Bisikletli Yaşamda Gelinen Nokta

29/05/2012  //     //  Road Bike News

 

 

Çevremizde bisiklet adına değişen şeyleri farkediyor muyuz?

Sayısının gitgide artmasının dışında farklı yerlerde de görür olduk bisikleti; bazen bir televizyon reklamında, bazen bir şarkının sözlerinde, bazen bir klipte bir aksesuar olarak bazense dizi veya filmlerde herhangi bir sahnede…

 

Örnekleri daha da açarsak, iki ayrı markanın çikolata reklamında başrolde olan bisiklet, bir banka reklamında yardımcı oyuncu olarak ekranlara geldi. Bir çok şarkının klibinde figuran olurken, Mor ve Ötesi’nin Bisiklet adlı parçasında ana temada yer aldı. Filmleri ise örnek vermeye bile gerek yok o kadar sıkça görüyoruz ki bisiklet bazen figüran bazen filmin konusu oluyor…

 

Bu değişim biz bisikletçilerin bazı şeyleri başardığının göstergesi değil de nedir? İlk zamanlarda bir iki bisikletli iken yavaş yavaş sayı arttı ve gruplar bölünmeye başladı. Bölündükçe daha da güzel fikirler ortaya atıldı; önce sadece P.A.B.ler varken şimdi birbirinden farklı bir sürü grup var. İşin en güzel yanı hepsi olmasa da çoğu grup birbirini destekliyor, etkinliklerine veya eylemlerine destek veriyor. Bir hoşgörü ve paylaşım çerçevesinde ilerleyen “Bisikletli Yaşam” projesi gün geçtikçe başka kesimlerden taraftar buluyor. Mesela reklamcıların ilgisini çekmiş durumdayız diyebiliriz…

 

Peki ya bisikletin kanunlarımızda yer edinmesini sağlayacak olan politikacılarımızda durum nasıl? Geçtiğimiz senelerde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı ve AB Başmüzakereci milletvekilimiz birlikte Avrupa Başkenti Ankara sloganıyla pedal çevirmişlerdi. Bunu duyan Ankara bisikletçileri belki bisiklet yolları için bir umut olur diyerek sokaklara dökülmüştü. Ancak bu umut dolu etkinliğin ardından son derece çelişkili bir şekilde Belediye Başkanından, Ankara’nın bisiklet için uygun olmadığı ve bisiklet yolu yapılmayacağı yönünde bir açıklama geldi. Biz bu açıklamaya bir anlam veremedik. Uzun uzun düşündük ve bu kararın sebebinin Ankara yokuşlarında ilk defa pedal basan başkanın yorgunluğu olduğunu ve bu kararı bizleri düşünerek vermediğine kanaat getirdik.

 

 

Bir başka politikacımız ise uzun süredir saklanarak bisikletiyle meclise gelen milletvekilimiz ve onun neden saklandığını ise çok iyi anlıyoruz. Birbirinden pahalı makam araçları yanında bisiklet çok ironik duruyor diye düşünmüş olabilir, yadırganacağı korkusuyla saklanmış olabilir, ancak tam aksine gurur duyarak binmeli bisikletine ülkesini ve dünyayı düşündüğü için, gelecek nesillere temiz bir dünya bırakmak istediği için gurur duymalı. Yoksa hepimiz biliyoruz ki milletvekili maaşları zırhlı araçları karşılayacak kadar dolgun. Bir de unutmamak gerekir ki tüm gelişmiş ülkelerde mevkisi ne olursa olsun herkes bisikleti ulaşım aracı olarak kullanıyor ki bunun bir dersini de geçtiğimiz günlerde almıştık.

Güzel gelişmeleri görmezden gelmek, yaptığımız işe, verdiğimiz uğraşa haksızlık olur diye düşünüyorum. Olmayan şeyler olmaya başlıyorsa bir şeyler doğru gidiyordur. Ancak tabi ki bu kadarı tabi ki yetmez, yapılacak daha çok iş var. Örneğin birinden duyduğum fikir çok hoşuma gitti, paylaşmak isterim. Televizyonlarda “Kamu Spotu” şeklinde kısa filmler veya reklam filmleri hazırlatmak ve bunları ilgili bakanlıkların desteğini alarak yayınlatmak.

 

Bir diğer fikir bulunduğumuz illerde polisle irtibata geçerek önce bisikleti onlara anlatmak ve onlarında halkı bilinçlendirmesini sağlamak.

 

Bir başka fikir ise ilköğretim ve liselerde konuşmasına güvendiğimiz bisikletçi dostlarımızı belirleyerek, gerekli yerlerden de izinleri alarak gençleri bilinçlendirmek. Bunun bir örneği de sürücü kurslarına uygulanabilir.

Bunların yanında bireysel anlamda yapılacak bir sürü görev bizleri bekler; örneğin en basiti trafikte ilerlerken diğer taşıt sürücülerine sert davranmak ya da umursamaz davranmak yerine güzelce durumu izah edip, bisikletinde bir taşıt olduğunu anlatmak ve buna gerek kalmaksızın yol verenlere bizleri koruyanlara küçücük teşekkür etmek, toplumda bisikletlilere olan/olacak sevgiyi arttırmaktır. Bu ilk bakışta işe yaramaz gibi görünse de ben sohbet ettiğim araba, dolmuş şoförlerinde bunun işe yaradığını gördüm. İnsanların yıllardır kullandıkları taşıt yollunu birden paylaşmaları çok zor ve biz bisiklet kullanıcılarına düşen kavgayla gürültüyle değil güzellikle bu işi kabul ettirmek.

 

Fikirler paylaşıldıkça daha güzel şeyler ortaya çıkacaktır, yeter ki paylaşma ortamın olsun ve harekete geçilsin…

 

Belki de bu yazı vesile olur ve tartışılır…

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın