geleceğim için endişeliler. Bu yüzden Askerlikten sonra sporu bırakmayı ve hobi amaçlı yapmayı düşünüyorum.

A.A: Yukarıda sorduklarımızdan ve aldığımız cevaplardan yola çıkarak Türkiye’ de bir triatletin başarılı bir milli sporcu olabilmesinin yanında rahatlıkla geçimini sürdürebilmesi
için ne yapılmalı?

Z.K: Türkiyede başarılı bir triatlet olmak sisteme bağlı. Bugün Dünya Şampiyonu olan Alistair Brownlee’nin bile Türkiye de bizim şartlarımızda spor yapması halinde pek bir şansı olacağını sanmıyorum. Bir sporcunun rahatlıkla geçimini sağlaması içinde sporu bırakıp bir işte çalışması gerekiyor. Profesyonel sporculuk ve iş hayatının bir arada yürümesi ise çok zor. Bu sporu ancak maddi durumu çok iyi olan ailelerin çocukları yapabilir.

 

 

A.A: Ülkemizde triatlon sporu gereken ilgiyi görüyor mu? Gerek basın, gerekse kamuoyu açısından bir değerlendirme yapabilir misin?

Z.K:
Hayır. Türkiye’de kimse bu sporu tanımıyor ve ilgi görmüyor.

A.A: Geçtiğimiz yıl Türkiye Şampiyonu olduğunda, antrenman sezonunu nasıl geçirdin, kaç zirve dönemi gerçekleştirdin?

Z.K:
Geçtiğimiz sezonu sadece yüzme antrenmanı yaparak geçirdim. Bisiklet ve koşuyu kamplar haricinde neredeyse haftada bir kez yapıyordum. Geçen sezon iki zirve dönemi geçirdim. Birinci zirve Hollanda Holten diğeri ise Alanya Triatlonu’ ydu.

A.A: Geçtiğimiz yıl ilk kez katıldığı yarı Ironman yarışı için nasıl bir hazırlandın? Bir antrenörün olduğunu biliyoruz ama yurtdışında ironman antrenörlüğü yapan profesyonellerden destek aldın mı? Antrenman programının genel hatları nasıldı? Ironman’ a ilk kez katılacak olanlar için yarışa hazırlık sürecinde ve yarış esnasında dikkat etmeleri gereken şeyler neler olabilir?

Z.K:
Özel bir hazırlık yapmadım. Alanya Triatlonu’ ndan sonra iki hafta boyunca jogging yaparak geçirdim. Diğer yandan yüzme antrenmanı yapmaya devam ettim. Profesyonellerden yardım almadım. Austin Texas’ ta yaşayan tecrübeli sporcu Önder Anıltürk bu yarış için dikkat etmem gereken noktaları belirtti. Bu sayede dikkatli ve tedbirli bir şekilde “Kasım Şakası” nı koştum. Katılmayı düşünen arkadaşlarıma, yarışa hazırlık sürecindeki antrenmanlarını uzun ve dayanıklılık temeli üstüne kurmalarını tavsiye ederim. Yarışa iki hafta kala, antrenmanları eğlence tarzında yapmalarında fayda var. Yarış esnasında beslenmeye çok dikkat etmeleri gerekiyor. Diğer önemli konu ise gücünü tüm yarışa eşit şekilde dağıtmalarıdır. Aksi taktirde tüm koşu etabını yürüyerek geçirebilirler.

 

 

A.A: Eğer imkanın olursa Askerlik görevini yaparken bu yıl traitlon ya da yarı ironman yarışlarına katılmayı düşünüyor musun?

Z.K:
Evet, düşünebilirim.


A.A:
Sezon öncesi ve yarış sezonunda nasıl besleniyorsun? Kendine has bir beslenme programın var mı?

Z.K:
Yıllardan beri spor yaptığım için genelde karbonhidrat ağırlıklı beslenirim. Sebze ve meyveyi çokça tüketmeye özen gösteririm. Sezon öncesi beslenmem ile yarış sezonu beslenmem arasındaki fark sadece yediklerimin miktarındaki artış diyebilirim. Sezon öncesi ergojenik maddeler almaya dikkat ederim.

A.A: İş, aile ve antrenman üçgenini nasıl dengeye oturtuyorsun?  Günde kaç saat antrenman yapıyorsun? Kaç saat uyuyorsun? Nasıl recover yapıyorsunuz? Buz küveti, masaj vb. sana özel bir dinlenme stratejin var mı?

Z.K: Ailem Elazığ’da ben de Ankara’da ikamet ediyorum. Ailemi senede iki kez görebiliyorum. Özel bir okulda vermiş olduğum bisiklet dersi haftanın belli gün ve saatlerinde oluyor. Bu da benim antrenmanlarımı etkilemiyor. Fakat yorgun bir şekilde antrenman yapmak zorunda kalıyorum. Genelde sabah 7 de yüzme, akşam 3 te yüzme şeklinde antrenman çift antrenman yapıyorum. Hafta sonları bisiklet ve haftada bir ya da iki gün koşu antrenmanı yapıyorum. Ağırlıklı olarak yüzme üstünde duruyorum.

A.A: Bu yıl veya öncesinde herhangi bir sakatlık geçirdin mi? Sakatlık sürecini nasıl geçiriyorsun?

Z.K:
Evet, Bu süreci fizik tedavi yaparak ve dinlenerek geçiriyorum. Bu süreçte antrenmanları da jogging şeklinde yapıyorum.

 

 

A.A: Yaptığın spor ile ilgili yazılı kaynak bulabiliyor musun? Bu konuda kendini nasıl geliştiriyorsun?

Z.K:
Hayır. Facebook ta yabancı arkadaşlarla konuşarak ve deneyimlerini paylaşarak birçok soruya cevap bulabiliyorum ancak

A.A: Favori atletlerin kimler? Sporcu kişiliği ve duruşu ile örnek aldığın biri var mı?

Z.K:
Javier Gomez Noya, Eddy Merckx, Hişam El Guerruj, Yelena Isınbayeva, Michael Johnson. Kişiliği ve sporculuğu ile örnek aldığım kişi ise Eddy merckx’tir


A.A:
Yaptığın branşla ilgili olarak takip ettiğin favori internet siteleri hangileri? Sosyal medya ile aran nasıl? Facebook, twitter gibi sosyla medyadan yararlanıyor musun?

Z.K:
Sosyal medyayı sık sık takip ederim. Özellikle cyclingtr.com , triatlon.org ve  facebook’ u takip ediyorum.

 

 

A.A: Hobilerin var mı varsa nelerdir?

Z.K:
Boş zamanlarımda müzik dinlerim. Ayrıca filim seyretmeyi, kitap okumayı ve dağ bisikletimi kullanmayı severim.

A.A: Triatlona yeni başlayanlar için basit olarak neler tavsiye edebilirsin?

Z.K:
Triatlon gerçekten zor bir branş. Yeni başlayanların başarı için acele etmemelerini, iyi bir alt yapı oluşturmalarını ve mutlaka iyi bir antrenörle çalışmalarını tavsiye ederim. Ayrıca ciddi kaynak ve belgeleri okuyarak triatlonla ilgili bilgiler edinmelerini tavsiye ederim.

A.A: Bize zaman ayırdığın için çok teşekkürler Zülfü. Gelecekteki spor kariyerin için başarılar diliyoruz.

Z.K:
Bu güzel söyleşi için ve de spor ile sporcuyu kitlelere tanımakta gösterdiğiniz çabadan ötürü asıl ben teşekkür ediyorum.

 

Hazırlayan: Alpay AKHUN

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın