Trek 6000

16/02/2011  //     //  Mountain Bike

   Çoğu test sitesinde genellikle en üst parçalar veya en üst model bisikletler test edilir. Orta veya giriş modellerini pek göremezsiniz. Halbuki giriş ve orta seviye modellerin kullanıcı sayısı daha fazladır ve onlar için de fiyat / performans önemlidir. İşte bu konuya önem veren bir yayıncılık sitesi ve test ekibi olarak Cyclingtr‘da giriş ve orta seviyede de bisiklet modelleri, donanım ve aksesuarlarının da inceleme ve test yazılarını okuyabileceksiniz.

   Trek, orta seviye bisikletçilere hitaben 6000 serisini üretmekte. Gelin şimdi bu bisikletin donanımını inceleyelim;

Donanım

   Ön amortisör olarak 100mm esneme mesafesine sahip RockShox’ın Dart3 modeli kullanılmış. Bu amortisörde tepme ve kilitleme ayarları bulunuyor. Ön ve arka aktarıcılar ve vites kolları Sram X.5

   Aynakol olarak Shimano M442 modeli bulunuyor. Kaset dişliyse Sram PG950. Avid BB5 mekanik disk fren ile Tektro fren kolları birlikte kullanılmış. Jantlarda Trek’in ürünlerinde görmeye aşina olduğumuz Bontrager markasının Ranger modeli, lastiklerde Bontrager Jones XR, gidon olarak da yine Bontrager riser seçilmiş. Wellgo platform pedallarla birlikte toplam ağırlığı 14kg.

   Amerika fiyatı 900$ iken ülkemizdeki satış fiyatı 1090 Euro. Aradaki fark, Trek’in ülkelere ve model üretim yılına göre donanımında sunduğu değişikliklerden kaynaklanıyor. İleride markaların ülkemizdeki distribütorleri ve bisiklet mağazalarının teklifleriyle ülkemizde satılan modellerin de test ve incelemelerini yapabiliriz. Yine de mevcut test yazılarımız, birçok bisiklet kullanıcısına rehber niteliği taşıyor ve genişleteceğimiz test ve inceleme profili sayesinde ürün almadan önce başvuracağınız başlıca kaynak olma yolunda ilerleyeceğiz.

Trek Model Ailesi

   Her markanın model farklarını ayırdığı gibi Trek de bu ayırıma gitmek için sayısal isimlendirme yolunu seçmiş. 3000 ile 9000 arasında model isimleriyle bisikletlerin hem kadro, hem donanım, hem de hitap ettiği kullanıcı kitlesi bazında farklılıklar bulunuyor. 6000 serisi de bu iki ucun arasında bir model olarak arazi performansı vaad ederken aynı zamanda fiyatıyla bütçeleri fazla zorlamıyor.

   Trek’in beğenilen bir diğer yönü de her boydaki bisiklet kullanıcısına uygun boyda kadrolar üretmesi. 15.5 – 17.5 – 18.5 – 21.5″ boy seçeneklerine ek olarak 4 adet de bu boyların WSD (Woman Specific Design) adıyla bayanlara yönelik dizayn edilmiş seçenekleri bulunuyor. Rakamlarla ilgilenmeyi sevmiyorsanız, bu boylara Small, Medium, Large, XLarge olarak da bakabilirsiniz.

   Kadrosu bir bakışta, bu fiyat aralığındaki diğer bisikletlere göre inanılmaz bir pürüzsüzlükte kaynak yöntemiyle birleştirildiğini gösteriyor. Birçok yamru yumru kaynak parçası görülen diğer bisikletleri düşününce, Trek 6000 neredeyse kaynaksız gibi görünüyor. Kullanıcı ağırlığı arka tarafa aktarılmış ve gidona erişmek için fazla gerilmeye ihtiyaç duyulmuyor. 6000’in bütün parçaları hem hoş bir görünüşe sahip, hem de konforlu. Aynı zamanda maşanın ayar düğmeleri de kolay diyebileceğimiz türde.

   Her ne kadar arka süspansiyon teknolojisindeki gelişmeler artmış olsa da sabit kadrolu bir bisikletin sürüşünün verdiği tatmin gibisi yok. Trek 6000, her pedal devrinde, size olağanüstü bir hızlanma sağlıyor. 6000 ile aynakola güçlü bir pedal basışı esnasında gidonu hafifçe kendinize çekerek ön tekere kalkmanız işten bile değildi fakat sele konumlandırması sayesinde en sert ataklarda dahi doğal ve stabil bir sürüş sunuyor.

   Rockshox Dart3’ün 100mm esneme mesafesiyle sağladığı
performans, özellikle tümseklerde ve ağaç kökleri bulunan parkurlarda takdire
değerdi. Trek 6000 kullanıcıları ister oturarak ister ayakta olsun, arazi
sürüşünde ne yapacaklarını kolaylıkla öğreniyorlar.

   Sert parkurlardaki viraj alma/manevra kabiliyeti
etkileyiciydi. Arkaya meyilli kadrosu sayesinde gevşek zeminde veya kumda az kayıyordu.

   Ağırlık, ön tekerleğin üzerine biraz daha fazla
kaydırılsaydı bu sorunu tamamiyle ortadan kaldırırdı. Bazı test sürücüleri, virajlarda
öndeki Bontrager Jones lastikten bir parça hava eksilerek lastiğin etli kenar
dişlerinin gevşek toprağa gömüldüğünü fark ettiler.

   Zemin koşulu ne olursa olsun arka tekerleğinin çekişe olumlu
katkısı sayesinde Trek 6000 hayli yeterli bir tırmanıcı diyebiliriz. Tırmanış
vitesimizi seçtik, selenin üzerinde kaldık ve yumuşak pedal devrinin bizi zorlu
bir yokuşta tepeye taşımasına şahit olduk. Gerçi uzun tırmanışlarda 14kg’luk
bisikletimiz,  ağırlığını bir parça hissettiriyordu.
Alıştığımız viteslerden bir veya iki vites küçüğünü kullandığımızı fark ettik.

   İniş de Dart 3’ün stabil performansı sayesinde yine
ortalamanın üzerindeydi. Rebound (geri tepme) ayarından memnun olmuşken, ön
maşa da hızımız arttığında bile hiç sürpriz yaşatmadı. Trek 6000 ile tepenin zeminine
en güvenli ulaşma şekli, daha yumuşak çizgilerde ilerleyerek ve momentumu en
yüksek seviyede tutarak mümkün. Avid mekanik disklerle frenleme yeterliydi
fakat özellikle yer çekimi yönünde ilerlerken kesinlikle kusursuz denilemezdi. Yine
de zamanında frenleme yapan, gittiği çizgiye dikkat eden ve yer çekimine direnç
göstermektense akıcı bir sürüşü tercih eden kullanıcıları tatmin edici
düzeydeydi.


Sonuç
   Bisikleti
test ettiğimiz bütün ağaç kökleriyle dolu parkurlar ve kayalıklı bölümlerden
hızla inişlerimizle Trek 6000’in üretilme amacını kesinlikle aşan ortamlara
gönderdiğimize dair biraz şüphemiz var. Fakat 6000, tüm bunlarla başa
çıkabildi.

Daha geniş gidon ve hidrolik diskler gerçekten ciddi iniş kabiliyeti katıyor
fakat 1000$’ın altındaki fiyattaki bir model için bu tip parçalar fiyatı
etkiliyor.
Trek 6000, asfaltın bittiği yerde başlayan heyecanı vererek sayısız
bisikletçiyi etkiliyor.Bunu güven ve stil katarak yapıyor ve belki de bunların
en iyisi piyasadaki bütün bisikletler içinde en gösterişli kadrolardan biri olarak
kullanıcıları etkilemeye devam edecek.

 

Derleyen : Fatih Buzgan

 


Cyclingtr
About the Author :

Leave a Reply