Dostum, Kardeşim, Savaşçım, Mert Delikanlı, Adana’lı Halil Korkmaz!

11/09/2013  //     //  Dağ Bisikleti DH ve FR, Dağ Bisikleti Haberleri

 

“Zor” diye başlamak belki de  yazmaya başlamanın en kolay yolu…  Kimseyi üzmek, yaralarını deşmek için yazmıyorum bu yazıyı ne kadar özlediğimi anlatamadığım için yazıyorum. Muhtemelen yazı bittiğinde de anlatamamış olacağım.

 

İnsanoğlu için yaşam nefes almakla almamak arasında geçen süre olarak özetlenebilir. Yaşadığınız bu süre içinde sevdikleriniz, aileniz, hayatınız ve hayatınızı adadığınız değerler için ne yaptığınızla hayatınız anlamlıdır ve değerlidir.

 

Bir telefon düşününki gece gündüz her zaman açılan ve ama artık açanı yok, bir dağ bisikleti fotoğrafı düşünün ki  “İşte dağ Bisikleti ve Türk sporcusu bu dur” dedirten ama fotoğrafın artık sahibi yok, bir yatak hayal edin sabah kalkıp önce sporuna sonra işine gitmek üzere yastığına konacak başı yok.

Unutmak, unutmaya çalışmak  belki de en kolay yoldur, ama ben kendime ve sevdiklerime hep şöyle demişimdir “Asla sevdiklerini, iyileri unutma, yaşadıkça onları yaşat ve sonralara anlat, çünkü kötüler zaten kendilerini her fırsatta zaten hatırlatır, sen hak yemeyen, dostunun değerini bilen adam gibi adam olanın, iyilerin ve doğrunun her zaman yanında ol.” derim.

 

Her gün her sabah iş yerinize girerken gördüğünüz bir fotoğrafınız varsa ” Günaydın Halil ” diyor sanız. Onu asla kimsenin kalbinizden söküp atmaya gücü yetmez. Peki böyle mi olmalı yani sürekli kaybettiklerimizi hayatımızda mı tutmalıyız? Evet onlarla yaşadık, niçin ölünce onları hayatımızdan çıkarmaya unutmaya çalıştığımızı hiç bir zaman anlayabilmiş değilim. Hayatımız onlarsız da nasıl yazıldıysa zaten öyle devam edecektir ama hatıralarıyla mücadele etmek, onları unutmaya çalışmak niyedir yine hiç bir zaman  anlayamadım ve anlayamayacağım. Var olmak kadar yok olmak da yaşamın doğal bir parçası.

 

Bırakın hatıralar nasıl geliyorlarsa gelsinler.

Zaten sevdiklerinizi ne kadar uğraşsanız da asla unutmazsınız ama önemli olan değerli olduğunu düşündüğünüz ve kaybettiğiniz insanları yaşarken unutmamak sonrasında ise hatırlatmaktır.

 

Hayat,  aslında yıllaca peşinde koştuğunuz çok önemli dediğiniz hiç bir şeyin sevdiklerinizin yanında ne kadar da önemsiz olduğunu onları kaybettiğiniz zaman size her defasında anlatır ve size mesajı verir belki de bir çoğumuz bu palavradan şeylerin bir süre sonra tekrar yeniden peşinden koşar ve hayatın anlamını bir kez daha ve yine bir kez daha unuturuz. Bunun için kendinizi suçlamayın hatırlayın ve her gün yeni den hayatınıza başlayın…

Kaybedilen sevdiklerimiz arkasından “Ah vah demek yerine onlar hayattayken onlara, onların dostluklarına, verdiği hizmetlere, sahip çıkmak destek vermek yaptıklarını yad etmek her halde en doğrusudur.  Bunu yapabilmiş olmanın buruk mutluluğu ile huzurluyum.
Geçen sene 12 Eylül’de  geçirdiği trafik kazasının ertesi sabahı 13 Eylül 2012 ‘de Halil Korkmaz‘ı kaybettik. Sayısız birincilikleri şampiyonlukları olan aynı zamanda Türkiye Dağ Bisikleti Maraton Şampiyonu da olan Milli bisikletçimiz Halil’in her zaman bisiklet adına ve gelecek kuşaklar dair projeleri vardı. Genç yaşına rağmen aktif sporculuk hayatında kalbinde kıskançlığın zerresinin olmadığı ama hırsın asla eksik olmadığı Halil başta dağ bisikletinin Şampiyonlarından sevgili İsak Ünal olmak üzere dağ bisikletine sayısız bisiklet sporcusunu yetiştirdiğini ve  Türk dağ bisikleti sporcusunu kazandırdığını ayrıca  onlara ufuk açtığını söyleyebilirim. 

 

 

Bazı insanlarlar vardır kendilerini tilki sanarlar ona buna bu beş paralık dünyada kazık atar, arkasından yalan dolan çevirir kuyu kazarlar ama bilmezler ki onların da kuyuları kazılır ve bazı insanlar da  vardır kendilerini aslan sanarlar ama gerçekte leş yiyen çakaldırlar ve her türlü hayinliği yaptığından gidince başında sadece kargalar akbabalar kalır, ama  bir de öyle insanlar vardır ki işte o insanlar kendilerini bir şey sanmaz onlar zaten adam olduklarını bilirler, gözü tok, mangal yüreklidirler ve yeri geldi mi kurt olur ve yeri geldi mi ısırır, parçalar atarlar. İşte hayat onlarla daha da anlamlıdır ve bu savaçılarınızla kötülere karşı savaşmaktan gurur duyarsınız.

 

Nerede o Adanalı lafa basan espiriler, hala kanayan bir yüreğin burkulmaması imkansız … Dostum. Kardeşim. Halil Korkmaz. Bisikletin kahraman savaşçısı yok artık.

 

 

Doğru bildiği lafını esirgemeyen Adana’lı Halil’imiz  4 Ağustos 1984 doğumlu ve nedense biz hep  birilerini kaybettiğimiz tarihlerde onları hatırlayıp üzülürüz, Neden, hayatımıza, yaptığımız spora anlam kattığı için teşekkür etmek üzere neden sneye 4 Ağustos’ta tam da doğum gününde sırf ona özel Halil Korkmaz adıyla mutlulukla bir organizasyon yapılmasın diye düşünmeden edemiyorum. Onun sırtından, alın terinden nemalanan kişi ve kurumların ayrıca tüm sevenlerinin ona vefa borcu vardır ve adını doğum gününde “İyi ki doğdun Halil ve seni iyi ki tanıdık.” diyerek yaşatmalıdır.

 

 

Cyclingtr.com‘da şimdi bu yazımı okuyan Cyclingtr.com dostlarından ve benim kişisel canlarımdan ricam, hayatta paradan çok daha önemli şeylerin bizi adam yaptığı gerçeği ile ekmeden biçenlerin aksine Türk bisikletine bu kadar emek vermiş, gelmiş ama ömrü yetmemiş Halil’imizin kurduğu Adana’da ticari faaliyetini gösteren Şampiyon Bisiklet evini yaşatınız olacaktır.

Son olarak Halil Korkmaz‘ın sevenlerine ve adam olup adam gibi yaşamak isteyenlere şunu söylemek isterim;


Hayat demek mücadele demektir. 

Öyle bir inanıcınız olsun ki asla sizi bu mücadelenizde yalnız bırakmasın ve uğruna her türlü zorluğa katlandığınız şeye tüm kalbinizle inanırsanız yaşamdan zevk alırsınız ve asla bunun için “Artık yoruldum.” demezsiniz…

 

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın