Bisiklet Kenti: Konya

25/02/2009  //     //  Road Bike News

Bisiklet Kenti: Konya

 

Bisiklet ve bisiklet sporu denince birçok kişinin aklına Konya gelir. Hâlâ öyle midir bilemem ama, özellikle 1950’li yıllarda Konya “bisik­let kenti” olarak ün yapmıştı. O yıllarda yayınlanan bir makalede,” Konya il merkezinde kayıtlı altı bin bisiklet bulunduğu belirtiliyordu. Bu bisiklet bolluğu, Konya’nın bisiklet sporunda da önemli isimler çı­karmasının kaynağı olmuştur. Neriman Hikmet, yukarıda söz ettiğim yazıda “Bisiklet şehri: Konya’yı şöyle anlatıyor:

“Konya’ya gelenler görmüşlerdir, çarşıya pazara gelen köylüler, mülha­kat (çevre) esnafı heybesini bisikletin üstüne atar, önüne büyük bir yük alır, karısını şalvar giyinmiş, şelme örtünmüş okluğu halde arka se­lesine oturtmuş, onun da eline birkaç çıkın sıkıştırarak caddede ilerle­mektedir. İhtiyar top sakallılar, mestli, poturlu ayaklarını bisiklet üze­rinde yedi yaşında bir çocuk gibi kullanırlar, camiye, dükkâna gidip ge­lirler, pedal kullanırlar.

Konya’da görülecek manzaralardan biri de çırak çocukların dar ve ka­labalık yollarda bisikletle yük taşımalarıdır. Günün hemen her saatin­de tek eli ile gidonu bir cambaz gibi idare ederek bir eli ile de bisiklet üzerine doldurulmuş yatak yorgan vesaire eşya yükünün müvazenesini temine çalışır. Kimseye çarpmadan balık gibi kayar gider.

 

 

 

Yine bisiklet Konya vilaye­tinde köylü için ucuz, sürat­li ve kolay bir vesaiti nakli­ye haline gelmiştir. Çıkını­nı, heybesini dolduran köy­lü,  kendisinden yiyecek, içecek istemeyen, hastala­nıp yorulmayan merkebi ye­rine bisiklete atlar, şehre veya köyden köye, tarlaya, bahçeye bununla iner. (…) Konya’nın bir bisiklet şehri olması ona bir de mu­azzam bir velodrom, bisiklet koşusu sahası kazandırmış­tır. Spor sitesi içinde bulu­nan bu tesis Türkiye’de veBalkanlarda bir tanedir. (…) Bu sebeple Konya iki yıldan beri bisiklet sahasında spor mevzuuna da girmiştir. Birinci sene: Memleketin bisiklet sporcularını tanımak, onlarla yapılan temaslar ile vakit geçmiştir. İkinci sene: Devamlı çalışmaların neticesinde Konya sporcuları şampiyonluklara yükselmişlerdir. Bu sene de bunun bir tesadüf olmadığını muhtelif koşularda ispat edeceklerdir.”

 

 

 

 

Aynı dergi, yani 20. Asır, Konya ve bisiklet­lerine nedense pek ilgi gösteriyor olmalı ki, iki yıl sonra bu kez Feridun Kandemir’i Kon­ya’ya yollayarak aynı konuda bir röportaj daha yaptırır. Röportaj Konyalıların ağzından bisikletin  tarifi ve öv­güsünü yaparak şöyle başlıyor:

“- Düz ovanın uçağıdır bu!..

– Bilemedin kardaş… Şuna uçak diyeceğine, yel deyiversene! Görmeyon mu, üstündekini yel gib uçurup götürür mübarek… Uçak gibi yağ, benzin, menzin de istemez, konacak kalkacak meydan da aramaz, ha­vanın iyiliğine kötülüğüne de aldırmaz… Yoksa bu zamanda fakir fuka­ranın haddine mi düşerdi ona binip, safasını sürmek… Alimallah, ahaaa şu Ankaralılar, İstanbullular gibi kuyruk kuyruk dizilip, yaya kaldı­ğımızın resmi idi hani… Kısacası; biz Konyalıların şimdi baş tacı dene­cek kadar en kıymetli yardımcısı, yakın dostu işte bu bisiklet denen çifte tekerlektir efendi!

(….) Her işi görür… Durup dinlenmesi yoktur. At, eşek gibi yorulmaz, motor gibi benzin, su istemez ki, dursun, dinlensin… Boyuna işler… Cüssesine göre yük taşır, çocukları mektebe götürür. Çarşı pazar işleri­ni görür… Tarlaya, bağa bile bununla gideriz. Sonra iyi havalarda gez­meye yarar. Eğlencesi de caba… En iyi tarafı ise, kazası belâsı yok. Bun­dan âlâ eğlence mi olur?”

 

 

 

Kandemir’in röportajına göre, belediyeye kayıtlı bisiklet sayısı dokuz bine yükselmiştir. Ayrıca Konya’da bisiklet sporu da gelişmiştir bu iki yıl içinde, “1955’te hem bölge bisiklet mukavemet teşvik birincisi, hem de Ankara turu ikincisi ve 120 kilometre yol yarışı birincisi, 1956’da ise; Beden Terbiyesi Umum Müdürlüğü Bisiklet Federasyonu Türkiye takip koşusu birincisi olmuşlardır.”

 

Kaynak: Evvel Zaman Bisiklet “Gökhan Akçura”

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın