Likya Yolu Turu 7.Gün: Kaş-Demre

27/05/2008  //     //  Turlar ve Organizasyonlar
Mis gibi hava ile uyanıyoruz. Çadırın tentesini açar açmaz karşımda uzanan denizi seyrediyorum bir süre. Ardından her zaman ki toplanmaya başlıyoruz. Biz toplanıyor, çadır toplanıyor, bisikletler toplanıyor. Grup hazırlandıktan sonra kahvaltı için kampingden çıkarak Kaş’ın merkezine gidiyoruz. Çobanoğlu Pastanesinde pasta ve börekler ile kahvaltımızı yapıyoruz sıcak çay eşliğinde.
05 Mart 2008
Tıka basa yedikten sonra suluklarımızı dolduruyoruz. Hemen başlayacak olan 1o km.lik rampaya hazırız. Kaş’tan birkaç kare…
Kaş Belediyesi,
Zorlu rampaya başladık. Ter dökmeye başlayınca üzerimizdekileri yavaş yavaş çıkartıyoruz. Tam 180 derece dönen bir rampayı en dıştan alırken Kevser’e de dıştan almasını söylüyorum ama beni dinlemiyor. Sonuçta tabi ki dik yerden alınca bisikletin önü şahlanıyor. Ölüyorum gülmekten. Git gide Kaş’ı geride bırakıyoruz. Son kez bakıyorum Kaş’a…
Rampa uzun olduğu için dinlenme molaları da çok oluyor. Bunlardan birinde bu görüntüye şahit oluyoruz. Fidanı yaban hayattan korumak için çitlerle çevirmişler. Kayalık alanda da nasıl büyüyor hayret.
8 km aralıksız tırmanıştan sonra bir petrol istasyonunda toplanıyoruz. Biraz dinlenme ve atıştırma yapıyoruz. Ama bu rampanın bittiği anlamına gelmiyor. Bir inip bir çıkacağız daha 5 km daha. Bu arada birkaç mola daha veriyoruz. Artık zirvedeyiz. Bu noktadan sonra 15 km iniş tabelasına göre iniş başlıyor. İniş hazırlıklarımızı yapıyoruz. Rüzgâr var hava da ama çokta rahatsız edici değil. Demre’ye kadar ineceğiz. Bu arada tek bir köy var o da Gürses Köyü. Yazın bu köyde bir kapıyı çalıp su istemiştim. 15 km.lik rampada susuz kalınca. Onun için unutmam imkânsız. Gürses Köyünün çıkışında yolumuzu gösteren Likya tabelası. Biz Myra yönüne devam ediyoruz.
Tabelanın ardından dönüğüm virajın arkasında Demre’yi ayaklarımın altında kuş bakışı görüyorum. Geçim kaynağı sebze olan Demre’nin her yerinde seraları görmek mümkün.
Demre Limanında gemiler bakımda. Yazın denize inecekler.
Liman manzarasını izliyoruz bir süre. Fotoğraf çekiyoruz.
Demre’yi Noel Babanın şehri olarak tanırız genelde. Demre İlçe merkezini Noel Babanın heykeli süslüyor.
Demre Belediyesine giderek çadır kurmamız için alan göstermelerini istiyoruz. Birkaç yer gösteriyorlar ama beğenmiyoruz ve devam etme kararı alıyoruz. Önümüze çıkan güzel bir yere kamp atmayı planlıyoruz. Beymelek Belediyesi sınırları içerinde çok güzel bir park görüyoruz denizin hemen yanı başında. Beymelek Belediyesine giderek izin istiyoruz. Ama Fen İşleri Müdürü bize belediyenin bahçesine kurabileceğimizi söylüyor. Hem burası daha güvenlidir diye. Derken yok yok yukarıda misafirhanemiz var orada kalabilir misiniz diyor. Bizde sevinerek tabi ki diyoruz. Gidip diğer arkadaşları çağırdıktan sonra misafirhaneye çıkıyoruz. Üç adet yatak var. Yataklara yatanlardan sonra kalanlar ise yere halının üzerine matlarını sererek yatacak. Yatakta yatsak da uyku tulumu kullanmayı tercih ediyoruz. Antalya/Demre/Beymelek Belediyesine tekrardan çok teşekkür ederiz.
Yerleşip, soyunup dökündükten sonra yemek için dışarı çıkıyoruz. Her yer çiçek…
Hemen yanı başımızdaki hâle ait lokantaya giderek yiyecek bir şeyler buluyoruz. Sıkı bir pazarlığın ardından Adana kebaplarımızı indiriyoruz midemize. Yemeğin ardından deniz kenarında bir banka oturuyoruz ve muhabbet eşliğinde yer fıstıklarımızı yiyoruz. Batı Akdeniz’de bir gün böyle sona eriyor.
Gün Toplam: 54,92 Km
Bisiklet Üzerinde Geçen Zaman: 04:30:42
Ortalama Hız: 12,1 Max. Hız: 58,8
Sevgi ve Saygılarımla…
Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın