Cyclingtr Test: New Balance Minimus MR10

04/08/2012  //     //  Triatlon ve İronman Donanımları İncelemeleri

 

 

Uzun süredir testini yapmayı planladığım, fakat zaman darlığından bir türlü yapamadığım New Balance Minimus MR10 modeli hakkındaki izlenimlerimi sizlerle paylaşacağım. Birkaç yıl önce ülkemizde de satılmaya başlanan Amerikan spor giyimi markası New Balance’ın bu yazımızdaki konu olan modeli diğer alışıldık koşu ayakkabılarından biraz farklı. Aslında yurtdışında yıllardır piyasada görülebilen fakat ülkemiz gibi koşu sporunun tanınmadığı yörelerde daha pek yeni olan “Çıplak Ayakla Koşu” (Barefoot Running) akımına uygun bir ayakkabı. Bu yüzden verdiği his ve sonuçlar, tamamen alışılmışın dışındaydı.

 

Spor-bilimcilerin teorisine göre insanoğlu, yaratılışı gereği çıplak ayakla koşmaya müsait niteliklere sahiptir. Yıllardır ileri teknolojiyle donatılmış bol destekli ayakkabılarla koştuğumuzdan ayaklarımızı hep bu destekli ayakkabılara mecbur kıldığımızdan, özümüze dönmek adına çıplak ayakla koşuyu örnekleyen bu tarz ayakkabılar hatta Vibram Five Fingers gibi tamamen desteksiz asıl çıplak ayakla koşu formatındaki ayakkabıları öneriyorlar.

 

 

Tabi elit atletler, halen asgari destekli geleneksel koşu ayakkabılarıyla yarışıp yeni yeni rekorlar kırmaya devam ediyorlar. Şimdi konumuza dönelim ve Minimus MR10 hakkındaki izlenimlerimizi paylaşalım;

 

Adından da anlaşılacağı üzere minimalist bir ayakkabı olan Minimus MR10, aynı zamanda arazi versiyonu da bulunan bir çıplak ayaklı koşuya geçiş ayakkabısı. Önce elinize aldığınızda sizi şaşırtan hafifliği, ayağınıza giydiğinizde de hafiflik hissini yeniden tanımlamanızı sağlayacak kadar düşük bir ağırlığa sahip olduğunu vurguluyor.

 

Diğer koşu ayakkabılarından farklı orta ve arka taban desteğinin yok denecek kadar az olmasıydı. Ayrıca iç astar da kullanılmadığı için ağırlık tasarrufu sağlanmış ve çorapsız kullanıma da uygun.

 

 

Ayakkabının her bir noktasında, malzemesi ve oranları gereği yumuşaklık hissini farkedebiliyorsunuz. Giyerken, yürürken, koşarken, merdiven çıkarken, kısacası her an bu yumuşaklığı hissediyorsunuz. Tabi tabanının bu kadar desteksiz ve yumuşak olmasıyla yürüdüğünüz ya da koştuğunuz zemindeki her bir detayı tek tek ayak ve bacaklarınızda algılıyorsunuz. Bu yüzden MR10’ların mümkün mertebe asfalt, tartan gibi yumuşak, esnek ve zarar vermeyen zeminlerde kullanılması doğru seçim olacaktır.

 

Ayakkabının üretilme amacı, çıplak ayakla koşu modasına geçmek isteyenler için geçiş ayakkabısı olarak kullanılması ve sürekli koşarak ayak ve bacak kaslarını, tendonlarını zayıflatan koşucuların, bu ayakkabıyı yürüyüşlerde kullanarak ayaklarını güçlendirebilmeleriydi. Bu konuda gerçekten işe yaradığını tecrübe ettim.

 

 

Böyle marjinal bir ayakkabı olduğundan, birden o bol destekli spor ayakkabınızı bırakıp Minimus MR10’ları giydiğinizde ilk anda hafiflik hoşunuza gitse de, bu kadar desteksiz bir ayakkabı ile bacaklarınıza binen yük kat be kat arttığı için üretici, bu konuda kullanıcılarını altını çizerek uyarıyor;

 

“Minimus’lar, alışılanlara göre çok daha düşük destek barındırdığından ayaklarınıza uyguladığı yüksek orandaki baskılar sonucu sağlık sorunları yaşamamanız için lütfen günlük koşu mesafenizin %10’u kadarıyla koşmaya başlayın.” Gerçekten de uyarıyı dikkate almayıp doğrudan 15-20 km gibi normal mesafeleri bu ayakkabılarla koşarsanız, istediğiniz kadar sık adım tarzına sahip olun ya da kusursuz bir zeminde koşun, her halükarda ayak veya bacaklarınızı sakatlıyorsunuz.

 

NB Minimus MR10 testi – Riva Yarı Maratonu 2011

 

Bu yüzden, bu büyük değişikliğe ayaklarınızı alıştırmak için, üreticinin tavsiyesine uyup normal koşu mesafenizin %10’u ile başlamak en akılcı karar olacaktır. İç astarı bulunmadığı için çorapsız kullanıma uygun olan Minimus’lar, çorapsız kullanımda daha da artan ayak terlemelerine karşın anti-mikrobiyal yapısı ile rahat bir koşu sunuyor.

 

Üst bölümün tamamen nefes alabilir malzemeden üretilmiş olmasıyla sıcak havalarda da kullanımını konforlu kılıyor. 2 yıl boyunca günlük giyimde, işyerimde, yarı maraton yarışında, antrenmanda, çok sıcak ve soğuk havalarda, özetle birçok farklı koşulda denememe rağmen, her koşulda memnun kalmamı sağlayan MR10’lar, ayak kas ve tendonlarımın güçlenmesine de katkıda bulundular.

 

Renk olarak kırmızı-siyah ve mavi-beyaz, mavi-fosforlu yeşil gibi hoş ve ikili renklerde gelen MR10’ların renkli bağcıkları da kalabalıklar arasında hemen dikkat çekmenizi sağlıyor. Ayrıca bağcıklarının 2 yıl boyunca ben çözmedikçe hiçbir şekilde çözülmediğini söylemeliyim.

 

 

Ayakkabının arka tarafında New Balance logosunun olduğu bölüm, yansıtıcı özelliğiyle karanlık ortamdaki koşu ve yürüyüşlerinizde güvenliğinizi de artırıyor. Amerikalıların bu güvenlik detaylarını beğeniyorum. Küçücük bir detay, yeri geldiğinde hayatınızı kurtarabiliyor.

 

 

Hafifliği sizi yanıltmasın, Minimus, asla bir interval veya tempo ayakkabısı değildir. Yukarıdaki yorumlarıma göre kullanıma dikkat ettiğiniz müddetçe sağlıklı ve memnun kalarak giymeye devam edebilirsiniz.

 

Hazırlayan : Fatih Buzgan

 

 

 

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın