Elektronik Kontrollü Vites Sistemlerine Genel Bir Bakış

02/07/2012  //     //  Elektronik Ürün İncelemeleri

 

Elektronik vites sistemleri, genel olarak geleneksel vitesi sistemlerinde kullanılan vites tellerinin gerdirilmesi ve boşaltılması ilkesinden farklı olarak doğrudan kablosuz (wireless) ya da iletken bağlantılı elektriksel iletim sistemleri aracılığı ile ön ve arka vites aktarıcıları üzerinde bulunan elektriksel motorlarla yapılan kontrol sistemleridir.

 

1990 lı yılların başlarında çeşitli firmalar tarafından uygulamaya konulan sistem, esas olarak Mavic firması tarafından 1992 yılında Tour De France Prolog etabında TT ustası ve bugün de Boardman bisikletlerinin sahibi Chris Boardman tarafından kullanıldığında sansasyon yaratmıştı.

 

Uzun sayılabilecek bir zaman diliminden bu yana bisiklet üreticileri tarafından elektronik temellli vites geçiş sistemleri tasarlansa da, ticari kaygılar nedeniyle bir çoğu seri üretime geçemeden tarih sahnesindeki yerlerini aldı.

 

Ancak tarihte öyle anlar vardır ki bütün bir süreci belirler. İşte o anlardan birisi; Shimano nun 2009 yılında Kaliforniya turundan önce ilk seri üretim Di2 sistemlerine dair gerçekleştirmiş olduğu prezantasyondu. Tanıtımın ardından Kaliforniya turuna katılan Rabobank, HTC-Columbia ve Garmin Slipstream takımları resmi olarak sistemi kullandılar ve aslında resmi süreç bu şekilde başlamış oldu. Aynı yıl sistem fabrikasyon entegre olarak; Trek-Madone ve Giant TCR kadrolarında da kullanılmaya başladı. Başlangıçta sadece Shimano nun Dura-Ace modeli için tasarlanmış olan elektronik kontrol sistemi bugün aynı zamanda ULTEGRA uyumlu olarak piyasada bulunabilmektedir. Shimano nun böylesi önemli bir atağına, büyük üreticilerden ancak Campagnolo Record ve Super Record EPS modelleri ile karşılık verebildi.Alttaki resimde elektronik kontrollü Record arka vites sistemi ve güç kontrol ünitesi görülmektedir.

 

 

 

 

Sistemin genel olarak incelenmesi esnasında elbette avantajları ve dezavantajlarına da göz gezdirmek gerekiyor;

 

Öncelikli olarak sistem;

 

***Geleneksel mekanik sistemden çok daha hızlı ve düzgün bir vites geçiş olanağı,

***Sürücüler için, mekanik sistemlerde karşı karşıya kalınan vitesleme konumundaki zorlukların ortadan kalkması (bazı durumlarda yüksek kuvvet gerektiren vites sorunları), yani zahmetsiz vites değiştirilme imkanı,

***Kablolarda güç iletimi, mekanik değil elektriksel olarak gerçekleştiği için ortaya çıkabilecek mekanik sürtünme problemlerinin ortadan kalkması,

***Elektronik sistemin çalışma düzgünlüğünün, vites elemanları üzerindeki mekanik şoklamaları azaltıcı etkisi,

***Çok daha az zincir sürtme problemi

 

Gibi avantajlar sunsa da;

***Batarya bitiminde sistemin mekanik çalışma opsiyonu sunmaması. ( Pil bitti mi yedeği yoksa yolda kaldınız demektir ya da single-speed devam…)

***Maliyet.. Elbette ki bu kadar yüksek teknoloji kullanmanın maliyeti de aynı oranda olacaktır. (Haziran 2012 itibarı ile sadece Di2 sistem arka vitesin; 485 € olduğunu hatırlatalım burada.)

***Ağırlık.. Elektronik kontrollü bir vites sistemi, aynı serideki mekanik modeline göre daha ağır…Kararınızı verin…

***Güvenilirlik.. Her ne kadar shimano ve campagnolo şu ana kadar ortaya koydukları elektronik sistemlerde bir sorun yaşatmamış olsalar da geçmiş itibarı ile düşünüldüğünde, güven çok önemli bir kriter olarak ortaya çıkıyor.

[View:http://[View:http://www.youtube.com/watch?v=WJXKCoxMLnU&feature=player_detailpage:550:0:550:0]www.youtube.com/watch?v=WJXKCoxMLnU&feature=player_detailpage:550:0:550:0]

 

Burada kişisel  görüşümü de söylemeliyim; Sistemin yağmur, çamur gibi etmenlerden mükemmel seviyede korunmuş olması gerekiyor, zira küçücük bir su zerresi bile sistemin bütünü üzerinde bir probleme neden olabilir. Ayrıca ısı, elektronik devre elemanlarının en büyük düşmanıdır. Çok yüksek sıcaklıklarda devre kararlılıklarının değiştiğini ve hatta özelliğini dahi kaybettirdiğini biliyoruz. Burada hem elektronik ekipmanların kendi çalışma ısıları hem de ortam ısısı, ekipmanlar üzerinde belirleyici bir etki yaratabilir.

 

 

 

Gelelim sistemin çalışmasına.. Nasıl oluyor da oluyor..

 

Elektronik sistemin genel blok şeması, firmalar tarafından çok aydınlatıcı değil. Daha çok yabancı forum-tartışma sitelerinde paylaşılan devre şemaları üzerinden anlayabildiğimiz kadarıyla, her bir vites-fren kolu üzerine iki farklı bağlantı hattı gidiyor. Soketlerden birisi bataryadan enerji alan bağlantı hattının, diğeri de kontrol ettiği ön ya da arka vitesin motor sürücüsüne kumanda ediyor. Çok basit şekilde şema aşağıdaki gibi düşünülebilir.

 

 

 

 

 

STI kollardaki buton kliklendiği anda DC beslemeden elde edilen sinyaller, sürücülere gönderilir ve DC motor sürücüleri aracılığı ile motorlar için uygun açı ve hız bilgileri aktarılarak vites geçiş işlemleri gerçekleştirilir. Aşağıda sistemin montajı ve sistemi oluşturan elemanlar konusunda aydınlatıcı bir video yer almakta.

 

[View:http://www.youtube.com/watch?v=7HdFmgAqv0g&feature=player_detailpage:550:0]

 

Konu gerçekten çok geniş, işin içine girdikçe konunun ne kadar geniş boyutlara ulşatığını anlıyorsunuz. Umut ederim ki yazı, temel anlamda elektronik vites sistemleri ile ilgili bir malumat yaratabilsin. Ülkemizde sistemin kullanımı çok yaygın değil gözlemleyebildiğim kadarıyla. Mutlaka 2-3 yıl içerisindeki sporun elektronik boyutuülkemizde daha fazla ivme kazanacaktır.

Şu an itibarı ile gelinen en son noktada vites sistemleri elektronik olarak kontrol edilebiliyor. Kim bilir belki çok yakında frenlere de elektronik olarak kumanda edebileceğiz.

Sonuç olarak, elektroniğin sınırları hangi boyuta gelirse gelsin, bisiklet üretim teknolojileri ne seviyede olursa olsun; kendi bedensel performansımızı orta koyduktan sonra spordan aldığımız haz değişmeyecek, bu yüzden bu sporu seviyoruz.

 

Kaynaklar;

www.wikipedia.com

www.shimano.com

www.duraace.com

www.campagnolo.com

 

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın