Kar Altında Bisiklete Binmek

18/05/2008  //     //  Road Bike News

 Yıllar önce Belçikalı bir dağ bisikletçisinin sorusunu da zaten Adanalı olduğumdan anlamakta güçlük çekmiştim;

 Dirk- Kaç ay bisiklete biniliyor şehrinde?
G- Nasıl yani?
D- Hani Kış oluyor ya, binemiyorsunuz… Onun dışında kaç ay binersiniz?
G- haa evet… 12 ay.
D- Nasıl yani???
G- Yani, Kış olur ama, bazen Ocak ayında 20C olur hava, hep bineriz yani…
 
Benim cümlemden sonra o anlamakta zorluk çekmişti.
 

Uzun süre Adana’da yaşadıktan sonra Kapadokya’ya taşınınca farkettim Kış mevsiminde bisiklete binmenin zorluğunu. Elbette yanınızda sizin kadar deli bir arkadaşınız varsa önünüzde engel yok demektir. Kapadokya’da hava, kimi Kış gecelerinde -20C sıcaklığa kadar düşer. Kar, bir çok İç Anadolu kasabasında olduğu gibi aylarca kalır. Nispeten büyük şehire benzeyen Ürgüp’de okul servisleri ve dolmuşlar zincir takar. Zordur ara sokaklara girdiğinizde çıkmak. Belediye karı temizler, O tekrar yağar… Bazen o kadar yağar ki, otellerde çalışan arkadaşlarımız kar temizlemekten yılar. Müşteriler her an buzun üzerinde kayacak diye korkuyla bakarlar.

 

2007 yılının Ocak ayının sonuydu, Can Dede uğradı. Gündüz Serkan ile kar üzerinde bisiklete binmişler epey eğlenmişler. O söyleyince farkettim, neden olmasın ki? Kar bizim bisiklete binmemizi asla engellemesin. Bir hafta kadar sonra akşama doğru arayıp “hadi…” dedim. Hadi, hadi ama… hava durumuna göre dışarısı -15C olacak ve hafif kar yağışlı.

 

İnsan ne kadar büyük bir riske atılsa da bir taraflarından riski kırpıyor tabi. Biz de soğuk havaya karşı sıkı giyindik. Biliyoruz kardan dolayı fazla pedal bile basamayacağız, o halde ayakta postallar. Kar yağacak, o halde üstümüze mont. Çıktık. O sene ondan daha eğlenceli bir bisiklet günümüz olmamıştı. Topu topu 10km gidebildik, 2 saatte. Adana’da olduğumuz dönemde Kadir Usta ile birlikte çok gece sürüşümüz var. Farlı, hatta farsız Hekimköy parkurunu geçtiğimiz de oldu ama kar bir başka. O geceyi geçen kış tekrarlayamadık ama tadı damağımızda kaldı.
 
Tabiki karlar eridi koca bir yaz geçti. Eh Anadolu burası kar yağmadan olur mu? Sonbaharda tekrar yağdı tabi ki. Biz de geçtiğimiz Aralık ayında Nuri’yi de aramıza alıp tekrar koyulduk karlı yollara. Aslında resimde de görüldüğü gibi yollar temizdi. Rahat durmadık girdik Güllüdere’ye. Güllüdere yazın geçtiğimiz hızlandıkça teknikleşen Kızılvadi’ye paralel bir parkur. Kar ile birlikte parkur, kuru yaz sıcağındaki halinden daha kolay bir haldeydi. Çok, ama çok eğlendik.

 

Bunun bir benzeri havada Şubat 2008’de Can Dede ile tekrar çıktık yola. Bu sefer hava kupkuru fakat ortalık karlı idi. İnsan biraz daha az kat giyebiliyor yağış yoksa, en azından yağmurluktan kurtuluyorsunuz. Ayakkabıda kışlık kılıf bile olsa kâr etmiyor bir kez kara bastığınızda. Biraz üşüdük her seferinde. Ama değdi.

 

Hepsi iyi de, insan hiç yılın en soğuk gecesinde, ortalıkta tilkilerden başka canlı yokken, hem kar yağışı altında hem de gece… Hepsi bir yana hem de bisikletle… Hani mecburiyetten de değil, keyif için yola çıkar mı?
 

Çıktık…

 

Yaz şartlarında 1 saat 15 dakika süren asfalt rotamızı geçtik. 3 saati aştı. Sonradan hava durumunu incelediğimizde -18C olduğunu öğrendik. Şimdi net olarak hatırladığım tek şey “vallahi çok üşüdük”. Ama insan daha önce yapmadığı şeyi yaparken çok keyif alıyor. O üç saatin nasıl geçtiğini bilmeden kimi yerleri yürümek zorunda kalarak bitirdik turumuzu. Eve vardığımızda ise yaptığımız ilk iş, belki de bir kaç saat daha kalsak donacak olan ayak ve ellerimizi ılık sularda “alıştırmak”, daha sonra ısıtmaktı. Hani derler ya, soğuktan donanı buzla ovarlar…

 

Ne Giymeli?

Yüzünüzü bir bandana yada balaklava ile mutlaka direk rüzgandan koruyun. Başımıza gelmedi ama yüz felcinden bahsedilir bu konuda.

 
0C’ye kadar kuru havalarda bisiklet için üretilmiş kışlık giysiler yeterli oluyor. Eğer hava yağışlı ise mutlaka üst yağmurluk, yağış şiddetli ise mutlaka alt ve şapkalı üst yağmurluk ile su geçirmeyen ayakkabı (yada kılıf) lazım. Bisiklet ayakkabısı kullanılabiliyor.
 
-15C’ye varan havalarda ise bisiklet ayakkabısı sevdasından vazgeçin. Mutlaka su geçirmeyen bot giyin. Goretex olsa daha iyi olur. Bu sıcaklıklarda kalın taytlar durduğunuzda yetersiz oluyor. Eğer sürekli hareket halinde iseniz kısmen yeterli olabilir ancak riskalmayın ve kayak için üretilmiş pantolonlardan giyin. Üstte ise yine su geçirmeyen goretex tipi ve başlıklı bir mont giyin. Bizim en son yaptığımız turda benim üzerim ince gibi görünse de, kayak için üretilmiş iç çamaşırı üzerinde üstte polar bir kazak, onun üzerinde uzun kollu bir forma, onun üzerinde wind-stopper ceket ve onun üzerine yağmurluk vardı ve yetersizdi. Sıradan kışlık bisiklet eldivenleri hiçbir işe yaramıyor. Ben kayak için yapılmış bir çift polar eldiven kullanıyorum.
 
-20C’den sonra, denemedik. Deneyen olursa umarım bir yazısında paylaşır. Kişisel görüşüm burdan ötesinin yaşam aralığımızın dışına çıktığıdır.
 
Ne İçmeli ve Yemeli?
 
İçmek bir muamma. Yukarda bahsi geçen turların bazılarında matarada su taşıma saflığını yaptık. İlk 15 dakikadan sonra, evden sıcak su bile koymuş olsanız, standart mataraların içindeki su, buz oluyor. Sırtta taşınan camelbak tipi sulukların ise öne gelen hortumu donuyor, mutlaka direk rüzgardan koruyun. En güzel yöntem sırt çantasının içinde izole bir matarada sıcak su taşımak. Böylece gerektiğinde içinizi ısıtacak bir içeceğe erişebiliyorsunuz. Unutmayın, hava soğuk diye terlemiyor olabilirsiniz. Ama nefesinizden, dış ortam ile ısı ve nem farklarından dolayı çok miktarsa su kaybediyorsunuz.
 

İçmekten biraz daha önemli oluyor kışın yemek. Soğuktan dolayı daha fazla enerji harcıyorsunuz. Kuru meyveleri öneriyoruz. Hoş sevgili Can Dede sağolsun biz bir tanesinde elma yedik, yoksa portakalmıydı!

Lastikler dişli olmalı. Eğer direk buz yüzey üzerinde iseniz metal çivili lastik kullanabilirsiniz. Kar varsa metal çiviler fazla gerekli değil, sert dişli bir dağ bisikleti lastiği işinizi görür. Slikler varsa kar üzerinde sürekli yürümeye mahkumsunuz.

 
Uyarılar;
 
Lastiğiniz umarım patlamaz. Çünkü o kadar soğukta hiç bir el lastik değiştiremez. Gerçi kar altında patlatacak unsur da yok. Bizim başımıza kar altında hiç gelmedi. Her marka hakkında bilgim olmasa da bazı patlak tamir sıvıları -10C’ye kadar işlevseldir.
 
Vites ve fren kabloları zor çalışmaya başlayacaktır. Kimi amortisörler çalışmayabilir.
 
Piller kimyasal olduğundan çok soğukta çalışmayabilir. Km sayaçları, cep telefonları ve fotoğraf makinaları için risk.
 
Eğer fotoğraf çekmeyi hedefliyorsanız iki kere düşünün. Yada öyle bir eldiven ve makina bulacaksınız ki, elinizde eldiven varken tüm işi göreceksiniz. Yada bizim gibi o görevi sürekli birbirinize yıkıp bir noktadan sonra da elleriniz dayanmadığı için kökten vaz geçeceksiniz. İnanın eldivenden elinizi çıkartıp, o metal makinaya her dokunduğunuzda pişman olacaksınız.
 
Metaller size yapışabilir. Özellikle fren kolları yada barendler eldiveninize yapışıcaktır. Elinizden çıkan nem, metale dokunduğu anda buzlaşıp eldiveni oraya yapıştırıyor.
 
Kar yok ama yerler buz ise kayacaksınız. Frende yada pedalda herşeyde kayacaksınız. Az bir kar tabakası varsa sanki kumlu bir toprak yolda gitme izlenimi veriyor. Çok keyifli. Kar kalınlaştıkça daha fazla efor gerekiyor ilerlemek için. Kar seviyesi 10cm’yi aşmaya başladı ise düz yolda pedal çevirmeyi unutabilirsiniz. Ancak 20-30cm’ye kadar iniş yönünde ilerlenebiliyor. Daha fazla ise zaten her 10 metreye bir yerdesiniz demektir.
 
Gittiğiniz yolda sığınacağınız sıcak yerler olmalı. En azından yarım saatlik yürüyüş ile sıcak bir ortama ulaşabilmelisiniz. Hatta bisikletinizi bırakıp yürümeyi göze almalısınız.
 
Birileri mutlaka bu planınızdan haberdar olmalı, gerektiğinde size cep telefonundan ulaşabilmeli.
 
Tek başınıza çıkmayın.

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın