UCI XCO Dünya Kupalarının Türk Kraliçesi Burcu Balcı ile Röportaj

24/05/2013  //     //  Dağ Bisikleti DH ve FR, Dağ Bisikleti Haberleri

 

Türkiye’nin yurt dışındaki bayan dağ
bisikleti yarışçısı , yüzü Burcu Balcı ile muhteşem enerjisi ve Cross Country
yarışları üzerine sizler için bir sohbet gerçekleştirdik. Burcu Balcı, son
olarak sezonun ilk XCO Dünya Kupası açılış yarışı Albstadt-Almanya’ya katıldı. Kanada basını, Cross country dünya kupalarında ve XCO şampiyonasında Kanadayı temsil eden Cathrine Pendrell için Kanadalı dünya kupaları kraliçemiz derken, Türkiye’nin dünya kupalarındaki parkur kraliçemizi tanıtmak istedik. Ne şartlarda yarışılıyor? Ne kadar destek görüyor? Kırgınlıkları, sevinci, dünya kupalarında  yaşadığı atmosferi kendi ağzından dinledik.

 

 Uzun çalışmalar sonucu dünya kupaları ve
şampiyonalarına ev sahipliği yapma şansı elde eden, dünyanın en zorlu XCO
sektörlerinde, dünyanın en iyi sporcularıyla yarışma zevki ve tecrübesini
sizlerle paylaşmak üzere, bu hafta sonu ikinci ayak XCO Dünya Kupasının
yapılacağı Nove Mesto-Çek Cumhuriyeti öncesi Burcu Balcı ile konuştuk.

 

 

 

CyclingTr-Aylin Koç: Merhaba Burcu, öncelikle Dünya
Şampiyonasında Türkiye’nin bayan sporcusu olarak bisiklet sporunda var
olduğumuzu bir kez daha gösterdiğin için tebrik ve teşekkür ederim. Daha önce
kaç kez ve hangi dünya kupalarında yarıştığını bizlerle paylaşabilir misin?

 

  • Burcu Balcı: Merhaba,
    çok teşekkür ederim. İlk Dünya Kupası deneyimimi geçtiğimiz yıl Belçika’da
    yaşadım. Geçen yıl eski takımım ile olan anlaşmam gereği Avrupa’daki tüm
    Dünya Kupası yarışlarına takım ile birlikte katılacaktım fakat
    Houffalize/Belçika’daki yarışta,çok kötü bir düşüş yaşadım ve dizimden
    sakatlandım. Bu da beni 1,5 ay her şeyden uzaklaştırdı. Albstadt ise
    ikinci Dünya Kupası yarışım oldu.

CyclingTr-Aylin Koç: Yurtdışında dünyanın en iyi sporcularıyla
birlikte yarışıyorsun. Onlarla aynı çizgide beklerken neler hissediyorsun?

 

  • Burcu Balcı: İlk başlarda
    heyecanla karışık bir sevinç yaşıyordum. Performans olarak da onlara göre çok
    gerideydim. Yani yarışta sadece kendi tempomla gidiyor, ne öğrenirim diye
    bakıyordum. Fakat sonraları, bir çoğuyla tanıştıktan sonra artık benim için
    çok normal geliyor. Çizgiye geçtiğimde “ah, olimpiyat şampiyonu burada”
    demiyorum. ” Açıkçası artik bir şey hissetmiyorum.

 

CyclingTr-Aylin Koç: Türkiye’den bayanlarda XCO yarışçısının
düzenli katılımının gerçekleşmesi nasıl karşılanıyor? Bununla ilgili bir anını
bizimle paylaşabilir misin?

 

  • Burcu Balcı: İlk
    geldiğim zamanlarda pek tanınmıyordum. Fakat son 2 yıldır burada (Almanya
    ve diğer ülke sporcu, antrenör ve sporseverlerden) inanılmaz destek
    görüyorum. Bayan olmamın yanı sıra gittiğim her yarışta Türk olarak çok
    ilgi görüyorum. Herkes yanıma gelip, beni kutluyor. Beni en çok mutlu eden
    olay, Avusturya Saalfelden’de katıldığım Dünya Şampiyonası sonrasında soğuma
    antrenmanımı yapmış, eşyalarımı toplamış giderken arkamdan koştura koştura
    gelen bir izleyicinin, elindeki sporcu listesini göstererek “bu siz
    misiniz?” diye sorması ve olumlu yanıt alması üzerine benden defterine
    imza atmamı istemesi olmuştu.
  • İzninizle
    başka bir anımı daha anlatmak isterim. Gecen yıl yine Albstadt’ta HC
    olarak yapılan XCO yarışında yarışırken adımın söylendiğini ve arkasından
    bir kaç kelime daha duydum. İlk anda algılayamadım. Saniyeler içinde oldu
    bunlar. Bir kaç saniye sonra, o noktayı geçtiğimde, duyduğum kelimelerin
    Türkçe olduğunun farkına vardım. Hiç beklemiyordum. Omuzumun üstünden
    hafifçe arkama baktığımda Türk bayraklarını gördüm. İnanılmaz bir
    duyguydu. Orada yasayan bir kaç Türk, listeden isimlerimizi görmüş ve bizi
    desteklemeye gelmişlerdi. Sonraki her turda, elimde olmadan oradan geçerken
    gülümsedim. Bu yıl o aile Albstadt’ta beni evlerinde misafir etti. Harika
    bir duygu.

 

CyclingTr-Aylin Koç: İlk katıldığın XCO Dünya Kupasında en çok
neye şaşırmıştın? Son olarak Albstadt performansın ile karşılaştırdığında farkı
nasıl yorumluyorsun?

 

  • Burcu Balcı: Avrupa’daki
    ilk yarışım çok büyük bir yarıştı benim için, fakat ilk kez dünya kupası için
    yarışacağım gün fazlasıyla heyecanlanmış, çok stres yapmıştım. Hava çok soğuktu
    ama ben biraz da heyecandan, titriyordum. Yarışın adından dolayı sanırım.
    Orada heyecanıma yenik düşmüştüm ve parkur da inanılmaz ağırdı. Çok
    yorucuydu fakat benim belki de kendimce iyiye gitmeye başladığımı fark ettiğim
    bir yarıştı. Albstadt ise Houffalize’den çok farklı. Artik Avrupa’da yabancı
    sporcularla yarışmaya alıştım ve o stresi hiç yaşamıyorum. Teknik olarak
    daha da gelişmiş durumdayım. Bu nedenle rahat ve olması gereken gibi bir
    yarış çıkarıyordum, kaza anına kadar. Maalesef ki sezon başından beri şanssızlıklar
    bir türlü yakamı bırakmıyor.

 

CyclingTr-Aylin Koç: Albstadt sezonun Dünya Kupası ilk
ayağıydı. Maalesef her yıl, ilk ayak kupasında bir çok kaza yaşanıyor. Bu kez
antrenmanlarda köprücük kemiğini kıran Manuel Fumic ve Sabine Spitz en şanssız
isimlerdi. Fumic’in kaza yaptığı parkur sektörü Rock Garden’da sen de kötü bir
düşüş yaşadın. Yarış canlı olarak web üzerinden yayınlanmıştı ve seni izleyen
sevenlerin, düşerken başını çarpman sebebiyle hayli endişelendi. Pazar günü iki
kaza yaşadın. Ancak ikincisi herkesi korkuttu. Kazanın nasıl geliştiğini ve
sonrasını anlatabilir misin?

 

  • Burcu Balcı: İkinci
    turdan itibaren istediğim tempoya çıkmaya başlamıştım. Ve bir önümdeki
    sporcuya yaklaşmaya başlamıştım. Arayı kapatmak ve önüne geçmek için
    yokuşta hızlanmaya çalıştım ve nabzım yükseldi. İnişe de o nabızla ve hızla
    girdim. “S” şeklinde virajlardan geçerken hızımı düşüremeden “Rock
    Garden” sektörüne geldim. Oraya gelene kadar biraz yavaşlamam gerekirdi
    fakat yapamadım. Zemin buna izin vermedi. Rock Garden’da engeller
    birbirine çok yakındı.İlk engelde hızdan dolayı bisiklet havalanacaktı ve
    ben ikinci engele çakılacaktım. Bu yüzden bisikleti mümkün olduğu kadar
    yere yakın tutmam gerekiyordu. Ben de ilk engeli aşar aşmaz bisikletin ön
    kısmını indirdim fakat arkayı indiremeden diğer engel geldi. Sonrasında da
    toparlayamadım. Düşüş anında yüzümü ve başımı çarptığım anı hatırlıyorum.
    Yolun kenarına savrulup oturur pozisyonda kaldım ve sonra yavaş yavaş her
    şey kararmaya başladı. Bir süre beni kendime getirmeye çalışmışlar. O
    anları hatırlamıyorum. Daha sonra birilerinin elime ve yüzüme dokunduğunu
    hissetmeye başladım, fakat ne gözlerimi açabiliyordum ne de tepki
    verebiliyordum. Nasıl, neden bilmem ama bir anda şunu düşündüm : “Eğer ben
    simdi tepki vermezsem, beni ambulansa alırlar ve yarış dışı kalırım. Yarışa
    devam etmem gerek. Tepki vermem gerek.” Sonra zorlukla elimi oynatmaya,
    gözlerimi açmaya çalıştım. Bir süre sonra kendime geldim ve ayağa kalktım.
    O anda birden bir alkış koptu. Bisikletimi istedim, getirdiler. İyi olduğumu,
    yarışa devam etmek istediğimi söyledim, zorla ikna ettim. Onayı aldıktan
    sonra maalesef ki etrafımda dönüp durmuşum, dengemi de sağlayamadım (çünkü
    zemin çok kaygandı ama anlatamadım), bana “sen yönünü bile bulamıyorsun,
    bu şekilde devam etmene izin veremeyiz.” dediler. Orada bayağı bir uzun
    süre kaybetmiştim zaten, sonrasında da belki 5 dakikadan fazla bir süre
    beni göndermeleri için ikna etmeye çalıştım. %80’e girene kadar tuttular
    ve o andan sonra sadece %80 noktasına kadar gitmeme izin verdiler. Oradan
    da hemen kontrole… Bıraksalardı devam etmeyi çok isterdim.

 

CyclingTr-Aylin Koç: Kazadan bir gün sonra yapılan Almanya
kupası yarışı vardı. Orada ikinci oldun. Tebrikler. Pazar günkü kaza Almanya
Kupası ikinciliğinde seni etkiledi mi?

 

  • Burcu Balcı: Hem
    olumlu hem olumsuz yönde etkiledi. Pazar günü başım çok ağrıdı ve bütün
    gece uyutulmadım. Yarışta da bas dönmesi ve ağrısı yasadım ama Albstadt’ta
    istediğim gibi yarışamamış olmam sanırım içimde bir enerji biriktirmişti
    ve tüm hissettiklerimi bir yana bırakıp o enerjiyi dışa vurdum. Keşke Albstadt’ta
    da ayni şekilde yarışabilseydim.

 

CyclingTr-Aylin Koç: Geçtiğimiz sezonlarda yurtdışında bizi
hangi yarışlarda ve hangi ülkelerde temsil ettin?

 

  • Burcu Balcı: Başta
    Almanya olmak üzere (uluslararası ve bölgesel yarışlarda XCO ve maraton),
    İsviçre, Avusturya ve Belçika’da uluslararası (C1, HC), dünya kupası ve
    Dünya Şampiyonası yarışlarında bulundum. Bir çoğundan puan aldım. Bölgesel
    yarışlarda da hep kürsüdeydim.

CyclingTr-Aylin Koç: Peki bu sezon?

 

  • Burcu Balcı: Bu
    sezon şimdilik Güney Kıbrıs’ta 3 Sunshine Cup (C1, SHC ve C1), Almanya’da
    2 Bundesliga, 1 Dünya Kupası, 1 Almanya Kupası ve 1 yerel yarışta
    bulundum. Bu hafta sonu Çek Cumhuriyeti’nde 2. Ayak Dünya Kupasında koşacağım.
    Oradan sonra Avusturya’da da yarışacaktım ancak o yarışları programımdan
    çıkardım.

 

CyclingTr-Aylin Koç: Sezon basından beri şanssızlıklar yaşadığını
söyledin. Biraz açar mısın?

 

  • Burcu Balcı: Evet,
    maalesef. Daha sezonun başında, Sunshine Cup yarışları için Güney Kıbrıs’a
    gitmeme 1 gün kala ayak parmağımı kirdim. Bir süre bisiklete binemedim.
    Yürümek bile yasaktı. Ama ben 1 gün sonra 2 bisiklet ve olanca yük ile tek
    ayak üzerinde seke seke havaalanına gelmiştim bile. Biletim, vize randevum,
    hiç birini riske atamazdım. Tabi ki o kirik benim antrenman programımı tamamen
    değiştirdi. Hiç beklemediğim bir şanssızlıktı. Çünkü bu sezonumdan çok
    umutluydum. Sonrasında Alanya’ya döndüm. Tam toparlanıyorum dediğim sırada
    bir hastalığım olduğunu öğrendim. Gecen yıl Ekim ayından beri hep şikayetlerim
    vardı ama Kasım ayında neredeyse tam bir kontrol yapılmasına rağmen
    bulunamamıştı. Ben ise bir sorun olduğunu seziyordum. Alanya’ya geldiğimde
    tekrar doktora gittim ve sonucu öğrendiğimde tam anlamıyla bir yıkıntı yaşadım.
    Şu an için yapacak bir şey yok. Ben sadece bunun arkasına saklanmadan, su
    anki şartlarımda yapabileceğimin en iyisini yapmaya çalışıyorum. Şu bir
    gerçek ki, bir gün iyiysem 3 gün kötüyüm. Vücudum iniş çıkışlar yaşıyor ve
    yasayacak. Öyleyse ben buna üzülmektense, bu durumda yapabileceklerimin en
    iyisini yapmayı ve hayatıma devam etmeyi tercih ederim. Onun dışında başka
    rahatsızlıklarım da var. Henüz tedavilerime başlayamadım. İzleme
    sürecindeyim.

 

CyclingTr-Aylin Koç: Türkiye seni ne derece destekliyor?
Örneğin, sponsorun var mı? Ya da Türkiye’den yarışlar için maddi destek alıyor
musun? Yol masraflarını, kalışlarını nasıl karşılıyorsun?

 

  • Burcu Balcı: Yüzümde
    hafif, acı bir tebessüm ile söyleyebilirim ki… Türkiye’den ne maddi ne
    de manevi hiç ama hiçbir destek almıyorum. Maddi destek elbette ki lazım
    ama manevi destek hepsinden daha da önemli. Çünkü size güç veriyor.
    Cesaret veriyor. Fakat bizim insanimizin bakış açısı sadece sonuç odaklı.
    Derece sadece 1.lik bizler için. Sporcunun çabasına bakan olmaz. Bunun dışında
    maddi olarak hiçbir sponsorum yok. Kendi başıma yapabildiğim kadar.

 

CyclingTr-Aylin Koç: Yarış sonrası bazı tepkiler aldık. Burcu
Balcı Türkiye’den katılan sporcumuz olarak Albstad’da yarışmış, 69. sonuncu
olmuştur tarzında bir yerlerde yazı yazılmış. Kazanın ciddiyetini görememiş
olduklarını tahmin ediyorum. Kaldı ki Türkiye’de yapılan XCO yarışlarından çok
farklı, teknik ve zorlu sektörler içeren dünya kupasını kaza yapmamış olsan
bile bitirmek bile iyi bir başarıyken, yaşadığın kaza sonrası yarışı tamamlaman
ardından bu yorumları duyunca ne hissettin ne düşündün?

 

  • Burcu Balcı: Açıkçası
    bozulmam gerekir ama güldüm. Çünkü sporun ne olduğunu sindirememiş, yarısını
    seyretmemiş, senin verdiğin mücadeleyi, o ana kadar neler yaptığını,
    parkurun veya yarışın bütününde nasıl olduğunu görmemiş, o yarışa gelene
    kadar nasıl hazırlandığını, nelerden fedakarlık yaptığını, nasıl emek
    verdiğini bilmeyen, sadece bitirdiğin derecene bakarak yorum yapan kişilerin
    sözlerini pek ciddiye almam. Oldu da ben ilk 20 içinde falan olsaydım,
    kendi ülkemde, kendi insanim beni hemen “dopingli olabilir mi? Kesin
    dopinglidir.” diye damgalardı. Çünkü bizler kendi sporcumuza sahip çıkıp
    onu, verdiği mücadele için onurlandırmak yerine, bir kenara fırlatmayı
    tercih ederiz. Bu sadece benim için geçerli değil, yol bisikletinde,
    triatlonda, atletizmde ve daha bir çok sporda bizim sporcularımız yalnız…

 

CyclingTr-Aylin Koç: Yaklaşık 2,5 yıldır hem Almanya’da hem
Türkiye’de yaşıyor, iki ülke arasında mekik dokuyorsun. Almanya’dan mi,
Türkiye’den mi daha fazla manevi destek alıyorsun? Manevi desteğin, dünya
kupası parkurundaki etkisi nedir?

 

  • Burcu Balcı: Söylediğim
    gibi Türkiye’den birkaç arkadaşım dışında hiç bir destek almıyorum. Şöyle
    söyleyeyim, Almanya’da her gittiğim yerde ilgiyle karşılanıyorum. Yarışlar
    öncesinde, sırasında, sonrasında verilen destek, e-postalar, alkışlar,
    gülümsemeler, tebrikler… Kimse size yüzünü buruşturup tepeden bakmıyor.
    Sonuncu bitiriyorsunuz, siz bitiş çizgisine gelirken sizi hala alkışlıyorlar.
    Çünkü siz o yarışı bitirdiniz! Ter döktünüz. Dünya Şampiyonası’nda %80’e
    girdikten sonra Hollandalı antrenör yanıma gelip “sonuca hiç bakma sen
    gayet iyi yarıştın ve zamanla daha iyi olacaksın.” diyor. Fakat ben kendi
    ülkemden, sözde milli takim antrenöründen hiç bir söz, destek, moral
    verici bir söz duymadım. Yarış öncesi arayıp basari dileselerdi çok mutlu
    olurdum. Elbette ki sadece dünya kupası/şampiyonası parkurunda değil her
    yarışta önemli sporcunun desteği ancak öyle büyük organizasyonlarda, insan
    kendi ülkesinin varlığını arkasında hissetmeyi çok istiyor. Öksüz çocuklar
    gibi, ezik kalıyorsunuz diğer ülkelerin sporcuları yanında ve bu sizi
    psikolojik olarak ister istemez olumsuz etkiliyor

CyclingTr-Aylin Koç: Türkiye’de basından bir destek var mi?

 

  • Burcu Balcı: Buna
    sen daha iyi cevap verebilirsin. Türkiye’nin tek bayan yol bisikleti
    habercisi ve hatta hemen hemen bir çok yol bisikleti yarış/tur
    organizasyonu içinde bulunarak haberleştiren biri olarak bizi Azerbaycan
    ve diğer başka ülkelerde temsil ediyorsun. Destekleniyor musun? Sen tam
    Avrupa standartlarında çalışıyorsun oysa. Türkiye’de bisiklet üzerine çalışan
    basın sanırım çok yoğun. Bize sıra gelmiyor.

 

CyclingTr-Aylin Koç: Yorumsuz :) Türkiye’den kendi imkanları ile dünyanın en iyi isimleri arasında mücadele eden, dünya kupalarında XCO parkurlarını Türk sporcusuz bırakmayan Burcu Balcı’ya teşekkür eder, Çek Cumhuriyeti’nde bu hafta koşulacak ikinci ayak Dünya Kupası Nove Mesto’da başarılar dileriz.

 

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın