2012 Interbike Las Vegas Izlenimleri

13/11/2012  //     //  Road Bike News

 

 

Dünyaca ünlü büyük bisiklet fuarlarından Las Vegas’taki Interbike hakkındaki izlenimleri değişen ve gelişen bisiklet dünyasına dair haberleri Cyclingtr olarak  Partnerlerimizden PezcyclingNews sponsorluğunda sizlere sunmaya devam ediyoruz.

 

Charles Manantan:

Zero G / Ciamillo’nun yeni aynakolları, BMC’nin TMR01 modeli, Aican firmasının ürettiği en hafif kablo, Xpedo’nun plastiğe geçişi ve daha birçoğu bu fuardaydı.

 

Zero Gravity/Ciamillo firmasının aynakollar üzerine halen gelişiminin devam ettiği 400 gram altındaki başarılı ağırlığı ve yeni özellikleri ile yeni aynakollar hoş bir terfi imkanı sunuyor.

 

 

Bu aynakolların kol uzunlukları kişiselleştirilebiliyor (hatta her iki kol için ayrı uzunluk bile talep edebiliyorsunuz), mili klasik metal renginin dışına çıkarılarak renkli şekilde üretilmiş ve standart ve kompakt tip dişli ölçülerine uyum için taşıyıcı bölümü değiştirilebiliyor.

 

Tahmini 1100 $’lık fiyat etiketiyle satışa sunulacaklar. Ciamillo Components firması sipariş öncesi bir program teklifi sunuyor ve satılacak olan ilk 100 aynakol için büyük indirim sunacağını belirtiyor.

Detaylar için şu adrese e-posta gönderebilirsiniz.

 

Bir başka gözalıcı ürün ise kimsenin internet üzerinden erişemediği Aican Bungarus marka dış kablo sistemiydi.

 

 

Birçok bisikletçi birbirine bağlantılı küçük parçalardan/pimlerden oluşan kablo sistemleriyle baya ağırlık tasarrufu ve yumuşak vites geçişi sağlandığını biliyor. Konuyla ilgili meşhur Gore firmasının kablo üretme işini bırakıp yeni çok hafif bu sistemle devam edip etmeyeceğini göreceğiz. Aican sistemi, aynı uzunluktaki göre Alligator, Nokon, Ashima gibi büyük markalardan daha hafifken, Shimano ve Campy’nin kablolarının neredeyse yarısı ağırlığında.

 

 

Sistem diğerlerinden biraz farklı olup, her bir link (bağlantı parçası) POM/Delrin kaplama ile geliyor. Küçük linkler büyük linklere doğrudan bağlanıyor (diğer sistemlerdeki gibi sıkıştırarak birbirine bitiştirme şeklinde değil) ve kurulumu hayli hızlı gerçekleşiyor. Sistem aynı zamanda çok dayanıklı DLC kaplı kabloyla geliyor. Kaplama daha sağlam ve bazı kaplamalı kablolar gibi yıpranmıyor.

 

Vites kablosu olarak seti 70 $, fren seti olarak ise 80 $ fiyattan Amerika’daki şu adreste satışı yapılıyor.

 

Bildiğiniz gibi zamanlama çok önemli bir konudur ve Cyclologic firması için zamanlama Interbike için mükemmeldi. Zira Specialized tarafından getirilen Retul modeli fuarda ekipman incelemesi, bisikletçi ve takım performansı, uyum analizleri ve bayiler/takımlar için ürün alımı açısından önemli bir rol oynadı.

 

Cyclologic, geçmişte sunulanlara göre çok daha kapsamlı şekilde hem antrenman, hem de analiz ve ekipman seçimi sunuyor. Kusursuz bir bisiklete ulaşmak, burada buzdağının altında değil tepesinde bulunuyor.

Cyclologic firmasının ziyaretçilere teşhir ettiği bisiklet

 

Bisikletçilerin bu test bisikletine binerek üzerine uyguladıkları baskı ve alana göre tamamiyle kişisel bir sele edinmelerini mümkün kılan algılayıcılara sahip sistemi aşağıdaki fotoğrafta görüyoruz.

 

 

Bu teknoloji aynı zamanda zamana karşı ve triatlon branşlarına da uyarlanabiliyor.

 

 

Sadece dirsek ve popo için değil, bisikletçilikte önemli organlardan biri olan ayaklar için de baskı sensörü kullanılarak ideal uyuma ulaşılabiliyor.

 

 

Kal (cleat) pozisyonundan tutun, ayakkabı iç astarı, ayakkabı uyumuna kadar daha birçok detay üzerinde belirleyici analizler yapılarak daha verimli sürüşler için rehberlik hizmeti sunuluyor.

 

 

BMC firması da fuardaki standlarda yerini almış ve hoş bir şekilde modellerini sergilemişti ancak içlerinde en fazla ilgi çekeni, yeni TMR01 modeli gibi görünüyordu.

 

BMC’nin yılın başlarında sunduğu daha konforlu yarış bisikleti GF01’in light weight performace setli haliyle SLR01 adıyla fuarda boy gösterdi. Bu değişim ve modifikasyonlarla artık rüzgarla başa çıkmanın zamanı gelmiştir diyebiliriz.

 

 

Yeni kadroya daha derin profil vermiş ve ön freni ve fren tellerini maşanın içine gömerek ilginç ve hoş bir tasarım elde etmişler.

 

 

 

 

40-60 km gibi hızlarda, bu küçük delikler daha iyi hava akışına izin verip havanın kadro borularının arkasına geçmesini sağlayarak az miktarda türbülans oluşturuyor.

 

 

Seleye uzanan borular daha aşağıya konumlandırılarak daha küçük ve sert bir arka üçgen oluşturulmuş. BMC, aynı zamanda arka freni arka üçgendeki klasik yerinden alıp çeki borularının altına entegre etmiş.

 

 

 

Pedal üreticilerinden Xpedo da, yeni ürünü Thrust SL ile görücüye çıktı.

 

 

 

Şu anki 170 gramlık Thrust 8 Ti’ye benziyor fakat arkadan bakıldığında bu biraz farklı. Hala kal için büyük bir temas yüzeyi var ancak bu sizin normal ayarlanabilir metal yaylı kilitleme sisteminiz gibi değil.

 

 

 

Xpedo, orta yüksek kilitleme ayarında sağlam bir şekilde çalışan elastomer bir parça seçmiş ve böylece hem ağırlık tasarrufu yapmış, hem de daha basit bir sistem sunmuş.

 

 

Bu yeni pedallar bu aydan itibaren satışa çıkarılacak ve 249 $ fiyatla satılacak. Ayrıca 210 gramlık bir krom versiyonu da 169 $ fiyatla karşınıza çıkıyor.

 

 

İleri düzey yabancı bisiklet kullanıcıları tarafından iyi bilinen bir başka marka olan Praxis Works de metali harika bir şekilde işleyerek sağlam ve hoş ayna dişlileri üretiyorlar.

 

 

Praxis çalışanları aynı zamanda fabrikasyonda da çok iyiler ve Press Fit 30 ile standart BB30’un yalnızca daha kolay takılmasını değil, aynı zamanda doğru bir şekilde daha kolay takılmasını da sağlamışlar.

 

 

Speedsleev adlı ürün ise gidon boğazı ve sele altı çantalarına yeni bir soluk getirmiş.

 

Orijinal ünite çok basit, sabitlemesi kolay bir ürün ve far aküsünden enerji jellerine, cep telefonlarından alet çakılarına kadar birçok farklı şeyi taşımak için harika iş görüyor.

 

 

Biraz esnek fakat sağlam ve yerine tam oturan bir kumaştan yapılmış bir ürün. Neoprene benziyor fakat bu daha sert ve daha dayanıklı bir malzeme.

 

Firma çeşitli ürünleri tanıtıyordu fakat bir sonraki ürün Seatsleev idi. Biz de onu yakından inceledik.

 

 

Bir adet iç lastik, birkaç Co2 tüpü, bir anahtar takımı, para ve birkaç levyeyi taşıyabiliyor.

 

 

 

Su ve çamurdan koruyucu bir kılıfı da var ki kolay bir şekilde uygulanabiliyor.

 

 

 

Eğer ki bisikletinizden inecek olursanız bu paket küçücük hale getirilip formanızın arka cebine sığdırılabiliyor.

 

Listemizdeki son ürün ise performans geliştirmede yeni bir alana sahip olmaya çalışan Shimano tarafından getirtilmiş Avrupalı bir üründü.

 

 

Şimdiden Avrupa’nın bazı yerlerindeki mağaza vitrinlerinde bulunan ürünle ilgili ya paketleyici sorumlu kişilerin bir editör (düzenleyici) yardımı olmadan satışa verilmesinden ya da mizahi yönü olan bir editörün düzeltmeyi unuttuğu bir espri olarak gözümüze çarptı. Her iki durumda da insanın aklına Shimano’daki yetkili arkadaşlara gelecekte bayan ve erkeklere özel ürünlerle ilgili planları olup olmadığını sormak geliyor.

 

Ve Campy cephesinden henüz büyük bir cevap gelmedi, gerçi İtalyanların bu ürün kategorisinde Japonların önüne geçmek için çalışmalarını hayal etmek eğlenceli olurdu.

 

Sponsored by PezcyclingNews

 

Hazırlayan : Fatih Buzgan

 

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın