11. Eğirdir Triatlonu nun Ardından

29/08/2013  //     //  Triatlon Haberleri

 

 

Gelenekselleşen “ … Triatlonu’ nun Ardından” adlı yazı dizimize geçtiğimiz haftasonunda Eğirdir’ de 11 incisi koşulan Eğirdir Triatlonu’ nu  eğrisi ve doğrusuyla analiz ederek sürdürmeye devam ediyoruz. Daha önce de belirttiğimiz gibi “Zaten yarıştan sonraki günde haberini yaptığımız organizasyonlar hakkında neden bu yorum ve eleştiri içeren yazıları yazıyoruz?” sorusunun tek bir cevabı var, o da; “Geçmişte yapılmış olan hataların gelecekte yapılmaması ve de çok daha profesyonelce gerçekleştirilecek olan organizasyonlara ışık tutmak.” Geçmişte olduğu gibi bize gelen tamamen bağımsız ve samimi bire dille yazılmış bireysel analizleri ise yazımızın son kısmında bulacaksınız.

 

 

Gerçekleştirilen yarış organizasyonların kalitesini belirleyici birçok unsur sayılabilir ama görülen o ki; başarı ve kaliteyi belirleyen üç ana unsurun olduğu görülüyor. Bu unsurlardan ilk ve en belirleyici olanı federasyon, ardından organizasyon ekibi son olarak ta organizasyona destek veren yerel yönetimler olduğu söylenebilir. Her şeyden önce istekli bir federasyonun tüm organizasyonların oluşturulmasında çok önemli bir rol oynadığını söylemeye gerek yok sanırım. Ardından yarış organizasyonlarını gerçekleştirecek olan çekirdek ekibin tecrübeli ve çok dikkatli olması, yarış güvenliği ile organizasyonun başarısını garanti ettiğini unutmamak gerekiyor. Üçüncü sırada ise sacayağını son ve önemli ayaklarından biri olan yerel yönetimler geliyor.

 

 

Şöyle geniş bir açıdan bakıp bir değerlendirme yapacak olursak; federasyonun yarış organizasyonlarını gerçekleştirmek için elinden geleni yapmaya çalıştığı söyleyebiliriz. Fakat benzer durumda yerel yönetimler aynı oranda istekli olmazsa tek taraflı aşk bu iş için yeterli olmuyor. Dolayısıyla organizasyonun yerel yönetimler tarafından maddi ve manevi olarak desteklenmesi, bu işlerin gerçekleştirilmesi esnasındaki kaliteyi arttırıyor ya da tam tersine azaltıyor. Buna en basit örnek geçtiğimiz haftalarda Çeşme Belediyesi’ nin yaklaşımı ile Eğirdir Belediyesi’nin yaklaşımlarındaki taban tabana zıt tutumlar verilebilir. Hatırlayacaksınız, daha önceki yazımızda Çeşme’ deki yarışta belediyeye toplam maliyeti 50 TL’ yi bulabilecek olan en basitinden mevsim meyvesi olan karpuz ikramını gerçekleştirmekten kaçınması yüzünden yorgun ve susuz sporcuları finiş’ te hayal kırkılığına uğratmasına (Ayrıca yetersiz su dağıtımı da söz konusuydu) karşın, Eğirdir Belediyesi’nin, koşu parkurunda bolca soğuk su tedarik etmesiyle birlikte finişte, dinlenme çadırının içinde bolca soğuk su, yanındaki masalarda karpuz, elma ve kumanyanın yanından çay ikramı hem sporcuları hem de izleyicileri sevindirdi. Belki dışarıdan bakılınca; “İki dilim karpuz verildi mi, verilmedi mi gibi küçük hesaplar peşinde koşuyor bunlar?” gibi bir yaklaşıma girilebilir. Unutmamak gereken şey; Şeytan’ ın ayrıntıda saklı olduğudur.

 

 

Benzer şekilde de organizasyonu gerçekleştiren ekip de çok önemli ayaklardan biridir. Ekibin tecrübesi ve dikkati, suda ve karayollunda gerçekleştirilen triatlon yarışlarının emniyeti sağlamak açısından çok önemli olurken, yarışın sağlıklı ve fairplay kurallarına uygun olarak gerçekleştirilmesi açısından da çok önemlidir. Organizasyon ekibinin küçük bir hatası, sporcuların istenmeyen durumlar yaşamasına sebep olabilir. Örnek vermek gerekirse; Eğirdir’ de gözden kaçan iki küçük detaydan birisi sudan çıkan sporcuların bisiklet askılıklarından bisikletlerini aldıktan sonra geriye dönerek geldikleri yöne doğru koşmaları, bir diğeri de suya atılmış olan dubalardan hangilerinin dışından ya da içinden geçileceği bilgisinin teknik toplantıda verilmemiş olmasıydı. İlki yönlendirme hatası olarak karşımıza çıkarken, ikincisi bilgilendirme eksikliği olarak karşımıza çıktı. Gerçi, deneyimli Başhakem Aydoğan Ulaş, yarıştan 10 dakika önce dubalar ile ilgili bilgilendirme yapsa da son anda yapılan bu açıklama bazı sporcular tarafından yanlış anlaşıldı ve dördüncü dubanın aksine üçüncü dubayı by-pass eden bazı sporcuların haksız kazanç sağladılar.

 

 

Teknik Toplantı

 

Yarıştan bir gün önce gerçekleşen teknik toplantı geleneksel olarak belediyeye ait bir salonda gerçekleştirilmekte. Belediyenin toplantı salonunun kapasitesi yetersiz kalıyor. Geçtiğimiz yıl da teknik toplantıya gelen sporcu ve antrenörleri ağırlamakta da yetersiz kalmıştı. Bu yıl, yaklaşık %30 oranında aratan katılımcı sayısıyla birlikte toplantı salonu yine ihtiyaca cevap veremedi. Bir kısım sporcu salon kapısının dışında kaldı ve sunumu izlemeleri mümkün olmadığı için bulundukları yerde sohbet etmeyi tercih ettiler. Konu açılmışken, gördüğüm kadarıyla sporcuların birçoğu yerel mülki amirlerin klişeleşmiş konuşmaları ile pek ilgilenmediği gibi kendi aralarında sohbet etmeyi tercih ediyor. Doğal olarak da arka sıralarda inanılmaz bir kakafoni oluşuyor. Özellikle yerel yönetici ve mülki erkanın uzun konuşmalardan kaçınmasında fayda var. Diğer yandan toplantıda ne söyleyeceği merak edilen iki kişiden birisi başkan, bir diğeri ise organizasyon sorumlusudur. Hamdi Güneş, gündemdeki bilinmesi gereken konulara kısaca değinirken, parkur sunumu oldukça zayıf bir şekilde gerçekleşti. Toplantının en can alıcı kısmı olan parkur sunumu, çok hızlı bir şekilde maç anlatılıyormuşcasına geçilirken, soru-cevap kısmına fırsat kalmadı. Üstelik sudaki dört duba konusunda detaylı bilgilendirme yapılmamakla birlikte, ilk kez Eğirdir’ e gelenlerin bilmediği bir konu olan yüzmenin ilk turunun dönüş yeri olan köprü altından geçiş kısmına değinilmedi. Çip’ li ölçüm sistemi kullanılmayacağı ve nedeni de belirtilmeyen konular arasındaydı. Geçtiğimiz yıldan bu yana özellikle puanlı tüm yarışlarda kullanılan çip’ li zaman ölçüm sistemi şampiyonanın önemli yarışlarından biri olan Eğirdir’ de kullanılmaması konusu ise ayrı bir merak konusu olarak kaldı.

 

 

Parkur

 

Yüzme etabındaki sıkıntıları yukarıda dile getirdiğimiz için tekrardan belirtmeden diğer konulardan bahsedelim. Parkur, geçtiğimiz yılki parkurla benzerlik göstermesine karşın sadece bisiklet parkurunun uzatılması gibi küçük bir revizyonla daha iyi bir hal almış. Uzatılan bisiklet parkuru, bisiklet etabındaki yığılma ve kaza riskini ortadan kaldırıyor. Diğer yandan elit sporcuların, yaş gruplarından 10 dakika önce start alması ise farklı kategorilerin birbirine draft yapma durumunu yarış sonrası haberimizde de belirtmiştik zaten. Bisiklet parkurundaki en çok tehlike yaratabilecek bölüm, değişim alanından çıktıktan sonra yaklaşık 100m. ileride bulunan ve yakın zamanda kazılmış sonrada üstü toprakla örtülmüş olan 2 metre enindeki geçiş bölümü idi. Gerçi bu bölge her ne kadar halı ile kapatılmaya çalışılsa da sporcular, bir kısım toprağın üzerinden geçmek zorunda kaldı. İncecik tekerlekli yol bisikletleri ile toprak bölümün üstünden geçiş yapan sporcuların, geçiş esnasında yapacağı küçük bir tereddüt, düşmeye sebebiyet verebilirdi, neyse ki olmadı. Koşu parkuru, geçtiğimiz yılki parkurun aynısıydı. Sorunsuz olan koşu etabının baş ve son bölümünde dağıtılan soğuk sular atletleri memnun ederken, finiş’ teki meyve, kumanya, çay ve su da zorlu bir yarışı bitiren tüm sporcuları mutlu etti.

 

 

Sonuç olarak; 11 yıldır hem ulusal, hem de uluslararası traitlon yarışı organizasyonlarına ev sahipliği yapan Eğirdir Belediyesi, triatlon yarışları için gerekli donanım ve tecrübeye yeterince sahip olmuş durumda. Üstelik triatlona çok sıcak bakan istekli bir yerel yönetim. 1000m.’ yi bulan irtifa, tatlı suda yüzmenin zorluğu ile bisiklet parkurunda kafadan gelen rüzgar Eğirdir Triatlonu’ nun zorluk derecesini arttırırken, bir yandan da dayanılmaz bir cazibe yaratıyor. Şahsen ben çoktan Eğirdir’ in cazibesine kapılmış durumdayım. Gelecek yılı iple çekiyorum. Ufak tefek sıkıntıların gelecekte düzeltilebileceğini düşünerek, Eğirdir’ de Avrupa Kupası yarışlarının geçmişte olduğu gibi çok rahatlıkla gerçekleşebileceğini söylemek mümkün.

 

 

Şimdi son olarak sizleri; isimleri biz de kalmak kaydı ile çeşitli sporcu arkadaşlarımızın görüşlerine yer verdiğimiz bölümle baş başa bırakıyorum. Sporcu yorumlarının altına konulan fotoğrafların o yorumla hiçbir ilgisi olmadığını ve yarıştan rastgele seçilmiş fotoğrafların yerleştirildiğini hatırlatmakta fayda var.

 

 

Sporcu 1

 

Eğirdir Triatlonu gerçekten koşulları ve rekabeti ile zorlayıcı bir yarış oldu. Eğirdir’ in küçük bir yerleşim alanı olması, yarış etaplarının göl kenarında olması, konaklama yaptığımız otellerin yarış alanına yakın olması, organizasyona olan ilgi ve Eğirdir yerel yönetiminin spora ve sporcuya yaklaşımı pozitif özelliklerdi.

 

Organizasyon ile ilgili olarak;

 

1- Değişim alanında kullanılan kasaların çok büyük olması ve bisikletlerin birbirine çok yakın durması, değişim alanındaki stresi daha da arttırdı.

 

2- Değişim alanındaki numaralandırma mantığını anlamadığım için (numaralar 200, 201, 202… 351,352,.. 228…., 410…!?) gibi mantıksız bir şekilde dizildiği için yüzme etabından çıktıktan sonra bisikletimi geçip tekrar geri dönmeme, bisikletimi aramama  ve epey bir zaman kaybetmeme neden oldu.

 

3- Yüzme etabında nerede olduğumu anlamak için 5-6 kere durmak hangi dubanın neresinden geçeceğimi kestirmek, köprünün altından geçmek, çıkıştaki merdiven ve yüzme etabı tamamen baştan organize edilmeli.

 

4- Bisiklet parkuru sıkıntısızdı.

 

5- Koşu parkurundaki su istasyonları tam dönüşte değil de dönüşlere 400, 500 metre uzaklıklarda olması daha verimli olurdu.

 

 

Sporcu 2

 

Makarna partisi sadece sporculara özgü olmalı. Her ne kadar şenlikle birleştirilmiş bir organizasyon olsa da belediyenin bir taşla birkaç kuş düşüncesi bence hatalı. Bisiklet etabında kullanılan güzergahtaki yol kalitesinin arttırılması yarışı çok daha güzel kılar diye düşünüyorum. Zira yol, aynı zamanda göl kıyısında ve rüzgara açık olduğu için sporcuların hem titreşimli yol ile ve hem de rüzgarla boğuşması azalacaktır. Yüzme startı kalabalık gruplar için revize edilebilir.

 

 

Sporcu 3

 

Eğiridr Triatlonu çok keyifli bir yarış olarak hafızama kazınacak. Öncelikle ilk defa gittiğim Eğirdir çok güzel bir yer. Yarış sonrası kısa bir araba tırmanışıyla çıktığım seyir terasında parkuru üstten görünce, Türkiye”de yarıştığımız tüm parkurlar içinde en güzel yerin burası olduğuna kanaat getirdim. Bu izlenimlerle ayrılınca hep iyi taraflarından bahsetmek istiyor insan. Yarış sonrası verilen ikramlar yani elma ve karpuz, ayrıca yeterince soğuk su olması, herkese yetmesi soğuk sandviç ve yanında meyve suyu ikramı, hele hele çay olması kendimizi krallar gibi hissetmemize neden oldu. Teknik toplantı sonrası verilen makarna partisinde spagetti yanında köfte ve ayran ayrıca elma olması da gene hem spor yapıp hem de neler tıkınacağız şeklinde tezat yaşayan benim gibi sporcuları çok sevindirdi. Teknik sunum esnasında yüzme etabında dönüş yeri olan köprü altının açıklanmaması eksiklik olarak görülebilir. Yarış öncesi yerinde sunum yapılarak bu sorun olmaktan çıkarıldı. Yüzme tur dönüş yeri olan köprü altının hemen önünde yanaşık şekilde duran kayığı fark edip 3-5 triatlet arkadaşın elbirliğiyle yerini değiştirmemiz unutulmaz bir imece örneği olarak aklımda kalacak. Zaten o anda, hepi topu 300 civarında triatlet olarak, eksikleri sadece tespit etmek yerine elimizden geliyorsa düzeltilmesine yardımcı olmanın hazzını yaşadık. Fiziki şartları dolayısıyla (liman içinde çıkış dolayısıyla) yüzme etabında dönüş dubalarının birbirine yakın olması suda yön tayinini kolaylaştırıcı bir durumdu. Bisiklet etabında dönüş sonrası esen rüzgar hissedilir derecede vardı. Koşu etabında ise yeterince su vardı ve belirtilecek bir aksaklık yoktu.

 

 

Sporcu 4

 

Eğirdir ile ilgili olumlu izlenimler: Yerel yönetimlerin verdiği destek ve ilgi – parkurun teknik koşulları düzgün, güzel görsel manzaralı vs. parkur güvenliği her açıdan 10 numara… Ne önüne çıkan yaya var, ne araba. Tek olumsuzluk, bisiklet parkurundaki halı ile kaplanmış bozuk satıhtı. Yarış sırasında ve sonrasında verilen su karpuz kumanya vs.’ nin yeterli ve soğuk olması ve makarna partisindeki köfteler gayet güzeldi.

Olumsuz izlenimler ise; Belediye Başkanının konuşması da iki lafından birinde Allah’ ın izniyle, Allah nasip ederse, Allah isterse vs. demesi ile ödül töreni sırasındaki kalitesiz ve çok yüksek sesteki müzik yayını, çip sisteminin olmaması, yarış programının sağlıklı olarak planlanamaması ve her teknik toplantıda yarış başlama saatlerinin değişmesi ile makarna partisindeki havai fişek gösterisi gereksiz olmuş. Çalınan müzik ise oldukça saçma ve gürültülüydü. Dağıtılan makarna ise kötüydü.

 

 

Sporcu 5

 

Eğirdir yarışı artık geleneksel hal aldı. Belediye ve çalışanlar işi biliyor ve en önemlisi isteyerek yapıyor. Parkur müthiş, geçen yıla göre tek eksik yüzme parkurunda ilk ve ikinici turu bitirirken çekilen kılavuz ipin olmayışı oldu. Dönüşte parlayan güneşin etkisi ile ve birbirine benzeyen seyyar dubalar gidiş yönünü biraz karıştırdı. Sadece yüzmede bir iki dakika hataya neden oldu. Bisiklet ve koşuda önde kılavuz veya yol gösteren bir araç kullanılırken, eskiden olan ve şimdi sadece uluslararası yarışlarda kullanılan kano neden kullanılmıyor ki? Eğirdir’ de yeterince kano miktarda mevcuttu. Yüzme parkurunda istenmeyen by-pass’ lar oldu. İkinic. turda bir sporcu erken ve duba içinden dönmesine rağmen kimse tarafından uyarılmadı. Bu da gösteriyor ki hala suda can güvenliği sorunu var. Bir sıkıntı esnasında kişiye ulaşmak sorun olmamalı. Ben sorun yaşadığım ve bocaladım halde yanıma tekne bot gelmedi. Başka bir yanlış ise elit grubun age gruptan hemen önce salınmasıydı.  Tabi bisiklet turları, biraz keyfe keder bir hale dönüştü. Elitler yalnız olmasın ve yarışmasın diye age grup gene boşluk doldurma görevini üstlendirildi. Beraber  start alınca elitlerin arkasında age grup sporcuların olmasıİ, bayan elitlerin age grup erkeklerin arkasında bisiklet sürmesine karşın hakemler tarafından uyarıldılar ama bu beklenen bir durumdu. Zaten baştan bu start yanlıştı. Elitlerde neden tur yiyen diskalifiye ediliyor bir düşünün veya neden bisiklet sekiz tur, bunları tekrar düşünmek gerek. Artık son iki yarış kalmış bir programda yarışma numaralarının değişmesi çok gerekli değildi ama değişti. İnşallah seneye 100’ lik sayılarda gruplar bölünür ve buna ihtiyaç kalmaz. bu yarış Türkiye Şampiyonası’ na puan veren ve olimpik bir yarış olması ve Balkan Şampiyonası’ na ilk üç seçim, yapılmasına rağmen chip kullanılmaması önemli bir eksiklik olarak karşımıza çıktı.

 

 

Fotoğraflar: İbrahim AKARTUNA

 

Hazırlayan: Alpay AKHUN

 

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın