Dağ Bisikletinin Yükselen Yıldızı Haroun Molla ile Röportaj

09/03/2013  //     //  Dağ Bisikleti DH ve FR

 

 

Horun Molla, 22 yaşında, Yunanistan’ da yaşıyor ve Yunan Milli Takımı’ nın dağ bisikletindeki en önemli isimlerinden biri. Aynı zamanda 2011 Yunanistan U23 Şampiyonu. Kendisi Türkiye’ de bir çok yarışa girdi ve Türk bisiklet severler tarafından da başarıları takip edilen bir sporcu.

 

Türkiye’ deki birçok başarılı dağ bisikleti sporcusunun da yaptığı gibi bu yıl kendi kategorisindeki performansını bir çıta daha yükseltmek ve takımına yardımcı olmak amacıyla yol bisikleti yarışlarında da yer alacak. Aslında bu tarz seçim yapan sporcuları dünya arenasında daha sık görebiliyoruz. Örneğin efsanevi bisikletçi Lance Armstrong, yol bisikletçisi olmasına rağmen, bir çok dağ bisikleti yarışında boy göstermiştir. Keza, Kevin Pauwels, Dünya Cyclocross Şampyionluğunu, yol bisikletinde katıldığı yarışlara borçlu olduğunu söyleyebiliriz.

 

 

Daha önce de Cyclingtr.com olarak tanıtımını yaptığımız ve röportajını yayınladığımız başarılı sporcu ile bu sefer de, yeni transferi, yaptığı kategori değişikliği ve gelecek planları hakkında röportajımızı siz Cyclingtr.com takipçilerinin beğenisine sunuyoruz.

 

İşte Cyclingtr.com olarak 2012 Manisa Dağ bisikleti Yarışı öncesi yaptığımız samimi röportaj;

 

Harun Molla ile Manisa Yarışı Öncesi Röportaj from www.Cyclingtr.com on Vimeo.

 

Evet, dağ bisikletinin yükselen yıldızı Haroun Molla, kendini sevgili Cyclingtr.com takipçilerine bir kez daha tanıtır mısın?

 

İsmim Haroun Molla, 01 Nisan 1991 tarihinde Yunanistan’ ın Gümülcine (Komotini), şehrinde doğdum. Müslüman bir ailenin tek çocuğuyum. Spora 7 yaşında Yüzme ile başladım. 7 sene yüzmeye devam ettim ve şükürler olsun ki 14 yaşında bisiklet sporu ile tanıştım. Şu anda bisiklet sporuna profesyonel olarak devam ediyorum. Öğretimimi de yaşadığım şehir olan Komotini’ de bulunan Democritus Üniversitesi’ nde Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu’ nda sürdürüyorum. Uzmanlık alanım ise Sporcu Rehabilitasyonu.

 

 

Şu anda Etcetera – Worldofbike Takımı adına yarışıyorsun. Bu takıma olan transferin nasıl gerçekleşti, bunlardan bahseder misin?

 

Etcetera – Worldofbike Continental takımına transferim antrenörüm, Stamatis Romas’ ın düşüncesiydi diyebilirim. Bir dağ bisikletçisi olarak daha fazla antrenman yapmam gerekiyordu ve açığımı profesyonel yol bisikleti takımı ile yol yarışları ve tur yarışları ile kapatmayı tercih ettim. Buaradaki genel olarak amacım ise daha fazla güçlenmekti. takım patronum Dimitris Konstantopoulos ve takım menajeri George Tentsos ile birlikte takımdaki diğer sporcuları da tanıyordum ve ne kadar profesyonelce çalıştıklarının da farkındaydım. Böyle bir takıma imza atmak benim için hiç de zor olmadı.

 

 

Peki ileride tamamen yol bisikletine geçmek gibi bir planın var mı?

 

Tamamen yol bisikletine geçiş yamak düşüneceğim belki de son şey. Benim için öncelik dağ bisikleti ve programım da dağ bisikletindeki yarışlarıma göre olacaktır. Ama yol bisikletinde takımın bir parçası olmak ve takımın başarısı için katkıda bulunmak benim için çok önemli. Aynı zamanda UCI dağ bisikleti yarışlarında da Etcetera Worldofbike forması ile yarışacağım.

 

Türkiye’ de birçok yarışa girdin. Bu yarışlardaki performansını nasıl değerlendiriyorsun?

 

Türkiye’deki yarışlarda performansımı, bazı yarışlarda iyi bazı yarışlarda ise kötü olarak değerlendiriyorum. Çünkü her zaman kendimi iyi hissedemedim, açıkçası Türkiye’ deki ilk yarışlarda performansımı kötü olarak değerlendirebilirim. Ama Türkiye’ deki yarışlarda Hamza Kansız sayesinde kendimi ortama yabancı hissetmedim ve oldukça motive oldum.

 

 

 

Gelecek planlarından bahsetmek gerekirse, hedeflerin neler?

 

Gelecekteki asıl hedefim (hayalim), belki de her sporcunun hayali ama olimpiyatlarda yarışmak. Bunun dışında yol takımımla birlikte performansımı üst seviyelere taşımak istiyorum. Avrupa’ da iyi bir dağ bisikleti takımında bulunmak hayalim diyebilirim. Ayrıca bu sezon itibariyle UCI World Cup yarışlarında boy göstermek istiyorum. Simdi hayatımın gidişatına göre hedeflerime ulaşmak için elimden gelenin en iyisini yapacağım.

 

Kendine idol olarak seçtiğin sporcu veya sporcular kimler? Neden kendine idol olarak gördüğünü açıklar mısın? 

 

Kendime idol olarak seçtiğim bir kaç sporcu var. Bunlar; Nino Schurter, Marco Aurelio Further, Julien Absolon, Fabian Cancellara, Bradley Wiggins, Periklis Ilias, Shleck Kardeşler ve Marco Pantani. Ama tabii aklıma gelmeyen başka sporcular da vardır. İdol olarak seçtiğim her sporcunun farklı yönleri hoşuma gidiyor. Mesela Julien Absolon, dağ bisikletinde 2 olimpiyat kazandı ve 4′ ü üst üste olmak üzere 5 kez Dünya Şampiyonluğu yaşadı. Ayrıca hala elit seviyede en yaşlı (32) sporculardan biri olmasına rağmen yarış kazanabiliyor. Aynı zamanda çok mütavizi bir kişiliğe sahip, bu yönü oldukça hoşuma gidiyor.

 

Biraz eskilere dönmemiz gerekirse bisiklet sporu ile tanışman nasıl oldu?

 

Bisiklet sporuyla 2005 yılında tanıştım. Yüzme sporunun monotonluğundan oldukça bunalmıştım ve kendime daha adrenalin ve heyacanın olduğu bir spor istiyordum. Yaşadığım şehirde yüksek dağlar olmamasına rağmen oldukça teknik patikalı yollar ve yokuşlar barındırıyor bu nedenle dağ bisikleti o zamanlar şehrin modasıydı diyebilirim. Çoğu insan bisiklete binip patikalı yollarda bisiklet sürüyordu ve iyi ki ben de dağ bisikletini denemişim. Hemen sevdim. Küçük yaşlardan beri yüzme sporuyla uğraştığım için özellikle ilk 2 yıl dayanıklılık bakımından sıkıntı yaşamadım. Sonradan şehrimdeki bisiklet takımına yazıldım ve sistematik olarak ilk takımımla antrenmanlara başladım. Azmim beni bugünlere getirdi ama ailem ve arkadaşlarımın katkısı her zaman büyük!

 

 

Kariyerine baktığında unutamadığın bir yarış var mı?

 

Kesinkikle 2011 Yunanistan Dağ Bisikleti Şampiyonası. Yarıştan 1 ay önce Kapadokya’ daki dağ bisikleti yarışına hazırlanıyordum fakat yarıştan 4 gün önce talihsiz bir kaza geçirdim ve köprücük kemiğim kırıldı. Tam 4 hafta sonra UCI puanları nedeniyle çok önemli bir yarışım vardı ve yaşadığım talihsizlikten dolayı antrenörüm bile 4 hafta sonra yarışmamın çok riskli olduğunu söylese de, vazgeçmedim. Kazadan 2 gün sonra kolum sarılı bir şekilde trainer üzerinde antrenmanlarıma başladım. O dönem hayatımda geçirdiğim en sıkıntılı 3.5 hafta diyebilirim ve yarışta da yer aldım. Ancak, yarışta uzun süre yeterli antrenmanı yapamadığım için, kondisyonum çok düşüktü ve ilk turlar geride kaldım. 6. veya 7. sırada yarışa devam ediyordum.

 

Kendime gelmem 3 turu buldu. Yarış günü hava çok sıcaktı ve sporcular bundan çok kötü etkilendi. Aslında bu bana avantaj sağlamıştı çünkü rakiplerim ilk turlarda gösterdikleri üstü performans ve sıcak etkisiyle çok sıvı kaybettiler. Ben ise performansımı arttırdım ve rakiplerimi zorda olsa birer birer geride bıraktım. Son turda neler olduğunu hala hatırlayamasam da, yarışı lider götüren sporcuyu görünce, U23 şampiyonu olacağımı hissettim. Bu son turda zor da olsa, rakibimi geçmeyi başardım ve 2011 Yunanistan U23 şampiyonu oldum. Genel klasmanda ise yarışmayı 5. sırada tamamladım. O gün, hasarlı kolumla, gidonu sım sıkı tutarken, kolumun güçsüzlüğünden dolayı kolumun nasıl titrediğini hatırlıyorum. Bunu yarış sırasında hiç düşünmemeye çalıştığımı da unutmayacağım. Yarıştan sonra dua edip Allah’ a şükrettim. Bu yarışı asla unutamam, benim ,ilk ve tek şampiyonluğum.

 

Peki son olarak, bisiklete binmek dışında, boş vakitlerini nasıl geçiriyorsun?

 

Gündelik hayatımın, antrenman ve okulum nedeniyle yoğun olmasından dolayı, başka aktivitelere pek zaman ayıramıyorum. Ama boş zamanlarımda, bisiklet sporu ve sporcu rehabilitasyonu hakkında yenilikleri öğrenmeye çalışırım. Kitap okurum, yarış seyrederim ve genellikle arkadaşlarımla vakit geçirim.

 

 

Cyclingtr.com ekibi olarak bizden birisi Haroun Molla‘ ya vakit ayırdığı için çok teşekkür ediyoruz. Kendisini takip etmeye, ve ilerideki başarılarını da sevgili Cyclingtr.com takipçilerine aktarmaya devam edeceğiz. 

 

 

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın