Çanakkale Geçilmez Bisiklet Turu Kuşadası-İzmir-Aliağa

01/09/2009  //     //  Turlar ve Organizasyonlar

 

14 Mart 2009

Sabah çalan telefon ile uyanıyoruz. Muğla’dan Murat Sakal hava raporunun iyi olmadığından bahsediyor. Şimdilik yağmur yok ama hava kapalı. Kamp alanımızdan birkaç görüntü…

Çadırlarımızı topluyoruz ve kahvaltı yapıyoruz. Hava biraz açılır belki diye beklerken daha da kapanıyor. Yine yağmura karşı önlemlerimizi alarak yola çıkıyoruz.

Kuşadası çıkışındaki rampayı tırmanmaya başlar başlamaz bir yağmur bastırıyor ki görmelisiniz. Havada bir nokta bile açıklık yok. Sığınacak hiçbir nokta yok. Sırılsıklam oluyoruz beş dakika içinde. Ekibe Kuşadası’na geri dönmeyi teklif ediyorum ve rampa aşağı yağmur altında girişe kadar varıyoruz. Çalışmayan bir petrol istasyonuna sığınıyoruz. Ama bakıyoruz yağmur duracak gibi değil. Hep birlikte otogara giderek İzmir’e bilet alıyoruz. Saat 11’de kalkacak otobüsümüz. Saat 10:45 hava hala kapalı. Otobüse biniyoruz ve yola çıkıyoruz. Yola çıkınca havadaki manzara bize deli etmeye yetiyor. Bir tane bile bulut kalmamış, hava dağılmış gitmiş. Kafaları yiyoruz. Nasıl olur böyle bir şey…? Biran inip devam etmeyi düşünsek de çok zaman kaybettiğimiz için yolculuğa devam ediyoruz. İzmir otogarına iniyoruz ve bisikletleri topluyoruz.

Biz bisiklet biner binmez hava yine kapanıyor. Konak meydana varıyoruz ve hatıra fotoğrafı çekiliyoruz.

 

Fotoğraf: Oktay Tiryakioğlu
Fotoğraf: Oktay Tiryakioğlu

Devamına Karşıyaka’ya geçerek Seda Bisikleti ziyaret ediyoruz. Bu sırada dışarıda tekrar yağmur başlıyor. Seda Bisiklette öğle yemeklerimizi yedikten sonra izin isteyerek ayrılıyoruz.

Seda Bisikletteyiz hala ve Orhan’ın uğuru gidonunda dönüyor…

Hava yine açık, ama beş dakika sonra ne olur onu bilmiyoruz. Aliağa yönüne doğru asılıyoruz pedallara. Hava birden açılıyor. Güneş bizi yakmaya başlıyor ve eşofmanları çıkartarak formaları giyiniyoruz.

Bir günde 4 mevsimi yaşamak böyle bir şey olsa gerek. Düz yolda tempolu bir şekilde ilerliyoruz ve saat dört dolaylarında Menemen’i geride bırakıyoruz.

Yol üzerindeki reklamdan uygun fiyata 10 kişilik pizza alıyoruz. Aç değiliz ama akşam yemek için iyi olur diye düşünüyoruz. Tabi sıcak sıcak gelen pizzadan birkaç dilim almayı ihmal etmiyoruz.

Mola sırasında sevgili Orhan Tozun…

Oktay Tiryakioğlu ve Tırtıl’ı… :)

Düz ve akıcı yolda hızla ilerliyoruz. Bu nedenle durup daha fazla fotoğraf çekemiyoruz…

Saat 6 dolaylarında Aliağa’ya varıyoruz. Jandarma’ya çadır kurmak için güvenli yer için danışıyoruz ama aldığımız olumsuz cevaptan dolayı merkeze doğru yollanıyoruz. Tam bu sırada yağmur yine bastırıyor. Ne yapacağımız şaşırarak hemen bir yere sığıyoruz. Hava yine kapandı. Uygun otel bulma niyetindeyiz. Kötü geçen günün finali de bu denli kötü oluyor. Kısıtlı bütçe ile yola çıktığımız için çadırda kalma taraftarıyız ama uygun bir yer bulamıyoruz. Hava da iyice bozdu. Nihayetinde bir otele yerleşiyoruz. Kişi başı 20 lira vererek. O kadar pazarlıktan sonra tabi. Otelde ne su var, ne da klima, kalorifer. Çadırım bile buradan bin kat konforludur. Siz siz olun Aliağa’ya yolunuz düşerse “Yıldız Otele” sakın ola gitmeyin. Sahibi de tam bir fırsatçı. 10 lira etmeyen otele, zorda kaldığımız için 20 lira istedi.

Gün Toplam: 82.19 Km | Ort.Hız: 16.5 | Max.Hız: 52.0 | Bisiklet Kullanımı: 04:57:08

4.Gün Harita ve Yükselti Tablosu (İzmir-Aliağa); Haritayı büyütmek için lütfen üzerine tıklayınız…


Sevgi ve Saygılarımla…

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın