Salcano Kapadokya Bisiklet Festivali’nde Neler Oldu?

03/07/2012  //     //  Genel Duyuru ve Haberler ( Bisiklet, Triatlon, Atletizm, Yüzme ), Turlar ve Organizasyonlar

 

 

27 Haziran – 1 Temmuz 2012 tarihleri arasında Argeus Tourism & Travel ve Salcano’nun ana sponsorluğunda düzenlenen 3. Kapadokya Bisiklet Festivali önceki gün sona erdi. Katılımcılar 5 günlük festival kapsamında 1. gün Sarıhıdır (51km – 929m tırmanış), 2. gün Özkonak (63km-1083m tırmanış), 3. gün Kaymaklı (61 km-1016m tırmanış), 4. gün ise Yeşilöz (59km -1159m tırmanış) mevkilerinde pedalladılar. Son gün ise arzu eden katılımcılar Kapadokya coğrafyasındaki doğa yürüyüşüne katıldılar. Buraya kadar çok güzel, peki “neler oldu bu festivalde, nasıl geçti, benim katılmış olmak isteyeceğim bir etkinlik miydi” sorularına ne gibi cevaplar doğurdu 2012 Salcano Kapadokya Bisiklet Festivali?

 

 

 

 

 

 

Festival boyunca; Gün, sabah saat 08:00’de kamp alanının hemen yanındaki restoranda yapılan kahvaltının ardından, saat 09:00’da kamp alanından çıkışla başlayıp – tabii 280 kadar kişinin bulunduğu, ortada herhangi bir yarışın ya da bir yere yetişme çabasının bulunmadığı  kalabalık ve keyifli bir grup söz konusu olduğunda o 09:00 genellikle 09:30’u bulabiliyor – 12:00-13:00 civarlarında yenilen öğle yemeğinden önce organizasyon tarafından belirlenen yerlerde arada küçük bir mola daha veriliyordu. Tabii Kapadokya’nın inanılmaz güzellikteki – gerçekten inanılmaz – doğasında gezerken yolda verilen fotoğraf molaları, yol kenarında bulunan bir çeşmenin etrafında toplaşmalar, patlayan lastikleri veya atan zincirleri tamir edip yola devam edebilmek için verilen molalar, yol kenarında görülen meyve ağaçlarının altında küçük atıştırma molaları gibilerini saymıyoruz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Öğle yemeğinde mola verilen yere göre yemeğinizin ardından Kapadokya’nın doğal güzelliklerine yakından bakabilme ya da tarihi müzelerini gezme fırsatı ise bu festivalin bütün güzelliklerinin yanında bir bonus gibiydi. 

 

 

Biz ilk gün burada değildik fakat bu manzara karşısında muhtemelen ölçüyü kaçırdıktan sonra bisiklete binmekte zorlananlar olmuştur

 

 

 

 

 

Daha sonra yine küçük molaların ardından kamp alanına varan bisikletçiler, kamp alanının hemen yanında bulunan yerde duşlarını alıp günün yorgunluğunu biraz attıktan sonra saat 20:00 civarlarında – bu durumda grup erken davranarak günün yorgunluğuyla acıkmış karınlarla genellikle daha hızlı hareket edebiliyordu – kamp alanının yanındaki restoranda akşam yemeklerini yiyorlardı. Yemekten sonra kamp alanında fotoğraf slayt gösterisi ya da fasıl eşliğinde eski ve yeni arkadaşlarıyla sohbet eden, dans eden ve keyifli vakit geçiren bisikletçiler gece ilerledikçe ertesi güne güç toplamak için teker teker çadırlarına çekiliyorlardı. – Bu noktada değinmeden geçmemek lazım, her ne kadar yazın ortasında olsak da Kapadokya’nın geceleri oldukça soğuk olabiliyor, gerekli önlemleri almadan gelirseniz bu keyifli tur sizin için mendiller ve öksürüklerle bir işkenceye de dönüşebilir.

 

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

Tabii genel hatlar böyleyken ara sıra ilginç olaylara da rastlamak mümkündü. Sanırım bu festivale katılan hiç kimse 2. günün başlarında gruba katılan ve son inişe kadar gün boyunca onları takip eden  beyaz köpeği unutmayacaktır. Video görüntülerinde ve resimlerde görebileceğiniz o beyaz köpek inanılmaz bir şekilde kilometrelerce tur kafilesini takip edip, kimseye saldırıp havlamadan, yalnızca bisikletçilere paralel bir şekilde yanlarından koşarak, mola yerlerinde onlarla birlikte bekleyip, onlarla birlikte su içip, bütün öğle yemeği boyunca onlarla dinlenip, onlarla birlikte yola devam etti. – Bu arada oldukça karakterli bir köpek olup verdiğiniz yemeklere ve başını sevme çabalarınıza karşı cool tavırlarda bulunabiliyordu. Hepimizi hayretler içinde bırakan ve samimiyetle gülümseten beyaz köpek, son inişte hızlanan bisikletçilerin hızına ayak uyduramayarak geride kaldı ve sanırım her birimize unutulmaz birer anı bıraktı.

 

 

 

 

Festivaldeki hoş karelerden bir diğeri ise küçük bisikletçilerdi. Anne-babalarıyla gelmiş ve koca insanların zorlukla tırmanacakları yerleri tırmanan, zorlukla katedecekleri mesafeleri kateden küçük bisikletçilerin en zor anlarda bile yılmadan, arkadan gelen taşıyıcı minibüslerin cazibesine kapılmadan, yer yer çok zorlandıklarında abi-ablalarından destek alarak ilerlemeleri ve böyle bir organizasyona katılıp bunu daha küçük yaşlardan başlayarak deneyimlemeleri ise bisiklet adına güzel bir tabloydu. 

 

 

 

 

 

 

 

Katılımcılar açısından günler genel hatlarıyla bu şekilde keyifle geçerken, 280 kişilik kalabalık bir grubun sorumluluğunu üstlenen organizasyon görevlileri de üstlerine düşeni yapmak üzere görev başındaydı. Bisikletçilerin güvenliği için yolların kapatılması, önde ve arkada jandarma eskortlarının eşliği, kaza durumunda müdahale için ambulans, muhtemel yol kaybetme ihtimallerini engellemek için yol ayrımlarında bulunan yönlendiriciler, yorulan veya biraz keyfine bakıp dinlenmek isteyen katılımcıların bisikletleri için süpürge aracı ve kendileri için 2 ayrı minibüs, organizasyon takımının arabası ve motosikletli organizasyon görevlileri ile keyifli turcularımızın güvenliği ve rahatı için her şey düşünülmüştü.

 

 

 

 

 

Seçilen güzergahlar, mola yerlerinin özellikleri, kamp alanının mevkisi gibi noktaların barındırdığı ayrıntılar ise bu turun gerçekten düşünülerek planlandığını gösteriyordu. Bisikletçiler bir yandan yeni arkadaşlıklar edinip, bir yandan stresli hayatlarından uzaklaşıp keyifli vakit geçirirken bir yandan da doğa harikası peri bacalarıyla, muhteşem gün batımlarıyla, görmeye değer doğasıyla ve hayran bırakan tarihi güzellikleriyle Kapadokya’yı tanıma fırsatı buldular. Akşam yemeklerinde noter huzurunda – noter olabilmek için 10 yaşından küçük olmak gerekiyormuş – yapılan çekilişlerin talihlilerinin Kapadokya’yı balonla yukarıdan görme fırsatını – normal ücreti yaklaşık 150€ civarlarında – elde etmesi ise festivalin başka bir güzel yanıydı. Tabii organizasyonun başında Tour of Turkey gibi bir turu düzenleyen birisi olduğunda daha azını beklemek zaten sanırım pek olmazdı. Bisikletçileri tanıyan, ne isteyebileceklerini, nelere ihtiyaçları olabileceğini bilen ve dolayısıyla ayrıntıları gözden kaçırmayan Aydın Ayhan Güney ve ekibi bu festivalin düzenlenmesinde gerçekten büyük bir başarı gösterdiler. Mutlaka dışarıdan görünmeyen problemler, ufak şikayetler ve memnuniyetsizlikler yaşanmıştır fakat genel olarak değerlendirecek olursak Türkiye standartlarına göre böyle kaliteli bir organizasyon yeni arkadaşlar edinip, yeni yerler görüp, hayatlarına bir mola verip, kendilerine vakit ayırmak isteyen bisikletçilerimiz için kaçırılmaması gereken bir fırsat. Üstüne böyle profesyonelce düzenlenmiş bir etkinliğin 5 gün boyunca kamp alanı, yemekler ve bütün sunulan imkanlar dahil 150TL gibi bir katılım ücreti olması ise bir diğer tercih sebebi. Bu 150TL’nin içinde ayrıca bir de yine geçen senelerde olduğu gibi bu sene de katılımcılara verilen Kapadokya Bisiklet Festivali’ne özel formalar yer alıyordu.

 

 

 

Geçen seneki nispeten daha soluk renkli olan formanın yerine bu seneki forma katılımcıların neşeli havasına daha çok uyan parlak turuncu, sarı ve lacivert renklerinde tasarlanmış. Bu da zaten renkli olan formalarına daha da renk katan katılımcıların da süslemeleriyle objektiflere oldukça hoş ve canlı görüntüler verdi. Sağ kolunda gün batımı, sol kolunda gün doğumu işlenen, sırtı Kapadokya’yı simgeleyen peri bacası, balon, at ve üzüm resimleriyle süslenmiş olan 2012 forması, güzel tasarımının yanı sıra önünde bulunan ve 4 günlük parkurun mesafe, tırmanış ve parkur profiliyle ilgili bilgi veren ayrıntısıyla aynı zamanda katılımcılar için oldukça da işlevsel bir özellik taşıyordu. 

 

Yeri gelmişken bu organizasyonun düzenlenmesinde ve belki de katılım ücretlerinin günde 30TL gibi oldukça düşük bir rakamda olmasını sağlayanlara da değinmeden geçmeyelim. Türkiye’de bisiklet adına yapılan işlerde destek bulmak oldukça zorken sebebi her ne olursa olsun Türkiye’de böyle profesyonel, başarılı ve çok yönlü bir organizasyonun düzenlenmesine destek veren bu firmalara Cyclingtr olarak teşekkür ederiz. 

 

 

Genel bir değerlendirme yapacak olursak Salcano Kapadokya Bisiklet Festivali için bu alanda yapılmış Türkiye’nin en profesyonel ve en başarılı organizasyonu diyebiliriz. Ayrıntıların düşünülmüş olması, tüm güvenlik önlemlerinin alınmış olması, bisikletçilere sunulan imkanlar, gezilen yerlerin güzellikleri ve tatlı sürprizler hesaba katıldığında sanırım bunu söyleyerek pek de abartmış olmayız. Türkiye’de bisikletin gelişmesi, yaygınlaşması, sürdürülebilirliği ve ortak paylaşımın arttırılması açısından bunun gibi organizasyonlara ihtiyacımız var. Salcano Kapadokya Bisiklet Festivali bu anlamda bisikletçilere atlatılan bir çıta bence. Önümüzdeki sene katılımcı sayısını arttırmayı ve daha çok bisikletçiye bu imkanı sağlayabilmeyi hedefleyen Salcano Kapadokya Bisiklet Festivali çizdiği başarılı grafik sayesinde aynı zamanda önümüzdeki senelerde yabancı bisikletçilerin de daha yoğun ilgisini çekeceğe benziyor. Festivalin düzenlenmesinde emeği geçen herkese ve tüm sponsorlara böyle güzel bir etkinlik için teşekkür ederiz. Orada iş için bulunuyor olmamıza rağmen bu tur bizim için de çok keyifliydi, teşekkürler Salcano Kapadokya Bisiklet Festivali.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Videolarımız hafta içi ve hafta sonu yüklenecektir, Sayfayı lütfen tekrar ziyaret ediniz. (Herkes kendini görebilecektir)

Fotoğraflarımızın devamına Galerimizden  bakabilirsiniz.

 

 

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın