Amasra-Kurucaşile-Gideros ve Cide’den adios.

01/08/2009  //     //  Turlar ve Organizasyonlar

[img]http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/Cide-19-06-09/cide-harita.jpg[/img] [b]

Yeniçağa-Mengen-Devrek-Çaycuma-Bartın-Amasra-Çakraz-Kurucaşile-Gideros ve Cide’den adios… (1. Gün: 19 Haziran 2009)[/b]

19 Haziran 2009… Rotamız [b]Bolu-Yeniçağa[/b]’dan, [b]Batı Karadeniz[/b]’e doğru… Kısıtlı zaman dolayısıyla [b]İstanbul[/b]’dan [b]Bolu-Yeniçağa[/b]’ya kadar otobüsle gidiyoruz. Bisiklet turumuza [b]Yeniçağa[/b]’dan başlıyoruz ve sırasıyla [b]Mengen, Devrek, Çaycuma, Bartın, Amasra, Çakraz, Kuruşacaşile, Gideros [/b]ve [b]Cide[/b]’ye giderek bu bölgeyi keşfediyoruz… Pazar akşamı 20:30’da [b]Cide[/b]’den [i]adiyos[/i] diyerek otobüsle [b]İstanbul[/b]’a dönüyoruz… Ekipte ise, daha önce de birlikte pedal bastığım arkadaşlarım Ahmet Türkyılmaz ve Ramazan Kuruçay var…

[img]http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/Cide-19-06-09/01.jpg[/img] [i]Ahmet Türkyılmaz, Ramazan Kuruçay, Süleyman Şatır… Amasra’ya girerken…[/i] Ahmet’le ilk görüştüğümüzde bu tur, [b]Karamürsel, Gölcük, İzmit, Maşukiye[/b] üzerinden [b]Adapazarı[/b]’na doğru günübirlik bir turdu… Ama Ahmet izninin üç gün olduğunu söyleyince bir süredir düşündüğüm ve gerçekleştirmek için fırsat kolladığım parkurlardan birini hayata geçirmeye karar vermiş olduk… Ramazan da, büyük çaba göstererek Cuma gününden itibaren izin alınca ekip tamamlanmış oldu… Bu arada tur arkadaşlarım Ahmet ve Ramazan’a buradan bir kez daha teşekkür etmek istiyorum… Gerçekten büyük bir uyum içinde geçen çok güzel, çok keyifli bir gezi oldu… Teşekkürler Ahmet, teşekkürler Ramazan… [img]http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/Cide-19-06-09/02.jpg[/img] [i]Otobüsümüz Bolu yakınlarında mola veriyor…[/i] Evet, 19 Haziran 2009, Cuma sabahı saat 07:30’da Öz Bolu Seyahat’in [b]İstanbul Otogar[/b]’daki yazıhanesinde Ahmet’le buluşuyoruz… Bisikletlerimizi hiçbir sorun yaşamadan otobüsümüzün bagajına yerleştiriyoruz. Ramazan, otobüse [b]Alibeyköy[/b]’den biniyor… [img]http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/Cide-19-06-09/03.jpg[/img] Saat 12:50’de [b]İstanbul-Ankara[/b] yolunda, [b]Yeniçağa-Gerede[/b] arasındaki [b]Mengen-Bartın-Zonguldak[/b] yol kavşağında, otobüsten iniyoruz… Saat 13:00’de de bisiklet yolculuğumuz başlıyor… İlk günün programına göre 100 km pedal basarak [b]Çaycuma[/b]’ya ulaşmamız gerekiyor… [img]http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/Cide-19-06-09/04.jpg[/img] Tura başlamadan önce internette yaptığım araştırmalarda [b]Çaycuma[/b]’nın rakımının 20 metre olduğunu öğrenmiştim. [b]Yeniçağa[/b]’nın yüksekliği 900’lü metrelerde olduğuna göre [b]Çaycuma[/b]’ya kadar tatlı tatlı iniş yapacağımızı biliyordum… Ama, arada sürpriz sıkı rampalar olacağını da tahmin ediyordum… [img]http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/Cide-19-06-09/05.jpg[/img] Yolun bazı bölümlerinde, duble yol inşaatı çalışmaları vardı… Trafikten pek şikayetçi olmadık ama, kuzeye doğru gittiğimiz için tam cepheden esen kuzey rüzgarı, istediğimiz hızlara erişmemize hep engel oldu… Rüzgar yüzünden, yokuşları inerken bile pedal basmamız gerekti… Ayrıca, asfaltın zemini de sıcaktan erimişti… [img]http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/Cide-19-06-09/06.jpg[/img] [img]http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/Cide-19-06-09/07.jpg[/img] Saat 14:00’de [b]Mengen[/b]’e ulaştık… [b]Ankara-İstanbul[/b] karayolundan [b]Mengen[/b]’e kadar 20 km pedal basmışız… [b]Mengen[/b]’in en büyük özelliğinin, babadan oğula devam eden ünlü aşçıları olduğunu biliyoruz. Ama biz belki de, hava kararmadan daha 80 km pedal basmamız gerektiği için, şehir merkezine girip yemek yiyeceğimiz bir yer aramak yerine, mola verdiğimiz benzincide yanımızda getirdiğimiz yiyeceklerle karnımızı doyurmayı tercih ediyoruz… [img]http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/Cide-19-06-09/7a.jpg[/img] Ramazan Kuruçay… Yol boyunca yaptığı esprilerle gezimizin neşe kaynağı oldu… [img]http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/Cide-19-06-09/08.jpg[/img] Ahmet Türkyılmaz… [b]CNN[/b]’de çalışan Ahmet Türkyılmaz’la daha önce GPA 1 ve 2’de birlikte pedal basmış, ayrıca [b]İznik-Mekece[/b], [b]Çatalca-Kestanelik[/b] gezimizde de birlikte olmuştuk… Ahmet, önümüzdeki günlerde gerçekleştireceğimiz, 3’er günlük yeni gezilerin kahramanlarından olacağı da kesin görünüyor… [img]http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/Cide-19-06-09/09.jpg[/img] Ramazan bisikletinin inik arka lastiğini şişirmeye çalışırken, iğne sibop kırılıyor… Ardından, elimizdeki geniş siboplu laktiklerden birini takabilmek için, cantın sibop deliğinin matkapla genişletilmesine istemiye istemiye razı olmak zorunda kalıyor… Yemek molası, patlak lastiğin değiştirilmesi derken, [b]Mengen[/b]’den tekrar yola çıkmamız 14:45 oldu… [img]http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/Cide-19-06-09/10.jpg[/img] [b]Mengen[/b]’den sonra [b]Dorukhan Tüneli[/b]’ne doğru yeniden tırmanmaya başlıyoruz. [b]Dorukhan Tüneli (Dorukhan Geçidi)[/b], [b]Batı Karadeniz[/b]’i daha doğrusu [b]Zonguldak[/b] ve [b]Devrek[/b]’i [b]İstanbul[/b] ve [b]Ankara[/b]’ya bağlayan tek geçit… [b]Dorukhan Tüneli[/b] emniyet şeridi olmayan, 903 metre uzunluğunda bir tünel… [img]http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/Cide-19-06-09/11.jpg[/img] Tünele her iki taraftan da tırmanarak çıkılıyor. Tünelin girişinden diğer çıkışı görünmüyor. Görünmemesinin sebebi ise, girdiğimiz yönde tünelin sola doğru virajlı ve [b]Zonguldak[/b] tarafına doğru eğimli olması… [img]http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/Cide-19-06-09/12.jpg[/img] Hızlı bir iniş yaparak tüneli geçiyoruz… Eğer bu eğim, bize doğru ters olsaydı, emniyet şeridi olmayan bu tünelden tırmanarak geçmek bizim için herhalde oldukça sıkıntılı olacaktı… [img]http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/Cide-19-06-09/13.jpg[/img] Saat 15:53… [b]Devrek[/b]’e 24 kilometre var… [img]http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/Cide-19-06-09/14.jpg[/img] [img]http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/Cide-19-06-09/15.jpg[/img] Yollarda zaman zaman mola veriyoruz… Tam karşımızdan esen rüzgar bizi serinletiyor ama, hızlı gitmemize de engel oluyor… Buna karşılık, yemyeşil bir bitki örtüsünün fon oluşturduğu tepelerin arasından, zaman zaman sağımıza ya da solumuza aldığımız [b]Devrek Çayı[/b]’na paralel giden yolda zevkli bir yolculuk yapıyoruz… [img]http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/Cide-19-06-09/16.jpg[/img] [b]Mengen[/b]’den 40 km sonra [b]Devrek[/b]’e geliyoruz… Aslında burası [b]Devrek[/b]’in mahallerinden biri… [b]Devrek[/b] bastonlarının satıldığı bir dükkana giriyoruz… Gerçekten çok hoş görünüşleri var… Aslında kalem olarak kullanabileceğimiz bastonlardan birini hatıra olarak satın alabilirdik… [img]http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/Cide-19-06-09/17.jpg[/img] [img]http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/Cide-19-06-09/18.jpg[/img] Ramazan aynı zamanda bizim kasamız… Tüm harcamaları o yapıyor… Biz bastonları incelerken o da almış olduğu maden sularıyla geliyor… [img]http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/Cide-19-06-09/19.jpg[/img] 2-3 km daha pedal bastıktan sonra [b]Devrek[/b]’e geliyoruz… Saat 17:25, 43 km’deyiz… [img]http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/Cide-19-06-09/20.jpg[/img] [img]http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/Cide-19-06-09/21.jpg[/img] [img]http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/Cide-19-06-09/22.jpg[/img] [b]Devrek[/b] sokakları… [img]http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/Cide-19-06-09/23.jpg[/img] [b]Devrek[/b]’te fazla oyalanmadan yola çıkıyoruz… [b]Devrek-Mengen[/b] arası 32 km… Bu arada internetten aldığımız bu bilgileri doğrulamak için, karşılaştığımız kişilere [b]Devrek-Mengen[/b] arasının kaç km olduğunu sorduğumuzda hep çok farklı rakamlar ortaya çıkıyor… Bu mesafe kimine göre 50, kimine göre 40, kimine 60 km… [img]http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/Cide-19-06-09/24.jpg[/img] Bu resimler [b]Filyos Çayı[/b]’nın üzerindeki köprüde çekildi… Ne yazık ki, [b]Çaycuma[/b]’dan geçtikten [b]Karadeniz[/b]’e dökülen bu çay oldukça kirliydi… [img]http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/Cide-19-06-09/25.jpg[/img] Saat 19:05’de [b]Zonguldak-Bartın[/b] yol ayrımına geliyoruz. Daha sonraki gezilerimizde, buradan [b]Zonguldak[/b] yönüne dönerek [b]Adapazarı[/b] ya da [b]İzmit[/b] yönüne doğru yine 2-3 günlük bir tur planlamayı düşünüyoruz… [img]http://i81.photobucket.com/albums/j221/ssatir/Cide-19-06-09/26.jpg[/img] 19:28’de [b]Çaycuma[/b] tabelası önünde bu fotoğrafı çekiyoruz… Bu tabeladan sonra konaklayacağımız [b]Çaycuma Öğretmenevi[/b]’ne kadar yaklaşık 3-4 km daha pedal basmamız gerekiyor… [b]Öğretmenevi[/b]’ne geldiğimizde, daha önce telefonla görüştüğümüz ve yerimizi ayırttığımız [b]Selim Bey[/b] bizi bekliyordu… Selim Bey bize karşı çok büyük bir misaferperverlik sergiliyor… Yolunuz [b]Çaycuma[/b]’ya düşerse mütevazi fiyatıyla [b]Öğretmenevi[/b] sizleri de ağırlamak için bekliyor… İlk günün sonunda ([b]19 Haziran 2009[/b]) km değerlerine baktığımızda, aşağıdaki değerleri görüyoruz: [b]Yola çıkış saati:[/b] 13:00 ([b]Yeniçağa-Gerede, Zonguldak-Bartın[/b] yol kavşağı) [b]Yapılan tüm km:[/b] 101,20 km [b]Ortalama Hız:[/b] 20,98 km. Maksimum hız: 53,70 km/saat [b]Pedal basma süresi:[/b] 04:49:27 [b]Çaycuma Öğretmenevi’ne varış saati:[/b] 19:40 ([b]Devam edecek[/b])

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın