Giro’nun ulaştığı zirve; Aeon

10/12/2012  //     //  Yol Bisikleti ve Donanımları İncelemeleri

 

 

Giro‘ nun tasarımcıları Aeon için kolları sıvadıklarında, zihinlerinde üç temel kriter vardı; Birincisi; prolight modeli kadar hafiflik, ionos kadar sağlamlık ve ikisinin sahip olduğu vantilasyondan daha fazlası. Bu üç kriter bir başlık altında toplanmalıydı, zira; prolight hafiflik olarak çok iyiydi ama vantilasyon yeterli değildi.  İonos dayanımda son noktaydı ama ağırlık konusunda soru işaretleri vardı. 2011 Tour of Flanders da Tyler Farrar’ın kullandığı kaskı görenler şifreyi çözdüler;

Giro yeni bir zirve yapmıştı; Aeon.

 

 

Ionos, Giro nun sponsor olduğu takımlarda ve Giro teknolojisinin ulaştığı son nokta olarak bir sembol gibi geçip gidiyordu. Oysa Amerika’ lı firmanın mühendisleri, Aeon’da, Ionos ta kullanılan ekipmanlardan %36 lık bir tasarruf gerçekleştirdiler. Kaskın teknoloji donanımı arasında yer alan “Wind  Tunnel Ventilation” uygulaması, iç ve dış kısımlarda yer alan ve toplam 24 adet hava kanalından oluşan aero nitelikteki oluklar ve çıkıntılar aracılığı ile  rüzgar vantilasyonunu sağlıyor. Daha önceki modellerde yer alan antibakteriyel pedler doğal olarak bu modelde de devam ediyor. Bağlama şeritleri, öncüllerinden daha ince.

 

 

 

Ürünü elinize aldığınızda ilk dikkatinizi çeken bariz bir hafiflik. M beden için üzerindeki etikette yazan ağırlık değer, tam;192 gram. Bu kadar hafif bir ürün, nasıl olur da başımı koruyabilir demeden de geçemiyorsunuz..

Ancak bunun için yine Aeon’ da geliştirilen Pure-Fiber Termoform Roll örgü teknolojisini incelememiz yeterli oluyor. İonos’ ta ve diğer üst grup kasklarda neredeyse gelenek hatta zorunluluk haline gelen ve kaskın iskeleti olarak tanımlayabileceğimiz karbon fiber konstrüksiyon, Aeon’ da biraz içerik değiştirerek Termoform SL Roll Cage güçlendirme uygulaması ile daha az ağırlık ve mutlak sağlamlıkta kendisini gösteriyor.

 

 

 

Ürünü kullanmaya başladığınızda, özellikle başınızdaki “kasksızlık etkisi” ile karşı karşıya kalıyorsunuz. Yani müthiş bir vantilasyon ve hafiflik duygusu, sonrasında başka bir kaskı kullandığınızda aradaki fark daha net anlaşılıyor.

Roc Loc 5 teknolojisi, kaskın tam olarak kafaya oturmasını sağlayan en önemli mekanizma sağlıyor. İki boyutlu ayar yapma olanağı sağlayan sistemde; kaskın baş sıkma basıncı, hem de başta durma yüksekliği ayarlanabiliyor.

Sürüş esnasında tek elle bile sıkma basıncını ayarlayabiliyorsunuz ama yükseklik ayarı için (Bkz. aşağıdaki resim ve video) kaskı çıkarmanız gerekiyor.  Distribütörlerden aldığımız bilgilere göre, ürün; ülkemizde 2013 baharından itibaren satışa sunulabilir. Ürünün en büyük dezavantajı diğer üst sınıf ürünlerde olduğu üzere fiyatı ve mevcut koşullarda temin zorluğu. Eğer bu faktörler aşılabilirse bir kask için en doğru seçimlerden birisi.

 

.

 

[View:http://www.youtube.com/watch?feature=player_detailpage&v=bwsDHcaLUFc:550:0]

 

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın